Quantcast
Turk Medeni Kanunu - Bizarpedia, bilgi kaynağı
aç/kapa artema

  TURK MEDENI KANUNU

  1. * * *

    türk medeni kanunu

    a. hukukun uygulanması ve kaynakları

    madde 1.- kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.

    kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hakim, örf ve adet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.

    hakim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.

    b. hukuki ilişkilerin kapsamı

    i. dürüst davranma

    madde 2.- herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.

    bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

    ii. İyiniyet

    madde 3.- kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır.

    ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.

    iii. hakimin takdir yetkisi

    madde 4.- kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.

    c. genel nitelikli hükümler

    madde 5.- bu kanun ve borçlar kanununun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır.

    d. İspat kuralları
    i. İspat yükü

    madde 6.- kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.

    ii. resmi belgelerle ispat
    madde 7.- resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur.

    bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça, her hangi bir şekle bağlı değildir.



    bİrİncİ kİtap

    kİŞsİler hukuku

    bİrİncİ kisim

    gerÇek kİŞsİler
    bİrİncİ bÖlÜm

    kİŞsİlİk


    a. genel olarak

    i. hak ehliyeti

    madde 8.- her insanın hak ehliyeti vardır.

    buna göre bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde, haklara ve borçlara ehil olmada eşittirler.

    ii. fiil ehliyeti
    1. kapsamı

    madde 9.- fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir.

    2. koşulları

    a. genel olarak

    madde 10.- ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.

    b. erginlik

    madde 11.- erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar.

    evlenme kişiyi ergin kılar.

    c. ergin kılınma

    madde 12.- onbeş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir.

    d. ayırt etme gücü

    madde 13.- yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.

    iii. fiil ehliyetsizliği

    1. genel olarak

    madde 14.- ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.

    2. ayırt etme gücünün bulunmaması

    madde 15.- kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz.

    3. ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar

    madde 16.- ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir.

    ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar.

    iv. hısımlık

    1. kan hısımlığı

    madde 17.- kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur.

    biri diğerinden gelen kişiler arasında üstsoy-altsoy hısımlığı; biri diğerinden gelmeyip de, ortak bir kökten gelen kişiler arasında yansoy hısımlığı vardır.

    2. kayın hısımlığı

    madde 18.- eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur.

    kayın hısımlığı, kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz.

    v. yerleşim yeri

    1. tanım

    madde 19.- yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.

    bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.

    bu kural ticari ve sınai kuruluşlar hakkında uygulanmaz.

    2. yerleşim yerinin değiştirilmesi ve oturma yeri

    madde 20.- bir yerleşim yerinin değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır.

    Önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bıraktığı halde türkiye'de henüz bir yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin halen oturduğu yer, yerleşim yeri sayılır.

    3. yasal yerleşim yeri

    madde 21.- velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir. diğer hallerde çocuğun oturma yeri, onun yerleşim yeri sayılır.

    vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri, bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir.

    4. kurumlarda bulunma

    madde 22.- bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma ya da eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulma, yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz.

    b. kişiliğin korunması

    i. vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı

    madde 23.- kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez.

    kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlaka aykırı olarak sınırlayamaz.

    yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve nakli mümkündür. ancak, biyolojik madde verme borcu altına girmiş olandan edimini yerine getirmesi istenemez; maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulamaz.

    ii. saldırıya karşı

    1. İlke

    madde 24.- hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.

    kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.

    2. davalar

    madde 25.- davacı, hakimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir.

    davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir.

    davacının, maddi ve manevi tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.

    manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.

    davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.

    iii. ad üzerindeki hak

    1. adın korunması

    madde 26.- adının kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini dava edebilir.

    adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini; haksız kullanan kusurlu ise ayrıca maddi zararının giderilmesini ve uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevi tazminat ödenmesini isteyebilir.

    2. adın değiştirilmesi

    madde 27.- adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebilir.

    adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilan olunur.

    ad değişmekle kişisel durum değişmez.

    adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.

    c. kişiliğin başlangıcı ve sonu

    i. doğum ve ölüm

    madde 28.- kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.

    Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.

    ii. sağ olmanın ve ölümün ispatı

    1. İspat yükü

    madde 29.- bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimse, iddiasını ispat etmek zorundadır.

    birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse, hepsi aynı anda ölmüş sayılır.

    2. İspat araçları

    a. genel olarak

    madde 30.- doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur.

    nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.

    b. Ölüm karinesi

    madde 31.- bir kimse, ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır.

    iii. gaiplik kararı
    1. genel olarak

    madde 32.- Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.

    yetkili mahkeme, kişinin türkiye'deki son yerleşim yeri; eğer türkiye'de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.

    2. yargılama usulü

    madde 33.- gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir.

    mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağırır.

    bu süre, ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.

    3. İstemin düşmesi

    madde 34.- gaipliğine karar verilecek kişi, ilan süresi dolmadan ortaya çıkar veya kendisinden haber alınırsa ya da öldüğü tarih tespit edilirse gaiplik istemi düşer.

    4. hükmü

    madde 35.- İlandan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır.

    gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.

    İkİncİ bÖlÜm

    kİŞsİsel durum sİcİlİ

    a. genel olarak

    i. sicil

    madde 36.- kişisel durum, bu amaçla tutulan resmi sicille belirlenir.

    bu sicilin tutulmasına ve zorunlu bildirimlerin yapılmasına ilişkin esaslar, ilgili kanunda gösterilir.

    ii. görevliler
    madde 37.- kişisel durum sicili, devletçe atanan memurlar tarafından tutulur. sicil kayıtlarını tutmak ve örnek vermek bu memurların görevidir.

    yabancı memleketlerdeki türkiye temsilcilerine, dışişleri bakanlığının önerisi, İçişleri bakanlığının katılması ve başbakanlığın onayı ile nüfus memurluğu yetkisi verilebilir.

    iii. sorumluluk
    madde 38.- kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar, kusurlu memura rücu edilmek kaydıyla, devletçe tazmin edilir.

    tazminat ve rücu davaları, kişisel durum sicilinin tutulduğu yer mahkemesinde açılır.

    iv. düzeltme
    1. genel olarak

    madde 39.- mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz.

    2. cinsiyet değişikliğinde

    madde 40.- cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin onsekiz yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmi sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır.

    verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbi yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmi sağlık kurulu raporuyla doğrulanması halinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.

    b. doğum kütüğü

    i. bildirme

    madde 41.- doğumlara ilişkin bildirimler ve kimliği bilinmeyen bulunmuş çocuklar hakkındaki işlemler ilgili kanun hükümlerine göre yapılır.

    ii. doğum kütüğünde değişiklikler
    madde 42.- kişisel durumdaki değişiklikler, özellikle evlilik dışı bir çocuğun tanınması veya hakimin babalığa karar vermesi, soybağının düzeltilmesi, evlat edinme ya da bulunmuş bir çocuğun soybağının belli olması, ilgili kanun hükümlerine göre kütüğe işlenir.

    c. Ölüm kütüğü

    i. Ölümün bildirilmesi
    madde 43.- Ölümlere ilişkin bildirimler ilgili kanun hükümlerine göre yapılır.

    ii. cesedi bulunamayan kişi

    madde 44.- bir kimse, ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde ortadan kaybolursa cesedi bulunamamış olsa bile, o yerin en büyük mülki amirinin emriyle kütüğe ölü kaydı düşürülür.

    bununla birlikte her ilgili, bu kişinin ölü veya sağ olduğunun mahkemece tespitini dava edebilir.

    iii. gaiplik kararı

    madde 45.- gaiplik kararı, hakimin bildirmesi üzerine, ölüm kütüğüne kaydolunur.

    iv. değişikliklerin kütüğe geçirilmesi

    madde 46.- tescile esas olan bir bildirimin doğru olmadığının tespit edilmesi veya kime ait olduğu bilinmeyen cesedin kimliğinin belli olması ya da gaiplik kararının kaldırılması sebepleriyle zorunlu olan değişiklikler, ilgilinin kütükteki kaydının düşünceler sütununa yazılarak yapılır.

    İkİncİ kisim

    tÜzel kİŞsİler

    bİrİncİ bÖlÜm

    genel hÜkÜmler

    a. tüzel kişilik

    madde 47.- başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar.

    amacı hukuka veya ahlaka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz.

    b. hak ehliyeti

    madde 48.- tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler.

    c. fiil ehliyeti

    i. koşulu

    madde 49.- tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar.

    ii. kullanılması

    madde 50.- tüzel kişinin iradesi, organları aracılığıyla açıklanır.

    organlar, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar.

    organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar.

    d. yerleşim yeri
    madde 51.- tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir.

    e. kişiliğin sona ermesi
    i. sınırlı devam etme

    madde 52.- sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder.

    ii. malvarlığının tasfiyesi
    madde 53.- tüzel kişinin malvarlığının tasfiyesi, kanunda ve kuruluş belgesinde aksine hüküm bulunmadıkça, terekenin resmi tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılır.

    iii. malvarlığının özgülenmesi

    madde 54.- tüzel kişinin malvarlığı, kanunda veya kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça ya da yetkili organı başka türlü karar vermedikçe, en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer.

    bu malvarlığı olanak ölçüsünde daha önce özgülendiği amaç için kullanılır.

    hukuka veya ahlaka aykırı amaç güttüğü için kişiliği mahkeme kararıyla sona eren tüzel kişinin malvarlığı her halde ilgili kamu kuruluşuna geçer.

    f. saklı hükümler

    madde 55.- kamu tüzel kişileri ile ticaret şirketleri hakkındaki kanun hükümleri saklıdır.


    İkİncİ bÖlÜm
    dernekler


    a. kuruluşu

    i. tanımı

    madde 56.- dernekler, en az yedi gerçek kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır.

    hukuka veya ahlaka aykırı amaçlarla dernek kurulamaz.

    ii. dernek kurma hakkı

    madde 57.- herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.

    dernek kurucularının fiil ehliyetine sahip olması gerekir.

    iii. tüzük
    madde 58.- her derneğin bir tüzüğü bulunur.

    dernek tüzüğünde derneğin adı, amacı, yerleşim yeri, kurucuları, gelir kaynakları, üyelik koşulları, organları ve örgütü ile geçici yönetim kurulunun gösterilmesi zorunludur.

    dernek tüzüğü, kanunun emredici hükümlerine aykırı olamaz.

    dernek tüzüğünde düzenlenmemiş konularda kanun hükümleri uygulanır.

    iv. tüzel kişiliğin kazanılması

    1. kazanma anı

    madde 59.- dernekler, kuruluş bildirimini, dernek tüzüğünü ve gerekli belgeleri yerleşim yerinin bulunduğu yerin en büyük mülki amirine verdikleri anda tüzel kişilik kazanırlar.

    kuruluş bildiriminin içeriği ve gerekli belgelerin nelerden ibaret olduğu, yönetmelikte gösterilir.

    2. İnceleme

    madde 60.- kuruluş bildirimi ve belgelerin doğruluğu ile dernek tüzüğü, en büyük mülki amir tarafından altmış gün içinde dosya üzerinden incelenir.

    kuruluş bildiriminde, tüzükte ve kurucuların hukuki durumlarında kanuna aykırılık veya noksanlık tespit edildiği takdirde bunların giderilmesi veya tamamlanması derhal kuruculardan istenir. bu istemin tebliğinden başlayarak otuz gün içinde belirtilen noksanlık tamamlanmaz ve kanuna aykırılık giderilmezse; en büyük mülki amir, yetkili asliye hukuk mahkemesinde derneğin feshi konusunda dava açması için durumu cumhuriyet savcılığına bildirir. cumhuriyet savcısı mahkemeden derneğin faaliyetinin durdurulmasına karar verilmesini de isteyebilir.

    kuruluş bildiriminde, tüzükte ve belgelerde kanuna aykırılık veya noksanlık bulunmaz ya da bu aykırılık veya noksanlık belirli sürede giderilmiş bulunursa; keyfiyet derhal derneğe yazıyla bildirilir ve dernek, dernekler kütüğüne kaydedilir.

    3. dernek tüzüğünün ilanı

    madde 61.- dernek tüzüğü, derneğe yapılan yazılı bildirimden başlayarak onbeş gün içinde yerel bir gazete ile ilan edilir.

    tüzük ve yerleşim yeri değişikliklerinde de aynı usul uygulanır.

    4. İlk genel kurul toplantısı

    madde 62.- dernekler, tüzüklerinin gazetede yayımlandığı günü izleyen altı ay içinde ilk genel kurul toplantılarını yapmak ve zorunlu organlarını oluşturmakla yükümlüdürler.

    b. Üyelik

    i. kazanılması
    1. kural

    madde 63.- hiç kimse, bir derneğe üye olmaya ve hiçbir dernek de üye kabul etmeye zorlanamaz.

    2. koşulları

    madde 64.- fiil ehliyetine sahip bulunan her gerçek kişi, derneklere üye olma hakkına sahiptir.

    yazılı olarak yapılacak üyelik başvurusu, tüzükte başkaca bir düzenleme yoksa, dernek yönetim kurulunca en çok otuz gün içinde karara bağlanır ve sonuç yazıyla başvuru sahibine bildirilir. başvurusu kabul edilen üye, bu amaçla tutulacak deftere kaydedilir.

    ii. sona ermesi

    1. kendiliğinden

    madde 65.- Üyelik için kanunda veya tüzükte aranılan nitelikleri sonradan kaybedenlerin dernek üyeliği kendiliğinden sona erer.

    2. Çıkma ile

    madde 66.- hiç kimse, dernekte üye kalmaya zorlanamaz. her üye altı ay önceden yazılı olarak bildirmek kaydıyla, dernekten çıkma hakkına sahiptir.

    3. Çıkarılma ile

    madde 67.- tüzükte üyelerin çıkarılma sebepleri gösterilebilir.

    tüzükte çıkarma sebepleri gösterilmişse, çıkarma kararına bu sebeplerin haklı sayılamayacağı iddiasıyla itiraz edilemez.

    tüzükte çıkarma düzenlenmemişse üye, ancak haklı sebeple çıkarılabilir. bu çıkarma kararına, haklı sebep bulunmadığı ileri sürülerek itiraz edilebilir.

    iii. kapsamı

    1. Üyelerin hakları

    a. eşitlik ilkesi

    madde 68.- dernek üyeleri eşit haklara sahiptirler. dernek, üyeleri arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, din ve mezhep, aile, zümre ve sınıf farkı gözetemez; eşitliği bozan veya bazı üyelere bu sebeplerle ayrıcalık tanıyan uygulamalar yapamaz.

    her üyenin, derneğin faaliyetlerine ve yönetimine katılma hakkı vardır.

    dernekten çıkan veya çıkarılan üye, dernek malvarlığında hak iddia edemez.

    b. oy hakkı

    madde 69.- her üyenin genel kurulda bir oy hakkı vardır; üye, oyunu şahsen kullanmak zorundadır.

    onursal üyelerin oy hakkı yoktur.

    2. Üyelerin yükümlülükleri

    a. Ödenti verme borcu

    madde 70.- Üyelerin ödenti verme borcu tüzükle düzenlenir. tüzükte düzenleme yoksa üyeler, dernek amacının gerçekleşmesi ve borçlarının karşılanması için zorunlu ödentilere eşit olarak katılırlar. dernekten çıkan veya çıkarılan üye, üyelikte bulunduğu sürenin ödentisini vermek zorundadır.

    onursal üyeler ödenti vermek zorunda değildir.

    b. diğer yükümlülükler

    madde 71.- Üyeler, dernek düzenine uymak ve derneğe sadakat göstermekle yükümlüdürler.

    her üye, derneğin amacına uygun davranmak, özellikle amacın gerçekleşmesini güçleştirici veya engelleyici davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür.

    c. organlar

    i. genel olarak

    madde 72.- derneğin zorunlu organları, genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kuruludur.

    dernekler zorunlu organları dışında başka organlar da oluşturabilirler. ancak, bu organlara zorunlu organların görev, yetki ve sorumlulukları devredilemez.

    ii. genel kurul

    1. niteliği ve oluşumu

    madde 73.- genel kurul, derneğin en yetkili karar organı olup; derneğe kayıtlı üyelerden oluşur.

    2.toplanması

    a. olağan toplantı

    madde 74.- genel kurul, tüzükte belirtilen zamanda yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplanır.

    olağan genel kurul toplantılarının en geç iki yılda bir yapılması zorunludur.

    b. olağanüstü toplantı

    madde 75.- genel kurul, yönetim veya denetim kurulunun gerekli gördüğü hallerde veya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı başvurusu üzerine, yönetim kurulunca olağanüstü toplantıya çağrılır.

    yönetim kurulu, genel kurulu toplantıya çağırmazsa; üyelerden birinin başvurusu üzerine, sulh hakimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir.

    c. toplantısız veya çağrısız alınan kararlar

    madde 76.- bütün üyelerin bir araya gelmeksizin yazılı katılımıyla alınan kararlar ile dernek üyelerinin tamamının kanunda yazılı çağrı usulüne uymaksızın bir araya gelerek aldığı kararlar geçerlidir.

    bu şekilde karar alınması olağan toplantı yerine geçmez.

    3. toplantıya çağrı

    madde 77.- genel kurul, yönetim kurulunca, en az onbeş gün önceden toplantıya çağrılır. bu amaçla toplantının günü, saati, yeri ve gündemi, yerel bir gazete ile ilan edilir ve aynı zamanda üyelere bir yazıyla bildirilir.

    toplantıya çağrı usulü ve toplantının ertelenmesine ilişkin konular, yönetmelikle düzenlenir.

    4. toplantı yeri ve toplantı yeter sayısı

    madde 78.- genel kurul toplantıları, tüzükte aksine hüküm olmadıkça, dernek merkezinin bulunduğu yerde yapılır.

    genel kurul, katılma hakkı bulunan üyelerin salt çoğunluğunun, tüzük değişikliği ve derneğin feshi hallerinde üçte ikisinin katılımıyla toplanır; çoğunluğun sağlanamaması sebebiyle toplantının ertelenmesi durumunda ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz. ancak, bu toplantıya katılan üye sayısı, yönetim ve denetim kurulları üye tam sayısının iki katından az olamaz.

    genel kurul toplantısı, bir defadan fazla geri bırakılamaz.

    5. toplantı usulü

    madde 79.- genel kurul toplantısının açılışından sonra, toplantıyı yönetmek üzere, bir başkan ve yeteri kadar başkan vekili ile yazman seçilir.

    genel kurul toplantısında yalnız gündemde yer alan maddeler görüşülür. ancak, toplantıda hazır bulunan üyelerin en az onda biri tarafından görüşülmesi yazılı olarak istenen konuların gündeme alınması zorunludur.

    genel kurul toplantılarına hükumet komiseri katılır. ancak, komiserin toplantıya katılmaması toplantının yapılmasını önlemez.

    6. genel kurulun görev ve yetkileri

    madde 80.- genel kurul, üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma hakkında son kararı verir; dernek organlarını seçer ve derneğin diğer bir organına verilmemiş olan işleri görür.

    genel kurul, derneğin diğer organlarını denetler ve onları haklı sebeplerle her zaman görevden alabilir.

    7. genel kurul kararları

    a. karar yeter sayısı

    madde 81.- genel kurul kararları, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğuyla alınır. Şsu kadar ki, tüzük değişikliği ve derneğin feshi kararları, ancak toplantıya katılan üyelerin üçte iki çoğunluğuyla alınabilir.

    b. oy hakkından yoksunluk

    madde 82.- hiçbir dernek üyesi, dernek ile kendisi, eşi, üstsoyu ve altsoyu arasındaki bir hukuki işlem veya uyuşmazlık konusunda alınması gereken kararlarda oy kullanamaz.

    c. kararın iptali

    madde 83.- toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebilir.

    diğer organların kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamaz.

    genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlar saklıdır.

    iii. yönetim kurulu

    1. oluşumu

    madde 84.- yönetim kurulu, beş asıl ve beş yedek üyeden az olmamak üzere dernek tüzüğünde belirtilen sayıda üyeden oluşur.

    yönetim kurulu üye sayısı, boşalmalar sebebiyle üye tamsayısının yarısının altına düşerse; genel kurul, kalan yönetim kurulu üyeleri veya denetim kurulu tarafından bir ay içinde toplantıya çağrılır. Çağrı yapılmazsa, üyelerden birinin istemi üzerine, sulh hakimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir.

    2. görevleri

    madde 85.- yönetim kurulu, derneğin yürütme ve temsil organıdır; bu görevini kanuna ve dernek tüzüğüne uygun olarak yerine getirir.

    temsil görevi, yönetim kurulunca, üyelerden birine veya bir üçüncü kişiye verilebilir.

    iv. denetim kurulu

    madde 86.- denetim kurulu, üç asıl ve üç yedek üyeden az olmamak üzere dernek tüzüğünde belirtilen sayıda üyeden oluşur.

    denetim kurulu, denetleme görevini, dernek tüzüğünde belirtilen esas ve usullere göre yapar; denetleme sonuçlarını bir raporla yönetim kuruluna ve genel kurula sunar.

    d. sona erme
    i. kendiliğinden

    madde 87.- dernekler, aşağıdaki hallerde kendiliğinden sona erer:

    1. amacın gerçekleşmesi, gerçekleşmesinin olanaksız hale gelmesi veya sürenin sona ermesi,

    2. İlk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organların oluşturulmamış olması,

    3. borç ödemede acze düşmüş olması,

    4. tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hale gelmesi,

    5. olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması.

    her ilgili, sulh hakiminden, derneğin kendiliğinden sonra erdiğinin tespitini isteyebilir.

    ii. genel kurul kararı ile

    madde 88.- genel kurul, her zaman derneğin feshine karar verebilir.

    iii. mahkeme kararı ile

    madde 89.- derneğin amacı, kanuna veya ahlaka aykırı hale gelirse; cumhuriyet savcısının veya bir ilgilinin istemi üzerine mahkeme, derneğin feshine karar verir. mahkeme, dava sırasında faaliyetten alıkoyma dahil gerekli bütün önlemleri alır.

    e. derneklerin faaliyetleri
    i. genel olarak

    madde 90.- dernekler, amaçlarını gerçekleştirmek üzere, tüzüklerinde belirtilen çalışma konuları ve biçimleri doğrultusunda faaliyette bulunurlar.

    yasaklanan veya izne bağlı faaliyetlerle ilgili kamu hukuku nitelikli özel kanun hükümleri saklıdır.

    dernek faaliyetleri ile ilgili yasak ve sınırlamalara aykırılık halinde, cumhuriyet savcısının istemiyle mahkemece faaliyetten alıkoyma kararı verilebilir.

    ii. uluslararası faaliyet
    1. faaliyet serbestliği

    madde 91.- 2.1.2003 t. 4778 sk. ile deĞİŞsİk: dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere uluslararası faaliyette ve işbirliğinde bulunabilirler, yurt dışında şube açabilirler ve yurt dışında kurulmuş dernek veya kuruluşlara üye olarak katılabilirler.

    __________________________
    ( 91. maddenin eski hali: dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, uluslararası faaliyette bulunabilirler ve yurt dışında şube açabilirler.

    türkiye'de kurulan dernekler, amaçları doğrultusunda uluslararası alanda işbirliği yapılmasında yarar görülen hallerde, bakanlar kurulunun izniyle yurt dışında kurulmuş dernek veya kuruluşlara üye olarak katılabilirler. )

    __________________________
    2. yabancı dernekler

    madde 92.- 2.1.2003 t. 4778 sk. ile deĞİŞsİk: yabancı dernekler, uluslararası alanda işbirliği yapılmasında yarar görülen hallerde ve karşılıklı olmak koşuluyla dışişleri bakanlığının görüşü alınmak suretiyle İçişleri bakanlığının izniyle türkiye de faaliyette ve işbirliğinde bulunabilirler, şube açabilirler, üst kuruluşlar kurabilir ve kurulmuş üst kuruluşlara katılabilirler.

    (bu kanunla değiştirilen türk medeni kanununun 92 nci maddesi hükmü, dernek ve vakıf dışındaki diğer kar amacı gütmeyen kuruluşlar hakkında da uygulanır.)

    __________________________
    ( 92.maddenin eski hali: yabancı dernekler, uluslararası alanda işbirliği yapılmasında yarar görülen hallerde ve karşılıklı olmak koşuluyla kültürel, ekonomik ve teknik konularda bilgi veya teknolojilerinden yararlanılmak üzere, bakanlar kurulunun izniyle türkiye'de faaliyette bulunabilirler, şube açabilirler, üst kuruluşlar kurabilirler, kurulmuş üst kuruluşlara katılabilirler. )

    __________________________
    iii. yabancıların dernek kurma hakkı
    madde 93.- türkiye'de yerleşme hakkına sahip olan yabancı gerçek kişiler, karşılıklı olmak koşuluyla dernek kurabilirler veya kurulmuş derneklere üye olabilirler.

    onursal üyelik için bu koşul aranmaz.

    f. derneklerin örgütlenmesi
    i. Şsube açmaları

    1. kuruluşu

    madde 94.- dernekler, gerekli görülen yerlerde genel kurul kararıyla şube açabilirler. bu amaçla dernek yönetim kurulunca yetki verilen en az üç kişilik kurucular kurulu, şube açılacak yerin en büyük mülki amirine şube kuruluş bildirimini ve gerekli belgeleri verir.

    Şsube kurucularının, şubenin açılacağı yerde en az altı aydan beri oturmakta olmaları zorunludur.

    Şsube kuruluş bildiriminin içeriği ve gerekli belgeler, yönetmelikte gösterilir.

    2. Şsubenin organları ve uygulanacak hükümler

    madde 95.- her şubede genel kurul ve yönetim kurulu ile denetim kurulu veya denetçi bulunması zorunludur.

    bu organların görev ve yetkileri ile şubelere ilişkin diğer hususlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.

    ii. Üst kuruluşlar kurmaları

    1. federasyon

    madde 96.- federasyonlar, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulur.

    her federasyonun bir tüzüğü bulunur.

    federasyon, kuruluş bildirimi, tüzük ve gerekli belgelerin yerleşim yerinin en büyük mülki amirine verilmesiyle tüzel kişilik kazanır.

    2. konfederasyon

    madde 97.- konfederasyonlar, kuruluş amaçları aynı olan en az üç federasyonun, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulur.

    her konfederasyonun bir tüzüğü bulunur.

    konfederasyon, kuruluş bildirimi, tüzük ve gerekli belgelerin yerleşim yerinin en büyük mülki amirine verilmesiyle tüzel kişilik kazanır.

    3. ortak hükümler

    madde 98.- dernekler, bağlı oldukları federasyonun; federasyonlar da bağlı oldukları konfederasyonun genel kurulunda en az üçer üye ile temsil olunurlar. temsilci üyeler, ilgili derneklerin ve federasyonların genel kurullarınca seçilirler.

    federasyon ve konfederasyonlara ilişkin diğer hususlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.

    g. dernek gelirleri

    madde 99.- dernek gelirleri, üye ödentisi, dernek faaliyetleri sonucunda veya dernek malvarlığından elde edilen gelirler ile bağış ve yardımlardan oluşur.

    h. saklı hükümler
    madde 100.- kamuya yararlı dernekler ve özel kanunlarla kurulan dernekler hakkındaki özel hükümler saklıdır.


    ÜÇÜncÜ bÖlÜm

    vakiflar


    a. kuruluşu

    i.tanımı

    madde 101.- vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.

    bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.

    vakıflarda üyelik olmaz.

    cumhuriyetin anayasa ile belirlenen niteliklerine ve anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, milli birliğe ve milli menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz.

    ii. kuruluş şekli

    madde 102.- vakıf kurma iradesi, resmi senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır. vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır.

    resmi senetle vakıf kurma işleminin temsilci aracılığıyla yapılması, temsil yetkisinin noterlikçe düzenlenmiş bir belgeyle verilmiş olmasına ve bu belgede vakfın amacı ile özgülenecek mal ve hakların belirlenmiş bulunmasına bağlıdır.

    mahkemeye başvurma, resmi senet düzenlenmiş ise vakfeden tarafından; vakıf ölüme bağlı tasarrufa dayanıyorsa ilgililerin veya vasiyetnameyi açan sulh hakiminin bildirimi üzerine ya da vakıflar genel müdürlüğünce re'sen yapılır.

    başvurulan mahkeme, mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri re'sen alır.

    iii. temyiz ve iptal

    madde 103.- mahkemenin verdiği karar, tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde, başvuran veya vakıflar genel müdürlüğü tarafından temyiz edilebilir.

    vakıflar genel müdürlüğü veya ilgililer, vakfın kurulmasını engelleyen sebeplerin varlığı halinde iptal davası açabilirler.

    iv. tescil ve ilan

    madde 104.- tesciline karar verilen vakıf, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilir; ayrıca vakıflar genel müdürlüğünde tutulan merkezi sicile kaydolunur.

    tescil kararı, başka bir mahkemece verilmiş ise, ilgili belgelerle birlikte tescil için vakfın yerleşim yeri mahkemesine gönderilir.

    yerleşim yeri mahkemesinin yapacağı bildirim üzerine vakıflar genel müdürlüğünce merkezi sicile kaydolunan vakıf resmi gazete ile ilan olunur.

    tescil ve ilan tüzük hükümlerine göre yapılır.

    v. mal ve hakların kazanılması ve sorumluluk

    madde 105.- Özgülenen malların mülkiyeti ile haklar, tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçer.

    tescile karar veren mahkeme, vakfedilen taşınmazın vakıf tüzel kişiliği adına tescil edilmesini tapu idaresine bildirir.

    Ölüme bağlı tasarrufla kurulan vakfın mirasbırakanın borçlarından sorumluluğu, özgülenen mal ve haklarla sınırlıdır.

    b. vakıf senedi
    i. İçeriği

    madde 106.- vakıf senedinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir.

    ii. noksanlıklar
    madde 107.- vakıf senedinde vakfın amacı ile bu amaca özgülenen mal ve haklar yeterince belirlenmiş ise, diğer noksanlıklar vakfın tüzel kişilik kazanması için yapılan başvurunun reddini gerektirmez.

    bu tür noksanlıklar, tescil kararı verilmeden önce mahkemece tamamlattırılabileceği gibi; kuruluştan sonra da denetim makamının başvurusu üzerine, olanak varsa vakfedenin görüşü alınarak vakfın yerleşim yeri mahkemesince tamamlattırılır.

    tescili istenen vakfa ölüme bağlı tasarrufla özgülenen mal ve haklar amacın gerçekleşmesine yeterli değilse; vakfeden aksine bir irade açıklamasında bulunmuş olmadıkça bu mal ve haklar, denetim makamının görüşü alınarak hakim tarafından benzer amaçlı bir vakfa özgülenir.

    c. mirasçıların ve alacaklıların dava hakkı

    madde 108.- vakfedenin mirasçıları ile alacaklılarının, bağışlamaya ve ölüme bağlı tasarruflara ilişkin hükümler uyarınca dava hakları saklıdır.

    d. vakfın örgütü
    i. genel olarak

    madde 109.- vakfın bir yönetim organının bulunması zorunludur. vakfeden, vakıf senedinde gerekli gördüğü başka organları da gösterebilir.

    ii. Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakfı

    madde 110.- Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakıflarının yöneticileri, yararlananlara, vakfın örgütü, işleyişi ve mali durumu hakkında gerekli bilgiyi vermekle yükümlüdürler.

    vakfa ödenti veren çalıştırılanlar ve işçiler en az yapmış oldukları ödeme oranında yönetime katılırlar ve temsilcilerini olabildiğince kendi aralarından seçerler.

    vakfın malvarlığının çalıştırılanların ve işçilerin yapacakları ödemelerle sağlanacak bölümünün işverene karşı vakfın bir alacağından ibaret olması, ancak bu alacak için yeterli güvence sağlanmış olmasına bağlıdır.

    yararlananların, vakfın edimlerinin yerine getirilmesini dava yoluyla isteyebilmeleri, ödenti vermiş olmalarına veya vakfı düzenleyen hükümlerin kendilerine bu hakkı tanımış bulunmasına bağlıdır.

    Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakıflarında yararlananların yönetime katılmaları ve vakıftan yararlanma koşulları ile ilgili hükümlerde yapılacak değişiklikler, vakıf senedine göre buna yetkili organın istemi üzerine, denetim makamının yazılı görüşü alındıktan sonra yerleşim yeri mahkemesince karara bağlanır.

    e. denetim

    madde 111.- vakıfların, vakıf senedindeki hükümleri yerine getirip getirmedikleri, vakıf mallarını amaca uygun biçimde yönetip yönetmedikleri ve vakıf gelirlerini amaca uygun olarak harcayıp harcamadıkları vakıflar genel müdürlüğünce ve üst kuruluşlarınca denetlenir. vakıfların üst kuruluşlarınca denetimi özel kanun hükümlerine tabidir.

    denetimin nasıl yapılacağı, sonuçları ve bu kanuna göre kurulmuş olsun veya olmasın bütün vakıfların vakıflar genel müdürlüğüne ödeyecekleri denetim giderlerine katılma payı, vakfın safi gelirinin yüzde beşini geçmemek üzere tüzükle belirlenir.

    f. yönetimin, amacın ve malların değiştirilmesi

    i. yönetimin değiştirilmesi
    madde 112.- haklı sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının istemi üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirebilir.

    mahkeme, denetim makamının başvurusu üzerine, tüzükte gösterilen sebeplerle duruşma yaparak yöneticileri görevden alabilir ve vakıf senedinde başka bir hüküm yoksa yenisini seçebilir.

    ii. amacın ve malların değiştirilmesi

    madde 113.- durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakıf senedinde yazılı amaca bağlı kalınması vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hale gelmiş ise mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının başvurusu üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın amacını değiştirebilir.

    amacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştiren veya engelleyen koşulların ve yükümlülüklerin kaldırılmasında veya değiştirilmesinde de aynı hüküm uygulanır.

    amaca özgülenen mal ve hakların daha yararlı olanları ile değiştirilmesini veya paraya çevrilmesini haklı kılan sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının başvurusu üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra gerekli değişikliğe izin verebilir.

    g. yıllık rapor

    madde 114.- yönetim organı her takvim yılının ilk üç ayı içinde vakfın bir önceki yıla ait malvarlığı durumunu ve çalışmalarını bir rapor halinde denetim makamına bildirir ve durumun uygun araçlarla yayımlanmasını sağlar.

    h. faaliyetten geçici alıkoyma

    madde 115.- İçişleri bakanlığı, anayasada öngörülen hallerde ve belirlenen usullere uygun olarak, denetim makamının da görüşünü almak suretiyle mahkemece bir karar verilinceye kadar vakfı geçici olarak faaliyetten alıkoyabilir ve derhal mahkemeye başvurur. hakim başvuruyu gecikmeksizin karara bağlar.

    İ. vakfın sona ermesi

    madde 116.- amacın gerçekleşmesi olanaksız hale geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde, vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla sicilden silinir.

    yasak amaç güttüğü veya yasak faaliyetlerde bulunduğu sonradan anlaşılan veya amacı sonradan yasaklanan vakfın amacının değiştirilmesine olanak bulunmazsa; vakıf, denetim makamının ya da cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine duruşma yapılarak dağıtılır.

    j. diğer hükümler

    madde 117.- vakıfların malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümleri uygulanmaz.

    derneklerin uluslararası faaliyette bulunmalarına ve üst kuruluş kurmalarına ilişkin hükümler kıyas yoluyla vakıflar hakkında da uygulanır.

    kamuya yararlı veya özel kanunlarla kurulan vakıflar hakkındaki özel hükümler saklıdır.


    İkİncİ kİtap
    aİle hukuku

    bİrİncİ kisim

    evlİlİk hukuku

    bİrİncİ bÖlÜm

    evlenme

    bİrİncİ ayirim

    nİŞsanlilik


    a. nişanlanma

    madde 118.- nişanlanma, evlenme vaadiyle olur.

    nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz.

    b. nişanlılığın hükümleri

    i. dava hakkının bulunmaması

    madde 119.- nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.

    evlenmeden kaçınma hali için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.

    ii. nişanın bozulmasının sonuçları
    1. maddi tazminat

    madde 120.- nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddi fedakarlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır.

    tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler.

    2. manevi tazminat

    madde 121.- nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

    iii. hediyelerin geri verilmesi

    madde 122.- nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.

    hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

    iv. zamanaşımı
    madde 123.- nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

    İkİncİ ayirim

    evlenme ehlİyetİ ve engellerİ


    a. ehliyetin koşulları
    i. yaş

    madde 124.- erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.

    ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir.

    ii. ayırt etme gücü
    madde 125.- ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez.

    iii. yasal temsilcinin izni

    1. küçükler hakkında

    madde 126.- küçük, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez.

    2. kısıtlılar hakkında

    madde 127.- kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez.

    3. mahkemeye başvurma

    madde 128.- hakim, haklı sebep olmaksızın evlenmeye izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, bu konuda başvuran küçük veya kısıtlının evlenmesine izin verebilir.

    b. evlenme engelleri
    i. hısımlık

    madde 129.- aşağıdaki kimseler arasında evlenme yasaktır:

    1. Üstsoy ile altsoy arass:ii

    (beelzebub, 18 Eylül 2005 Pazar, 06:20:26)
  2. madde 151.- kendisinin veya yakinlarindan birinin hayati, sagligi veya namus ve onuruna yonelik pek yakin ve agir bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razi edilmis es, evlenmenin iptalini dava edebilir.

    5. hak dusurucu sure

    madde 152.- iptal davasi acma hakki, iptal sebebinin ogrenildigi veya korkunun etkisinin ortadan kalktigi tarihten baslayarak alti ay ve her halde evlenmenin uzerinden bes yil gecmekle duser.

    ii. yasal temsilcinin dava hakki

    madde 153.- kucuk veya kisitli, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse, izni alinmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir.

    bu suretle evlenen kimse sonradan onsekiz yasini doldurmak suretiyle ergin olur, kisitli olmaktan cikar veya kari gebe kalirsa evlenmenin iptaline karar verilemez.

    c. butlani gerektirmeyen sebepler

    i. bekleme suresine uymama

    madde 154.- kadinin bekleme suresi bitmeden evlenmesi, evlenmenin butlanini gerektirmez.

    ii. sekil kurallarina uymama

    madde 155.- evlendirmeye yetkili memur onunde yapilmis olan bir evliligin kanunun diger sekil kurallarina uyulmamasi sebebiyle butlanina karar verilemez.

    d. butlan karari

    i. genel olarak

    madde 156.- batil bir evlilik ancak hakimin karariyla sona erer. mutlak butlan halinde bile evlenme, hakimin kararina kadar gecerli bir evliligin butun sonuclarini dogurur.

    ii. sonuclari

    1. cocuklar yonunden

    madde 157.- mahkemece butlanina karar verilen bir evlilikten dogan cocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik icinde dogmus sayilirlar.

    cocuklar ile ana ve baba arasindaki iliskilere bosanmaya iliskin hukumler uygulanir.

    2. esler yonunden

    madde 158.- evlenmenin butlanina karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan es bu evlenme ile kazanmis oldugu kisisel durumunu korur.

    esler arasindaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadi hakkinda bosanmaya iliskin hukumler uygulanir.

    e. mirascilarin dava hakki

    madde 159.- evlenmenin butlanini dava etme hakki mirascilara gecmez. ancak, mirascilar acilmis olan davayi surdurebilirler. dava sonucunda evlenme sirasinda iyiniyetli olmadigi anlasilan sag kalan es, yasal mirasci olamayacagi gibi, daha once yapilmis olan olume bagli tasarruflarla kendisine saglanan haklari da kaybeder.

    f. yetki ve yargilama usulu

    madde 160.- evlenmenin butlani davasinda, yetki ve yargilama usulu bakimindan bosanmaya iliskin hukumler uygulanir.

    ikinci bolum

    bosanma
    a. bosanma sebepleri

    i. zina

    madde 161.- eslerden biri zina ederse, diger es bosanma davasi acabilir.

    davaya hakki olan esin bosanma sebebini ogrenmesinden baslayarak alti ay ve her halde zina eyleminin uzerinden bes yil gecmekle dava hakki duser.

    affeden tarafin dava hakki yoktur.

    ii. hayata kast, pek kotu veya onur kirici davranis

    madde 162.- eslerden her biri digeri tarafindan hayatina kastedilmesi veya kendisine pek kotu davranilmasi ya da agir derecede onur kirici bir davranista bulunulmasi sebebiyle bosanma davasi acabilir.

    davaya hakki olan esin bosanma sebebini ogrenmesinden baslayarak alti ay ve her halde bu sebebin dogumunun uzerinden bes yil gecmekle dava hakki duser.

    affeden tarafin dava hakki yoktur.

    iii. suc isleme ve haysiyetsiz hayat surme

    madde 163.- eslerden biri kucuk dusurucu bir suc isler veya haysiyetsiz bir hayat surer ve bu sebeplerden oturu onunla birlikte yasamasi diger esten beklenemezse, bu es her zaman bosanma davasi acabilir.

    iv. terk

    madde 164.- eslerden biri, evlilik birliginden dogan yukumluluklerini yerine getirmemek maksadiyla digerini terk ettigi veya hakli bir sebep olmadan ortak konuta donmedigi takdirde ayrilik, en az alti ay surmus ve bu durum devam etmekte ve istem uzerine hakim tarafindan yapilan ihtar sonucsuz kalmis ise; terk edilen es, bosanma davasi acabilir. digerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya hakli bir sebep olmaksizin ortak konuta donmesini engelleyen es de terk etmis sayilir.

    davaya hakki olan esin istemi uzerine hakim, esasi incelemeden yapacagi ihtarda terk eden ese iki ay icinde ortak konuta donmesi gerektigi ve donmemesi halinde dogacak sonuclar hakkinda uyarida bulunur. bu ihtar gerektiginde ilan yoluyla yapilir. ancak, bosanma davasi acmak icin belirli surenin dorduncu ayi bitmedikce ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay gecmedikce dava acilamaz.

    v. akil hastaligi

    madde 165.- eslerden biri akil hastasi olup da bu yuzden ortak hayat diger es icin cekilmez hale gelirse, hastaligin gecmesine olanak bulunmadigi resmi saglik kurulu raporuyla tespit edilmek kosuluyla bu es bosanma davasi acabilir.

    vi. evlilik birliginin sarsilmasi

    madde 166.- evlilik birligi, ortak hayati surdurmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsilmis olursa, eslerden her biri bosanma davasi acabilir.

    yukaridaki fikrada belirtilen hallerde, davacinin kusuru daha agir ise, davalinin acilan davaya itiraz hakki vardir. bununla beraber bu itiraz, hakkin kotuye kullanilmasi niteliginde ise ve evlilik birliginin devaminda davali ve cocuklar bakimindan korunmaya deger bir yarar kalmamissa bosanmaya karar verilebilir.

    evlilik en az bir yil surmus ise, eslerin birlikte basvurmasi ya da bir esin digerinin davasini kabul etmesi halinde, evlilik birligi temelinden sarsilmis sayilir. bu halde bosanma karari verilebilmesi icin, hakimin taraflari bizzat dinleyerek iradelerinin serbestce aciklandigina kanaat getirmesi ve bosanmanin mali sonuclari ile cocuklarin durumu hususunda taraflarca kabul edilecek duzenlemeyi uygun bulmasi sarttir. hakim, taraflarin ve cocuklarin menfaatlerini goz onunde tutarak bu anlasmada gerekli gordugu degisiklikleri yapabilir. bu degisikliklerin taraflarca da kabulu halinde bosanmaya hukmolunur. bu halde taraflarin ikrarlarinin hakimi baglamayacagi hukmu uygulanmaz.

    bosanma sebeplerinden herhangi biriyle acilmis bulunan davanin reddine karar verilmesi ve bu kararin kesinlestigi tarihten baslayarak uc yil gecmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamissa evlilik birligi temelden sarsilmis sayilir ve eslerden birinin istemi uzerine bosanmaya karar verilir.

    b. dava

    i. konusu
    madde 167.- bosanma davasi acmaya hakki olan es, dilerse bosanma, dilerse ayrilik isteyebilir.

    ii. yetki

    madde 168.- bosanma veya ayrilik davalarinda yetkili mahkeme, eslerden birinin yerlesim yeri veya davadan once son defa alti aydan beri birlikte oturduklari yer mahkemesidir.

    iii. gecici onlemler

    madde 169.- bosanma veya ayrilik davasi acilinca hakim, davanin devami suresince gerekli olan, ozellikle eslerin barinmasina, gecimine, eslerin mallarinin yonetimine ve cocuklarin bakim ve korunmasina iliskin gecici onlemleri re'sen alir.

    c. karar

    i. bosanma veya ayrilik

    madde 170.- bosanma sebebi ispatlanmis olursa, hakim bosanmaya veya ayriliga karar verir.

    dava yalniz ayriliga iliskinse, bosanmaya karar verilemez.

    dava bosanmaya iliskinse, ancak ortak hayatin yeniden kurulmasi olasiligi bulundugu takdirde ayriliga karar verilebilir.

    ii. ayrilik suresi

    madde 171.- ayriliga bir yildan uc yila kadar bir sure icin karar verilebilir. bu sure ayrilik kararinin kesinlesmesiyle islemeye baslar.

    iii. ayrilik suresinin bitimi
    madde 172.- sure bitince ayrilik durumu kendiliginden sona erer.

    ortak hayat yeniden kurulmamissa, eslerden her biri bosanma davasi acabilir.

    bosanmanin sonuclari duzenlenirken ilk davada ispatlanmis olan olaylar ve ayrilik suresinde ortaya cikan durumlar goz onunde tutulur.

    iv. bosanan kadinin kisisel durumu

    madde 173.- bosanma halinde kadin, evlenme ile kazandigi kisisel durumunu korur; ancak, evlenmeden onceki soyadini yeniden alir. eger kadin evlenmeden once dul idiyse hakimden bekarlik soyadini tasimasina izin verilmesini isteyebilir.

    kadinin, bosandigi kocasinin soyadini kullanmakta menfaati bulundugu ve bunun kocaya bir zarar vermeyecegi ispatlanirsa, istemi uzerine hakim, kocasinin soyadini tasimasina izin verir.

    koca, kosullarin degismesi halinde bu iznin kaldirilmasini isteyebilir.

    v. bosanmada tazminat ve nafaka
    1. maddi ve manevi tazminat

    madde 174.- mevcut veya beklenen menfaatleri bosanma yuzunden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.

    bosanmaya sebep olan olaylar yuzunden kisilik hakki saldiriya ugrayan taraf, kusurlu olan diger taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para odenmesini isteyebilir.

    2. yoksulluk nafakasi

    madde 175.- bosanma yuzunden yoksulluga dusecek taraf, kusuru daha agir olmamak kosuluyla gecimi icin diger taraftan mali gucu oraninda suresiz olarak nafaka isteyebilir.

    nafaka yukumlusunun kusuru aranmaz.

    3. tazminat ve nafakanin odenme bicimi

    madde 176.- maddi tazminat ve yoksulluk nafakasinin toptan veya durumun gereklerine gore irat biciminde odenmesine karar verilebilir.

    manevi tazminatin irat biciminde odenmesine karar verilemez.

    irat biciminde odenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacakli tarafin yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin olumu halinde kendiliginden kalkar; alacakli tarafin evlenme olmaksizin fiilen evliymis gibi yasamasi, yoksullugunun ortadan kalkmasi ya da haysiyetsiz hayat surmesi halinde mahkeme karariyla kaldirilir.

    taraflarin mali durumlarinin degismesi veya hakkaniyetin gerektirdigi hallerde iradin artirilmasi veya azaltilmasina karar verilebilir.

    hakim, istem halinde, irat biciminde odenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanin gelecek yillarda taraflarin sosyal ve ekonomik durumlarina gore ne miktarda odenecegini karara baglayabilir.

    4. yetki

    madde 177.- bosanmadan sonra acilacak nafaka davalarinda, nafaka alacaklisinin yerlesim yeri mahkemesi yetkilidir.

    5. zamanasimi

    madde 178.- evliligin bosanma sebebiyle sona ermesinden dogan dava haklari, bosanma hukmunun kesinlesmesinin uzerinden bir yil gecmekle zamanasimina ugrar.

    vi. mal rejiminin tasfiyesi
    1. bosanma halinde

    madde 179.- mal rejiminin tasfiyesinde eslerin bagli oldugu rejime iliskin hukumler uygulanir.

    2. ayrilik halinde

    madde 180.- ayriliga karar verilirse mahkeme, ayriligin suresine ve eslerin durumlarina gore aralarinda sozlesmeyle kabul edilmis olan mal rejiminin kaldirilmasina karar verebilir.

    vii. miras haklari
    madde 181.- bosanan esler, bu sifatla birbirlerinin yasal mirascisi olamazlar ve bosanmadan once yapilmis olan olume bagli tasarruflarla kendilerine saglanan haklari, aksi tasarruftan anlasilmadikca, kaybederler.

    bosanma davasi devam ederken, olen davacinin mirascilarindan birisinin davaya devam etmesi ve davalinin kusurunun ispatlanmasi halinde de yukaridaki fikra hukmu uygulanir.

    viii. cocuklar bakimindan ana ve babanin haklari

    1. hakimin takdir yetkisi

    madde 182.- mahkeme bosanma veya ayriliga karar verirken, olanak bulundukca ana ve babayi dinledikten ve cocuk vesayet altinda ise vasinin ve vesayet makaminin dusuncesini aldiktan sonra, ana ve babanin haklarini ve cocuk ile olan kisisel iliskilerini duzenler.

    velayetin kullanilmasi kendisine verilmeyen esin cocuk ile kisisel iliskisinin duzenlenmesinde, cocugun ozellikle saglik, egitim ve ahlak bakimindan yararlari esas tutulur. bu es, cocugun bakim ve egitim giderlerine gucu oraninda katilmak zorundadir.

    hakim, istem halinde irat biciminde odenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yillarda taraflarin sosyal ve ekonomik durumlarina gore ne miktarda odenecegini karara baglayabilir.

    2. durumun degismesi

    madde 183.- ana veya babanin baskasiyla evlenmesi, baska bir yere gitmesi veya olmesi gibi yeni olgularin zorunlu kilmasi halinde hakim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi uzerine gerekli onlemleri alir.

    d. bosanmada yargilama usulu
    madde 184.- bosanmada yargilama, asagidaki kurallar sakli kalmak uzere hukuk usulu muhakemeleri kanununa tabidir:

    1. hakim, bosanma veya ayrilik davasinin dayandigi olgularin varligina vicdanen kanaat getirmedikce, bunlari ispatlanmis sayamaz.

    2. hakim, bu olgular hakkinda gerek re'sen, gerek istem uzerine taraflara yemin oneremez.

    3. taraflarin bu konudaki her turlu ikrarlari hakimi baglamaz.

    4. hakim, kanitlari serbestce takdir eder.

    5. bosanma veya ayriligin fer'i sonuclarina iliskin anlasmalar, hakim tarafindan onaylanmadikca gecerli olmaz.

    6. hakim, taraflardan birinin istemi uzerine durusmanin gizli yapilmasina karar verebilir.


    ucuncu bolum

    evliligin genel hukumleri


    a. haklar ve yukumlulukler

    i. genel olarak

    madde 185.- evlenmeyle esler arasinda evlilik birligi kurulmus olur.

    esler, bu birligin mutlulugunu elbirligiyle saglamak ve cocuklarin bakimina, egitim ve gozetimine beraberce ozen gostermekle yukumludurler.

    esler birlikte yasamak, birbirine sadik kalmak ve yardimci olmak zorundadirlar.

    ii. konutun secimi, birligin yonetimi ve giderlere katilma

    madde 186.- esler oturacaklari konutu birlikte secerler.

    birligi esler beraberce yonetirler.

    esler birligin giderlerine gucleri oraninda emek ve malvarliklari ile katilirlar.

    iii. kadinin soyadi

    madde 187.- kadin, evlenmekle kocasinin soyadini alir; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nufus idaresine yapacagi yazili basvuruyla kocasinin soyadi onunde onceki soyadini da kullanabilir. daha once iki soyadi kullanan kadin, bu haktan sadece bir soyadi icin yararlanabilir.

    b. birligin temsili

    i. eslerin temsil yetkisi

    madde 188.- eslerden her biri, ortak yasamin devami suresince ailenin surekli ihtiyaclari icin evlilik birligini temsil eder.

    ailenin diger ihtiyaclari icin eslerden biri, birligi ancak asagidaki hallerde temsil edebilir:

    1. diger es veya hakli sebeplerle hakim tarafindan yetkili kilinmissa,

    2. birligin yarari bakimindan gecikmede sakinca bulunur ve diger esin hastaligi, baska bir yerde olmasi veya benzeri sebeplerle rizasi alinamazsa.

    ii. sorumluluk
    madde 189.- birligi temsil yetkisinin kullanildigi hallerde, esler ucuncu kisilere karsi muteselsilen sorumlu olurlar.

    eslerden her biri, birligi temsil yetkisi bulunmaksizin yaptigi islemlerden kisisel olarak sorumludur. ancak, temsil yetkisinin ucuncu kisilerce anlasilamayacak sekilde asilmasi halinde esler muteselsilen sorumludurlar.

    iii. temsil yetkisinin kaldirilmasi veya sinirlanmasi

    madde 190.- eslerden biri birligi temsil yetkisini asar veya bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalirsa hakim, diger esin istemi uzerine temsil yetkisini kaldirabilir veya sinirlayabilir. istemde bulunan es, temsil yetkisinin kaldirildigini veya sinirlandigini, ucuncu kisilere sadece kisisel duyuru yoluyla bildirebilir.

    temsil yetkisinin kaldirilmasinin veya sinirlanmasinin iyiniyetli ucuncu kisilere karsi sonuc dogurmasi, durumun hakimin karariyla ilan edilmesine baglidir.

    iv. temsil yetkisinin geri verilmesi
    madde 191.- temsil yetkisinin kaldirilmasina veya sinirlanmasina iliskin karar, kosullar degistiginde eslerden birinin istemi uzerine hakim tarafindan degistirilebilir.

    ilk karar ilan edilmis ise, degisiklige iliskin karar da ilan olunur.

    c. eslerin meslek ve isi

    madde 192.- eslerden her biri, meslek veya is seciminde digerinin iznini almak zorunda degildir. ancak, meslek ve is seciminde ve bunlarin yurutulmesinde evlilik birliginin huzur ve yarari goz onunde tutulur.

    d. eslerin hukuki islemleri
    i. genel olarak

    madde 193.- kanunda aksine hukum bulunmadikca, eslerden her biri digeri ve ucuncu kisilerle her turlu hukuki islemi yapabilir.

    ii. aile konutu
    madde 194.- eslerden biri, diger esin acik rizasi bulunmadikca, aile konutu ile ilgili kira sozlesmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu uzerindeki haklari sinirlayamaz.

    rizayi saglayamayan veya hakli bir sebep olmadan kendisine riza verilmeyen es, hakimin mudahalesini isteyebilir.

    aile konutu olarak ozgulenen tasinmaz malin maliki olmayan es, tapu kutugune konutla ilgili gerekli serhin verilmesini isteyebilir.

    aile konutu eslerden biri tarafindan kira ile saglanmissa, sozlesmenin tarafi olmayan es, kiralayana yapacagi bildirimle sozlesmenin tarafi haline gelir ve bildirimde bulunan es digeri ile muteselsilen sorumlu olur.

    e. birligin korunmasi
    i. genel olarak

    madde 195.- evlilik birliginden dogan yukumluluklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birligine iliskin onemli bir konuda uyusmazliga dusulmesi halinde, esler ayri ayri veya birlikte hakimin mudahalesini isteyebilirler.

    hakim, esleri yukumlulukleri konusunda uyarir; onlari uzlastirmaya calisir ve eslerin ortak rizasi ile uzman kisilerin yardimini isteyebilir.

    hakim, gerektigi takdirde eslerden birinin istemi uzerine kanunda ongorulen onlemleri alir.

    ii. esler birlikte yasarken

    madde 196.- eslerden birinin istemi uzerine hakim, ailenin gecimi icin her birinin yapacagi parasal katkiyi belirler.

    esin ev islerini gormesi, cocuklara bakmasi, diger esin isinde karsiliksiz calismasi, katki miktarinin belirlenmesinde dikkate alinir.

    bu katkilar, gecmis bir yil ve gelecek yillar icin istenebilir.

    iii. birlikte yasamaya ara verilmesi

    madde 197.- eslerden biri, ortak hayat sebebiyle kisiligi, ekonomik guvenligi veya ailenin huzuru ciddi bicimde tehlikeye dustugu surece ayri yasama hakkina sahiptir.

    birlikte yasamaya ara verilmesi hakli bir sebebe dayaniyorsa hakim, eslerden birinin istemi uzerine birinin digerine yapacagi parasal katkiya, konut ve ev esyasindan yararlanmaya ve eslerin mallarinin yonetimine iliskin onlemleri alir.

    eslerden biri, hakli bir sebep olmaksizin digerinin birlikte yasamaktan kacinmasi veya ortak hayatin baska bir sebeple olanaksiz hale gelmesi uzerine de yukaridaki istemlerde bulunabilir.

    eslerin ergin olmayan cocuklari varsa hakim, ana ve baba ile cocuklar arasindaki iliskileri duzenleyen hukumlere gore gereken onlemleri alir.

    iv. borclulara ait onlemler

    madde 198.- eslerden biri, birligin giderlerine katilma yukumlulugunu yerine getirmezse, hakim onun borclularina, odemeyi tamamen veya kismen diger ese yapmalarini emredebilir.

    v. tasarruf yetkisinin sinirlanmasi

    madde 199.- ailenin ekonomik varliginin korunmasi veya evlilik birliginden dogan mali bir yukumlulugun yerine getirilmesi gerektirdigi olcude, eslerden birinin istemi uzerine hakim, belirleyecegi malvarligi degerleriyle ilgili tasarruflarin ancak onun rizasiyla yapilabilecegine karar verebilir.

    hakim bu durumda gerekli onlemleri alir.

    hakim, eslerden birinin tasinmaz uzerinde tasarruf yetkisini kaldirirsa, re'sen durumun tapu kutugune serhedilmesine karar verir.

    vi. durumun degismesi

    madde 200.- kosullar degistiginde hakim, eslerden birinin istemi uzerine kararinda gerekli degisikligi yapar veya sebebi sona ermisse alinan onlemi kaldirir.

    vii. yetki

    madde 201.- evlilik birliginin korunmasina yonelik onlemler konusunda yetkili mahkeme eslerden herhangi birinin yerlesim yeri mahkemesidir.

    eslerin yerlesim yerleri farkli ve her ikisi de onlem alinmasi isteminde bulunmus ise, yetkili mahkeme ilk istemde bulunanin yerlesim yeri mahkemesidir.

    onlemlerin degistirilmesi, tamamlanmasi veya kaldirilmasi konusunda yetkili mahkeme, onlem kararini veren mahkemedir. ancak, her iki esin de yerlesim yeri degismisse, yetkili mahkeme eslerden herhangi birinin yeni yerlesim yeri mahkemesidir.


    dorduncu bolum

    esler arasindaki mal rejimi

    birinci ayirim

    genel hukumler

    a. yasal mal rejimi

    madde 202.- esler arasinda edinilmis mallara katilma rejiminin uygulanmasi asildir.

    esler, mal rejimi sozlesmesiyle kanunda belirlenen diger rejimlerden birini kabul edebilirler.

    b. mal rejimi sozlesmesi

    i. sozlesmenin icerigi

    madde 203.- mal rejimi sozlesmesi, evlenmeden once veya sonra yapilabilir. taraflar, istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazili sinirlar icinde secebilir, kaldirabilir veya degistirebilirler.

    ii. sozlesme ehliyeti
    madde 204.- mal rejimi sozlesmesi, ancak ayirt etme gucune sahip olanlar tarafindan yapilabilir.

    kucukler ile kisitlilar, yasal temsilcilerinin rizasini almak zorundadirlar.

    iii. sozlesmenin sekli

    madde 205.- mal rejimi sozlesmesi, noterde duzenleme veya onaylama seklinde yapilir. ancak, taraflar evlenme basvurusu sirasinda hangi mal rejimini sectiklerini yazili olarak da bildirebilirler.

    mal rejimi sozlesmesinin taraflarca ve gerektiginde yasal temsilcilerince imzalanmasi zorunludur.

    c. olaganustu mal rejimi

    i. eslerden birinin istemi ile

    1. karar

    madde 206.- hakli bir sebep varsa hakim, eslerden birinin istemi uzerine, mevcut mal rejiminin mal ayriligina donusmesine karar verebilir.

    ozellikle asagidaki hallerde hakli bir sebebin varligi kabul edilir:

    1. diger ese ait malvarliginin borca batik veya ortakliktaki payinin haczedilmis olmasi,

    2. diger esin, istemde bulunanin veya ortakligin menfaatlerini tehlikeye dusurmus olmasi,

    3. diger esin, ortakligin mallari uzerinde bir tasarruf isleminin yapilmasi icin gereken rizasini hakli bir sebep olmadan esirgemesi,

    4. diger esin, istemde bulunan ese malvarligi, geliri, borclari veya ortaklik mallari hakkinda bilgi vermekten kacinmasi,

    5. diger esin surekli olarak ayirt etme gucunden yoksun olmasi.

    eslerden biri ayirt etme gucunden surekli olarak yoksun ise, onun yasal temsilcisi de bu sebebe dayanarak mal ayriligina karar verilmesini isteyebilir.

    2. yetki

    madde 207.- yetkili mahkeme eslerden herhangi birinin yerlesim yeri mahkemesidir.

    3. mal ayriligina gecisten donme

    madde 208.- esler, her zaman yeni bir mal rejimi sozlesmesiyle onceki veya baska bir mal rejimini kabul edebilirler.

    mal ayriligina gecisi gerektiren sebebin ortadan kalkmasi halinde hakim, eslerden birinin istemi uzerine eski mal rejimine donulmesine karar verebilir.

    ii. cebri icra halinde
    1. iflasta

    madde 209.- mal ortakligini kabul etmis olan eslerden birinin iflasina karar verildigi takdirde, ortaklik kendiliginden mal ayriligina donusur.

    2. hacizde

    madde 210.- mal ortakligini kabul etmis eslerden birine karsi icra takibinde bulunan alacakli, haczin uygulanmasinda zarara ugrarsa, hakimden mal ayriligina karar verilmesini isteyebilir.

    alacaklinin istemi her iki ese yoneltilir.

    yetkili mahkeme, borclunun yerlesim yeri mahkemesidir.

    3. eski rejime donme

    madde 211.- alacakli tatmin edildigi takdirde eslerden birinin istemi uzerine hakim, mal ortakliginin yeniden kurulmasina karar verebilir.

    esler, mal rejimi sozlesmesiyle edinilmis mallara katilma rejimini kabul edebilirler.

    iii. onceki rejimin tasfiyesi

    madde 212.- mal ayriligina gecildigi takdirde, kanunda aksine hukum bulunmadikca, esler arasinda onceki mal rejiminin tasfiyesi, bu rejime iliskin hukumlere gore yapilir.

    d. alacaklilarin korunmasi

    madde 213.- mal rejiminin kurulmasi, degistirilmesi veya onceki rejimin tasfiyesi, eslerden birinin veya ortakligin alacaklilarinin, uzerinden haklarini alabilecekleri mallari sorumluluk disinda birakamaz.

    kendisine boyle mallar gecmis olan es, borclardan kisisel olarak sorumludur; ancak, soz konusu mallarin borcu odemeye yetmedigini ispat ettigi takdirde, bu olcude kendisini sorumluluktan kurtarabilir.

    e. mal rejiminin tasfiyesi davalarinda yetki

    madde 214.- esler veya mirascilar arasinda bir mal rejiminin tasfiyesine iliskin davalarda, asagidaki mahkemeler yetkilidir:

    1. mal rejiminin olumle sona ermesi durumunda olenin son yerlesim yeri mahkemesi,

    2. bosanmaya, evliligin iptaline veya hakim tarafindan mal ayriligina karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan mahkeme,

    3. diger durumlarda davali esin yerlesim yeri mahkemesi.

    f. bir esin mallarinin digeri tarafindan yonetimi

    madde 215.- eslerden birinin acik veya ortulu olarak mallarinin yonetimini diger ese birakmasi halinde, aksi kararlastirilmis olmadikca vekalet hukumleri uygulanir.

    g. envanter

    madde 216.- eslerden her biri, digerinden her zaman mallarinin envanterinin resmi senetle yapilmasini isteyebilir.

    bu envanter, mallarin getirilmesinden baslayarak bir yil icinde yapilmissa, aksi ispatlanmis olmadikca bu envanterin dogru oldugu kabul edilir.

    h. esler arasindaki borclar
    madde 217.- mal rejimi, esler arasindaki borclarin muaccel olmasini onlemez. bununla beraber bir borcun yerine getirilmesi, borclu esi evlilik birligini tehlikeye dusurecek derecede onemli gucluklere sokacaksa, bu es odeme icin sure isteyebilir. durum ve kosullar gerektiriyorsa, hakim istemde bulunan esi guvence gostermekle yukumlu tutar.


    ikinci ayirim
    edinilmis mallara katilma


    a. mulkiyet

    i. kapsami
    madde 218.- edinilmis mallara katilma rejimi, edinilmis mallar ile eslerden her birinin kisisel mallarini kapsar.

    ii. edinilmis mallar

    madde 219.- edinilmis mal, her esin bu mal rejiminin devami suresince karsiligini vererek elde ettigi malvarligi degerleridir.

    bir esin edinilmis mallari ozellikle sunlardir:

    1. calismasinin karsiligi olan edinimler,

    2. sosyal guvenlik veya sosyal yardim kurum ve kuruluslarinin veya personele yardim amaci ile kurulan sandik ve benzerlerinin yaptigi odemeler,

    3. calisma gucunun kaybi nedeniyle odenen tazminatlar,

    4. kisisel mallarinin gelirleri,

    5. edinilmis mallarin yerine gecen degerler.

    iii. kisisel mallar

    1. kanuna gore

    madde 220.- asagida sayilanlar, kanun geregince kisisel maldir:

    1. eslerden birinin yalniz kisisel kullanimina yarayan esya,

    2. mal rejiminin baslangicinda eslerden birine ait bulunan veya bir esin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir sekilde karsiliksiz kazanma yoluyla elde ettigi malvarligi degerleri,

    3. manevi tazminat alacaklari,

    4. kisisel mallar yerine gecen degerler.

    2. sozlesmeye gore

    madde 221.- esler, mal rejimi sozlesmesiyle, bir meslegin icrasi veya isletmenin faaliyeti sebebiyle dogan edinilmis mallara dahil olmasi gereken malvarligi degerlerinin kisisel mal sayilacagini kabul edebilirler.

    esler, mal rejimi sozlesmesiyle kisisel mallarin gelirlerinin edinilmis mallara dahil olmayacagini da kararlastirabilirler.

    iv. ispat
    madde 222.- belirli bir malin eslerden birine ait oldugunu iddia eden kimse, iddiasini ispat etmekle yukumludur.

    eslerden hangisine ait oldugu ispat edilemeyen mallar onlarin payli mulkiyetinde sayilir.

    bir esin butun mallari, aksi ispat edilinceye kadar edinilmis mal kabul edilir.

    b. yonetim, yararlanma ve tasarruf

    madde 223.- her es, yasal sinirlar icerisinde kisisel mallari ile edinilmis mallarini yonetme, bunlardan yararlanma ve bunlar uzerinde tasarrufta bulunma hakkina sahiptir.

    aksine anlasma olmadikca, eslerden biri digerinin rizasi olmadan payli mulkiyet konusu maldaki payi uzerinde tasarrufta bulunamaz.

    c. ucuncu kisilere karsi sorumluluk

    madde 224.- eslerden her biri kendi borclarindan butun malvarligiyla sorumludur.

    d. mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye

    i. sona erme ani
    madde 225.- mal rejimi, eslerden birinin olumu veya baska bir mal rejiminin kabuluyle sona erer.

    mahkemece evliligin iptal veya bosanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayriligina gecilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden gecerli olmak uzere sona erer.

    ii. mallarin geri alinmasi ve borclar

    1. genel olarak

    madde 226.- her es, diger este bulunan mallarini geri alir.

    tasfiye sirasinda, payli mulkiyete konu bir mal varsa, eslerden biri kanunda ongorulen diger olanaklardan yararlanabilecegi gibi, daha ustun bir yarari oldugunu ispat etmek ve digerinin payini odemek suretiyle o malin bolunmeden kendisine verilmesini isteyebilir.

    esler karsilikli borclari ile ilgili duzenleme yapabilirler.

    2. deger artis payi

    madde 227.- eslerden biri digerine ait bir malin edinilmesine, iyilestirilmesine veya korunmasina hic ya da uygun bir karsilik almaksizin katkida bulunmussa, tasfiye sirasinda bu malda ortaya cikan deger artisi icin katkisi oraninda alacak hakkina sahip olur ve bu alacak o malin tasfiye sirasindaki degerine gore hesaplanir; bir deger kaybi soz konusu oldugunda katkinin baslangictaki degeri esas alinir.

    boyle bir malin daha once elden cikarilmis olmasi halinde hakim, diger ese odenecek alacagi hakkaniyete uygun olarak belirler.

    esler, yazili bir anlasmayla deger artisindan pay almaktan vazgecebilecekleri gibi, pay oranini da degistirebilirler.

    iii. eslerin paylarinin hesaplanmasi

    1. kisisel mallarin ve edinilmis mallarin ayrilmasi

    madde 228.- eslerin kisisel mallari ile edinilmis mallari, mal rejiminin sona ermesi anindaki durumlarina gore ayrilir.

    eslerden birine sosyal guvenlik veya sosyal yardim kurumlarinca yapilmis olan toptan odemeler veya is gucunun kaybi dolayisiyla odenmis olan tazminat, toptan odeme veya tazminat yerine ilgili sosyal guvenlik veya sosyal yardim kurumunca uygulanan usule gore omur boyunca irat baglanmis olsaydi, mal rejiminin sona erdigi tarihte bundan sonraki doneme ait iradin pesin sermayeye cevrilmis degeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktarda kisisel mal olarak hesaba katilir.

    2. eklenecek degerler

    madde 229.- asagida sayilanlar, edinilmis mallara deger olarak eklenir:

    1. eslerden birinin mal rejiminin sona ermesinden onceki bir yil icinde diger esin rizasi olmadan, olagan hediyeler disinda yaptigi karsiliksiz kazandirmalar,

    2. bir esin mal rejiminin devami suresince diger esin katilma alacagini azaltmak kastiyla yaptigi devirler.

    bu tur kazandirma veya devirlere iliskin uyusmazliklarda mahkeme karari, davanin kendisine ihbar edilmis olmasi kosuluyla, kazandirma veya devirden yararlanan ucuncu kisilere karsi da ileri surulebilir.

    3. kisisel mallar ile edinilmis mallar arasinda denklestirme

    madde 230.- bir esin kisisel mallara iliskin borclari edinilmis mallardan veya edinilmis mallara iliskin borclari kisisel mallarindan odenmis ise, tasfiye sirasinda denklestirme istenebilir.

    her borc, iliskin bulundugu mal kesimini yukumluluk altina sokar. hangi kesime ait oldugu anlasilamayan borc, edinilmis mallara iliskin sayilir.

    bir mal kesiminden diger kesimdeki malin edinilmesine, iyilestirilmesine veya korunmasina katkida bulunulmussa, deger artmasi veya azalmasi durumunda denklestirme, katki oranina ve malin tasfiye zamanindaki degerine veya mal daha once elden cikarilmissa hakkaniyete gore yapilir.

    4. artik deger

    madde 231.- artik deger, eklenmeden ve denklestirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak uzere her esin edinilmis mallarinin toplam degerinden bu mallara iliskin borclar cikarildiktan sonra kalan miktardir.

    deger eksilmesi goz onune alinmaz.

    iv. degerin belirlenmesi

    1. surum degeri

    madde 232.- mal rejiminin tasfiyesinde mallarin surum degerleri esas alinir.

    2. gelir degeri

    a. genel olarak

    madde 233.- bir esin malik olarak bizzat isletmeye devam ettigi veya sag kalan es ya da altsoyundan birinin kendisine bir butun olarak ozgulenmesini istemeye hakli oldugu bir tarimsal isletme icin deger artisindan alacagi pay ve katilma alacagi, bunlarin gelir degeri goz onunde tutularak hesaplanir.

    tarimsal isletmenin maliki veya mirascilari, diger ese karsi ileri surebilecekleri deger artisi payinin veya katilma alacaginin, isletmenin sadece surum degeri uzerinden hesaplanmasini isteyebilir.

    degerlendirmeye ve isletmenin kazancindan mirascilara pay odenmesine iliskin miras hukuku hukumleri kiyas yoluyla uygulanir.

    b. ozel haller

    madde 234.- ozel haller gerektirdigi takdirde hesaplanan deger, uygun bir miktarda artirilabilir.

    ozellikle sag kalan esin gecim kosullari, tarimsal isletmenin alim degeri, ayrica tarimsal isletme kendisine ait olan esin yaptigi yatirimlar veya mali durumu ozel hallerden sayilir.

    3. degerlendirme ani

    madde 235.- mal rejiminin sona erdigi sirada mevcut olan edinilmis mallar, tasfiye anindaki degerleriyle hesaba katilirlar.

    edinilmis mallara hesapta eklenecek olanlarin degeri, malin devredildigi tarih esas alinarak hesaplanir.

    v. artik degere katilma

    1. kanuna gore

    madde 236.- her es veya mirascilari, diger ese ait artik degerin yarisi uzerinde hak sahibi olurlar. alacaklar takas edilir.

    zina veya hayata kast nedeniyle bosanma halinde hakim, kusurlu esin artik degerdeki pay oraninin hakkaniyete uygun olarak azaltilmasina veya kaldirilmasina karar verebilir.

    2. sozlesmeye gore

    a. genel olarak

    madde 237.- artik degere katilmada mal rejimi sozlesmesiyle baska bir esas kabul edilebilir.

    bu tur anlasmalar, eslerin ortak olmayan cocuklarinin ve onlarin altsoylarinin sakli paylarini zedeleyemez.

    b. iptal, bosanma veya mahkeme karariyla mal ayriliginda

    madde 238.- mahkemece evliligin iptal veya bosanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayriligina gecilmesine karar verilmesi hallerinde, kanundaki artik degere katilmaya iliskin duzenlemeden farkli anlasmalar, ancak mal rejimi sozlesmesinde bunun acikca ongorulmus olmasi halinde gecerlidir.

    vi. katilma alacaginin ve deger artis payinin odenmesi

    1. odeme ve ertelenmesi

    madde 239.- katilma alacagi ve deger artis payi ayin veya para olarak odenebilir. ayni odemede mallarin surum degeri esas alinir; bir meslegin icrasina ayrilmis birimler ile isletmelerin ekonomik butunlugu gozetilir.

    katilma alacaginin ve deger artis payinin derhal odenmesi kendisi icin ciddi guclukler doguracaksa, borclu es odemelerinin uygun bir sure ertelenmesini isteyebilir.

    aksine anlasma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden baslayarak katilma alacagina ve deger artis payina faiz yurutulur; durum ve kosullar gerektiriyorsa ayrica borcludan guvence istenebilir.

    2. aile konutu ve ev esyasi

    madde 240.- sag kalan es, eski yasantisini devam ettirebilmesi icin, olen esine ait olup birlikte yasadiklari konut uzerinde kendisine katilma alacagina mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakki taninmasini isteyebilir; mal rejimi sozlesmesiyle kabul edilen baska duzenlemeler saklidir.

    sag kalan es, ayni kosullar altinda ev esyasi uzerinde kendisine mulkiyet hakki taninmasini isteyebilir.

    hakli sebeplerin varligi halinde, sag kalan esin veya olen esin yasal mirascilarinin istemiyle intifa veya oturma hakki yerine, konut uzerinde mulkiyet hakki taninabilir.

    sag kalan es, mirasbirakanin bir meslek veya sanat icra ettigi ve altsoyundan birinin ayni meslek veya sanati icra etmesi icin gerekli olan bolumlerde bu haklari kullanamaz. tarimsal tasinmazlara iliskin miras hukuku hukumleri saklidir.

    3. ucuncu kisilere karsi dava

    madde 241.- tasfiye sirasinda, borclu esin malvarligi veya terekesi, katilma alacagini karsilamadigi takdirde, alacakli es veya mirascilari, edinilmis mallarda hesaba katilmasi gereken karsiliksiz kazandirmalari bunlardan yararlanan ucuncu kisilerden eksik kalan miktarla sinirli olarak isteyebilir.

    dava hakki, alacakli es veya mirascilarinin haklarinin zedelendigini ogrendikleri tarihten baslayarak bir yil ve her halde mal rejiminin sona ermesinin uzerinden bes yil gecmekle duser.

    yukaridaki fikra hukumleri ve yetki kurallari disinda mirastaki tenkis davasina iliskin hukumler kiyas yoluyla uygulanir.


    ucuncu ayirim

    mal ayriligi


    a. yonetim, yararlanma ve tasarruf

    madde 242.- mal ayriligi rejiminde eslerden her biri, yasal sinirlar icerisinde kendi malvarligi uzerinde yonetim, yararlanma ve tasarruf haklarini korur.

    b. diger hukumler
    madde 243.- ispat, borclardan sorumluluk ve payli mulkun ozgulenmesi konularinda paylasmali mal ayriligi rejimine iliskin hukumler uygulanir.


    dorduncu ayirim

    paylasmali mal ayriligi


    a. yonetim, yararlanma ve tasarruf

    i. genel olarak

    madde 244.- eslerden her biri, yasal sinirlar icerisinde kendi malvarligi uzerinde yonetim, yararlanma ve tasarruf haklarini korur.

    ii. ispat
    madde 245.- belirli bir malin eslerden birine ait oldugunu iddia eden kimse, iddiasini ispat etmekle yukumludur.

    eslerden hangisine ait oldugu ispat edilemeyen mallar onlarin payli mulkiyetinde sayilir.

    b. borclardan sorumluluk

    madde 246.- eslerden her biri, kendi borclarindan butun malvarligiyla sorumludur.

    c. mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye

    i. sona erme ani
    madde 247.- mal rejimi, eslerden birinin olumu veya baska bir mal rejiminin kabuluyle sona erer.

    mahkemece evliligin iptal veya bosanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayriligina gecilmesine karar verilmesi hallerinde de, mal rejimi dava tarihinden gecerli olmak uzere sona erer.

    ii. mallarin geri alinmasi ve payli malin verilmesi

    1. genel olarak

    madde 248.- her es, diger este bulunan mallarini geri alir.

    paylasmali mal ayriligi rejimi sona erdiginde, ustun yarari oldugunu ispat eden es, diger onlemler yaninda, esine payinin odeme gunundeki karsiligini vermek suretiyle payli mulkiyetteki malin kendisine verilmesini isteyebilir.

    2. katkidan dogan hak

    madde 249.- eslerden biri digerine ait olup, paylastirma disi kalan bir malin edinilmesine, iyilestirilmesine veya korunmasina hic ya da uygun bir karsilik almaksizin katkida bulunmussa; mal rejiminin sona ermesi halinde, katkisi oraninda hakkaniyete uygun bir bedel odenmesini isteyebilir.

    ayni istem, paylastirma disi kalan malin yerine gecen degerler icin de gecerlidir.

    iii. aileye ozgulenen mallar

    1. kural

    madde 250.- eslerden biri tarafindan paylasmali mal ayriligi rejiminin kurulmasindan sonra edinilmis olup ailenin ortak kullanim ve yararlanmasina ozgulenmis mallar ile ailenin ekonomik gelecegini guvence altina almaya yonelik yatirimlar veya bunlarin yerine gecen degerler, mal rejiminin sona ermesi halinde esler arasinda esit olarak paylasilir. paylastirmada isletmelerin ekonomik butunlugu gozetilir.

    manevi tazminat alacaklari, miras yoluyla edinilen mallar ile karsiliksiz kazandirmada bulunanin acik iradesinden aksi anlasilmadikca, saglararasi veya olume bagli tasarruflarla edinilen mallar hakkinda bu hukum uygulanmaz.

    2. paylasmaya aykiri davranislar

    madde 251.- eslerden biri, diger esin payini azaltmak kastiyla paylasmadan once bir mali karsiliksiz olarak elden cikardigi takdirde hakim, diger esin alacagi denklestirme bedelini hakkaniyete uygun olarak belirler.

    mal rejiminin sona ermesinden onceki bir yil icinde diger esin rizasi olmadan olagan hediyeler disinda yapilan karsiliksiz kazandirmalarin bu esin payini azaltmak kastiyla yapildigi varsayilir.

    bu tur kazandirmalara iliskin uyusmazliklarda mahkeme karari, davanin kendisine ihbar edilmis olmasi kosuluyla, kazandirmadan yararlanan ucuncu kisilere karsi da ileri surulebilir.

    3. paylastirma isteminin reddi

    madde 252.- zina veya hayata kast nedeniyle bosanma halinde hakim, kusurlu esin payinin hakkaniyete uygun olarak azaltilmasina veya kaldirilmasina karar verebilir.

    4. paylastirma yontemi

    madde 253.- paylastirmanin ayin olarak yapilmasi asildir. buna olanak yoksa bedel eklemek suretiyle paylar denklestirilir. eslerden birinin digerine odeyecegi bedel, mallarin tasfiye anindaki surum degerlerine gore hesaplanir. bu hesaplamada paylasim konusu mallarin edinilmesinden dogan borclar indirilir.

    denklestirme bedelinin derhal odenmesi kendisi icin ciddi guclukler doguracaksa, borclu es odemelerin uygun bir sure ertelenmesini isteyebilir.

    aksine anlasma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden baslayarak denklestirme bedeline faiz yurutulur; durum ve kosullar gerektiriyorsa ayrica borcludan guvence istenebilir.

    iv. aile konutu ve ev esyasi

    1. iptal veya bosanma halinde

    madde 254.- evliligin iptal veya bosanma karariyla sona erdirilmesi halinde, ailenin ortak kullanimina ozgulenmis ve esler arasinda esit olarak paylasma konusu olan konutta kalmaya ve ev esyasini kullanmaya hangisinin devam edecegi konusunda esler anlasabilirler. konutta kalma hakkini elde eden es, bu hakkin tapu kutugune serh edilmesini isteyebilir.

    eslerin aile konutunda kimin kalmaya ve ev esyasini kimin kullanmaya devam edecegi konusunda anlasamamalari halinde, hakkaniyet gerektiriyorsa hakim, olayin ozelliklerini, eslerin ekonomik ve sosyal durumlarini ve varsa cocuklarin menfaatlerini goz onunde bulundurarak bu hakka hangisinin sahip olacagina iptal veya bosanma karariyla birlikte re'sen karar verir; bu kararinda kalma ve kullanma suresini belirleyerek tapu kutugune serhi icin tapu memurluguna bildirir.

    hakim aksine karar vermedikce hak, belirlenen surenin bitiminde kendiliginden sona erer. ancak, bu sure sona ermeden yararlanan tarafin durumunda degisiklik olmasi halinde, diger taraf hakimden, kararin gozden gecirilmesini isteyebilir.

    esler konutta kira ile oturuyorlarsa hakim, gerektiginde konutta kiraci sifati tasimayan esin kalmasina karar verebilir. bu durumda, kiralayanin sozlesmeden dogan haklarini guvenceye almak icin gerekli duzenleme yapilmasina iptal veya bosanma karariyla birlikte re'sen karar verilir.

    2. olum halinde

    madde 255.- eslerden birinin olumu halinde, paylasma konusu olan mallar arasinda ev esyasi veya eslerin birlikte yasadiklari konut varsa; sag kalan es, bunlar uzerinde kendisine miras ve paylasmadan dogan hakkina mahsup edilmek ve yetmezse bir bedel eklenmek suretiyle mulkiyet hakki taninmasini isteyebilir.

    hakli sebeplerin varligi halinde sag kalan esin veya olenin diger yasal mirascilardan birinin istemi uzerine, mulkiyet yerine intifa veya oturma hakki taninmasina da karar verilebilir.

    sag kalan es, mirasbirakanin bir meslek veya sanat icra ettigi ve altsoyundan birinin ayni meslek veya sanati icra etmesi icin gerekli olan bolumlerde bu haklari kullanamaz. tarimsal tasinmazlara iliskin miras hukumleri saklidir.

    besinci ayirim
    mal ortakligi


    a. mulkiyet

    i. kapsami

    madde 256.- mal ortakligi rejimi, ortaklik mallari ile eslerin kisisel mallarini kapsar.

    ii. ortaklik mallari

    1. genel mal ortakligi

    madde 257.- genel mal ortakliginda eslerin kanun geregince kisisel mal sayilanlar disindaki mallari ile gelirleri ortaklik mallarini olusturur.

    esler, ortaklik mallarina bolunmemis bir butun olarak sahip olurlar.

    hicbir es, ortaklik payi uzerinde tek basina tasarruf hakkina sahip degildir.

    2. sinirli mal ortakligi

    a. edinilmis mallarda ortaklik

    madde 258.- esler, mal rejimi sozlesmesiyle sadece edinilmis mallardan olusan bir ortaklik kabul edebilirler.

    kisisel mallarin gelirleri de bu ortakliga dahildir.

    b. diger mal ortakliklari

    madde 259.- esler, mal rejimi sozlesmesiyle belirli malvarligi degerlerini veya turlerini, ozellikle tasinmaz mallari, bir esin kazancini, bir meslek veya sanat icrasi icin kullandigi mallari ortaklik disinda tutabilirler.

    aksi sozlesmede ongorulmedikce bu mallarin gelirleri ortakliga dahil degildir.

    iii. kisisel mallar

    madde 260.- kisisel mallar, mal rejimi sozlesmesi, ucuncu kisinin karsiliksiz kazandirmasi veya kanunla belirlenir.

    eslerden her birinin sadece kisisel kullanimina ayrilmis olan esyasi ile manevi tazminat alacaklari kanundan dolayi kisisel malidir.

    bir esin sakli pay olarak isteyebilecegi malvarligi degerleri, mal rejimi sozlesmesiyle ortakliga dahil edildigi olcude, mirasbirakanlari tarafindan kendisine kisisel mal olarak kazandirilamaz.

    iv. ispat

    madde 261.- bir esin kisisel mali oldugu ispatlanmadikca tum malvarligi degerleri ortaklik mali sayilir.

    b. yonetim ve tasarruf
    i. ortaklik mallarinda

    1. olagan yonetim

    madde 262.- esler, ortaklik mallarini evlilik birliginin yararina uygun olarak yonetirler.

    olagan yonetim sinirlari icinde her es, ortakligi yukumluluk altina sokabilir ve ortak mallarda tasarrufta bulunabilir.

    2. olaganustu yonetim

    madde 263.- olagan yonetim disinda kalan konularda esler, ancak birlikte veya biri digerinin rizasini almak suretiyle ortakligi yukumluluk altina sokabilir veya mallarda tasarrufta bulunabilir.

    rizanin bulunmadigini bilmeyen veya bilecek durumda olmayan ucuncu kisiler icin bu riza var sayilir.

    evlilik birliginin temsiline iliskin hukumler saklidir.

    3. ortaklik mallari ile meslek veya sanat icrasi

    madde 264.- eslerden biri, digerinin rizasiyla ortaklik mallarini kullanarak, tek basina bir meslek veya sanat icra ederse, bu meslek veya sanata iliskin butun hukuki islemleri yapabilir.

    4. mirasin kabulu veya reddi

    madde 265.- eslerden biri, digerinin rizasi olmaksizin ortaklik mallarina girecek olan bir mirasi reddemeyecegi gibi, tereke borca batiksa mirasi kabul de edemez.

    diger esin rizasinin alinmasina olanak bulunamazsa veya bu konudaki istem onun tarafindan hakli sebep olmaksizin reddedilirse, istem sahibi es kendi yerlesim yeri mahkemesine basvurabilir.

    5. sorumluluk ve yonetim giderleri

    madde 266.- mal ortakliginin sona ermesi halinde, eslerden her biri ortaklik maliyla ilgili islemlerden dolayi vekil gibi sorumludur.

    yonetim giderleri ortaklik mallarindan karsilanir.

    ii. kisisel mallar

    madde 267.- eslerden her biri, yasal sinirlar icerisinde kendi kisisel mallarini yonetme ve bunlar uzerinde tasarrufta bulunma hakkina sahiptir.

    kisisel mallara giren gelirler varsa, yonetim giderleri bu gelirlerden karsilanir.

    c. ucuncu kisilere karsi sorumluluk

    i. ortaklik borclari

    madde 268.- eslerden her biri, asagidaki borclardan kisisel mallari ve ortaklik mallariyla sorumludur:

    1. evlilik birligini temsil veya ortaklik mallarini yonetme yetkisine dayanarak yapilan borclardan,

    2. ortaklik mallarini veya ortaklik mallarina giren gelirleri kullanarak bir meslek veya sanatin icra edilmesi nedeniyle yapilan borclardan,

    3. diger es icin de kisisel sorumluluk doguran borclardan,

    4. kisisel mal yaninda ortaklik mallarinin da sorumlu olacagi hususunda eslerin ucuncu kisilerle anlasarak yaptigi borclardan.

    ii. kisisel borclar

    madde 269.- her es, diger butun borclardan kendi kisisel mallariyla ve ortaklik mallarinin degerinin yarisi kadariyla sorumlu tutulur.

    ortakligin zenginlesmesinden kaynaklanan istemler saklidir.

    d. esler arasindaki borclar
    madde 270.- mal rejimi esler arasindaki borclarin muaccel olmasini onlemez. bununla beraber bir borcun yerine getirilmesi borclu esi, evlilik birligini tehlikeye dusurecek derecede onemli gucluklere sokacaksa, bu es odeme icin sure isteyebilir. durum ve kosullar gerektiriyorsa hakim, istemde bulunan esi guvence gostermekle yukumlu tutar.

    e. mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye

    i. sona erme ani

    madde 271.- mal rejimi eslerden birinin olumu, diger bir mal rejiminin kabul edilmesi veya eslerden biri hakkinda iflasin acilmasiyla son bulur.

    mahkemece evliligin iptal veya bosanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayriligina gecilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden gecerli olmak uzere sona erer.

    ortaklik mallariyla kisisel mallarin kapsaminin belirlenmesinde mal ortakliginin sona erdigi tarih esas alinir.

    ii. kisisel mala ekleme

    madde 272.- eslerden birine sosyal guvenlik veya sosyal yardim kurumlarinca yapilmis olan toptan odemeler veya is gucunun kaybi dolayisiyla odenmis olan tazminat, toptan odeme veya tazminat yerine ilgili sosyal guvenlik veya sosyal yardim kurumunca uygulanan usule gore omur boyunca irat baglanmis olsaydi, mal rejiminin sona erdigi tarihte bundan sonraki doneme ait iradin pesin sermayeye cevrilmis degeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktarda kisisel mal olarak hesaba katilir.

    iii. kisisel mal ile ortaklik mali arasindaki denklestirme

    madde 273.- bir esin kisisel mallara iliskin borclari, ortaklik mallarindan veya ortaklik mallarina iliskin borclari kisisel mallarindan odenmis ise; tasfiye sirasinda denklestirme istenebilir.

    her borc, iliskin bulundugu mal kesimini yukumluluk altina sokar. hangi kesime ait oldugu anlasilamayan borc ortaklik mallarina iliskin sayilir.

    iv. deger artis payi

    madde 274.- bir esin kisisel mali veya ortaklik maliyla bir baska mal kesimine giren malvarligi degerinin edinilmesi, iyilestirilmesi veya korunmasina katkida bulunulmussa, edinilmis mallara katilma rejiminde deger artis payina iliskin hukumler uygulanir.

    v. deger belirlenmesi

    madde 275.- mal rejimi sona erince, mevcut ortaklik mallarinin degerlendirilmesinde tasfiye ani esas alinir.

    vi. paylasma

    1. olum veya diger bir mal rejiminin kabulu halinde

    madde 276.- eslerden birinin olumu veya diger bir mal rejiminin kabulu sebebiyle mal ortakliginin sona ermesi halinde, her ese veya mirascilarina ortaklik mallarinin yarisi verilir.

    mal rejimi sozlesmesiyle baska bir paylasma orani kararlastirilabilir.

    bu tur anlasmalar altsoyun sakli paylarini zedeleyemez.

    2. diger hallerde

    madde 277.- bosanma veya evliligin iptali sebebiyle ya da kanun veya mahkeme karari geregince mal ayriligina gecis hallerinde, her es edinilmis mallara katilma rejiminde kendi kisisel mali sayilacak olanlari ortaklik mallarindan geri alir.

    geri kalan ortaklik mallari esler arasinda yari yariya paylasilir.

    yasal paylasmanin degistirilmesine iliskin anlasmalar, ancak mal rejimi sozlesmesinde bunun acikca ongorulmus olmasi halinde gecerlidir.

    vii. paylasma usulu

    1. kisisel mallar

    madde 278.- mal ortakliginin eslerden birinin olumuyle sona ermesi halinde sag kalan es, edinilmis mallara katilma rejiminde kisisel mali sayilabilecek olanlarin payina mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir.

    2. aile konutu ve ev esyasi

    madde 279.- eslerin birlikte yasadiklari konut veya ev esyasi ortaklik mallarina dahil ise, sag kalan es, payina mahsuben bunlarin mulkiyetinin kendisine verilmesini isteyebilir.

    hakli sebeplerin varligi halinde, sag kalan es veya olenin diger yasal mirascilarinin istemiyle bunlar uzerinde mulkiyet yerine intifa veya oturma hakki taninabilir.

    mal ortakligi rejiminin olum disindaki bir sebeple son bulmasi halinde, eslerden her biri, ustun bir yararinin varligini ispat etmek suretiyle ayni istemleri ileri surebilir.

    3. diger malvarligi degerleri

    madde 280.- bir es, ustun bir yararinin varligini ispat etmek suretiyle diger malvarligi degerlerinin de payina mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir.

    4. diger paylasma kurallari

    madde 281.- diger hallerde payli mulkiyet ve mirasin paylasilmasina iliskin hukumler kiyas yoluyla uygulanir.


    ikinci kisim
    hisimlik

    birinci bolum

    soybaginin kurulmasi

    birinci ayirim

    genel hukumler

    a. genel olarak soybaginin kurulmasi

    madde 282.- cocuk ile ana arasinda soybagi dogumla kurulur.

    cocuk ile baba arasinda soybagi, ana ile evlilik, tanima veya hakim hukmuyle kurulur.

    soybagi ayrica evlat edinme yoluyla da kurulur.

    b. davada yetki ve yargilama usulu

    i. yetki

    madde 283.- soybagina iliskin davalar, taraflardan birinin dava veya dogum sirasindaki yerlesim yeri mahkemesinde acilir.

    ii. yargilama usulu

    madde 284.- soybagina iliskin davalarda, asagidaki kurallar sakli kalmak kaydiyla hukuk usulu muhakemeleri kanunu uygulanir:

    1. hakim maddi olgulari re'sen arastirir ve kanitlari serbestce takdir eder.

    2. taraflar ve ucuncu kisiler, soybaginin belirlenmesinde zorunlu olan ve sagliklari yonunden tehlike yaratmayan arastirma ve incelemelere riza gostermekle yukumludurler. davali, hakimin ongordugu arastirma ve incelemeye riza gostermezse, hakim, durum ve kosullara gore bundan beklenen sonucu, onun aleyhine dogmus sayabilir.


    ikinci ayirim

    kocanin babaligi


    a. babalik karinesi

    madde 285.- evlilik devam ederken veya evliligin sona ermesinden baslayarak ucyuz gun icinde dogan cocugun babasi kocadir.

    bu sure gectikten sonra dogan cocugun kocaya baglanmasi, ananin evlilik sirasinda gebe kaldiginin ispatiyla mumkundur.

    kocanin gaipligine karar verilmesi halinde ucyuz gunluk sure, olum tehlikesi veya son haber tarihinden islemeye baslar.

    b. soybaginin reddi

    i. dava hakki

    madde 286.- koca, soybaginin reddi davasini acarak babalik karinesini curutebilir. bu dava ana ve cocuga karsi acilir.

    cocuk da dava hakkina sahiptir. bu dava ana ve kocaya karsi acilir.

    ii. ispat
    1. evlilik icinde ana rahmine dusme

    madde 287.- cocuk evlilik icinde ana rahmine dusmusse davaci, kocanin baba olmadigini ispat etmek zorundadir.

    evlenmeden baslayarak en az yuzseksen gun gectikten sonra ve evliligin sona ermesinden baslayarak en fazla ucyuz gun icinde dogan cocuk evlilik icinde ana rahmine dusmus sayilir.

    2. evlenmeden once veya ayri yasama sirasinda ana rahmine dusme

    madde 288.- cocuk, evlenmeden once veya ayri yasama sirasinda ana rahmine dusmusse, davacinin baska bir kanit getirmesi gerekmez.

    ancak, gebe kalma doneminde kocanin karisi ile cinsel iliskide bulundugu konusunda inandirici kanitlar varsa, kocanin babaligina iliskin karine gecerliligini korur.

    iii. hak dusurucu sureler

    madde 289.- koca, davayi, dogumu ve baba olmadigini veya ananin gebe kaldigi sirada baska bir erkek ile cinsel iliskide bulundugunu ogrendigi tarihten baslayarak bir yil, her halde dogumdan baslayarak bes yil icinde acmak zorundadir.

    cocuk, ergin oldugu tarihten baslayarak en gec bir yil icinde dava acmak zorundadir.

    gecikme hakli bir sebebe dayaniyorsa, bir yillik sure bu sebebin ortadan kalktigi tarihte islemeye baslar.

    c. karinelerin cakismasi

    madde 290.- cocuk evliligin sona ermesinden baslayarak ucyuz gun icinde dogmus ve ana da bu arada yeniden evlenmis olursa, ikinci evlilikteki koca baba sayilir.

    bu karine curutulurse ilk evlilikteki koca baba sayilir.

    d. diger ilgililerin dava hakki

    madde 291.- dava acma suresinin gecmesinden once kocanin olmesi veya gaipligine karar verilmesi ya da surekli olarak ayirt etme gucunu kaybetmesi hallerinde kocanin altsoyu, anasi, babasi veya baba oldugunu iddia eden kisi, dogumu ve kocanin olumunu, surekli olarak ayirt etme gucunu kaybettigini veya hakkinda gaiplik karari alindigini ogrenmelerinden baslayarak bir yil icinde soybaginin reddi davasini acabilir.

    ergin olmayan cocuga atanacak kayyim, atama kararinin kendisine tebliginden baslayarak bir yil, her halde dogumdan baslayarak bes yil icinde soybaginin reddi davasini acar.

    kocanin acacagi soybaginin reddi davasina iliskin hukumler kiyas yoluyla uygulanir.

    e. sonradan evlenme
    i. kosulu

    madde 292.- evlilik disinda dogan cocuk, ana ve babasinin birbiriyle evlenmesi halinde kendiliginden evlilik icinde dogan cocuklara iliskin hukumlere tabi olur.

    ii. bildirim

    madde 293.- esler, evlilik disinda dogmus olan ortak cocuklarini, evlenme sirasinda veya evlenmeden sonra, yerlesim yerlerindeki veya evlenmenin yapildigi yerdeki nufus memuruna bildirmek zorundadirlar.

    bildirimin yapilmamis olmasi, cocugun evlilik icinde dogan cocuklara iliskin hukumlere tabi olmasini engellemez.

    daha once tanima veya babaliga hukumle soybagi kurulmus cocuklarin ana ve babasi birbiriyle evlenince, nufus memuru re'sen gerekli islemi yapar.

    iii. itiraz ve iptal

    madde 294.- ana ve babanin yasal mirascilari, cocuk ve cumhuriyet savcisi sonradan evlenme yoluyla soybaginin kurulmasina itiraz edebilirler. itiraz eden, kocanin baba olmadigini ispatla yukumludur.

    cocugun altsoyu da, cocugun olmus ya da ayirt etme gucunu surekli olarak kaybetmis olmasi halinde itiraz hakkina sahiptir.

    tanimanin iptaline iliskin hukumler kiyas yoluyla uygulanir.


    ucuncu ayirim

    tanima ve babalik hukmu

    a. tanima

    i. kosullari ve sekli

    madde 295.- tanima, babanin, nufus memuruna veya mahkemeye yazili basvurusu ya da resmi senette veya vasiyetnamesinde yapacagi beyanla olur.

    tanima beyaninda bulunan kimse kucuk veya kisitli ise, veli veya vasisinin de rizasi gereklidir.

    baska bir erkek ile soybagi bulunan cocuk, bu bag gecersiz kilinmadikca taninamaz.

    ii. bildirim

    madde 296.- beyanda bulunulan nufus memuru, sulh hakimi, noter veya vasiyetnameyi acan hakim, tanimayi babanin ve cocugun kayitli bulundugu nufus memurluklarina bildirir.

    cocugun kayitli bulundugu nufus memurlugu da tanimayi cocuga, anasina, cocuk vesayet altinda ise vesayet makamina bildirir.

    iii. iptal davasi
    1. taniyanin dava hakki

    madde 297.- taniyan, yanilma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanimanin iptalini dava edebilir.

    iptal davasi anaya ve cocuga karsi acilir.

    2. ilgililerin dava hakki

    a. genel olarak

    madde 298.- ana, cocuk ve cocugun olumu halinde altsoyu, cumhuriyet savcisi, hazine ve diger ilgililer tanimanin iptalini dava edebilirler.

    dava taniyana, taniyan olmusse mirascilarina karsi acilir.

    b. ispat yuku

    madde 299.- davaci, taniyanin baba olmadigini ispatla yukumludur.

    ana veya cocuk tarafindan taniyanin baba olmadigi iddiasiyla acilan iptal davasinda ispat yuku, taniyanin, gebe kalma doneminde ana ile cinsel iliskide bulunduguna iliskin inandirici kanitlari gostermesinden sonra dogar.

    3. hak dusurucu sureler

    madde 300.- taniyanin dava hakki, iptal sebebinin ogrenildigi veya korkunun etkisinin ortadan kalktigi tarihten baslayarak bir yil ve her halde tanimanin uzerinden bes yil gecmekle duser.

    ilgililerin dava hakki, davacinin tanimayi ve taniyanin cocugun babasi olamayacagini ogrendigi tarihten baslayarak bir yil ve her halde tanimanin uzerinden bes yil gecmekle duser.

    cocugun dava hakki, ergin olmasindan baslayarak bir yil gecmekle duser.

    yukaridaki sureler gectigi halde gecikmeyi hakli kilan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasindan baslayarak bir ay icinde dava acilabilir.

    b. babalik hukmu

    i. dava hakki

    madde 301.- cocuk ile baba arasindaki soybaginin mahkemece belirlenmesini ana ve cocuk isteyebilirler.

    dava babaya, baba olmusse mirascilarina karsi acilir.

    babalik davasi, cumhuriyet savcisina ve hazineye; dava ana tarafindan acilmissa kayyima; kayyim tarafindan acilmissa anaya ihbar edilir.

    ii. karine

    madde 302.- davalinin, cocugun dogumundan onceki ucyuzuncu gun ile yuzsekseninci gun arasinda ana ile cinsel iliskide bulunmus olmasi, babaliga karine sayilir.

    bu surenin disinda olsa bile fiili gebe kalma doneminde davalinin ana ile cinsel iliskide bulundugu tespit edilirse ayni karine gecerli olur.

    davali, cocugun babasi olmasinin olanaksizligini veya bir ucuncu kisinin baba olma olasiliginin kendisininkinden daha fazla oldugunu ispatlarsa karine gecerliligini kaybeder.

    iii. hak dusurucu sureler

    madde 303.- babalik davasi, cocugun dogumundan once veya sonra acilabilir. ananin dava hakki, dogumdan baslayarak bir yil gecmekle duser.

    cocuga dogumdan sonra kayyim atanmissa, cocuk hakkinda bir yillik sure, atamanin kayyima tebligi tarihinde; hic kayyim atanmamissa cocugun ergin oldugu tarihte islemeye baslar.

    cocuk ile baska bir erkek arasinda soybagi iliskisi varsa, bir yillik sure bu iliskinin ortadan kalktigi tarihte islemeye baslar.

    bir yillik sure gectikten sonra gecikmeyi hakli kilan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasindan baslayarak bir ay icinde dava acilabilir.

    iv. ananin mali haklari

    madde 304.- ana, babalik davasi ile birlikte veya ayri olarak baba veya mirascilarindan asagidaki giderlerin karsilanmasini isteyebilir:

    1. dogum giderleri,

    2. dogumdan onceki ve sonraki altisar haftalik gecim giderleri,

    3. gebelik ve dogumun gerektirdigi diger giderler.

    cocuk olu dogmus olsa bile hakim, bu giderlerin karsilanmasina karar verebilir.

    ucuncu kisiler veya sosyal guvenlik kuruluslarinca anaya yapilan odemeler, hakkaniyet olcusunde tazminattan indirilir.

    dorduncu ayirim

    evlÃ?t edinme


    a. kucuklerin evlat edinilmesi

    i. genel kosullari

    madde 305.- bir kucugun evlat edinilmesi, evlat edinen tarafindan bir yil sureyle bakilmis ve egitilmis olmasi kosuluna baglidir.

    evlat edinmenin her halde kucugun yararina bulunmasi ve evlat edinenin diger cocuklarinin yararlarinin hakkaniyete aykiri bir bicimde zedelenmemesi de gerekir.

    ii. birlikte evlat edinme

    madde 306.- esler, ancak birlikte evlat edinebilirler; evli olmayanlar birlikte evlat edinemezler.

    eslerin en az bes yildan beri evli olmalari veya otuz yasini doldurmus bulunmalari gerekir.

    eslerden biri, en az iki yildan beri evli olmalari veya kendisinin otuz yasini doldurmus bulunmasi kosuluyla digerinin cocugunu evlat edinebilir.

    iii. tek basina evlat edinme

    madde 307.- evli olmayan kisi otuz yasini doldurmus ise tek basina evlat edinebilir.

    otuz yasini doldurmus olan es, diger esin ayirt etme gucunden surekli olarak yoksunlugu veya iki yili askin sureden beri nerede oldugunun bilinmemesi ya da mahkeme karariyla iki yili askin sureden beri esinden ayri yasamakta olmasi yuzunden birlikte evlat edinmesinin mumkun olmadigini ispat etmesi halinde, tek basina evlat edinebilir.

    iv. kucugun rizasi ve yasi
    madde 308.- evlat edinilenin, evlat edinenden en az onsekiz yas kucuk olmasi sarttir.

    ayirt etme gucune sahip olan kucuk, rizasi olmadikca evlat edinilemez.

    vesayet altindaki kucuk, ayirt etme gucune sahip olup olmadigina bakilmaksizin vesayet dairelerinin izniyle evlat edinilebilir.

    v. ana ve babanin rizasi

    1.sekil

    madde 309.- evlat edinme, kucugun ana ve babasinin rizasini gerektirir.

    riza, kucugun veya ana ve babasinin oturduklari yer mahkemesinde sozlu veya yazili olarak aciklanarak tutanaga gecirilir.

    verilen riza, evlat edinenlerin adlari belirtilmemis veya evlat edinenler henuz belirlenmemis olsa dahi gecerlidir.

    2. zamani

    madde 310.- riza, kucugun dogumunun uzerinden alti hafta gecmeden once verilemez.

    riza, tutanaga gecirilme tarihinden baslayarak alti hafta icinde ayni usulle geri alinabilir.

    geri almadan sonra yeniden verilen riza kesindir.

    3. rizanin aranmamasi

    a. kosullari

    madde 311.- asagidaki hallerde ana ve babadan birinin rizasi aranmaz:

    l. kim oldugu veya uzun sureden beri nerede oturdugu bilinmiyorsa veya ayirt etme gucunden surekli olarak yoksun bulunuyorsa,

    2. kucuge karsi ozen yukumlulugunu yeterince yerine getirmiyorsa.

    b. karar

    madde 312.- kucuk, gelecekte evlat edinilmek amaciyla bir kuruma yerlestirilir ve ana ve babadan birinin rizasi eksik olursa, evlat edinenin veya evlat edinmede aracilik yapan kurumun istemi uzerine ve kural olarak kucugun yerlestirilmesinden once, onun oturdugu yer mahkemesi bu rizanin aranip aranmamasina karar verir.

    diger hallerde, bu konudaki karar evlat edinme islemleri sirasinda verilir.

    ana ve babadan birinin kucuge karsi ozen yukumlulugunu yeterince yerine getirmemesi sebebiyle rizasinin aranmamasi halinde, bu konudaki karar kendisine yazili olarak bildirilir.

    b. erginlerin ve kisitlilarin evlat edinilmesi

    madde 313.- evlat edinenin altsoyu bulunmamasi kosuluyla, ergin veya kisitli asagidaki hallerde evlat edinilebilir:

    1. bedensel veya zihinsel ozru sebebiyle surekli olarak yardima muhtac ve evlat edinen tarafindan en az bes yildan beri bakilip gozetilmekte ise,

    2. evlat edinen tarafindan, kucukken en az bes yil sureyle bakilip gozetilmis ve egitilmis ise,

    3. diger hakli sebepler mevcut ve evlat edinilen, en az bes yildan beri evlat edinen ile aile halinde birlikte yasamakta ise.

    evli bir kimse ancak esinin rizasiyla evlat edinilebilir.

    bunlar disinda kucuklerin evlat edinilmesine iliskin hukumler kiyas yoluyla uygulanir.

    c. hukumleri

    madde 314.- ana ve babaya ait olan haklar ve yukumlulukler evlat edinene gecer.

    evlatlik, evlat edinenin mirascisi olur.


    vlatlik kucuk ise evlat edinenin soyadini alir. evlat edinen isterse cocuga yeni bir ad verebilir. ergin olan evlatlik, evlat edinilme sirasinda dilerse evlat edinenin soyadini alabilir.

    esler tarafindan birlikte evlat edinilen ve ayirt etme gucune sahip olmayan kucuklerin nufus kaydina ana ve baba adi olarak evlat edinen eslerin adlari yazilir.

    evlatligin, miras ve baska haklarinin zedelenmemesi, aile baglarinin devam etmesi icin evlatligin naklen geldigi aile kutugu ile evlat edinenin aile kutugu arasinda her turlu bag kurulur. ayrica evlatlikla ilgili kesinlesmis mahkeme karari her iki nufus kutugune islenir.

    evlat edinme ile ilgili kayitlar, belgeler ve bilgiler mahkeme karari olmadikca veya evlatlik istemedikce hicbir sekilde aciklanamaz.

    d. sekil ve usul


    devamı :


    (beelzebub, 18 Eylül 2005 Pazar, 06:10:32)
  3. i. genel olarak

    madde 315.- evlat edinme karari, evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede eslerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. mahkeme karariyla birlikte evlatlik iliskisi kurulmus olur.

    evlat edinme basvurusundan sonra evlat edinenin olumu veya ayirt etme gucunu kaybetmesi, diger kosullar bundan etkilenmedigi takdirde evlat edinmeye engel olmaz.

    basvurudan sonra kucuk ergin olursa, kosullari daha onceden yerine getirilmis olmak kaydiyla kucuklerin evlat edinilmesine iliskin hukumler uygulanir.

    ii. arastirma

    madde 316.- evlat edinmeye, ancak esasli sayilan her turlu durum ve kosullarin kapsamli bicimde arastirilmasindan, evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiginde uzmanlarin gorusunun alinmasindan sonra karar verilir.

    arastirmada ozellikle evlat edinen ile edinilenin kisiligi ve sagligi, karsilikli iliskileri, ekonomik durumlari, evlat edinenin egitme yetenegi, evlat edinmeye yonelten sebepler ve aile iliskileri ile bakim iliskilerindeki gelismelerin acikliga kavusturulmasi gerekir.

    evlat edinenin altsoyu varsa, onlarin evlat edinme ile ilgili tavir ve dusunceleri de degerlendirilir.

    e. evlatlik iliskisinin kaldirilmasi

    i. sebepleri

    1. rizanin bulunmamasi

    madde 317.- yasal sebep bulunmaksizin riza alinmamissa, rizasi alinmasi gereken kisiler, kucugun menfaati bunun sonucunda agir bicimde zedelenmeyecekse, hakimden evlatlik iliskisinin kaldirilmasini isteyebilirler.

    2. diger noksanliklar

    madde 318.- evlat edinme esasa iliskin diger noksanliklardan biriyle sakatsa, cumhuriyet savcisi veya her ilgili evlatlik iliskisinin kaldirilmasini isteyebilir.

    noksanliklar bu arada ortadan kalkmis veya sadece usule iliskin olup iliskinin kaldirilmasi evlatligin menfaatini agir bicimde zedeleyecek olursa, bu yola gidilemez.

    ii. hak dusurucu sure
    madde 319.- dava hakki, evlatlik iliskisinin kaldirilmasi sebebinin ogrenilmesinden baslayarak bir yil ve her halde evlat edinme isleminin uzerinden bes yil gecmekle duser.

    f. evlatlik islemlerinde aracilik
    madde 320.- kucuklerin evlat edinilmesine iliskin aracilik faaliyetleri, ancak bakanlar kurulunca yetki verilen kurum ve kuruluslarca yapilir.

    aracilik faaliyetlerinin yurutulmesine iliskin hususlar tuzukle duzenlenir.

    besinci ayirim

    soybaginin hukumleri

    a. soyadi

    madde 321.- cocuk, ana ve baba evli ise ailenin; evli degilse ananin soyadini tasir. ancak, ana onceki evliliginden dolayi cifte soyadi tasiyorsa cocuk onun bekarlik soyadini tasir.

    b. karsilikli yukumlulukler

    madde 322.- ana, baba ve cocuk, ailenin huzur ve butunlugunun gerektirdigi sekilde birbirlerine yardim etmek, saygi ve anlayis gostermek ve aile onurunu gozetmekle yukumludurler.

    c. cocuk ile kisisel iliski
    i. ana ve baba ile

    1. kural

    madde 323.- ana ve babadan her biri, velayeti altinda bulunmayan veya kendisine birakilmayan cocuk ile uygun kisisel iliski kurulmasini isteme hakkina sahiptir.

    2. sinirlari

    madde 324.- ana ve babadan her biri, digerinin cocuk ile kisisel iliskisini zedelemekten, cocugun egitilmesi ve yetistirilmesini engellemekten kacinmakla yukumludur.

    kisisel iliski sebebiyle cocugun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarini birinci fikrada ongorulen yukumluluklerine aykiri olarak kullanirlar veya cocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler ya da diger onemli sebepler varsa, kisisel iliski kurma hakki reddedilebilir veya kendilerinden alinabilir.

    ii. ucuncu kisiler ile

    madde 325.- olaganustu haller mevcutsa, cocugun menfaatine uygun dustugu olcude cocuk ile kisisel iliski kurulmasini isteme hakki diger kisilere, ozellikle hisimlarina da taninabilir.

    ana ve baba icin ongorulen sinirlamalar ucuncu kisiler icin kiyas yoluyla uygulanir.

    iii. yetki

    madde 326.- kisisel iliski kurulmasiyla ilgili butun duzenlemelerde cocugun oturdugu yer mahkemesi de yetkilidir.

    bosanmaya ve evlilik birliginin korunmasina iliskin yetki kurallari saklidir.

    cocuk ile kisisel iliskiye yonelik bir duzenleme yapilincaya kadar, velayet hakkina sahip veya cocuk kendisine birakilmis kisinin rizasi disinda kisisel iliski kurulamaz.

    d. cocuklarin bakim ve egitim giderlerini karsilama
    i. kapsami

    madde 327.- cocugun bakimi, egitimi ve korunmasi icin gerekli giderler ana ve baba tarafindan karsilanir.

    ana ve baba, yoksul olduklari veya cocugun ozel durumu olaganustu harcamalar yapilmasini gerektirdigi takdirde ya da olagan disi herhangi bir sebebin varligi halinde, hakimin izniyle cocugun mallarindan onun bakim ve egitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler.

    ii. suresi

    madde 328.- ana ve babanin bakim borcu, cocugun ergin olmasina kadar devam eder.

    cocuk ergin oldugu halde egitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve kosullara gore kendilerinden beklenebilecek olcude olmak uzere, egitimi sona erinceye kadar cocuga bakmakla yukumludurler.

    iii. dava hakki

    madde 329.- kucuge fiilen bakan ana veya baba, digerine karsi cocuk adina nafaka davasi acabilir.

    ayirt etme gucune sahip olmayan kucuk icin gereken hallerde nafaka davasi, atanacak kayyim veya vasi tarafindan da acilabilir.

    ayirt etme gucune sahip olan kucuk de nafaka davasi acabilir.

    iv. nafaka miktarinin takdiri

    madde 330.- nafaka miktari, cocugun ihtiyaclari ile ana ve babanin hayat kosullari ve odeme gucleri dikkate alinarak belirlenir. nafaka miktarinin belirlenmesinde cocugun gelirleri de goz onunde bulundurulur.

    nafaka her ay pesin olarak odenir.

    hakim istem halinde, irat biciminde odenmesine karar verilen nafakanin gelecek yillarda taraflarin sosyal ve ekonomik durumlarina gore ne miktarda odenecegini karara baglayabilir.

    v. durumun degismesi

    madde 331.- durumun degismesi halinde hakim, istem uzerine nafaka miktarini yeniden belirler veya nafakayi kaldirir.

    vi. gecici onlemler

    1. genel olarak

    madde 332.- nafaka davasi acilinca hakim, davacinin istemi uzerine dava suresince gerekli olan onlemleri alir.

    soybagi tespit edilirse, davalinin, uygun nafaka miktarini depo etmesine veya gecici olarak odemesine karar verilebilir.

    2. babaligin tespitinden once

    madde 333.- babalik davasi ile birlikte nafaka istenir ve hakim, babalik olasiligini kuvvetli bulursa, hukumden once cocugun ihtiyaclari icin uygun bir nafakaya karar verebilir.

    vii. guvence verilmesi

    madde 334.- ana ve baba nafaka yukumluluklerini surekli olarak ve israrla yerine getirmezlerse ya da kacma hazirligi icinde bulunduklari, mallarini gelisiguzel harcadiklari veya heba ettikleri kabul edilebilirse hakim, gelecekteki nafaka yukumluluklerine iliskin olarak uygun bir guvencenin saglanmasina veya gerektiginde diger onlemlerin alinmasina karar verebilir.


    altinci ayirim

    velÃ?yet

    a. genel olarak

    i. kosullar
    madde 335.- ergin olmayan cocuk, ana ve babasinin velayeti altindadir. yasal sebep olmadikca velayet ana ve babadan alinamaz.

    hakim vasi atanmasina gerek gormedikce, kisitlanan ergin cocuklar da ana ve babanin velayeti altinda kalirlar.
    ii. ana ve baba evli ise
    madde 336.- evlilik devam ettigi surece ana ve baba velayeti birlikte kullanirlar.

    ortak hayata son verilmis veya ayrilik hali gerceklesmisse hakim, velayeti eslerden birine verebilir.

    velayet, ana ve babadan birinin olumu halinde sag kalana, bosanmada ise cocuk kendisine birakilan tarafa aittir.

    iii. ana ve baba evli degilse
    madde 337.- ana ve baba evli degilse velayet anaya aittir.

    ana kucuk, kisitli veya olmus ya da velayet kendisinden alinmissa hakim, cocugun menfaatine gore, vasi atar veya velayeti babaya verir.

    iv. uvey cocuklar

    madde 338.- esler, ergin olmayan uvey cocuklarina da ozen ve ilgi gostermekle yukumludurler.

    kendi cocugu uzerinde velayeti kullanan ese diger es uygun bir sekilde yardimci olur; durum ve kosullar zorunlu kildigi olcude cocugun ihtiyaclari icin onu temsil eder.

    b. velayetin kapsami

    i. genel olarak

    madde 339.- ana ve baba, cocugun bakim ve egitimi konusunda onun menfaatini goz onunde tutarak gerekli kararlari alir ve uygularlar.

    cocuk, ana ve babasinin sozunu dinlemekle yukumludur.

    ana ve baba, olgunlugu olcusunde cocuga hayatini duzenleme olanagi tanirlar; onemli konularda olabildigince onun dusuncesini goz onunde tutarlar.

    cocuk, ana ve babasinin rizasi disinda evi terkedemez ve yasal sebep olmaksizin onlardan alinamaz.

    cocugun adini ana ve babasi koyar.

    ii. egitim

    madde 340.- ana ve baba, cocugu olanaklarina gore egitirler ve onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelisimini saglar ve korurlar.

    ana ve baba cocuga, ozellikle bedensel ve zihinsel ozurlu olanlara, yetenek ve egilimlerine uygun dusecek olcude, genel ve mesleki bir egitim saglarlar.

    iii. dini egitim

    madde 341.- cocugun dini egitimini belirleme hakki ana ve babaya aittir.

    ana ve babanin bu konudaki haklarini sinirlayacak her turlu sozlesme gecersizdir.

    ergin, dinini secmekte ozgurdur.

    iv. cocugun temsil edilmesi

    madde 342.- ana ve baba, velayetleri cercevesinde ucuncu kisilere karsi cocuklarinin yasal temsilcisidirler.

    iyiniyetli ucuncu kisiler, eslerden her birinin digerinin rizasiyla islem yaptigini varsayabilirler.

    vesayet makamlarinin iznine bagli hususlar disinda kisitlilarin temsiline iliskin hukumler velayetteki temsilde de uygulanir.

    v. cocugun fiil ehliyeti

    madde 343.- velayet altindaki cocugun fiil ehliyeti, vesayet altindaki kisinin ehliyeti gibidir.

    cocuk, borclarindan ana ve babanin cocuk mallari uzerindeki haklarina bakilmaksizin kendi malvarligi ile sorumludur.

    vi. cocugun aileyi temsil etmesi

    madde 344.- velayet altindaki cocuk, ayirt etme gucune sahip ise ana ve babanin rizasiyla aile adina hukuki islemler yapabilir; bu islemlerden dolayi ana ve baba borc altina girer.

    vii. cocuk ile ana ve baba arasindaki hukuki islemler

    madde 345.- cocuk ile ana veya baba arasinda ya da ana ve babanin menfaatine olarak cocuk ile ucuncu kisi arasinda yapilacak bir hukuki islemle cocugun borc altina girebilmesi, bir kayyimin katilmasina ve hakimin onayina baglidir.

    c. cocugun korunmasi

    i. koruma onlemleri

    madde 346.- cocugun menfaati ve gelismesi tehlikeye dustugu takdirde, ana ve baba duruma care bulamaz veya buna gucleri yetmezse hakim, cocugun korunmasi icin uygun onlemleri alir.

    ii. cocuklarin yerlestirilmesi
    madde 347.- cocugun bedensel ve zihinsel gelismesi tehlikede bulunur veya cocuk manen terk edilmis halde kalirsa hakim, cocugu ana ve babadan alarak bir aile yanina veya bir kuruma yerlestirebilir.

    cocugun aile icinde kalmasi ailenin huzurunu onlardan katlanmalari beklenemeyecek derecede bozuyorsa ve durumun gereklerine gore baska care de kalmamissa, ana ve baba veya cocugun istemi uzerine hakim ayni onlemleri alabilir.

    ana ve baba ile cocugun odeme gucu yoksa bu onlemlerin gerektirdigi giderler devletce karsilanir.

    nafakaya iliskin hukumler saklidir.

    iii. velayetin kaldirilmasi

    1. genel olarak

    madde 348.- cocugun korunmasina iliskin diger onlemlerden sonuc alinamaz ya da bu onlemlerin yetersiz olacagi onceden anlasilirsa, hakim asagidaki hallerde velayetin kaldirilmasina karar verir:

    1. ana ve babanin deneyimsizligi, hastaligi, ozurlu olmasi, baska bir yerde bulunmasi veya benzeri sebeplerden biriyle velayet gorevini geregi gibi yerine getirememesi.

    2. ana ve babanin cocuga yeterli ilgiyi gostermemesi veya ona karsi yukumluluklerini agir bicimde savsaklamasi.

    velayet ana ve babanin her ikisinden kaldirilirsa cocuga bir vasi atanir.

    kararda aksi belirtilmedikce, velayetin kaldirilmasi mevcut ve dogacak butun cocuklari kapsar.

    2. ana veya babanin yeniden evlenmesi halinde

    madde 349.- velayete sahip ana veya babanin yeniden evlenmesi, velayetin kaldirilmasini gerektirmez. ancak, cocugun menfaati gerektirdiginde velayet sahibi degistirilebilecegi gibi, durum ve kosullara gore velayet kaldirilarak cocuga vasi de atanabilir.

    3. velayetin kaldirilmasi halinde ana ve babanin yukumlulukleri

    madde 350.- velayetin kaldirilmasi halinde ana ve babanin cocuklarinin bakim ve egitim giderlerini karsilama yukumlulukleri devam eder.

    ana ve baba ile cocugun odeme gucu yoksa bu giderler devletce karsilanir.

    nafakaya iliskin hukumler saklidir.

    iv. durumun degismesi

    madde 351.- durumun degismesi halinde, cocugun korunmasina iliskin onlemlerin yeni kosullara uydurulmasi gerekir.

    velayetin kaldirilmasini gerektiren sebep ortadan kalkmissa hakim, re'sen ya da ana veya babanin istemi uzerine velayeti geri verir.

    yedinci ayirim
    cocuk mallari

    a. yonetim

    i. genel olarak

    madde 352.- ana ve baba, velayetleri devam ettigi surece cocugun mallarini yonetme hakkina sahip ve bununla yukumludurler; kural olarak hesap ve guvence vermezler.

    ana ve babanin yukumluluklerini yerine getirmedikleri durumlarda hakim mudahale eder.

    ii. evlilik sona erince
    madde 353.- evlilik sona erince velayet kendisinde kalan es, hakime cocugun malvarliginin dokumunu gosteren bir defter vermek ve bu malvarliginda veya yapilan yatirimlarda gerceklesen onemli degisiklikleri bildirmek zorundadir.

    b. kullanma hakki

    madde 354.- ana ve baba, kusurlari sebebiyle velayetleri kaldirilmadikca, cocugun mallarini kullanabilirler.

    c. gelirlerin sarfi
    madde 355.- ana ve baba, cocuk mallarinin gelirlerini oncelikle cocugun bakimi, yetistirilmesi ve egitimi icin; hakkaniyete uydugu olcude de aile ihtiyaclarini karsilamak uzere sarfedebilirler.

    gelir fazlasi, cocuk mallarina katilir.

    d. cocuk mallarinin kismen sarfi

    madde 356.- olagan ihtiyaclar gerektirdigi olcude sermaye biciminde odemeler, tazminatlar ve benzeri edimler cocugun bakimi icin kismen kullanilabilir.

    cocugun bakimi, yetistirilmesi ve egitimi icin zorunluluk varsa hakim, ana ve babaya belirledigi miktarlarda cocugun diger mallarina da basvurma yetkisini taniyabilir.

    e. cocugun serbest mallari

    i. kazandirmalar
    madde 357.- ana ve baba, faiz getiren yatirim veya tasarruf hesabi acilmak uzere ya da acikca ana ve babanin kullanmamasi kosuluyla cocuga yapilan kazandirmalarin gelirlerini kendi menfaatlerine sarfedemezler.

    kazandirmada bulunan kisi, kazandirma sirasinda acikca aksini ongormedikce, ana ve baba bunlar uzerinde yonetim hakkina sahiptir.

    ii. sakli pay

    madde 358.- olume bagli tasarruf yoluyla cocugun sakli payi ana ve babanin yonetimi disinda birakilabilir.

    mirasbirakan yonetimi bir ucuncu kisiye birakmissa, tasarrufunda bu kisinin belirli zamanlarda sulh hakimine hesap vermesini ongorebilir.

    iii. meslek veya sanat icin verilen mal ve kisisel kazanc

    madde 359.- ana ve baba tarafindan bir meslek veya sanat ile ugrasmasi icin cocuga kendi malindan verilen kismin veya kendi kisisel kazancinin yonetimi ve bunlardan yararlanma hakki cocuga aittir.

    cocugun evde ana ve babasiyla birlikte yasamasi halinde, ana ve baba ondan kendisinin bakimi icin uygun bir katkida bulunmasini isteyebilirler.

    f. cocuk mallarinin korunmasi

    i. onlemler

    madde 360.- ana ve baba, cocugun mallarini yonetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince ozen gostermezlerse hakim, mallarin korunmasi icin uygun onlemleri alir.

    hakim, ozellikle mallarin yonetimi konusunda talimat verebilir; belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabi yeterli gormezse, mallarin tevdi edilmesine veya guvence gosterilmesine karar verebilir.

    ii. yonetimin ana ve babadan alinmasi

    madde 361.- cocugun mallarinin tehlikeye dusmesi baska bir sekilde onlenemiyorsa hakim, yonetimin bir kayyima devredilmesine karar verebilir.

    cocugun, yonetimi ana ve babaya ait olmayan mallari tehlikeye dustugunde hakim, ayni onlemlerin alinmasini kararlastirabilir.

    cocuk mallarinin gelirlerinin veya bu mallardan ayrilmis belirli miktarlarin kanuna uygun sekilde sarfedileceginden kusku duyulursa hakim, bunlarin da yonetimini bir kayyima birakabilir.

    g. yonetimin sona ermesi

    i. mallarin devri

    madde 362.- ana ve baba, velayetleri veya yonetim haklari sona erince, cocugun mallarini, hesabiyla birlikte ergin cocuga, vasisine veya kayyima devrederler.

    ii. ana ve babanin sorumlulugu

    madde 363.- ana ve baba, cocuk mallarinin geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar.

    durustluk kuralina uygun olarak baskasina devrettikleri mallarin yerine sadece aldiklari karsiligi geri vermekle yukumludurler.

    kanuna uygun olarak cocuk veya aile icin yaptiklari harcamalardan dolayi tazminatla yukumlu tutulmazlar.


    ikinci bolum
    aile

    birinci ayirim

    nafaka yukumlulugu


    a. nafaka yukumluleri

    madde 364.- herkes, yardim etmedigi takdirde yoksulluga dusecek olan ustsoyu ve altsoyu ile kardeslerine nafaka vermekle yukumludur.

    kardeslerin nafaka yukumlulukleri, refah icinde bulunmalarina baglidir.

    es ile ana ve babanin bakim borclarina iliskin hukumler saklidir.

    b. dava hakki
    madde 365.- nafaka davasi, mirasciliktaki sira goz onunde tutularak acilir.

    dava, davacinin gecinmesi icin gerekli ve karsi tarafin mali gucune uygun bir yardim isteminden ibarettir.

    nafakanin, yukumlulerin bir veya bir kacindan istenmesi hakkaniyete aykiriysa hakim, onlarin nafaka yukumlulugunu azaltabilir veya kaldirabilir.

    dava, nafaka alacaklisina bakmakta olan resmi veya kamuya yararli kurumlar tarafindan da acilabilir.

    hakim, istem halinde, irat biciminde odenmesine karar verilen nafakanin gelecek yillarda taraflarin sosyal ve ekonomik durumlarina gore ne miktarda odenecegini karara baglayabilir.

    yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerlesim yeri mahkemesidir.

    c. korunmaya muhtac kisiler

    madde 366.- korunmaya muhtac kisilerin bakimi, bununla yukumlu kurumlar tarafindan saglanir. bu kurumlar, yaptiklari masraflari nafaka yukumlusu hisimlardan isteyebilirler.


    ikinci ayirim

    ev duzeni


    a. kosullari

    madde 367.- aile halinde yasayan birden cok kimsenin olusturdugu toplulugun kanuna, sozlesmeye veya orfe gore belirlenen bir ev baskani varsa, evi yonetme yetkisi ona ait olur.

    evi yonetme yetkisi, kan veya kayin hisimligi, iscilik, ciraklik veya benzeri sebeplerle ya da koruma ve gozetme iliskisi icinde ev halki olarak bir arada yasayanlarin hepsini kapsar.

    b. hukumleri
    i. ev duzeni ve gozetim

    madde 368.- birlikte yasayan kimseler evin duzenine tabidir. bu duzenin kurulusunda ev halkindan her birinin yarari adil bicimde gozetilir.

    ev halkinin her biri, ozellikle ogrenimi, egitimi, dini inanclari, meslek ve sanati icin gerekli ozgurlukten yararlanir.

    ev baskani, birlikte yasayanlarin evdeki esyasini ozenle korumak ve guvenlik altinda bulundurmakla yukumludur.

    ii. sorumluluk

    madde 369.- ev baskani, ev halkindan olan kucugun, kisitlinin, akil hastaligi veya akil zayifligi bulunan kisinin verdigi zarardan, alisilmis sekilde durum ve kosullarin gerektirdigi dikkatle onu gozetim altinda bulundurdugunu veya bu dikkat ve ozeni gosterseydi dahi zararin meydana gelmesini engelleyemeyecegini ispat etmedikce sorumludur.

    ev baskani, ev halkindan akil hastaligi veya akil zayifligi bulunanlarin kendilerini ya da baskalarini tehlikeye veya zarara dusurmemeleri icin gerekli onlemleri almakla yukumludur.

    zorunluluk halinde gerekli onlemlerin alinmasini yetkili makamdan ister.

    iii. altsoyun denklestirme alacagi

    1. kosullari

    madde 370.- ana ve baba veya buyuk ana ve baba ile birlikte yasayan ve emeklerini ya da gelirlerini aileye ozguleyen ergin altsoylar, buna karsilik uygun bir bedel isteyebilirler.

    uyusmazlik halinde hakim, bedelin miktari, guvence altina alinmasi ve odeme sekli hakkinda karar verir.

    2. istenmesi

    madde 371.- altsoy, bu bedeli borclunun olumu halinde isteyebilir.

    alacakli, bu alacagini borclunun sagliginda, birlikte yasamanin sona ermesi veya isletmenin el degistirmesi, borcluya karsi icra takibi yapilmasi veya onun iflasi hallerinde de isteyebilir.

    bu alacak zamanasimina ugramaz. fakat en gec borclunun terekesinin taksimi anina kadar istenebilir.

    ucuncu ayirim

    aile mallari


    a. aile vakfi

    madde 372.- aile bireylerinin egitim ve ogrenimleri, donanim ve desteklenmeleri ve bunlara benzer amaclarin gerektirdigi harcamalarin yapilmasi icin kisiler hukuku ve miras hukuku hukumleri uyarinca aile vakfi kurulabilir.

    bir malin veya hakkin baskalarina gecmemek uzere ayni soydan gelenlere kusaktan kusaga kalacak sekilde ozgulenmesi yasaktir. boyle bir ozgulenme, vakif kurma yoluyla da yapilamaz.

    b. aile mallari ortakligi
    i. olusumu

    1. kosullari

    madde 373.- hisimlar, kendilerine gecen mirasin tamami veya bir bolumuyle ya da ortaya baska mallar koymak suretiyle aralarinda bir aile mallari ortakligi kurabilirler.

    2. sekil

    madde 374.- aile mallari ortakligi sozlesmesinin resmi sekilde yapilmasi ve butun ortaklarin veya temsilcilerinin imzalarini tasimasi gerekir.

    ii. sure
    madde 375.- aile mallari ortakligi, belirli veya belirsiz sure icin kurulabilir. sure belirlenmedigi takdirde ortaklardan her biri, alti ay onceden bildirmek kosuluyla ortakliktan cikabilir.

    bu bildirim, tarimsal isletme ile ilgili bir ortaklikta, ancak urunlerin yetistigi yere gore olagan hasat mevsiminin sonu icin gecerlidir.

    iii. hukmu

    1. elbirligi ile isletme

    madde 376.- aile mallari ortakligi, ortaklari elbirligi ile iktisadi faaliyette bulunmak uzere birlestirir.

    aksi kararlastirilmis olmadikca, ortaklardan her biri esit hakka sahiptir.

    ortaklar, ortaklik devam ettigi surece paylarini isteyemeyecekleri gibi, bu paylari uzerinde tasarruf islemleri de yapamazlar.

    2. yonetim ve temsil

    a. genel olarak

    madde 377.- aile mallari ortakligi, tum ortaklarin elbirligi ile yonetilir.

    ortaklardan her biri, olagan yonetim islerini diger ortaklarin katilmasina gerek olmaksizin yapabilir.

    b. yoneticinin yetkisi

    madde 378.- ortaklar, iclerinden birini ortakliga yonetici olarak atayabilirler.

    yonetici, ortakligi yonetir ve ortaklikla ilgili islemlerde onu temsil eder.

    ortakligi kimin temsil edecegi ticaret siciline kaydedilmis olmadikca diger ortaklarin temsil yetkisi bulunmadigi iyiniyetli ucuncu kisilere karsi ileri surulemez.

    3. ortak mallar ve kisisel mallar

    madde 379.- ortaklar, ortakliga giren mallarin elbirligi halinde malikidirler.

    ortaklar, ortakligin borclarindan muteselsil olarak sorumludurlar.

    ortaklarin, ortaklik disinda biraktiklari mallar ile aksi kararlastirilmis olmadikca, ortakligin devami sirasinda miras yoluyla veya herhangi bir sekilde karsiliksiz kazanma yoluyla edindikleri mallar, onlarin kisisel mallaridir.

    iv. ortakligin sona ermesi

    1. sebepleri

    madde 380.- asagidaki hallerde ortaklik sona erer:

    1. butun ortaklarin anlasmasi veya feshin bildirilmesiyle,

    2. ortaklik suresi acikca veya ortulu olarak uzatilmadigi takdirde surenin bitmesiyle,

    3. ortaklardan birinin payinin haczedilmesi ve satisinin istenmesiyle,

    4. ortaklardan birinin iflasiyla,

    5. ortaklardan birinin hakli sebebe dayanan istemiyle.

    2. fesih bildirimi, odemeden aciz, evlenme

    madde 381.- ortaklardan biri feshi bildirir veya iflas ederse ya da bir ortagin haczedilmis payinin satisi istenirse, oteki ortaklar, ayrilan ortagin veya alacaklilarinin haklarini odeyerek ortakligi kendi aralarinda surdurebilirler.

    evlenen ortak, fesih bildirimine gerek olmaksizin ortakliktaki hakkinin kendisine odenmesini isteyebilir.

    3. olum

    madde 382.- ortaklardan birinin olumu halinde onun ortakliga dahil olmayan mirascilari, ancak olen ortaga dusen payin karsiliginin kendilerine odenmesini isteyebilirler.

    olen ortak mirasci olarak altsoyunu birakmissa, bunlar obur ortaklarin rizasi ile onun yerine ortakliga girebilirler.

    4. paylasma kurallari

    madde 383.- ortaklik mallarinin paylasilmasi veya ayrilan ortagin payinin hesaplanmasi, ortaklik mallarinin paylasma veya ayrilma zamanindaki degerine ve durumuna gore yapilir.

    paylasma ve hesaplasma uygun olmayan bir zamanda istenemez.

    v. kazanc payli aile mallari ortakligi

    1. konusu

    madde 384.- ortaklar, aralarinda yapacaklari sozlesmeyle, yillik kazanctan kendilerine belli bir pay verilmesi kaydiyla ortakligin temsilini ve ortakligin mallarinin isletilmesini iclerinden birine birakabilirler.

    bu pay, anlasmayla belirlenmemisse, ortaklik mallarinin uygun derecede uzun bir donemdeki kazancin ortalama miktari ile isleten ortagin calismasi ve yaptigi harcama goz onunde tutularak adil bir bicimde belirlenir.

    2. ozel sona erdirme sebepleri

    madde 385.- isletme ve temsili uzerine alan ortak, mallari geregi gibi isletmedigi veya yukumluluklerini yerine getirmedigi takdirde, ortaklarin ortakligin feshini isteme haklari vardir.

    ortaklardan birinin, hakli sebeplere dayanarak istemde bulunmasi uzerine hakim, mirastaki paylasma kurallarini goz onunde bulundurarak, bu ortagin isletme ve temsili uzerine alan ortakla birlikte yonetime ve ortaklik mallarindan yararlanmaya katilmasina karar verebilir.

    ortaklarin elbirligi ile islettikleri ortakliga iliskin kurallar, kazanc payli aile mallari ortakliginda da uygulanir.

    c. aile yurdu

    i. genel olarak

    madde 386.- konutlar, tarima veya sanayiye elverisli tasinmazlar, eklentileriyle birlikte aile yurdu haline getirilebilir.

    ii. kurulmasi

    1. kosullari

    madde 387.- aile yurdu haline getirilecek tasinmazlarin buyuklugu, uzerindeki rehin haklarina ve malikin diger mallarina bakilmaksizin, bir ailenin normal gecimine ve barinmasina yetecek olcuden fazla olamaz.

    mahkemece hakli sebeplere dayanilarak gecici bir istisna kabul edilmis olmadikca malikin, tasinmazi veya uzerindeki tesisi kendisinin isletmesi ya da konutta oturmasi zorunludur.

    2. usul ve sekil

    a. ilan

    madde 388.- alacaklilar ve aile yurdu kurulmasi yuzunden haklarinin zedelenmesi ihtimali bulunan kisiler, kurulustan once mahkemece yapilan ilanla itirazlarini iki ay icinde bildirmeye cagrilirlar.

    durum, alacaklari tasinmaz rehniyle guvenceye baglanmis olanlara ve hacizli alacaklilara ayrica bildirilir.

    b. ucuncu kisilerin haklarinin korunmasi

    madde 389.- aile yurdu haline getirilecek tasinmazda yurt olabilmesi icin gerekli kosullar bulunur ve yurdun kurulmasina ucuncu kisiler itiraz etmez veya itirazin haksiz oldugu anlasilirsa, mahkeme kurulusa izin verir.

    suresi icinde itiraz eden alacaklilarin ilgilerinin kesildigi ispat edilmedikce veya tasinmaz uzerinde bulunan rehin ve hacizler kaldirilmadikca, aile yurdu kurulmasina izin verilemez. borc, itiraz eden veya rehinli alacakli lehine vadeye bagli olsa bile, aile yurdu kurmak isteyen borclu hemen odemede bulunabilir.

    c. tapu kutugune serh verilmesi

    madde 390.- bir tasinmazin aile yurdu haline getirilmesi, ancak izne iliskin mahkeme kararinin o tasinmazin tapu kutugune serh verilmesiyle mumkun olur; bu husus mahkemece ilan edilir.

    iii. sonuclari

    1. tasarruf hakkinin sinirlanmasi

    madde 391.- aile yurdu haline getirilen tasinmazlar devrolunamaz, rehnedilemez ve kiraya verilemez.

    aile yurdu ve eklentileri hakkinda, mahkeme eliyle yonetim hali sakli kalmak kaydiyla, cebri icra yoluna basvurulamaz.

    2. kan hisimlarinin aile yurduna alinmasi

    madde 392.- malikin, yoksullugu sebebiyle aile yurduna alinmaya muhtac bulunan ve kabullerine engel olacak durumlari olmayan ustsoyunu, altsoyunu ve kardeslerini yurda kabul etmesine mahkemece karar verilebilir.

    3. malikin odemede acze dusmesi

    madde 393.- malik borclarini odemede acze duserse, aile yurdunu yonetmek uzere mahkemece bir yonetici atanir.

    yonetici, yurdu amacina ve alacaklilarin menfaatlerine uygun bicimde yonetir.

    alacaklilar, haklarini aciz belgelerindeki tarih ve iflastaki siraya gore alirlar.

    iv. sona ermesi
    1. malikin olumu halinde

    madde 394.- malikin olumunden sonra aile yurdunun devam edebilmesi, tasinmazin mirascilara yurt olarak gecmesine iliskin bir olume bagli tasarrufun yapilmis olmasina baglidir.

    boyle bir tasarruf yoksa, malik olunce tapu kutugundeki yurda iliskin serh silinir.

    2. malikin sagliginda

    madde 395.- malik sagliginda yurda son verebilir.

    bunun icin malik, tapu kutugundeki kaydi sildirmek uzere bir dilekceyle mahkemeye basvurur; bu istem mahkemece ilan olunur.

    ilan tarihinden baslayarak iki ay icinde bir itiraz yapilmaz veya yapilan itirazin haksizligi anlasilirsa, mahkeme kutukteki kaydin silinmesine izin verir.


    ucuncu kisim

    vesayet

    birinci bolum

    vesayet duzeni

    birinci ayirim

    vesayet organlari

    a. genel olarak

    madde 396.- vesayet organlari, vesayet daireleri ile vasi ve kayyimlardir.

    b. vesayet daireleri

    i. kamu vesayeti
    madde 397.- kamu vesayeti, vesayet makami ve denetim makamindan olusan vesayet daireleri tarafindan yurutulur.

    vesayet makami, sulh hukuk mahkemesi; denetim makami, asliye hukuk mahkemesidir.

    ii. ozel vesayet
    1. kosullari

    madde 398.- vesayet altindaki kisinin menfaatinin hakli gosterdigi, ozellikle bir isletmenin, bir ortakligin veya benzeri islerin surdurulmesi gerektigi takdirde vesayet istisnai olarak bir aileye verilebilir.

    bu durumda vesayet makaminin yetki, gorev ve sorumlulugu kurulacak aile meclisine gecer.

    2. kurulmasi

    madde 399.- ozel vesayet, vesayet altina alinan kisinin fiil ehliyetine sahip iki yakin hisiminin veya bir hisimi ile esinin istemi uzerine denetim makami tarafindan kurulur.

    3. aile meclisi

    madde 400.- aile meclisi, vesayet altindaki kisinin vasi olmaya ehil, denetim makaminca dort yil icin atanacak en az uc hisimindan olusur.

    vesayet altina alinanin esi de aile meclisine uye olabilir.

    4. guvence

    madde 401.- aile meclisi uyeleri, gorevlerini geregi gibi yerine getireceklerine dair guvence vermek zorundadirlar.

    guvence saglanmadan ozel vesayet kurulamaz.

    5. sona ermesi

    madde 402.- aile meclisi gorevini yapmadigi veya vesayet altindaki kisinin menfaati gerektirdigi takdirde, denetim makami her zaman aile meclisini degistirebilecegi gibi ozel vesayeti de sona erdirebilir.

    c. vasi ve kayyim
    madde 403.- vasi, vesayet altindaki kucugun veya kisitlinin kisiligi ve malvarligi ile ilgili butun menfaatlerini korumak ve hukuki islemlerde onu temsil etmekle yukumludur.

    kayyim, belirli isleri gormek veya malvarligini yonetmek icin atanir.

    bu kanunun vasi hakkindaki hukumleri, aksi belirtilmis olmadikca kayyim hakkinda da uygulanir.

    ikinci ayirim

    vesayeti gerektiren hÃ?ller

    a. kucukluk

    madde 404.- velayet altinda bulunmayan her kucuk vesayet altina alinir.

    gorevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren boyle bir halin varligini ogrenen nufus memurlari, idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamina bildirmek zorundadirlar.

    b. kisitlama

    i. akil hastaligi veya akil zayifligi

    madde 405.- akil hastaligi veya akil zayifligi sebebiyle islerini goremeyen veya korunmasi ve bakimi icin kendisine surekli yardim gereken ya da baskalarinin guvenligini tehlikeye sokan her ergin kisitlanir.

    gorevlerini yaparlarken vesayet altina alinmayi gerekli kilan bir durumun varligini ogrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamina bildirmek zorundadirlar.

    ii. savurganlik, alkol veya uyusturucu madde bagimliligi, kotu yasama tarzi, kotu yonetim

    madde 406.- savurganligi, alkol veya uyusturucu madde bagimliligi, kotu yasama tarzi veya malvarligini kotu yonetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlik veya yoksulluga dusurme tehlikesine yol acan ve bu yuzden devamli korunmaya ve bakima muhtac olan ya da baskalarinin guvenligini tehdit eden her ergin kisitlanir.

    iii. ozgurlugu baglayici ceza
    madde 407.- bir yil veya daha uzun sureli ozgurlugu baglayici bir cezaya mahkum olan her ergin kisitlanir.

    cezayi yerine getirmekle gorevli makam, boyle bir hukumlunun cezasini cekmeye basladigini, kendisine vasi atanmak uzere hemen yetkili vesayet makamina bildirmekle yukumludur.

    iv. istek uzerine

    madde 408.- yasliligi, sakatligi, deneyimsizligi veya agir hastaligi sebebiyle islerini gerektigi gibi yonetemedigini ispat eden her ergin kisitlanmasini isteyebilir.

    c. usul

    i. ilgilinin dinlenilmesi ve bilirkisi raporu

    madde 409.- bir kimse dinlenilmeden savurganligi, alkol veya uyusturucu madde bagimliligi, kotu yasama tarzi, kotu yonetimi veya istegi sebebiyle kisitlanamaz.

    akil hastaligi veya akil zayifligi sebebiyle kisitlamaya ancak resmi saglik kurulu raporu uzerine karar verilir. hakim, karar vermeden once, kurul raporunu goz onunde tutarak kisitlanmasi istenen kisiyi dinleyebilir.

    ii. ilan
    madde 410.- kisitlama karari, kesinlesince hemen kisitlinin yerlesim yeri ile nufusa kayitli oldugu yerde ilan olunur.

    kisitlama, iyiniyetli ucuncu kisileri ilandan once etkilemez.

    ayirt etme gucune sahip olmamanin sonuclarina iliskin hukumler saklidir.


    ucuncu ayirim
    yetki

    a. vesayet islerinde yetki

    madde 411.- vesayet islerinde yetki kucugun veya kisitlinin yerlesim yerindeki vesayet dairelerine aittir.

    b. yerlesim yerinin degismesi

    madde 412.- vesayet makaminin izni olmadikca vesayet altindaki kisi yerlesim yerini degistiremez.

    yerlesim yerinin degismesi halinde yetki, yeni vesayet dairelerine gecer. bu takdirde kisitlama yeni yerlesim yerinde ilan olunur.


    dorduncu ayirim

    vasinin atanmasi

    a. kosullari

    i. genel olarak

    madde 413.- vesayet makami, bu gorevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar.

    gereken durumlarda, bu gorevi birlikte veya vesayet makami tarafindan belirlenen yetkileri uyarinca ayri ayri yerine getirmek uzere birden cok vasi atanabilir.

    rizalari bulunmadikca birden cok kimse vesayeti birlikte yurutmekle gorevlendirilemez.

    ii. esin ve hisimlarin onceligi

    madde 414.- hakli sebepler engel olmadikca, vesayet makami, vesayet altina alinacak kisinin oncelikle esini veya yakin hisimlarindan birini, vasilik kosullarina sahip olmalari kaydiyla bu goreve atar. bu atamada yerlesim yerlerinin yakinligi ve kisisel iliskiler goz onunde tutulur.

    iii. ilgililerin istegi

    madde 415.- hakli sebepler engel olmadikca, vasilige, vesayet altina alinacak kisinin ya da ana veya babasinin gosterdigi kimse atanir.

    iv. vasiligi kabul yukumlulugu

    madde 416.- vesayet altina alinan kimsenin yerlesim yerinde oturanlardan vasilige atananlar, bu gorevi kabul etmekle yukumludurler.

    aile meclisince atanma halinde vasiligi kabul yukumlulugu yoktur.

    v. vasilikten kacinma sebepleri

    madde 417.- asagidaki kisiler vasiligi kabul etmeyebilirler:

    l. altmis yasini doldurmus olanlar,

    2.bedensel ozurleri veya surekli hastaliklari sebebiyle bu gorevi guclukle yapabilecek olanlar,

    3. dortten cok cocugun velisi olanlar,

    4. uzerinde vasilik gorevi olanlar,

    5. cumhurbaskani, turkiye buyuk millet meclisi ve bakanlar kurulu uyeleri, hakimlik ve savcilik meslegi mensuplari.

    vi. vasilige engel olan sebepler

    madde 418.- asagidaki kisiler vasi olamazlar:

    1. kisitlilar,

    2. kamu hizmetinden yasaklilar veya haysiyetsiz hayat surenler,

    3. menfaati kendisine vasi atanacak kisinin menfaati ile onemli olcude catisanlar veya onunla aralarinda dusmanlik bulunanlar,

    4. ilgili vesayet daireleri hakimleri.

    b. atama usulu

    i. vasinin atanmasi

    madde 419.- vesayet makami, gecikmeksizin vasi atamakla yukumludur.

    gerek duyuldugunda henuz ergin olmayanlarin da kisitlanmasina karar verilebilir; ancak, kisitlama karari ergin olduktan sonra sonuc dogurur.

    kisitlanan ergin cocuklar kural olarak vesayet altina alinmayip velayet altinda birakilir.

    ii. gecici onlemler

    madde 420.- vesayet isleri zorunlu kildigi takdirde vesayet makami, vasinin atanmasindan once de re'sen gerekli onlemleri alir; ozellikle, kisitlanmasi istenen kisinin fiil ehliyetini gecici olarak kaldirabilir ve ona bir temsilci atayabilir.

    vesayet makaminin karari ilan olunur.

    iii. teblig ve ilan
    madde 421.- atama karari vasiye hemen teblig olunur.

    kisitlamaya ve vasi atanmasina veya kisitlanan velayet altinda birakilmissa buna iliskin karar, kisitlinin yerlesim yerinde ve nufusa kayitli oldugu yerde ilan olunur.

    iv. kacinma ve itiraz

    1. usul

    madde 422.- vasilige atanan kisi, bu durumun kendisine tebliginden baslayarak on gun icinde vasilikten kacinma hakkini kullanabilir.

    ilgili olan herkes, vasinin atandigini ogrendigi gunden baslayarak on gun icinde atamanin kanuna aykiri oldugunu ileri surebilir.

    vesayet makami, vasilikten kacinma veya itiraz sebebini yerinde gorurse yeni bir vasi atar; yerinde gormedigi takdirde, bu konudaki gorusu ile birlikte gerekli karari vermek uzere durumu denetim makamina bildirir.

    2. gecici gorev

    madde 423.- vasilige atanan kimse, vasilikten kacinmis veya atanmasina itiraz edilmis olsa bile, yerine bir baskasi atanincaya kadar vasiye ait gorevleri yerine getirmekle yukumludur.

    3. karar

    madde 424.- denetim makami, verecegi karari vasilige atanmis olan kimseye ve vesayet makamina bildirir.

    vasilige atananin gorevden alinmasi halinde vesayet makami, hemen yeni bir vasi atar.

    v. gorevin verilmesi

    madde 425.- atama karari kesinlesince vesayet makami vasinin goreve baslamasi icin gerekli islemleri yapar.


    besinci ayirim

    kayyimlik ve yasal danismanlik

    a. kayyimligi gerektiren haller

    i. temsil

    madde 426.- vesayet makami, asagida yazili olan veya kanunda gosterilen diger hallerde ilgilisinin istegi uzerine veya re'sen temsil kayyimi atar:

    1. ergin bir kisi, hastaligi, baska bir yerde bulunmasi veya benzeri bir sebeple ivedi bir isini kendisi gorebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda degilse,

    2. bir iste yasal temsilcinin menfaati ile kucugun veya kisitlinin menfaati catisiyorsa,

    3. yasal temsilcinin gorevini yerine getirmesine bir engel varsa.

    ii. yonetim

    1. kanun geregi

    madde 427.- vesayet makami, yonetimi kimseye ait olmayan mallar icin gereken onlemleri alir ve ozellikle asagidaki hallerde bir yonetim kayyimi atar:

    1. bir kimse uzun sureden beri bulunamaz ve oturdugu yer de bilinemezse,

    2. vesayet altina alinmasi icin yeterli bir sebep bulunmamakla beraber, bir kisi malvarligini kendi basina yonetmek veya bunun icin temsilci atamak gucunden yoksunsa,

    3. bir terekede mirascilik haklari henuz belli degilse veya ceninin menfaatleri gerekli kilarsa,

    4. bir tuzel kisi gerekli organlardan yoksun kalmis ve yonetimi baska yoldan saglanamamissa,

    5. bir hayir isi veya genel yarar amaci guden baska bir is icin halktan toplanan para ve sair yardimi yonetme veya harcama yolu saglanamamissa.

    2. istek uzerine

    madde 428.- istege bagli kisitlama sebeplerinden biri varsa, ergin bir kisiye kendi istegi uzerine bir kayyim atanabilir.

    b. yasal danismanlik
    madde 429.- kisitlanmasi icin yeterli sebep bulunmamakla beraber korunmasi bakimindan fiil ehliyetinin sinirlanmasi gerekli gorulen ergin bir kisiye asagidaki islerde gorusu alinmak uzere bir yasal danisman atanir:

    1. dava acma ve sulh olma,

    2. tasinmazlarin alimi, satimi, rehnedilmesi ve bunlar uzerinde baska bir ayni hak kurulmasi,

    3. kiymetli evrakin alimi, satimi ve rehnedilmesi,

    4. olagan yonetim sinirlari disinda kalan yapi isleri,

    5. odunc verme ve alma,

    6. ana parayi alma,

    7. bagislama,

    8. kambiyo taahhudu altina girme,

    9. kefil olma.

    ayni kosullar altinda bir kimsenin malvarligini yonetme yetkisi, gelirlerinde diledigi gibi tasarruf hakki sakli kalmak uzere kaldirilabilir.

    c. yetki

    madde 430.- temsil kayyimi, kendisine kayyim atanacak kimsenin yerlesim yeri vesayet makami tarafindan atanir.

    yonetim kayyimi, malvarliginin buyuk bolumunun yonetildigi veya temsil edilen kimsenin payina dusen mallarin bulundugu yer vesayet makami tarafindan atanir.

    d. usul

    madde 431.- vasinin atanmasi usulune iliskin kurallar, kayyim ve yasal danismanin atanmasinda da uygulanir.

    kayyim veya yasal danisman atanmasina iliskin karar, ancak vesayet makaminin gerekli gormesi halinde ilan olunur.


    altinci ayirim

    koruma amaciyla ozgurlugun kisitlanmasi

    a. kosullari

    madde 432.- akil hastaligi, akil zayifligi, alkol veya uyusturucu madde bagimliligi, agir tehlike arzeden bulasici hastalik veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum icin tehlike olusturan her ergin kisi, kisisel korunmasinin baska sekilde saglanamamasi halinde, tedavisi, egitimi veya islahi icin elverisli bir kuruma yerlestirilir veya alikonulabilir. gorevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varligini ogrenen kamu gorevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamina bildirmek zorundadirlar.

    bu konuda kisinin cevresine getirdigi kulfet de goz onunde tutulur.

    ilgili kisi durumu elverir elvermez kurumdan cikarilir.

    b. yetki
    madde 433.- yerlestirme veya alikoymaya karar verme yetkisi, ilgilinin yerlesim yeri veya gecikmesinde sakinca bulunan hallerde bulundugu yer vesayet makamina aittir.

    yerlestirme veya alikoymaya karar veren vesayet makami, kurumdan cikarmaya da yetkilidir.

    c. bildirim yukumlulugu
    madde 434.- kisitli bir kisi bir kuruma yerlestirildigi veya alikonuldugu ya da ergin bir kisi hakkinda vesayete iliskin diger onlemlerin alinmasina gerek goruldugu takdirde, kisinin bulundugu yer vesayet makami veya ozel kanunlarda ongorulen ilgililer, durumu yerlesim yeri vesayet makamina bildirmekle yukumludurler.

    d. itiraz
    madde 435.- kuruma yerlestirilen kisi veya yakinlari, verilen karara karsi kendilerine bildirilmesinden baslayarak on gun icinde denetim makamina itiraz edebilirler.

    bu hak, kurumdan cikarilma isteminin reddi halinde de kullanilabilir.

    e. usul
    i. genel olarak
    madde 436.- koruma amaciyla ozgurlugun kisitlanmasi, asagidaki kurallar sakli kalmak uzere, hukuk usulu muhakemeleri kanununa tabidir:

    1. karar verilirken ilgilinin bunun sebepleri hakkinda bilgilendirilmesi ve karara karsi denetim makamina itiraz edebilecegine yazili olarak dikkatinin cekilmesi zorunludur.

    2. bir kuruma yerlestirilen kisiye, alikonulma kararina veya kurumdan cikarilma isteminin reddine karsi en gec on gun icinde denetim makamina itiraz edebilecegi derhal yazili olarak bildirilir.

    3. mahkeme kararini gerektiren her istem, gecikmeksizin yetkili hakime ulastirilir.

    4. yerlestirme karari veren vesayet makami veya hakim durumun ozelliklerine gore bu istemin gorusulmesini erteleyebilir.

    5. akil hastaligi, akil zayifligi, alkol veya uyusturucu madde bagimliligi, agir tehlike arzeden bulasici hastaligi olanlar hakkinda, ancak resmi saglik kurulu raporu alindiktan sonra karar verilebilir. vesayet makaminin daha onceden bilirkisiye basvurmus olmasi halinde denetim makami bundan vazgecebilir.

    ii. yargilama usulu

    madde 437.- hakim, basit yargilama usulune gore karar verir.

    gerektiginde ilgili kisiye adli yardim saglanir.

    hakim, karar verirken ilgili kisiyi dinler.


    ikinci bolum

    vesayetin yurutulmesi

    birinci ayirim

    vasinin gorevleri

    a. goreve baslama
    i. defter tutma
    madde 438.- vasilige atanma kararinin kesinlesmesi uzerine vasi ile vesayet makaminin gorevlendirecegi bir kisi tarafindan, vakit gecirilmeksizin, yonetilecek malvarliginin defteri tutulur.

    vesayet altindaki kisi ayirt etme gucune sahipse, olanak bulundugu takdirde defter tutulurken hazir bulundurulur.

    kosullar gerektirdigi takdirde denetim makami, vasi ve vesayet makaminin istegi uzerine vesayet altindaki kisinin malvarliginin resmi defterinin tutulmasina karar verebilir. bu defter, mirastaki resmi defterin alacaklilara karsi dogurdugu sonuclari dogurur ve oradaki usul uyarinca tutulur.

    ii. degerli seylerin saklanmasi

    madde 439.- kiymetli evrak, degerli esya, onemli belge ve benzerleri, malvarliginin yonetimi bakimindan bir sakinca yoksa, vesayet makaminin gozetimi altinda guvenli bir yere konulur.

    iii. tasinirlarin satilmasi
    madde 440.- vesayet altindaki kisinin menfaati gerektirirse degerli seylerin disindaki tasinirlar, vesayet makaminin verecegi talimat uyarinca, acik artirma ile satilir. hakim, ozel durumlari, tasinirin niteligini veya degerinin azligini goz onune alarak pazarlikla satisa da karar verebilir.

    vesayet altindaki kisinin kendisi veya ailesi icin ozel bir deger tasiyan seyler, zorunluluk olmadikca satilamaz.

    iv. paralarin yatirilmasi

    1.yatirma zorunlulugu

    madde 441.- vesayet altindaki kisinin kendisi veya malvarliginin yonetimi icin gerekli olmayan paralar, faiz getirmek uzere, vesayet makami tarafindan belirlenen milli bir bankaya yatirilir veya hazine tarafindan cikarilan menkul kiymetlere cevrilir.

    paranin yatirilmasini bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybini odemekle yukumludur.

    2. yatirimlarin donusturulmesi

    madde 442.- yeteri kadar guven verici olmayan yatirimlar, guvenli yatirimlara donusturulur.

    donusturme isleminin uygun zamanda ve vesayet altindaki kisinin menfaati gozetilerek yapilmasi gerekir.

    v. ticari ve sinai isletmeler

    madde 443.- vesayet altindaki kisinin malvarligi icinde ticari, sinai veya benzeri bir isletme varsa; vesayet makami, bunlarin isletilmesinin devami veya tasfiyesi icin gerekli talimati verir.

    vi. tasinmazlarin satilmasi

    madde 444.- tasinmazlarin satisi, vesayet makaminin talimati uyarinca ve ancak vesayet altindaki kisinin menfaati gerekli kildigi hallerde mumkundur.

    satis, vesayet makaminin bu is icin gorevlendirecegi bir kisi tarafindan vasi de hazir oldugu halde acik artirmayla yapilir ve ihale vesayet makaminin onamasiyla tamam olur; onamaya iliskin kararin ihale gununden baslayarak on gun icinde verilmesi gerekir.

    ancak denetim makami, istisnai olarak ozel durumlari, tasinmazin niteligini veya degerinin azligini goz onune alarak pazarlikla satisa da karar verebilir.

    b. ozen ve temsil

    i. kisiye ozen

    1. kucuklerde

    a. genel olarak

    madde 445.- vesayet altindaki kisi kucuk ise, vasi onun bakimi ve egitimi icin gereken onlemleri almakla yukumludur.

    vesayet dairelerinin yetkilerine iliskin hukumler sakli kalmak kaydiyla, vasi bu konuda ana ve babanin yetkilerine sahiptir.

    b. koruma amaciyla ozgurlugun kisitlanmasi

    madde 446.- kucuklerin koruma amaciyla bir kuruma yerlestirilmesine vasinin basvurusu uzerine vesayet makami veya gecikmesinde sakinca bulunan hallerde bizzat vasi karar verir ve durumu derhal vesayet makamina bildirir.

    bunun disinda usul ve yetkiyle ilgili konularda kisitli olsun veya olmasin erginlerin korunmasi amaciyla ozgurluklerinin kisitlanmasina iliskin hukumler uygulanir.

    onalti yasini doldurmamis cocuk bu konuda mahkemeye bizzat basvuramaz.

    2. kisitlilarda

    madde 447.- vasi, kisitliyi korumak ve butun kisisel islerinde ona yardim etmekle yukumludur.

    gecikmesinde sakinca bulunan hallerde vasi, koruma amaciyla ozgurlugun kisitlanmasina iliskin hukumlere gore kisitliyi bir kuruma yerlestirebilir veya orada alikoyabilir ve durumu derhal vesayet makamina bildirir.

    ii. temsil
    1. genel olarak

    madde 448.- vesayet dairelerinin yetkilerine iliskin hukumler sakli kalmak kaydiyla vasi, vesayet altindaki kisiyi butun hukuki islemlerinde temsil eder.

    2. yasak islemler

    madde 449.- vesayet altindaki kisi adina kefil olmak, vakif kurmak ve onemli bagislarda bulunmak yasaktir.

    3. vesayet altindaki kisinin gorusunun alinmasi

    madde 450.- vesayet altindaki kisi goruslerini olusturma ve aciklama yetenegine sahipse, vasi onemli islerde karar vermeden once olanak olcusunde, onun gorusunu almakla yukumludur.

    vesayet altindaki kisinin isi uygun bulmus olmasi vasiyi sorumluluktan kurtarmaz.

    4. vesayet altindaki kisinin yapabilecegi isler

    a. vasinin rizasi

    madde 451.- ayirt etme gucune sahip olan vesayet altindaki kisi, vasinin acik veya ortulu izni veya sonraki onamasiyla yukumluluk altina girebilir veya bir haktan vazgecebilir.

    yapilan islem diger tarafin belirledigi veya basvurusu uzerine hakimin belirleyecegi uygun bir sure icinde onanmazsa, diger taraf bununla bagli olmaktan kurtulur.

    b. onamamanin sonucu

    madde 452.- vasinin onamadigi islemlerde taraflardan her biri verdigini geri isteyebilir. ancak, vesayet altindaki kisi, sadece kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamaninda malvarliginda mevcut olan zenginlesme tutariyla ya da iyiniyetli olmaksizin elden cikarmis oldugu miktarla sorumludur.

    vesayet altindaki kisi, fiil ehliyetine sahip oldugu hususunda diger tarafi yaniltmis ise, onun bu yuzden ugradigi zarardan sorumlu olur.

    5. meslek veya sanat

    madde 453.- vesayet altindaki kisiye vesayet makami tarafindan bir meslek veya sanatin yurutulmesi icin izin verilmis ise, o kisi bununla ilgili her turlu olagan islemleri yapmaya yetkilidir ve bu tur islemlerden dolayi butun malvarligi ile sorumludur.

    c. malvarliginin yonetilmesi
    i. yonetim ve hesap tutma yukumlulugu

    madde 454.- vasi, vesayet altindaki kisinin malvarligini iyi bir yonetici gibi ozenle yonetmek zorundadir.

    vasi, yonetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makaminin belirledigi tarihlerde ve her halde yilda bir defa hesabi onun incelemesine sunmakla yukumludur.

    vesayet altindaki kisi goruslerini olusturma ve aciklama yetenegine sahip ise, hesabin hakim tarafindan incelenmesi sirasinda olanak olcusunde hazir bulundurulur.

    ii. serbest mallar

    madde 455.- vesayet altindaki kisi, kendi tasarrufuna birakilmis olan mallar ile vasinin izniyle calisarak kazandigi mallari serbestce yonetir ve kullanir.

    d. gorevin suresi

    madde 456.- vasi, kural olarak iki yil icin atanir.

    vesayet makami, bu sureyi her defasinda ikiser yil uzatabilir.

    dort yil dolunca vasi, vasilikten kacinma hakkini kullanabilir.

    e. vasinin ucreti

    madde 457.- vasi, vesayet altindaki kisinin malvarligindan, olanak bulunmadigi takdirde hazineden karsilanmak uzere kendisine bir ucret verilmesini isteyebilir. odenecek ucret, yonetimin gerektirdigi emek ve yonetilen malvarliginin geliri goz onunde tutulmak suretiyle her hesap donemi icin vesayet makami tarafindan belirlenir.


    ikinci ayirim

    kayyimin gorevleri

    a. kayyimin konumu

    madde 458.- bir kimseye kayyim atanmasi onun fiil ehliyetini etkilemez. yasal danismanliga iliskin hukumler saklidir.

    kayyimin gorev suresi ve ucreti vesayet makami tarafindan belirlenir.

    b. kayyimligin kapsami

    i. belli bir is
    madde 459.- belli bir is icin gorevlendirilmis olan kayyim, vesayet makaminin talimatina aynen uymak zorundadir.

    ii. malvarliginin yonetimi

    madde 460.- kayyim bir malvarliginin yonetimi ve gozetimi ile gorevlendirilmis ise, yalniz o malvarliginin yonetim ve korunmasi icin gerekli olan isleri yapabilir.

    kayyimin, bunun disindaki isleri yapabilmesi, temsil olunanin verecegi ozel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda degilse vesayet makaminin iznine baglidir.


    ucuncu ayirim

    vesayet dairelerinin gorevleri

    a. sikayet ve itiraz

    madde 461.- ayirt etme gucune sahip olan vesayet altindaki kisi ve her ilgili, vasinin eylem ve islemlerine karsi vesayet makamina sikayette bulunabilir.

    vesayet makaminin kararlarina karsi teblig gununden baslayarak on gun icinde denetim makamina itiraz edilebilir.

    b. izin
    i. vesayet makamindan

    madde 462.- asagidaki hallerde vesayet makaminin izni gereklidir:

    1. tasinmazlarin alimi, satimi, rehnedilmesi ve bunlar uzerinde baska bir ayni hak kurulmasi,

    2. olagan yonetim ve isletme ihtiyaclari disinda kalan tasinir veya diger hak ve degerlerin alimi, satimi, devri ve rehnedilmesi,

    3. olagan yonetim sinirlarini asan yapi isleri,

    4. odunc verme ve alma,

    5. kambiyo taahhudu altina girme,

    6. bir yil veya daha uzun sureli urun ve uc yil veya daha uzun sureli tasinmaz kirasi sozlesmeleri yapilmasi,

    7. vesayet altindaki kisinin bir sanat veya meslekle ugrasmasi,

    8. acele hallerde vasinin gecici onlemler alma yetkisi sakli kalmak uzere, dava acma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapilmasi,

    9. mal rejimi sozlesmeleri, mirasin paylastirilmasi ve miras payinin devri sozlesmeleri yapilmasi,

    10. borc odemeden aciz beyani,

    11. vesayet altindaki kisi hakkinda hayat sigortasi yapilmasi,

    12. ciraklik sozlesmesi yapilmasi,

    13. vesayet altindaki kisinin bir egitim, bakim veya saglik kurumuna yerlestirilmesi,

    14. vesayet altindaki kisinin yerlesim yerinin degistirilmesi.

    ii. denetim makamindan

    madde 463.- asagidaki hallerde vesayet makaminin izninden sonra denetim makaminin da izni gereklidir:

    1. vesayet altindaki kisinin evlat edinmesi veya evlat edinilmesi,

    2. vesayet altindaki kisinin vatandasliga girmesi veya cikmasi,

    3. bir isletmenin devralinmasi veya tasfiyesi, kisisel sorumlulugu gerektiren bir ortakliga girilmesi veya onemli bir sermaye ile bir sirkete ortak olunmasi,

    4. omur boyu aylik veya gelir baglama veya olunceye kadar bakma sozlesmeleri yapilmasi,

    5. mirasin kabulu, reddi veya miras sozlesmesi yapilmasi,

    6. kucugun ergin kilinmasi,

    7. vesayet altindaki kisi ile vasi arasinda sozlesme yapilmasi.

    c. rapor ve hesaplarin incelenmesi

    madde 464.- vesayet makami, vasinin belli donemlerde verecegi rapor ve hesaplari inceler; gerekli gordugu hallerde bunlarin tamamlanmasi veya duzeltilmesini ister.

    vesayet makami, rapor ve hesaplari kabul veya reddeder; gerektiginde vesayet altindaki kisinin menfaatini korumak icin uygun onlemleri alir.

    d. iznin bulunmamasi

    madde 465.- kanunen gerektigi halde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmis oldugu islemler, vesayet altindaki kisinin vasinin izni olmaksizin yaptigi islem hukmundedir.


    dorduncu ayirim

    vesayet organlarinin

    sorumlulugu

    a. ozen yukumu

    madde 466.- vesayet organlari ve vesayet isleriyle gorevlendirilmis olan diger kisiler, bu gorevlerini yerine getirirlerken iyi bir yonetimin gerektirdigi ozeni gostermekle yukumludurler.

    b. vasinin sorumlulugu

    madde 467.- vasi, gorevini yerine getirirken kusurlu davranisiyla vesayet altindaki kisiye verdigi zarardan sorumludur.

    kayyim ve yasal danismanlar hakkinda da ayni hukum uygulanir.

    c. devletin sorumlulugu

    madde 468.- devlet, vesayet dairelerinde gorevli olanlarin hukuka aykiri olarak sebebiyet verdikleri zararlardan dogrudan dogruya sorumlu oldugu gibi; vasi, kayyim ve yasal danismanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur.

    zarari tazmin eden devlet, zararin meydana gelmesinde kusurlu olanlara rucu eder.

    zararin dogmasina kusurlari ile sebep olanlar, rucu hakkini kullanan devlete karsi muteselsilen sorumludurlar.

    d. gorev ve yetki

    madde 469.- devletin vesayet dairelerinde gorevli kisilere karsi rucu davasina bakmaya, vesayet dairelerinin bulundugu yere en yakin asliye mahkemesi yetkilidir.

    vesayetle ilgili tazminat ve diger rucu davalari vesayet dairelerinin bulundugu yer asliye mahkemesinde gorulur.


    ucuncu bolum

    vesayetin sona ermesi

    birinci ayirim

    vesayeti gerektiren hÃ?llerin

    sona ermesi

    a. kucuklerde

    madde 470.- kucuk uzerindeki vesayet, onun ergin olmasiyla kendiliginden sona erer.

    erginlige mahkemece karar verilmis ise, mahkeme ayni zamanda kucugun hangi tarihte ergin olacagini tespit ve ilan eder.

    b. hukumlulerde

    madde 471.- ozgurlugu baglayici cezaya mahkumiyet sebebiyle kisitli bulunan kisi uzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesiyle kendiliginden ortadan kalkar.

    c. diger kisitlilarda

    i. kaldirilmasi

    madde 472.- diger kisitlilar uzerindeki vesayet, yetkili vesayet makaminin karariyla sona erer.

    vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkmasi uzerine vesayet makami vesayetin sona ermesine karar verir.

    kisitli ve ilgililerden her biri, vesayetin kaldirilmasi isteminde bulunabilir.

    ii. usulu

    1. ilan

    madde 473.- kisitlama ilan edilmisse, kaldirilmasi da ilan olunur.

    fiil ehliyetinin yeniden kazanilmasi, ilanin yapilmasina bagli degildir.

    2. akil hastaligi veya akil zayifliginda

    madde 474.- akil hastaligi veya akil zayifligi yuzunden kisitlanmis olan kisi uzerindeki vesayetin kaldirilmasina, ancak kisitlama sebebinin ortadan kalkmis oldugunun resmi saglik kurulu raporu ile belirlenmesi halinde karar verilebilir.

    3. savurganlik, alkol veya uyusturucu madde bagimliligi, kotu yasama tarzi, kotu yonetimde

    madde 475.- savurganligi, alkol veya uyusturucu madde bagimliligi, kotu yasama tarzi veya malvarligini kotu yonetmesi sebebiyle kisitlanmis olan kisinin vesayetin kaldirilmasini isteyebilmesi, en az bir yildan beri vesayet altina alinmasini gerektiren sebeple ilgili olarak bir sikayete meydan vermemis olmasina baglidir.

    4. istek uzerine kisitlamada

    madde 476.- kendi istegiyle kisitlanmis olan kisi uzerindeki vesayetin kaldirilmasi, kisitlamayi gerektiren sebebin ortadan kalkmasina baglidir.

    d. kayyimlikta ve yasal danismanlikta

    i. genel olarak

    madde 477.- temsil kayyimligi, kayyimin yapmakla gorevlendirildigi isin bitirilmesiyle sona erer.

    yonetim kayyimligi, kayyimin atanmasini gerektiren sebebin ortadan kalkmasi veya kayyimin gorevden alinmasiyla sona erer.

    yasal danismanlik, vesayetin kaldirilmasina iliskin hukumler uyarinca vesayet makaminin karariyla sona erer.

    ii. ilan

    madde 478.- atamanin ilan edilmis olmasi veya vesayet makaminin gerekli gormesi hallerinde, kayyimligin sona erdigi de ilan olunur.


    ikinci ayirim
    vasilik gorevinin sona ermesi

    a. fiil ehliyetinin yitirilmesi ve olum

    madde 479.- vasilik gorevi, vasinin fiil ehliyetini yitirmesi veya olumuyle sona erer.

    b. surenin sona ermesi ve uzatilmamasi

    i. surenin dolmasi

    madde 480.- vasilik gorevi, uzatilmadigi takdirde, surenin dolmasiyla sona erer.

    ii. engelin veya kacinma sebebinin ortaya cikmasi

    madde 481.- vasi, vasilige engel bir sebebin ortaya cikmasi halinde gorevinden cekilmek zorundadir.

    vasi, bir kacinma sebebi ortaya ciktigi takdirde surenin bitiminden once gorevinden alinmasini isteyebilir; ancak, onemli sebeplerin varligi halinde gorevine devam etmek zorundadir.

    iii. goreve devam zorunlulugu

    madde 482.- gorevi sona eren vasi, yenisi goreve baslayincaya kadar zorunlu isleri yapmakla yukumludur.

    c. gorevden alinma

    i. sebepleri

    madde 483.- vasi, gorevini agir surette savsaklar, yetkilerini kotuye kullanir veya guveni sarsici davranislarda bulunur ya da borc odemede acze duserse, vesayet makami tarafindan gorevden alinir.

    vasinin gorevini yapmakta yetersizligi sebebiyle vesayet altindaki kisinin menfaatleri tehlikeye duserse, vesayet makami kusuru olmasa bile vasiyi gorevden alabilir.

    ii. usulu

    1. istek uzerine veya re'sen

    madde 484.- ayirt etme gucune sahip olan vesayet altindaki kisi veya her ilgili, vasinin gorevden alinmasini isteyebilir.

    gorevden alinmayi gerektiren sebebin varligini baska bir yoldan ogrenen vesayet makami, vasiyi re'sen gorevden almakla yukumludur.

    2. arastirma ve uyari

    madde 485.- vesayet makami, ancak gerekli arastirmayi yaptiktan ve vasiyi dinledikten sonra onu gorevden alabilir.

    vesayet makami, agir olmayan hallerde vasiye gorevden alinacagi konusunda uyarida bulunur.

    3. gecici onlemler

    madde 486.- gecikmesinde tehlike bulunan hallerde vesayet makami, vasiye gecici olarak isten el cektirip bir kayyim atayabilecegi gibi; gerekirse muhtemel zarari goz onunde bulundurarak vasinin mallarina ihtiyati haciz koyabilir ve tutuklanmasini da isteyebilir.

    4. diger onlemler

    madde 487.- vesayet makami, gorevden alma ve uyarida bulunmanin yani sira, vesayet altindaki kisinin korunmasi icin gerekli diger onlemleri de almakla yukumludur.

    5. itiraz

    madde 488.- ilgililer, vesayet makaminin kararlarina karsi, teblig gununden baslayarak on gun icinde denetim makamina itiraz edebilirler. denetim makami, gerektiginde durusma da yaparak bu itirazi kesin karara baglar.


    ucuncu ayirim

    vesayetin sona ermesinin
    sonuclari

    a. kesin hesap ve malvarliginin teslimi

    madde 489.- gorevi sona eren vasi, yonetimle ilgili son raporu ve kesin hesabi vesayet makamina vermekle yukumlu oldugu gibi; malvarligini vesayet altindaki kisiye, mirascilarina veya yeni vasiye teslim edilmek uzere hazir bulundurmak zorundadir.

    b. rapor ve hesabin incelenmesi
    madde 490.- son rapor ve kesin hesap belli zamanlarda verilen rapor ve hesaplar gibi vesayet makami tarafindan incelenir ve onaylanir.

    c. vasinin gorevine son verilmesi
    madde 491.- son rapor ve kesin hesap onaylandiktan ve malvarligi vesayet altindaki kisiye, mirascilarina veya yeni vasiye teslim edildikten sonra, vesayet makami vasinin gorevinin sona erdigine karar verir.

    vesayet makami, son rapor ve kesin hesabin onaylanmasi veya reddi konusundaki karari ile birlikte kesin hesabi vesayet altindaki kisiye, mirascilarina veya yeni vasiye, tazminat davasi acma haklari bulundugunu da belirtmek suretiyle teblig eder. bu tebligde vasinin gorevine son verildigi de belirtilir.

    d. sorumluluk davasinda zamanasimi

    i. olagan zamanasimi

    madde 492.- sorumlu vasi ve kayyima karsi acilacak tazminat davasi kesin hesabin teblig edildigi tarihten baslayarak bir yil gecmekle zamanasimina ugrar.

    tazmin ettirilemeyen zararlar icin devlete karsi acilacak tazminat davasinin zamanasimi suresi, zararin vasi, kayyim ve yasal danismana tazmin ettirilemeyeceginin anlasilmasindan baslayarak bir yildir.

    vesayet dairelerinde gorevli olanlarin sebebiyet verdikleri zararlardan dolayi devlete karsi acilacak davalarin zamanasimi genel hukumlere tabidir.

    devletin rucu davasi, rucu hakkinin dogumunun uzerinden bir yil gecmekle zamanasimina ugrar.

    ii. olaganustu zamanasimi

    madde 493.- olagan zamanasimi suresi islemeye baslamadan once zarar goren tarafindan bilinmesi veya anlasilmasi olanagi bulunmayan bir hesap yanlisligina veya bir sorumluluk sebebine dayanan tazminat davasi, hesap yanlisliginin veya sorumluluk sebebinin ogrenilmesinden baslayarak bir yil icinde acilabilir.

    vesayetten dogan tazminat davalari, her halde kesin hesabin tebliginin uzerinden on yil gecmekle zamanasimina ugrar.

    e. vesayet altindaki kisinin alacagi

    madde 494.- vesayet altindaki kisinin vasi veya devlete karsi alacaklari imtiyazli alacaktir.


    ucuncu kitap

    miras hukuku
    birinci kisim

    mirascilar

    birinci bolum

    yasal mirascilar

    a. kan hisimlari

    i. altsoy

    madde 495.- mirasbirakanin birinci derece mirascilari, onun altsoyudur.

    cocuklar esit olarak mirascidirlar.

    mirasbirakandan once olmus olan cocuklarin yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylari alir.

    ii. ana ve baba

    madde 496.- altsoyu bulunmayan mirasbirakanin mirascilari, ana ve babasidir. bunlar esit olarak mirascidirlar.

    mirasbirakandan once olmus olan ana ve babanin yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylari alir.

    bir tarafta hic mirasci bulunmadigi takdirde, butun miras diger taraftaki mirascilara kalir.

    iii. buyuk ana ve buyuk baba

    madde 497.- altsoyu, ana ve babasi ve onlarin altsoyu bulunmayan mirasbirakanin mirascilari, buyuk ana ve buyuk babalaridir. bunlar, esit olarak mirascidirlar.

    mirasbiraka
    dan once olmus olan buyuk ana ve buyuk babalarin yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylari alir.

    ana veya baba tarafindan olan buyuk ana ve buyuk babalardan biri altsoyu bulunmaksizin mirasbirakandan once olmusse, ona dusen pay ayni taraftaki mirascilara kalir.

    ana veya baba tarafindan olan buyuk ana ve buyuk babalarin ikisi de altsoylari bulunmaksizin mirasbirakandan once olmuslerse, butun miras diger taraftaki mirascilara kalir.

    sag kalan es varsa, buyuk ana ve buyuk babalardan birinin mirasbirakandan once olmus olmasi halinde, payi kendi cocuguna; cocugu yoksa o taraftaki buyuk ana ve buyuk babaya; bir taraftaki buyuk ana ve buyuk babanin her ikisinin de olmus olmalari halinde onlarin paylari diger tarafa gecer.

    iv. evlilik disi hisimlar

    madde 498.- evlilik disinda dogmus ve soybagi, tanima veya hakim hukmuyle kurulmus olanlar, baba yonunden evlilik ici hisimlar gibi mirasci olurlar.

    b. sag kalan es
    madde 499.- sag kalan es, birlikte bulundugu zumreye gore mirasbirakana asagidaki oranlarda mirasci olur:

    1. mirasbirakanin altsoyu ile birlikte mirasci olursa, mirasin dortte biri,

    2. mirasbirakanin ana ve baba zumresi ile birlikte mirasci olursa, mirasin yarisi,

    3. mirasbirakanin buyuk ana ve buyuk babalari ve onlarin cocuklari ile birlikte mirasci olursa, mirasin dortte ucu, bunlar da yoksa mirasin tamami ese kalir.

    c. evlatlik

    madde 500.- evlatlik ve altsoyu, evlat edinene kan hisimi gibi mirasci olurlar. evlatligin kendi ailesindeki mirasciligi da devam eder.

    evlat edinen ve hisimlari, evlatliga mirasci olmazlar.

    devami :

    (beelzebub, 18 Eylül 2005 Pazar, 06:11:05)
  4. d. devlet
    madde 501.- mirasci birakmaksizin olen kimsenin mirasi devlete gecer.


    ikinci bolum

    olume bagli tasarruflar
    birinci ayirim

    tasarruf ehliyeti

    a. ehliyet

    i. vasiyette

    madde 502.- vasiyet yapabilmek icin ayirt etme gucune sahip ve onbes yasini doldurmus olmak gerekir.

    ii. miras sozlesmesinde

    madde 503.- miras sozlesmesi yapabilmek icin ayirt etme gucune sahip ve ergin olmak, kisitli bulunmamak gerekir.

    b. irade sakatligi

    madde 504.- mirasbirakanin yanilma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altinda yaptigi olume bagli tasarruf gecersizdir. ancak, mirasbirakan yanildigini veya aldatildigini ogrendigi ya da korkutma veya zorlamanin etkisinden kurtuldugu gunden baslayarak bir yil icinde tasarruftan donmedigi takdirde tasarruf gecerli sayilir.

    olume bagli tasarrufta kisinin veya seyin belirtilmesinde acik yanilma halinde mirasbirakanin gercek arzusu kesin olarak tespit edilebilirse, tasarruf bu arzuya gore duzeltilir.


    ikinci ayirim

    tasarruf ozgurlugu


    a. tasarruf edilebilir kisim

    i. kapsami

    madde 505.- mirasci olarak altsoyu, ana ve babasi, kardesleri veya esi bulunan mirasbirakan, mirasinin sakli paylar disinda kalan kisminda olume bagli tasarrufta bulunabilir.

    bu mirascilardan hic biri yoksa, mirasbirakan mirasinin tamaminda tasarruf edebilir.

    ii. sakli pay
    madde 506.- sakli pay asagidaki oranlardan ibarettir:

    1. altsoy icin yasal miras payinin yarisi,

    2. ana ve babadan her biri icin yasal miras payinin dortte biri,

    3. kardeslerden her biri icin yasal miras payinin sekizde biri,

    4. sag kalan es icin, altsoy veya ana ve baba zumresiyle birlikte mirasci olmasi halinde yasal miras payinin tamami, diger hallerde yasal miras payinin dortte ucu.

    iii. tasarruf edilebilir kismin hesabi

    1. borclarin indirilmesi

    madde 507.- tasarruf edilebilir kisim, terekenin mirasbirakanin olumu gunundeki durumuna gore hesaplanir.

    hesap yapilirken, mirasbirakanin borclari, cenaze giderleri, terekenin muhurlenmesi ve yazimi giderleri, mirasbirakan ile birlikte yasayan ve onun tarafindan bakilan kimselerin uc aylik gecim giderleri terekeden indirilir.

    2. saglararasi karsiliksiz kazandirmalar

    madde 508.- mirasbirakanin saglararasi karsiliksiz kazandirmalari, tenkise tabi olduklari olcude, tasarruf edilebilir kismin hesabinda terekeye eklenir.

    3. sigorta alacaklari

    madde 509.- mirasbirakanin kendi olumunde odenmek uzere ucuncu kisi lehine hayat sigortasi sozlesmesi yapmasi veya boyle bir kisiyi sonradan lehdar olarak tayin etmesi ya da sigortaciya karsi olan istem hakkini saglararasi veya olume bagli tasarrufla karsiliksiz olarak ucuncu kisiye devretmesi halinde, sigorta alacaginin mirasbirakanin olumu zamanindaki satin alma degeri terekeye eklenir.

    b. mirasciliktan cikarma
    i. sebepleri

    madde 510.- asagidaki durumlarda mirasbirakan, olume bagli bir tasarrufla sakli payli mirascisini mirasciliktan cikarabilir:

    1. mirasci, mirasbirakana veya mirasbirakanin yakinlarindan birine karsi agir bir suc islemisse,

    2. mirasci, mirasbirakana veya mirasbirakanin ailesi uyelerine karsi aile hukukundan dogan yukumluluklerini onemli olcude yerine getirmemisse.

    ii. hukumleri

    madde 511.- mirasciliktan cikarilan kimse, mirastan pay alamayacagi gibi; tenkis davasi da acamaz.

    mirasbirakan baska turlu tasarrufta bulunmus olmadikca, mirasciliktan cikarilan kimsenin miras payi, o kimse mirasbirakandan once olmus gibi, mirasciliktan cikarilanin varsa altsoyuna, yoksa mirasbirakanin yasal mirascilarina kalir.

    mirasciliktan cikarilan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbirakandan once olmus gibi sakli payini isteyebilir.

    iii. ispat yuku

    madde 512.- mirasciliktan cikarma, mirasbirakan ancak buna iliskin tasarrufunda cikarma sebebini belirtmisse gecerlidir.

    mirasciliktan cikarilan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varligini ispat, cikarmadan yararlanan mirasciya veya vasiyet alacaklisina duser.

    sebebin varligi ispat edilememis veya cikarma sebebi tasarrufta belirtilmemisse tasarruf, mirascinin sakli payi disinda yerine getirilir; ancak, mirasbirakan bu tasarrufu cikarma sebebi hakkinda dustugu acik bir yanilma yuzunden yapmissa, cikarma gecersiz olur.

    iv. borc odemeden aciz sebebiyle mirasciliktan cikarma

    madde 513.- mirasbirakan, hakkinda borc odemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu, sakli payinin yarisi icin mirasciliktan cikarabilir. ancak, bu yariyi mirasciliktan cikarilanin dogmus ve dogacak cocuklarina ozgulemesi sarttir.

    miras acildigi zaman borc odemeden aciz belgesinin hukmu kalmamissa veya belgenin kapsadigi borc tutari mirasciliktan cikarilanin miras payinin yarisini asmiyorsa, mirasciliktan cikarilanin istemi uzerine cikarma iptal olunur.

    ucuncu ayirim

    olume bagli tasarruflarin

    cesitleri

    a. genel olarak

    madde 514.- mirasbirakan, tasarruf ozgurlugunun sinirlari icinde, malvarliginin tamaminda veya bir kisminda vasiyetname ya da miras sozlesmesiyle tasarrufta bulunabilir.

    mirasbirakanin uzerinde tasarruf etmedigi kisim yasal mirascilarina kalir.

    b. kosullar ve yuklemeler
    madde 515.- mirasbirakan, olume bagli tasarruflarini kosullara veya yuklemelere baglayabilir. tasarruf hukum ve sonuclarini dogurdugu andan itibaren, her ilgili kosul veya yuklemenin yerine getirilmesini isteyebilir.

    hukuka veya ahlaka aykiri kosullar ve yuklemeler, iliskin bulunduklari tasarrufu gecersiz kilar.

    anlamsiz veya yalniz baskalarini rahatsiz edici nitelikte olan kosullar ve yuklemeler yok sayilir.

    c. mirasci atama

    madde 516.- mirasbirakan, mirasinin tamami veya belli bir orani icin bir veya birden cok kisiyi mirasci atayabilir.

    bir kisinin, mirasin tamamini veya belli bir oranini almasini iceren her tasarruf, mirasci atanmasi sayilir.

    d. belirli mal birakma

    i. konusu

    madde 517.- mirasbirakan, bir kimseye onu mirasci atamaksizin belirli bir mal birakma yoluyla kazandirmada bulunabilir.

    belirli mal birakma, olume bagli tasarrufla bir kimseye terekedeki bir malin mulkiyetinin veya terekenin tamami ya da bir kismi uzerinde intifa hakkinin kazandirilmasina yonelik olabilecegi gibi; bir kimse lehine tereke degeri uzerinden bir edimin yerine getirilmesinin, bir iradin baglanmasinin veya bir kimsenin bir borctan kurtarilmasinin, mirascilar veya belirli mal birakilanlara yukletilmesi suretiyle de olabilir.

    birakilan belirli mal terekede bulunmadigi takdirde, tasarruftan aksi anlasilmadikca, olume bagli tasarrufu yerine getirmekle yukumlu olanlar borctan kurtulurlar.

    ii. teslim borcu

    madde 518.- birakilan belirli mal, mirasin acilmasi anindaki durumuyla teslim olunur; yarar ve hasar, mirasin acilmasi aninda kendisine belirli mal birakilana gecer.

    tasarrufu yerine getirme ile yukumlu olan kimse, mirasin acilmasindan sonra birakilan belirli mala yaptigi harcamalar ve mala verdigi zararlardan dolayi, vekaletsiz is gorenin haklarina sahip ve borclariyla yukumlu olur.

    iii. tereke ile ilgisi

    madde 519.- tereke mevcudunu veya tasarrufu yerine getirme yukumlusune yapilan kazandirmayi ya da sakli payi zedeleyen tasarruflarin orantili olarak tenkisi istenebilir.

    tasarrufu yerine getirme yukumlusu, mirasciligi veya kendisine birakilan kazandirmayi reddetmis ya da mirasbirakandan once olmus veya mirastan yoksun kalmis olsa bile tasarruf yururlukte kalir; yerine getirme borcu, bu durumlardan yararlananlara gecer.

    yasal veya atanmis mirasci, mirasi reddetmis olsa bile lehine yapilmis bir tasarrufun yerine getirilmesini isteyebilir.

    e. yedek mirasci atama

    madde 520.- mirasbirakan, atadigi mirascinin kendisinden once olmesi veya mirasi reddetmesi halinde onun yerine gecmek uzere bir veya birden cok kisiyi yedek mirasci olarak atayabilir.

    bu kural belirli mal birakmada da uygulanir.

    f. artmirasci atama

    i. belirlenmesi
    madde 521.- mirasbirakan, olume bagli tasarrufuyla onmirasci atadigi kisiyi mirasi artmirasciya devretmekle yukumlu kilabilir.

    ayni yukumluluk artmirasciya yuklenemez.

    bu kurallar belirli mal birakmada da uygulanir.

    ii. artmirasciya gecis

    madde 522.- tasarrufta gecis ani belirtilmemisse miras, onmirascinin olumuyle artmirasciya gecer.

    tasarrufta gecis ani gosterilmis olup onmirascinin olumunde bu an henuz gelmemisse miras, guvence gostermeleri kosuluyla onmirascinin mirascilarina teslim edilir.

    mirasin artmirasciya gecmesine herhangi bir sebeple olanak kalmadigi anda miras, onmirasciya; onmirasci olmusse onun mirascilarina kesin olarak kalir.

    iii. guvence

    madde 523.- onmirasciya gecen mirasin sulh mahkemesince defteri tutulur.

    mirasbirakan acikca bagisik tutmadikca, mirasin onmirasciya teslimi onun guvence gostermesine baglidir. tasinmazlarda bu guvence, yeterli goruldugu takdirde mirasi gecirme yukumlulugunun tapu kutugune serh verilmesiyle de saglanabilir.

    onmirasci guvence gostermez veya artmirascinin beklenen haklarini tehlikeye dusururse, mirasin resmen yonetimine karar verilir.

    iv. hukumleri
    1. onmirasci hakkinda

    madde 524.- onmirasci, mirasi atanmis mirascilar gibi kazanir.

    onmirasci, mirasa artmirasciya gecirme yukumlulugu ile sahip olur.

    2. artmirasci hakkinda

    madde 525.- artmirasci, mirasi belirlenmis olan gecis aninda sag ise kazanir.

    artmirasci gecis anindan once olmusse, tasarrufta aksi ongorulmus olmadikca, miras onmirasciya kalir.

    onmirasci mirasbirakanin olumunde sag degilse veya mirastan yoksun kalmissa ya da mirasi reddederse, miras artmirasciya gecer.

    g. vakif

    madde 526.- mirasbirakan, terekesinin tasarruf edilebilir kisminin tamamini veya bir bolumunu ozgulemek suretiyle vakif kurabilir.

    vakif, ancak kanun hukumlerine uyulmak kosuluyla tuzel kisilik kazanir.

    h. miras sozlesmeleri
    i. olumlu miras sozlesmesi

    madde 527.- mirasbirakan, miras sozlesmesiyle mirasini veya belirli malini sozlesme yaptigi kimseye ya da ucuncu bir kisiye birakma yukumlulugu altina girebilir.

    mirasbirakan, malvarliginda eskisi gibi serbestce tasarruf edebilir; ancak, miras sozlesmesindeki yukumlulugu ile bagdasmayan olume bagli tasarruflarina veya bagislamalarina itiraz edilebilir.

    ii. mirastan feragat sozlesmesi

    1. kapsami

    madde 528.- mirasbirakan, bir mirascisi ile karsiliksiz veya bir karsilik saglanarak mirastan feragat sozlesmesi yapabilir.

    feragat eden, mirascilik sifatini kaybeder.

    bir karsilik saglanarak mirastan feragat, sozlesmede aksi ongorulmedikce feragat edenin altsoyu icin de sonuc dogurur.

    2. hukumden dusmesi

    madde 529.- mirastan feragat sozlesmesi belli bir kisi lehine yapilmis olup bu kisinin herhangi bir sebeple mirasci olamamasi halinde, feragat hukumden duser.

    mirastan feragat sozlesmesi belli bir kisi lehine yapilmamissa, en yakin ortak kokun altsoyu lehine yapilmis sayilir ve bunlarin herhangi bir sebeple mirasci olamamasi halinde, feragat yine hukumden duser.

    3. tereke alacaklilarinin haklari

    madde 530.- mirasin acilmasi aninda tereke, borclari karsilayamiyorsa ve borclar mirascilar tarafindan da odenmiyorsa, feragat eden ve mirascilari, alacaklilara karsi feragat icin olumunden onceki bes yil icinde mirasbirakandan almis olduklari karsiliktan, mirasin acilmasi anindaki zenginlesmeleri tutarinda sorumludurlar.


    dorduncu ayirim

    olume bagli tasarruflarin

    sekilleri


    a. vasiyet

    i. sekilleri

    1. genel olarak

    madde 531.- vasiyet, resmi sekilde veya mirasbirakanin el yazisi ile ya da sozlu olarak yapilabilir.

    2. resmi vasiyetname

    a. duzenlenmesi

    madde 532.- resmi vasiyetname, iki tanigin katilmasiyla resmi memur tarafindan duzenlenir.

    resmi memur, sulh hakimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmis diger bir gorevli olabilir.

    b. memurun islevi

    madde 533.- mirasbirakan, arzularini resmi memura bildirir. bunun uzerine memur, vasiyetnameyi yazar veya yazdirir ve okumasi icin mirasbirakana verir.

    vasiyetname, mirasbirakan tarafindan okunup imzalanir.

    memur, vasiyetnameyi tarih koyarak imzalar.

    c. taniklarin katilmasi

    madde 534.- vasiyetnameye tarih ve imza konulduktan hemen sonra mirasbirakan, vasiyetnameyi okudugunu, bunun son arzularini icerdigini memurun huzurunda iki taniga beyan eder.

    taniklar, bu beyanin kendi onlerinde yapildigini ve mirasbirakani tasarrufa ehil gorduklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdirarak altini imzalarlar.

    vasiyetname iceriginin taniklara bildirilmesi zorunlu degildir.

    d. mirasbirakan tarafindan okunmaksizin ve imzalanmaksizin duzenleme

    madde 535.- mirasbirakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanigin onunde ona okur ve bunun uzerine mirasbirakan vasiyetnamenin son arzularini icerdigini beyan eder.

    bu durumda taniklar, hem mirasbirakanin beyaninin kendi onlerinde yapildigini ve onu tasarrufa ehil gorduklerini; hem vasiyetnamenin kendi onlerinde memur tarafindan mirasbirakana okundugunu ve onun vasiyetnamenin son arzularini icerdigini beyan ettigini vasiyetnameye yazarak veya yazdirarak altini imzalarlar.

    e. duzenlemeye katilma yasagi

    madde 536.- fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi karariyla kamu hizmetinden yasaklilar, okur yazar olmayanlar, mirasbirakanin esi, ustsoy ve altsoy kan hisimlari, kardesleri ve bu kisilerin esleri, resmi vasiyetnamenin duzenlenmesine memur veya tanik olarak katilamazlar.

    resmi vasiyetnamenin duzenlenmesine katilan memura ve taniklara, bunlarin ustsoy ve altsoy kan hisimlarina, kardeslerine ve bu kisilerin eslerine o vasiyetname ile kazandirmada bulunulamaz.

    f. vasiyetnamenin saklanmasi

    madde 537.- resmi vasiyetnameyi duzenleyen memur, vasiyetnamenin aslini saklamakla yukumludur.

    3. el yazili vasiyetname

    madde 538.- el yazili vasiyetnamenin yapildigi yil, ay ve gun gosterilerek basindan sonuna kadar mirasbirakanin el yazisiyla yazilmis ve imzalanmis olmasi zorunludur.

    el yazili vasiyetname, saklanmak uzere acik veya kapali olarak notere, sulh hakimine veya yetkili memura birakilabilir.

    4. sozlu vasiyet

    a. son arzulari anlatma

    madde 539.- mirasbirakan; yakin olum tehlikesi, ulasimin kesilmesi, hastalik, savas gibi olaganustu durumlar yuzunden resmi veya el yazili vasiyetname yapamiyorsa, sozlu vasiyet yoluna basvurabilir.

    bunun icin mirasbirakan, son arzularini iki taniga anlatir ve onlara bu beyanina uygun bir vasiyetname yazmalari veya yazdirmalari gorevini yukler.

    resmi vasiyetname duzenlenmesinde okur yazar olma kosulu disinda, taniklara iliskin yasaklar, sozlu vasiyetteki taniklar icin de gecerlidir.

    b. belgeleme

    madde 540.- mirasbirakan tarafindan gorevlendirilen taniklardan biri, kendilerine beyan edilen son arzulari, yer, yil, ay ve gunu de belirterek hemen yazar, bu belgeyi imzalar ve diger taniga imzalatir. yazilan belgeyi ikisi birlikte vakit gecirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verirler ve mirasbirakani vasiyetname yapmaya ehil gorduklerini, onun son arzularini olaganustu durum icinde kendilerine anlattigini hakime beyan ederler.

    taniklar, daha once bir belge duzenlemek yerine, vakit gecirmeksizin mahkemeye basvurup yukaridaki hususlari beyan ederek mirasbirakanin son arzularini bir tutanaga gecirtebilirler.

    sozlu vasiyet yoluna basvuran kimse askerlik hizmetinde bulunuyorsa, tegmen veya daha yuksek rutbeli bir subay; ulke sinirlari disinda seyreden bir ulasim aracinda bulunuyorsa, o aracin sorumlu yoneticisi; saglik kurumlarinda tedavi edilmekteyse, saglik kurumunun en yetkili yoneticisi hakim yerine gecer.

    c. hukumden dusme

    madde 541.- mirasbirakan icin sonradan diger sekillerde vasiyetname yapma olanagi dogarsa, bu tarihin uzerinden bir ay gecince sozlu vasiyet hukumden duser.

    ii. vasiyetten donme

    1. yeni vasiyetname ile

    madde 542.- mirasbirakan, vasiyetname icin kanunda ongorulen sekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak onceki vasiyetnameden her zaman donebilir.

    vasiyetnamenin tamamindan veya bir kismindan donulebilir.

    2. yok etme ile

    madde 543.- mirasbirakan, yok etmek suretiyle de vasiyetnameden donebilir.

    kaza sonucunda veya ucuncu kisinin kusuruyla yok olan ve iceriginin aynen ve tamamen belirlenmesine olanak bulunmayan vasiyetname hukumsuz kalir. tazminat isteme hakki saklidir.

    3. sonraki tasarruflar

    madde 544.- mirasbirakan, onceki vasiyetnamesini ortadan kaldirmaksizin yeni bir vasiyetname yaparsa, kuskuya yer birakmayacak surette onceki vasiyetnameyi tamamlamadikca, sonraki vasiyetname onun yerini alir.

    belirli mal birakma vasiyeti de, vasiyetnamede aksi belirtilmedikce, mirasbirakanin sonradan o mal uzerinde bu vasiyetle bagdasmayan baska bir tasarrufta bulunmasiyla ortadan kalkar.

    b. miras sozlesmesi

    i. sekli

    madde 545.- miras sozlesmesinin gecerli olmasi icin resmi vasiyetname seklinde duzenlenmesi gerekir.

    sozlesmenin taraflari, arzularini resmi memura ayni zamanda bildirirler ve duzenlenen sozlesmeyi memurun ve iki tanigin onunde imzalarlar.

    ii. ortadan kaldirilmasi
    1. saglararasinda

    a. sozlesme veya vasiyetname ile

    madde 546.- miras sozlesmesi, taraflarin yazili anlasmasiyla her zaman ortadan kaldirilabilir.

    miras sozlesmesiyle mirasci atanan veya kendisine belirli mal birakilan kisinin, mirasbirakana karsi miras sozlesmesinin yapilmasindan sonra mirasciliktan cikarma sebebi olusturan davranista bulundugu ortaya cikarsa; mirasbirakan, miras sozlesmesini tek tarafli olarak ortadan kaldirabilir.

    tek tarafli ortadan kaldirma, vasiyetnameler icin kanunda ongorulen sekillerden biriyle yapilir.

    b. sozlesmeden donme yolu ile

    madde 547.- miras sozlesmesi geregince saglararasi edimleri isteme hakki bulunan taraf, bu edimlerin sozlesmeye uygun olarak yerine getirilmemesi veya guvenceye baglanmamasi halinde borclar hukuku kurallari uyarinca sozlesmeden donebilir.

    2. mirasbirakandan once olme

    madde 548.- mirasci atanan veya kendisine belirli mal birakilan kisi mirasbirakanin olumunde sag degilse, miras sozlesmesi kendiliginden ortadan kalkar.

    mirasbirakandan once olen kisinin mirascilari, aksi kararlastirilmis olmadikca, olume bagli tasarrufta bulunandan, miras sozlesmesi uyarinca elde ettigi olum tarihindeki zenginlesmeyi geri isteyebilirler.

    c. tasarruf edilebilir kismin daralmasi

    madde 549.- miras sozlesmesi veya vasiyetnameyle yapilan olume bagli kazandirmalar, mirasbirakanin tasarruf edebilecegi kismin sonradan daralmasi yuzunden hukumsuz olmaz; sadece tenkis edilebilir.

    besinci ayirim
    vasiyeti yerine getirme

    gorevlisi

    a. atanmasi

    i. atanma ve ehliyet

    madde 550.- mirasbirakan, vasiyetnameyle bir veya birden cok vasiyeti yerine getirme gorevlisi atayabilir.

    vasiyeti yerine getirme gorevlisinin, goreve basladigi sirada fiil ehliyetine sahip olmasi gerekir.

    vasiyeti yerine getirme gorevlisine sulh hakimi tarafindan bu gorevi bildirilir; bildirim tarihinden baslayarak onbes gun icinde kabul edilmedigi sulh hakimine bildirilmezse, gorev kabul edilmis sayilir.

    vasiyeti yerine getirme gorevlisi hizmetinin karsiliginda uygun bir ucret isteyebilir.

    ii. birden cok vasiyeti yerine getirme gorevlisi

    madde 551.- birden cok vasiyeti yerine getirme gorevlisinin atanmis olmasi halinde, tasarruftan veya isin niteliginden aksi anlasilmadikca bunlar gorevi birlikte yuruturler.

    bunlardan biri gorevi kabul etmez veya edemez ya da herhangi bir sebeple gorevi sona ererse, mirasbirakanin tasarrufundan aksi anlasilmadikca digerleri goreve devam eder.

    birden cok vasiyeti yerine getirme gorevlisi birlikte hareket etmek uzere atanmis olsa bile acele hallerde her biri gerekli islemleri yapabilir.

    b. gorev ve yetkileri
    i. genel olarak

    madde 552.- mirasbirakan, tasarrufunda aksini ongormus veya sinirli bir gorev vermis olmadikca vasiyeti yerine getirme gorevlisi, mirasbirakanin son arzularinin yerine getirilmesi icin gerekli butun islemleri yapmakla gorevli ve yetkilidir.

    vasiyeti yerine getirme gorevlisi, ozellikle;

    1. goreve basladiktan sonra gecikmeksizin terekedeki mallarin, haklarin ve borclarin listesini duzenler. liste duzenlenirken olanak varsa mirascilar hazir bulundurulur.

    2. terekeyi yonetir ve yonetimin gerektirdigi olcude tereke mallarinin zilyetliginin kendisine devrini ister.

    3. tereke alacaklarini tahsil eder, borclarini oder.

    4. vasiyetleri yerine getirir.

    5. terekenin paylasilmasi icin plan hazirlar.

    6. tereke ile ilgili dava ve takiplerde miras ortakligini temsil eder. mirascilar tarafindan acilmis davalardan gorevi ile ilgili olanlara mudahil olarak katilabilir.

    7. actigi veya aleyhine acilan davalar ile yapilan takipleri mirascilara bildirir.

    ii. tereke mallari uzerinde tasarruf

    madde 553.- mirasbirakan taahhut etmis olmadikca, terekeye dahil mallarin, vasiyeti yerine getirme gorevlisi tarafindan devri veya bunlar uzerinde sinirli ayni haklar kurulmasi, sulh hakiminin yetki vermesine baglidir. hakim, olanak bulundugu takdirde mirascilari dinledikten sonra karar verir. olagan giderleri karsilayacak olcudeki tasarruflar icin yetki almaya gerek yoktur.

    c. gorevin sona ermesi

    madde 554.- vasiyeti yerine getirme gorevlisinin gorevi, olumu veya atanmasini gecersiz kilan bir sebebin varligi halinde kendiliginden sona erer.

    vasiyeti yerine getirme gorevlisi sulh hakimine yapacagi bir beyanla gorevinden ayrilabilir. gorev uygunsuz bir zamanda birakilamaz.

    d. denetlenmesi

    madde 555.- vasiyeti yerine getirme gorevlisi, gorevinin yerine getirilmesinde sulh hakiminin denetimine tabidir.

    hakim, sikayet uzerine veya re'sen gereken onlemleri alir.

    vasiyeti yerine getirme gorevlisinin yetersiz oldugu, gorevini kotuye kullandigi veya agir ihmali tespit edilirse, sulh hakimi tarafindan gorevine son verilir. bu karara karsi tebliginden baslayarak onbes gun icinde asliye mahkemesine itiraz edilebilir. itiraz uzerine verilen karar kesindir.

    e. sorumlulugu

    madde 556.- vasiyeti yerine getirme gorevlisi, gorevini yerine getirirken ozen gostermekle yukumludur; ilgililere karsi bir vekil gibi sorumludur.


    altinci ayirim

    olume bagli tasarruflarin

    iptali ve tenkisi

    a. iptal davasi

    i. sebepleri

    madde 557.- asagidaki sebeplerle olume bagli bir tasarrufun iptali icin dava acilabilir:

    1. tasarruf mirasbirakanin tasarruf ehliyeti bulunmadigi bir sirada yapilmissa,

    2. tasarruf yanilma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapilmissa,

    3. tasarrufun icerigi, baglandigi kosullar veya yuklemeler hukuka veya ahlaka aykiri ise,

    4. tasarruf kanunda ongorulen sekillere uyulmadan yapilmissa.

    ii. dava hakki

    madde 558.- iptal davasi, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasci veya vasiyet alacaklisi tarafindan acilabilir.

    dava, olume bagli tasarrufun tamaminin veya bir kisminin iptaline iliskin olabilir.

    iptal davasi, olume bagli tasarrufla kendilerine, eslerine veya hisimlarina kazandirma yapilanlarin tasarrufun duzenlenmesine katilmalarinin yol actigi sakatliga dayandigi takdirde tasarrufun tamami degil, yalniz bu kazandirmalar iptal edilir.

    iii. hak dusurucu sureler

    madde 559.- iptal davasi acma hakki, davacinin tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi oldugunu ogrendigi tarihten baslayarak bir yil ve her halde vasiyetnamelerde acilma tarihinin, diger tasarruflarda mirasin gecmesi tarihinin uzerinden, iyiniyetli davalilara karsi on yil, iyiniyetli olmayan davalilara karsi yirmi yil gecmekle duser.

    hukumsuzluk, def"i yoluyla her zaman ileri surulebilir.

    b. tenkis davasi

    i. kosullari

    1. genel olarak

    madde 560.- sakli paylarinin karsiligini alamayan mirascilar, mirasbirakanin tasarruf edebilecegi kismi asan tasarruflarinin tenkisini dava edebilirler.

    yasal mirascilarin paylarina iliskin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbirakanin arzusunun baska turlu oldugu tasarruftan anlasilmadikca, sadece paylastirma kurallari sayilir.

    2. sakli payli mirascilar lehine kazandirmalar

    madde 561.- sakli pay sahibi mirascilara olume bagli tasarrufla yapilan ve tasarruf edilebilir kismi asan kazandirmalarin onlarin sakli paylarini asan kismi orantili olarak tenkise tabi olur. tenkise tabi birden fazla olume bagli tasarrufun bulunmasi halinde, sakli pay sahibi mirasciya yapilan kazandirmanin sakli payi asan kismi ile sakli pay sahibi olmayan kimselere yapilan kazandirmalar orantili olarak tenkis edilir.

    3. mirascinin alacaklilarinin haklari

    madde 562.- mirasbirakan, tasarruf edebilecegi kismi astiginda, sakli payi zedelenen mirasci, iflasi halinde iflas dairesinin veya mirasin gectigi tarihte kendisine karsi ellerinde odemeden aciz belgesi bulunan alacaklilarin ihtarina ragmen tenkis davasi acmazsa, iflas idaresi veya bu alacaklilar, alacaklarinin elde edilmesi icin gerekli olan oranda ve mirasciya taninan sure icinde tenkis davasi acabilirler.

    mirasciliktan cikarilanin cikarma tasarrufuna itiraz etmemesi durumunda da iflas idaresi veya alacaklilar, ayni kosullarla tenkis davasi acabilirler.

    ii. hukumleri

    1. genel olarak

    madde 563.- tenkis, mirasbirakanin arzusunun baska turlu oldugu tasarruftan anlasilmadikca, mirasci atanmasi yoluyla veya diger bir olume bagli tasarrufla elde edilen kazandirmalarin tamaminda, orantili olarak yapilir.

    olume bagli tasarrufla kazandirma elde eden kimse, bazi vasiyetleri yerine getirmekle yukumlu kilinmissa, kazandirmanin tenkise tabi tutulmasi halinde, bu kimse mirasbirakanin arzusunun baska turlu oldugu tasarruftan anlasilmadikca vasiyet borclarinin da ayni oranda tenkis edilmesini isteyebilir.

    2. bolunmez mal vasiyetinde

    madde 564.- degerinde azalma meydana gelmeksizin bolunmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tabi olursa, vasiyet alacaklisi, dilerse tenkisi gereken kismin degerini odeyerek malin verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kismin degerini karsilayan parayi isteyebilir.

    tasarruf konusu malin vasiyet alacaklisinda kalmasi durumunda, malin tenkis sebebiyle vasiyet borclusuna verilmesi gereken, aksi halde tasarruf orani icinde kalan kisminin karar gunundeki degerinin para olarak odetilmesine karar verilir.

    bu kurallar, saglararasi kazandirmalarin tenkisinde de uygulanir.

    3. saglararasi kazandirmalar

    a. tenkise tabi kazandirmalar

    madde 565.- asagidaki karsiliksiz kazandirmalar, olume bagli tasarruflar gibi tenkise tabidir:

    1. mirasbirakanin, mirascilik sifatini kaybeden yasal mirasciya miras payina mahsuben yapmis oldugu saglararasi kazandirmalar,geri verilmemek kaydiyla altsoyuna malvarligi devri veya borctan kurtarma yoluyla yaptigi kazandirmalar ya da alisilmisin disinda verilen ceyiz ve kurulus sermayesi,

    2. miras haklarinin olumden once tasfiyesi maksadiyla yapilan kazandirmalar,

    3. mirasbirakanin serbestce donme hakkini sakli tutarak yaptigi bagislamalar ve olumunden onceki bir yil icinde adet uzere verilen hediyeler disinda yapmis oldugu bagislamalar,

    4. mirasbirakanin sakli pay kurallarini etkisiz kilmak amaciyla yaptigi acik olan kazandirmalar.

    b. geri verme borcu

    madde 566.- kendisine tenkise tabi bir kazandirma yapilmis olan kimse iyiniyetli ise, sadece mirasin gecmesi aninda kazandirmadan elinde kalani geri vermekle yukumludur; iyiniyetli degilse, iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna iliskin hukumlere gore sorumlu olur.

    miras sozlesmesiyle elde ettigi kazandirma tenkise tabi tutulan kimse, bu kazandirma icin mirasbirakana verdigi karsiligin tenkis oraninda geri verilmesini isteyebilir.

    4. hayat sigortalarinda

    madde 567.- mirasbirakanin kendi olumunde odenmek uzere ucuncu kisi lehine hayat sigortasi yaptigi veya boyle bir kisiyi lehdar olarak sonra belirledigi ya da sigortaciya karsi olan istem hakkini saglararasi veya olume bagli tasarrufla karsiliksiz olarak ucuncu kisiye devrettigi hallerde, sigorta alacaginin mirasbirakanin olumu zamanindaki satinalma degeri tenkise tabi olur.

    5. intifa hakki veya irat bakimindan

    madde 568.- mirasbirakan, tahmin edilen devam surelerine gore sermayeye cevrilmeleri halinde tasarruf edilebilir kismi asan intifa hakki veya irat borcu ile terekesini yukumlu kilarsa, mirascilari, intifa hakkinin veya irat borcunun tenkisini ya da tasarruf edilebilir kismi vererek bu yukumlulugun kaldirilmasini isteyebilirler.

    6. artmirasci bakimindan

    madde 569.- mirasi artmirasciya gecirme yukumlulugu ile sakli payi zedelenen mirasci, asan kismin tenkisini isteyebilir.

    iii. tenkiste sira

    madde 570.- tenkis, sakli pay tamamlanincaya kadar, once olume bagli tasarruflardan; bu yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine dogru geriye gidilmek uzere saglararasi kazandirmalardan yapilir.

    kamu tuzel kisileri ile kamuya yararli dernek ve vakiflara yapilan olume bagli tasarruflar ve saglararasi kazandirmalar en son sirada tenkis edilir.

    iv. hak dusurucu sureler
    madde 571.- tenkis davasi acma hakki, mirascilarin sakli paylarinin zedelendigini ogrendikleri tarihten baslayarak bir yil ve her halde vasiyetnamelerde acilma tarihinin, diger tasarruflarda mirasin acilmasi tarihinin uzerinden on yil gecmekle duser.

    bir tasarrufun iptali bir oncekinin yururluge girmesini saglarsa, sureler iptal kararinin kesinlesmesi tarihinde islemeye baslar.

    tenkis iddiasi, def'i yoluyla her zaman ileri surulebilir.


    yedinci ayirim

    miras sozlesmesinden

    dogan davalar


    a. mirasbirakanin sagliginda mallarini vermesi durumunda

    madde 572.- mirasbirakan, sagliginda butun malvarligini miras sozlesmesiyle atadigi mirasciya devretmisse, bu mirasci resmi defter duzenlenmesini isteyebilir.

    mirasbirakan, malvarliginin tamamini devretmemisse veya tamamini devrettikten sonra yeni mallar edinmisse; miras sozlesmesi, aksine bir kural icermedikce, yalniz saglikta devredilmis olan mallari kapsar.

    mirasbirakanin sagliginda malvarligini devretmesi halinde, miras sozlesmesinde baska turlu bir kural yoksa, miras sozlesmesinden dogan hak ve borclar atanmis mirascinin mirascilarina gecer.

    b. mirastan feragat durumunda

    i. tenkis

    madde 573.- mirasbirakan, mirastan feragat eden mirasciya, sagliginda terekenin tasarruf edilebilir kismini asan edimlerde bulunmussa; diger mirascilar bunun tenkisini isteyebilirler. bu durumda, mirastan feragat edenin sadece sakli payini asan miktar tenkise tabi olur.

    edimlerin degerlerinin mahsubu, mirasta denklestirme kurallarina gore yapilir.

    ii. geri verme
    madde 574.- mirastan feragat eden, tenkis sebebiyle terekeye bir mali veya diger bir degeri geri vermekle yukumlu olursa; dilerse tenkise tabi degeri geri verir, dilerse almis olduklarinin tamamini terekeye geri vererek mirastan feragat etmemis gibi paylasmaya katilir.


    ikinci kisim
    mirasin gecmesi

    birinci bolum

    mirasin acilmasi


    a. acilma ve degerlendirme ani

    madde 575.- miras, mirasbirakanin olumuyle acilir. mirasbirakanin sagliginda yapmis oldugu mirasla ilgili kazandirmalar ve paylastirmalar, terekenin olum anindaki durumuna gore degerlendirilir.

    b. acilma yeri ve yetkili mahkeme

    madde 576.- miras, malvarliginin tamami icin mirasbirakanin yerlesim yerinde acilir.

    mirasbirakanin tasarruflarinin iptali veya tenkisi, mirasin paylastirilmasi ve miras sebebiyle istihkak davalari bu yerlesim yeri mahkemesinde gorulur.

    c. acilmanin hukumleri

    i. mirasa ehliyet

    1.hak ehliyeti

    madde 577.- bu kanuna gore mirasa ehil olmayanlar disindaki herkes mirasci olabilecegi gibi, vasiyet alacaklisi da olabilir.

    tuzel kisiligi bulunmayan bir topluluga belli bir amac icin yapilan kazandirmalari, o topluluk icindeki kisiler, mirasbirakan tarafindan belirlenen bu amaci gerceklestirme kaydiyla birlikte edinmis olurlar; amacin bu yolla gerceklestirilmesine olanak yoksa, yapilan kazandirma vakif kurma sayilir.

    2. mirastan yoksunluk

    a. sebepleri

    madde 578.- asagidaki kimseler, mirasci olamayacaklari gibi; olume bagli tasarrufla herhangi bir hak da edinemezler:

    1. mirasbirakani kasten ve hukuka aykiri olarak olduren veya oldurmeye tesebbus edenler,

    2. mirasbirakani kasten ve hukuka aykiri olarak surekli sekilde olume bagli tasarruf yapamayacak duruma getirenler,

    3. mirasbirakanin olume bagli bir tasarruf yapmasini veya boyle bir tasarruftan donmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla saglayanlar ve engelleyenler,

    4. mirasbirakanin artik yeniden yapamayacagi bir durumda ve zamanda olume bagli bir tasarrufu kasten ve hukuka aykiri olarak ortadan kaldiranlar veya bozanlar.

    mirastan yoksunluk, mirasbirakanin affiyla ortadan kalkar.

    b. altsoya etkisi

    madde 579.- mirastan yoksunluk, yalniz yoksun olani etkiler.

    mirastan yoksun olanin altsoyu, mirasbirakandan once olen kimsenin altsoyu gibi mirasci olur.

    ii. sag olmak
    1. mirasci olarak

    madde 580.- mirasci olabilmek icin mirasbirakanin olumu aninda mirasa ehil olarak sag olmak sarttir.

    mirasin acildigi anda sag olan mirasci sonradan olurse, onun miras hakki kendi mirascilarina kalir.

    2. vasiyet alacaklisi olarak

    madde 581.- vasiyet alacaklisi olabilmek icin mirasbirakanin olumu aninda mirasa ehil olarak sag olmak sarttir.

    vasiyet alacaklisi mirasbirakandan once olmus ise, tasarruftan aksi anlasilmadikca, vasiyeti yerine getirme yukumlulugu, vasiyet yukumlusunun yararina ortadan kalkar.

    3. cenin

    madde 582.- cenin, sag dogmak kosuluyla mirasci olur.

    olu dogan cocuk mirasci olamaz.

    4. ileride dogacak cocuk

    madde 583.- mirasin acildigi anda henuz var olmayan bir kimseye artmirasci veya art vasiyet alacaklisi olarak, tereke veya tereke mali birakilabilir.

    mirasbirakan tarafindan onmirasci atanmamissa, yasal mirasci, onmirasci sayilir.

    d. gaiplik

    i. gaibin mirasi

    1. guvence karsiligi teslim

    madde 584.- hakkinda gaiplik karari verilmis bir kimsenin mirascilari veya mirasinda hak sahibi olan kisiler, tereke mallari kendilerine teslim edilmeden once bu mallari ileride ortaya cikabilecek ustun hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine iliskin guvence gostermek zorundadirlar.

    bu guvence, olum tehlikesi icinde kaybolma durumunda bes yil, uzun zamandan beri haber alinamama durumunda onbes yil ve her halde en cok gaibin yuz yasina varmasina kadar gececek sure icin gosterilir.

    bes yil, tereke mallarinin tesliminden; onbes yil, son haber tarihinden baslayarak hesaplanir.

    2. geri verme

    madde 585.- gaip ortaya cikarsa veya ustun hak sahibi olduklarini ileri surenler bu sifatlarini ispat ederlerse, tereke mallarini teslim almis olanlar, aldiklari mallari zilyetlik kurallari uyarinca geri vermekle yukumludurler.

    iyiniyetli olanlarin ustun hak sahiplerine geri verme yukumlulukleri, miras sebebiyle istihkak davasina iliskin zamanasimi suresine tabidir.

    ii. gaibe dusen miras

    madde 586.- ortada bulunmayan ve mirasin acildigi anda sag olup olmadigi ispat edilemeyen mirascinin miras payi resmen yonetilir.

    mirasin acildigi anda ortada bulunmayanin sag olmamasi halinde onun miras payi kendilerine kalacak olanlar, gaiplige iliskin surelere ve usule uyarak o kimsenin gaipligine karar verilmesini ve miras payinin kendilerine teslimini isteyebilirler.

    miras payinin teslimi, gaipligine karar verilen kimsenin mirasinin mirascilara teslimine iliskin kurallara tabidir.

    iii. gaibin hem mirasbirakan, hem mirasci olmasi

    madde 587.- gaibin mirascilari tereke mallarini teslim aldiktan sonra gaibe bir miras duserse, ona dusen miras payi gaiplik sebebiyle kendilerine kalacak olanlar, ayrica bir gaiplik karari almak zorunda kalmaksizin bu miras payinin teslimini isteyebilirler.

    gaibe dusen miras payini teslim alanlarin elde ettikleri gaiplik kararina ayni sekilde gaibin mirascilari da dayanabilirler.

    iv. hazinenin istemi

    madde 588.- sag olup olmadigi bilinmeyen bir kimsenin malvarligi veya ona dusen miras payi on yil resmen yonetilirse ya da malvarligi boyle yonetilenin yuz yasini dolduracagi sure gecerse, hazinenin istemi uzerine o kimsenin gaipligine karar verilir.

    gaiplik karari verilebilmesi icin gerekli ilan suresinde hicbir hak sahibi ortaya cikmazsa, aksine hukum bulunmadikca, gaibin mirasi devlete gecer.

    devlet, gaibe veya ustun hak sahiplerine karsi, aynen gaibin mirasini teslim alanlar gibi geri vermekle yukumludur.


    ikinci bolum

    mirasin gecmesinin sonuclari

    birinci ayirim

    koruma onlemleri

    a. genel olarak

    madde 589.- mirasbirakanin yerlesim yeri sulh hakimi, istem uzerine veya re'sen tereke mallarinin korunmasi ve hak sahiplerine gecmesini saglamak uzere gerekli olan butun onlemleri alir.

    bu onlemler, ozellikle kanunda belirtilen hallerde terekede bulunan mal ve haklarin yazimina, terekenin muhurlenmesine, terekenin resmen yonetilmesine ve vasiyetnamelerin acilmasina iliskindir.

    onlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alinmak uzere, basvuran kisi tarafindan; onleme hakimin re'sen karar verdigi hallerde devlet tarafindan karsilanir.

    mirasbirakan, yerlesim yerinden baska bir yerde olmus ise, o yerin sulh hakimi bu olumu yerlesim yeri sulh hakimine gecikmeksizin bildirir ve mirasbirakanin olum yerinde bulunan mallarinin korunmasi icin gerekli onlemleri alarak bununla ilgili dosyayi ve varsa vasiyetnameyi yerlesim yeri sulh hakimine gonderir.

    b. defter tutma

    madde 590.- asagidaki sebeplerden birinin gerceklesmesi halinde sulh hakimi terekenin defterinin tutulmasina karar verir:

    1. mirascilar arasinda vesayet altina alinmis olan veya alinmasi gereken kimse varsa,

    2. mirascilardan biri uzun sureden beri bulunamiyorsa ve temsilcisi de yoksa,

    3. mirascilardan veya ilgililerden biri, olum tarihinden baslayarak bir ay icinde istemde bulunursa,

    defter tutma islemi gecikmeksizin tamamlanir.

    c. muhurleme

    madde 591.- yazimi yapilan tereke mallarindan gerekenler muhurlenir. muhurlenmeyen mallar icin uygun koruma onlemi alinir. muhur altina alma yazimdan once de yapilabilir.

    tereke muhurlenirken mirasbirakanla birlikte oturanlarin ihtiyaclari icin gerekli esya bir tutanakla tespit edilip guvenilir kisi olarak kendilerine birakilir; tasinmazlarin onlarin oturmalari icin zorunlu olan bolumleri, muhurlemenin disinda tutulur.

    alacaklilarin istemi uzerine yapilan muhurleme, guvence altina alinan miktarla sinirlidir. alacakliya guvence gosterildigi takdirde muhurleme yapilmaz, yapilmissa kaldirilir.

    d. terekenin resmen yonetilmesi

    i. genel olarak

    madde 592.- asagidaki hallerde sulh hakimi re'sen mirasin resmen yonetilmesine karar verir:

    1. mirascilardan birinin uzun sureden beri bulunamamasi ve temsilci de birakmamasi halinde menfaati gerektiriyorsa,

    2. mirasta hak sahibi oldugunu ileri surenlerden hicbiri mirascilik sifatini yeterince ispatlayamazsa veya bir mirasci bulunup bulunmadigi supheli olursa,

    3. mirascilarin tamami bilinmiyorsa,

    4. kanunda ozel olarak ongorulmusse.

    mirasbirakan terekenin tamami uzerinde yetkili olmak uzere vasiyeti yerine getirme gorevlisi atamis ise, onemli bir engel bulunmadikca terekenin yonetimi ona verilir.

    mirasbirakan velayet veya vesayet altinda idiyse; veli veya vasi bir sakinca olmadikca terekenin yonetimiyle gorevlendirilir.

    sulh hakimi, terekeyi yonetmekle gorevlendirilen kimseye, istemi halinde terekeden karsilanmak uzere uygun bir ucret odenmesine karar verir.

    ii. gorev, temsil ve sorumluluk

    madde 593.- terekeyi resmen yoneten sulh hakimi veya onun yonetimle gorevlendirdigi kimse, resmen yonetme sebeplerinin ortadan kalkmasina ya da paylastirmaya kadar, terekeyi hak sahiplerinin haklarinin kaybina meydan vermeyecek bicimde iyi bir yonetici gibi ozenle yonetmek ve ozellikle asagida yazili isleri gormekle yukumludur:

    1. henuz yapilmamissa, terekenin yazimi,

    2. gereken koruma onlemlerinin alinmasi,

    3. mirascilarin menfaatlerine veya iyi bir yonetimin gereklerine uygun dustugu takdirde terekedeki mallarin satilmasi,

    4. mirasbirakanin alacaklarinin tahsili ve borclarinin odenmesi,

    5. mirascilarin yasal haklarini zedelemedigi anlasilan vasiyetlerin, sulh hakiminin izni ve asliye hakiminin onayi ile yerine getirilmesi,

    6. terekeye ait paralarin faiz getirmek uzere tuzukte belirtilen bir bankaya yatirilmasi veya bu paralarla devlet tahvili alinmasi ve yeterli guvencesi bulunmayan yatirimlarin guvenceli yatirimlara donusturulmesi,

    7. terekede ticarethane, imalathane veya baska bir isletme varsa, bunlarin oldugu gibi surdurulmesi; surdurmede yarar yoksa, tasfiyesi icin gerekli onlemlerin alinmasi.

    tereke yoneticisi, gorevine giren hususlarda miras ortakliginin temsilcisi olup, ortaklik aleyhine acilan davalarda ve yapilan icra takiplerinde ortakligi temsil eder ve gereken hallerde ortaklik adina dava acmaya, icra takibinde bulunmaya, davadan feragate, kabule, sulh olmaya ve tahkime yetkilidir; davalari ve takipleri mirascilara ihbar eder.

    terekenin resmen yonetilmesinde, sulh hakimi ile yoneticinin islemleri konusunda, niteliklerine uygun oldugu olcude, vesayete iliskin hukumler uygulanir.

    iii. mirascilarin bilinmemesi

    madde 594.- mirasbirakanin mirascisi bulunup bulunmadigi veya mirascilarin tamami bilinmiyorsa, sulh hakimi uygun araclarla ve bir ay ara ile iki defa ilan yapip hak sahiplerini son ilandan baslayarak en gec bir yil icinde mirascilik sifatlarini bildirmeye cagirir.

    ilan suresinde kimse basvurmazsa ve sulh hakimi de hicbir mirasci tespit edememisse, miras sebebiyle istihkak davasi acma hakki sakli kalmak uzere miras devlete gecer.

    e. vasiyetname ile ilgili islemler

    i. teslim gorevi ve alinacak onlemler

    madde 595.- mirasbirakanin olumunden sonra ele gecen vasiyetnamesinin, gecerli olup olmadigina bakilmaksizin hemen sulh hakimine teslim edilmesi zorunludur.

    vasiyetnameyi duzenleyen veya muhafaza eden gorevli ya da mirasbirakanin arzusu uzerine saklayan veya baska surette ele geciren ya da olenin esyasi arasinda bulan kimse, olumu ogrenir ogrenmez teslim gorevini yerine getirmekle yukumludur; aksi takdirde bu yuzden dogacak zarardan sorumludur.

    sulh hakimi, teslim edilen vasiyetnameyi derhal inceler, gerekli koruma onlemlerini alir; olanak varsa ilgilileri dinleyerek terekenin yasal mirascilara gecici olarak teslimine veya resmen yonetilmesine karar verir.

    ii. vasiyetnamenin acilmasi

    madde 596.- vasiyetname, gecerli olup olmadigina bakilmaksizin tesliminden baslayarak bir ay icinde mirasbirakanin yerlesim yeri sulh hakimi tarafindan acilir ve ilgililere okunur.

    bilinen mirascilar ve diger ilgililer vasiyetnamenin acilmasi sirasinda diledikleri takdirde hazir bulunmak uzere cagrilir.

    mirasbirakanin sonradan ortaya cikan vasiyetnameleri icin de ayni islemler yapilir.

    iii. ilgililere teblig

    madde 597.- mirasta hak sahibi olanlarin her birine gideri terekeye ait olmak uzere, vasiyetnamenin kendilerine iliskin kisimlarinin onayli bir ornegi hakim tarafindan teblig edilir.

    nerede oldugu bilinmeyenlere vasiyetnamenin kendilerine iliskin kisimlari ilan yolu ile teblig olunur.

    iv. mirascilik belgesi
    madde 598.- basvurusu uzerine yasal mirasci olduklari belirlenenlere, sulh mahkemesince mirascilik sifatlarini gosteren bir belge verilir.

    mirasci atamaya veya vasiyete iliskin olume bagli tasarrufa mirascilar veya baska vasiyet alacaklilari tarafindan kendilerine bildirilmesinden baslayarak bir ay icinde itiraz edilmedikce, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmis mirasci veya vasiyet alacaklisi oldugunu gosteren bir belge verilir.

    mirascilik belgesinin gecersizligi her zaman ileri surulebilir.

    olume bagli tasarrufun iptaline iliskin dava hakki saklidir.


    ikinci ayirim

    mirasin kazanilmasi


    a. kazanma

    i. mirascilar tarafindan

    madde 599.- mirascilar, mirasbirakanin olumu ile mirasi bir butun olarak, kanun geregince kazanirlar.

    kanunda ongorulen ayrik durumlar sakli kalmak uzere mirascilar, mirasbirakanin ayni haklarini, alacaklarini, diger malvarligi haklarini, tasinir ve tasinmazlar uzerindeki zilyetliklerini dogrudan dogruya kazanirlar ve mirasbirakanin borclarindan kisisel olarak sorumlu olurlar.

    atanmis mirascilar da mirasi, mirasbirakanin olumu ile kazanirlar. yasal mirascilar, atanmis mirascilara dusen mirasi onlara zilyetlik hukumleri uyarinca teslim etmekle yukumludurler.

    ii. vasiyet alacaklilari tarafindan

    1. istem

    madde 600.- vasiyet alacaklisi, vasiyeti yerine getirme gorevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmis mirascilara karsi kisisel bir istem hakkina sahip olur.

    bu alacak, tasarruftan aksi anlasilmiyorsa vasiyet yukumlusunun mirasi kabul etmesi veya ret hakkinin dusmesiyle muaccel olur.

    vasiyet alacaklisi, yukumlulugunu yerine getirmeyen vasiyet yukumlusune karsi, vasiyet edilen malin teslimini veya hakkin devrini; vasiyet konusu bir davranis ise, bunun yerine getirilmemesinden dogan zararin giderilmesini dava edebilir.

    2. ozel durumlar

    madde 601.- kendisine bir intifa hakki veya bir irat hakki ya da belli araliklarla tekrarlanan diger bir edim vasiyet edilen kimsenin istem hakki, tasarrufta baska bir esas ongorulmus olmadikca, esya hukuku ve borclar hukuku kurallarina tabidir.

    kendisine mirasbirakanin olumunde odenecek bir sigorta alacagi vasiyet edilen kimse, sigorta sozlesmesinden dogan istem hakkini sigortaciya karsi dogrudan dogruya kullanabilir.

    3. zamanasimi

    madde 602.- vasiyet alacaklisinin dava hakki, olume bagli kazandirmayi ogrenmesinin veya vasiyet borcu daha sonra muaccel olacaksa muaccel olma tarihinin uzerinden on yil gecmekle zamanasimina ugrar.

    iii. alacaklilarin durumu

    madde 603.- mirasbirakanin alacaklilarinin haklari, vasiyet alacaklilarinin haklarindan, vasiyet alacaklilarinin haklari da mirascilarin alacaklilarinin haklarindan once gelir.

    mirasi kayitsiz sartsiz kabul eden mirascilarin alacaklilari ile mirasbirakanin alacaklilari ayni haklara sahiptirler.

    iv. tenkis ve geri isteme

    madde 604.- mirascilar, vasiyet yukumlulugunu yerine getirdikten sonra mirasbirakanin daha once bilmedikleri borclarini oderlerse, vasiyet alacaklisindan vasiyetin tenkisini isteyebilecekleri oranda verileni geri isteme hakkina sahiptirler.

    vasiyet alacaklisi, ancak geri isteme zamaninda var olan zenginlesmesi olcusunde sorumlu tutulabilir.

    b. ret

    i. ret beyani

    1. ret hakki

    madde 605.-yasal ve atanmis mirascilar mirasi reddedebilirler.

    olumu tarihinde mirasbirakanin odemeden aczi acikca belli veya resmen tespit edilmis ise, miras reddedilmis sayilir.

    2. sure

    a. genel olarak

    madde 606.- miras, uc ay icinde reddolunabilir.

    bu sure, yasal mirascilar icin mirasci olduklarini daha sonra ogrendikleri ispat edilmedikce mirasbirakanin olumunu ogrendikleri; vasiyetname ile atanmis mirascilar icin mirasbirakanin tasarrufunun kendilerine resmen bildirildigi tarihten islemeye baslar.

    b. terekenin yaziminda

    madde 607.- koruma onlemi olarak terekenin yazimi halinde mirasi ret suresi, yasal ve atanmis mirascilar icin yazim isleminin sona erdiginin sulh hakimi tarafindan kendilerine bildirilmesiyle baslar.

    3. ret hakkinin gecmesi

    madde 608.- mirasi reddetmeden olen mirascinin ret hakki kendi mirascilarina gecer.

    bu mirascilar icin ret suresi, kendilerinin mirasbirakanina mirasin gectigini ogrendikleri tarihten baslar. ancak bu sure, kendilerinin mirasbirakanindan gecen mirasin reddi icin mirasciya taninan sure dolmadikca sona ermez.

    ret sonucunda miras daha once mirasci olmayanlara gecerse; bunlar icin ret suresi, onceki mirascilar tarafindan mirasin reddedildigini ogrendikleri tarihten islemeye baslar.

    4. reddin sekli

    madde 609.- mirasin reddi, mirascilar tarafindan sulh mahkemesine sozlu veya yazili beyanla yapilir.

    reddin kayitsiz ve sartsiz olmasi gerekir.

    sulh hakimi, sozlu veya yazili ret beyanini bir tutanakla tespit eder.

    suresi icinde yapilmis olan ret beyani, mirasin acildigi yerin sulh mahkemesince ozel kutugune yazilir ve reddeden mirasci isterse kendisine reddi gosteren bir belge verilir.

    tutanagin ve kutugun nasil tutulacagi tuzukle duzenlenir.

    ii. ret hakkinin dusmesi

    madde 610.- yasal sure icinde mirasi reddetmeyen mirasci, mirasi kayitsiz sartsiz kazanmis olur.

    ret suresi sona ermeden mirasci olarak tereke islemlerine karisan, terekenin olagan yonetimi niteliginde olmayan veya mirasbirakanin islerinin yurutulmesi icin gerekli olanin disinda isler yapan ya da tereke mallarini gizleyen veya kendisine maleden mirasci, mirasi reddedemez.

    zamanasimi veya hak dusumu surelerinin dolmasina engel olmak icin dava acilmasi ve cebri icra takibi yapilmasi, ret hakkini ortadan kaldirmaz.

    iii. mirascilardan biri tarafindan ret

    madde 611.- yasal mirascilardan biri mirasi reddederse onun payi, miras acildigi zaman kendisi sag degilmis gibi, hak sahiplerine gecer.

    mirasi reddeden atanmis mirascinin payi, mirasbirakanin olume bagli tasarrufundan arzusunun baska turlu oldugu anlasilmadikca, mirasbirakanin en yakin yasal mirascilarina kalir.

    iv. en yakin mirascilarin tamami tarafindan ret

    1. genel olarak

    madde 612.- en yakin yasal mirascilarin tamami tarafindan reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hukumlerine gore tasfiye edilir.

    tasfiye sonunda arta kalan degerler, mirasi reddetmemisler gibi hak sahiplerine verilir.

    2. mirasin sag kalan ese gecmesi

    madde 613.- altsoyun tamaminin mirasi reddetmesi halinde, bunlarin payi sag kalan ese gecer.

    3. sonra gelen mirascilar yararina ret

    madde 614.- mirascilar, mirasi reddederken, kendilerinden sonra gelen mirascilardan mirasi kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasini tasfiyeden once isteyebilirler.

    bu takdirde ret, sulh hakimi tarafindan daha sonra gelen mirascilara bildirilir; bunlar bir ay icinde mirasi kabul etmezlerse reddetmis sayilirlar.

    bunun uzerine miras, iflas hukumlerine gore tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan degerler, once gelen mirascilara verilir.

    v. ret suresinin uzatilmasi

    madde 615.- onemli sebeplerin varligi halinde sulh hakimi, yasal ve atanmis mirascilara taninmis olan ret suresini uzatabilir veya yeni bir sure taniyabilir.

    vi. vasiyetin reddi
    madde 616.- vasiyet alacaklisinin vasiyeti reddetmesi halinde, mirasbirakanin arzusunun baska turlu oldugu tasarruftan anlasilmadikca, bu redden vasiyet yukumlusu yararlanir.

    vii. mirascilarin alacaklilarinin korunmasi

    madde 617.- malvarligi borcuna yetmeyen mirasci, alacaklilarina zarar vermek amaciyla mirasi reddederse; alacaklilari veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir guvence verilmedigi takdirde, ret tarihinden baslayarak alti ay icinde reddin iptali hakkinda dava acabilirler.

    reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir.

    bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirascinin payina bir sey duserse bundan, once itiraz eden alacaklilarin, daha sonra diger alacaklilarin alacaklari odenir. arta kalan degerler ise, ret gecerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirascilara verilir.

    viii. ret halinde sorumluluk
    madde 618.- odemeden aciz bir mirasbirakanin mirasini reddeden mirascilar, onun alacaklilarina karsi, olumunden onceki bes yil icinde ondan almis olduklari ve mirasin paylasilmasinda geri vermekle yukumlu olacaklari deger olcusunde sorumlu olurlar.

    olagan egitim ve ogrenim giderleriyle adet uzere verilen ceyiz, bu sorumlulugun disindadir.

    iyiniyetli mirascilar, ancak geri verme zamanindaki zenginlesmeleri olcusunde sorumlu olurlar.


    ucuncu ayirim

    resmi defter tutma


    a. kosullari

    madde 619.- mirasi reddetmeye hakki olan her mirasci, terekenin resmi defterinin tutulmasini isteyebilir.

    defter tutma, mirasin reddine iliskin usule uyulmak suretiyle, bir ay icinde sulh hakiminden istenir.

    mirascilardan birinin defter tutma istemi, digerleri hakkinda da etkili olur.

    b. usul

    i. deftere gecirme

    madde 620.- resmi defter, sulh mahkemesi tarafindan duzenlenir; bu deftere terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen degerleriyle yazilir.

    mirasbirakanin mali durumu hakkinda bilgi sahibi olan herkes, sulh mahkemesi tarafindan istenilen bilgiyi vermekle yukumludur. hakli bir sebep olmaksizin bilgi vermeyenler veya yanlis ya da eksik bilgi verenler, bundan dogacak zararlari mirascilara, vasiyet alacaklilarina veya ucuncu kisilere tazminle yukumludurler.

    mirascilar, ozellikle mirasbirakanin kendilerince bilinen borclarini sulh mahkemesine bildirmek zorundadirlar.

    resmi defterin nasil tutulacagi tuzukle duzenlenir.

    ii. ilan yoluyla cagri

    madde 621.- sulh mahkemesi, mirasbirakanin alacaklilari ile borclularini belli bir sure icinde alacaklarini ve borclarini bildirmeleri icin bir ay arayla iki defa yapilacak ilan yoluyla cagirir. cagri, kefalet sebebiyle alacakli ve borclu olanlari da kapsar.

    ilanda bildirimde bulunmamanin sonuclari hakkinda alacaklilarin dikkatleri cekilir.

    bildirim suresi, ikinci ilandan baslayarak en az bir aydir.

    iii. dogrudan dogruya deftere gecirme

    madde 622.- resmi kayitlardan veya mirasbirakanin belgelerinden varligi anlasilan alacaklar ve borclar, deftere dogrudan dogruya gecirilir.

    deftere gecirilenler, alacaklilara ve borclulara bildirilir.

    iv. defter tutmanin sona ermesi

    madde 623.- ilanda belirtilen surenin dolmasiyla defterin tutulmasi sona erer ve defter, bu tarihten baslayarak taninacak en az bir aylik sure icinde ilgililerce incelenebilir.

    defter tutma giderleri terekeden odenir. giderler terekeden karsilanamazsa defter tutulmasini istemis olan mirascilardan alinir.

    c. defter tutma sirasinda mirascilarin durumu

    i. yonetim
    madde 624.- defter tutma suresince ancak zorunlu yonetim isleri yapilabilir.

    miras birakanin islerinin yurutulmesi sulh mahkemesince kendisine birakilan mirascidan diger mirascilar guvence gostermesini isteyebilirler.

    ii. icra takibi, dava ve zamanasimi
    madde 625.- resmi defter tutulmasi devam ettigi surece mirasbirakanin borclari icin icra takibi yapilamaz.

    bu sure icinde zamanasimi islemez.

    acele haller disinda, davalara devam edilemiyecegi gibi, yeni dava da acilamaz.

    d. sonuclari

    i. beyana cagri

    madde 626.- defteri inceleme suresi bittikten sonra her mirasci, mahkemece bir ay icinde beyanda bulunmaya cagrilir.

    kosullar gerektirdigi takdirde sulh mahkemesi, tereke mallarina yeni deger bicilmesi, uyusmazliklarin cozumu ve benzeri durumlar icin ek sure verebilir.

    ii. beyan

    madde 627.- mirascilardan her biri, taninan sure icinde mirasi reddettigini veya resmi tasfiye istedigini ya da deftere gore veya kayitsiz sartsiz kabul ettigini beyan edebilir.

    suresi icinde herhangi bir beyanda bulunmayan mirasci, mirasi tutulan deftere gore kabul etmis sayilir.

    iii. resmi deftere gore kabulun sonuclari
    1. deftere yazilanlardan sorumluluk

    madde 628.- resmi deftere gore kabul edilen miras, mirasciya sadece deftere yazilmis borclarla gecer.

    bu suretle mirasin gecmesi, mirasin acildigi tarihten baslayarak hukum ifade eder.

    mirasci, mirasbirakanin deftere yazilmis olan borclarindan hem tereke mallari, hem kendi malvarligi ile sorumludur.

    2. deftere yazilmayanlardan sorumluluk

    madde 629.- alacaklarini suresi icinde yazdirmayan alacaklilara karsi mirasci, kendi kisisel mallariyla sorumlu olmadigi gibi; terekeden kendisine gecen mallarla da sorumlu tutulamaz.

    ancak, alacaklinin kusuru olmadan deftere yazdiramadigi veya bildirdigi halde deftere yazilmamis alacaklari icin mirasci, zenginlesmesi olcusunde sorumlu kalir.

    alacaklari, tereke mallariyla guvence altina alinmis olan alacaklilar deftere gecirilmemis olsa bile bu haklarini guvenceden alabilirler.

    3. kefalet borclarindan sorumluluk

    madde 630.- mirasbirakanin kefaletten dogan borclari defterde ayri bir yere yazilir ve mirascilar, mirasi kayitsiz ve sartsiz kabul etmis olsalar bile, bu borclardan terekenin iflas hukumlerine gore tasfiyesi halinde kefalet sebebiyle alacakli olanlara ne dusecek idiyse ancak o miktarla sorumlu olurlar.

    e. mirasin devlete gecmesi hali
    madde 631.- mirasin devlete gecmesi halinde sulh mahkemesi, re'sen yukaridaki usuller uyarinca terekenin resmi defterini duzenler.

    devlet, deftere yazilan borclardan sadece miras yoluyla edindigi degerler olcusunde sorumludur.


    dorduncu ayirim

    resmi tasfiye


    a. kosullari

    i. mirascilarin istemi ile

    madde 632.- her mirasci, mirasi ret veya resmi deftere gore kabul edecegi yerde terekenin resmi tasfiyesini isteyebilir.

    bu istem, birlikte mirasci olanlardan birinin mirasi kabul etmesi halinde dikkate alinmaz.

    resmi tasfiye halinde mirascilar, terekenin borclarindan sorumlu olmazlar.

    ii. mirasbirakanin alacaklilarinin istemi ile

    madde 633.- mirasbirakanin alacaklarini elde edemeyeceklerinden inandirici sebeplerle kusku duyan alacaklilari, istedikleri halde alacaklari odenmedigi veya kendilerine guvence verilmedigi takdirde, mirasbirakanin olumunden ya da vasiyetnamenin acilmasindan baslayarak uc ay icinde, terekenin resmi tasfiyesini isteyebilirler.

    ayni kosullarin varligi halinde vasiyet alacaklilari da, haklarinin korunmasi icin gerekli onlemlerin alinmasini isteyebilirler.

    b. usul

    i. yonetim

    madde 634.- resmi tasfiye, sulh mahkemesince veya atayacagi bir ya da birkac tasfiye memuru tarafindan yapilir.

    resmi tasfiyeye terekenin defterinin duzenlenmesiyle baslanir ve ayni zamanda yapilacak ilanla mirasbirakanin alacaklilarindan ve borclularindan, belirtilen sure icinde alacaklarini ve borclarini bildirmeleri istenir.

    terekenin daha once resmi defteri duzenlenmis ise resmi tasfiye bu deftere gore yapilir.

    tasfiye memuru, goreviyle ilgili islerini sulh mahkemesinin gozetim ve denetimi altinda yurutur. mirascilar ve tereke alacaklilari, sulh mahkemesine, tasfiye memuru tarafindan yapilan veya tasarlanan islemlerden dolayi bunu ogrendikleri tarihten baslayarak yedi gun icinde yazili olarak sikayette bulunabilirler.

    ii. olagan usul ile tasfiye

    madde 635.- resmi tasfiye, mirasbirakanin yuruyen islerinin tamamlanmasini, borclarinin yerine getirilmesini, alacaklarinin tahsilini, vasiyet borclarinin terekenin olanagi olcusunde yerine getirilmesini, zorunlu oldugu takdirde mirasbirakanin haklarinin ve borclarinin mahkemece tespitini ve mallarinin paraya cevrilmesini kapsar.

    tasfiye memuru, tereke ile ilgili dava, takip ve idari islemler hakkinda mirascilara bilgi vermekle yukumludur.

    terekedeki tasinmazlar, acik artirma veya butun mirascilarin kabulu halinde pazarlik yoluyla satilir.

    mirascilar, tasfiye devam ederken tasfiye icin gerekli olmayan tereke mallarinin ve paranin kismen veya tamamen kendilerine verilmesini isteyebilirler.

    iii. iflas usulu ile tasfiye

    madde 636.- mevcudu borclarini odemeye yetmeyen terekenin tasfiyesi, sulh mahkemesince iflas hukumlerine gore yapilir.


    besinci ayirim
    miras sebebiyle istihkak davasi

    a. kosullari

    madde 637.- yasal veya atanmis mirasci, terekeyi veya bazi tereke mallarini elinde bulunduran kimseye karsi mirasciliktaki ustun hakkini ileri surerek miras sebebiyle istihkak davasi acabilir.

    bu davada hakim, mirascilik sifatiyla ilgili uyusmazliklari da cozer.

    hakim, davacinin istemi uzerine hakkin korunmasi icin davalinin guvence gostermesi veya tapu kutugune serh verilmesi gibi gerekli her turlu onlemi alir.

    b. hukumleri

    madde 638.- miras sebebiyle istihkak davasinin kabulu halinde, tereke veya terekeye dahil mal, davaciya zilyetlige iliskin hukumler uyarinca verilir.

    miras sebebiyle istihkak davasinda davali, tereke malini zamanasimi yoluyla kazandigini ileri suremez.

    c. zamanasimi

    madde 639.- miras sebebiyle istihkak davasi, davacinin kendisinin mirasci oldugunu ve iyiniyetli davalinin terekeyi veya tereke malini elinde bulundurdugunu ogrendigi tarihten baslayarak bir yil ve her halde mirasbirakanin olumunun veya vasiyetnamenin acilmasinin uzerinden on yil gecmekle zamanasimina ugrar.

    iyiniyetli olmayanlara karsi zamanasimi suresi yirmi yildir.

    ucuncu bolum
    mirasin paylasilmasi

    birinci ayirim

    paylasimdan once miras

    ortakligi


    a. mirasin gecmesinin sonucu

    i. miras ortakligi

    madde 640.- birden cok mirasci bulunmasi halinde, mirasin gecmesiyle birlikte paylasmaya kadar, mirascilar arasinda terekedeki butun hak ve borclari kapsayan bir ortaklik meydana gelir.

    mirascilar terekeye elbirligiyle sahip olurlar ve sozlesme veya kanundan dogan temsil ya da yonetim yetkisi sakli kalmak uzere, terekeye ait butun haklar uzerinde birlikte tasarruf ederler.

    mirascilardan birinin istemi uzerine sulh mahkemesi, miras ortakligina paylasmaya kadar bir temsilci atayabilir.

    mirascilardan her biri, terekedeki haklarin korunmasini isteyebilir. saglanan korumadan mirascilarin hepsi yararlanir.

    bir mirasci odemeden aciz halinde ise, mirasin acilmasi uzerine diger mirascilar, haklarinin korunmasi icin gerekli onlemlerin gecikmeksizin alinmasini sulh mahkemesinden isteyebilirler.

    ii. mirascilarin sorumlulugu

    madde 641.- mirascilar, tereke borclarindan muteselsilen sorumludurlar.

    ana ve baba veya buyuk ana ve buyuk baba ile birlikte yasayan ve emeklerini veya gelirlerini aileye ozguleyen ergin cocuklar ile torunlara verilecek uygun miktardaki tazminat, bu yuzden terekenin borc odemeden acze dusmemesi kaydiyla tereke borcu sayilir.

    b. paylasmayi isteme hakki

    madde 642.- mirascilardan her biri, sozlesme veya kanun geregince ortakligi surdurmekle yukumlu olmadikca, her zaman mirasin paylasilmasini isteyebilir.

    her mirasci, terekedeki belirli mallarin aynen, olanak yoksa satis yoluyla paylastirilmasina karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. mirascilardan birinin istemi uzerine hakim, terekenin tamamini ve terekedeki mallarin her birini goz onunde tutarak, olanak varsa tasinmazlardan her birinin tamaminin bir mirasciya verilmesi suretiyle paylastirmayi yapar. mirascilara verilen tasinmazlarin degerleri arasindaki fark para odenmesi yoluyla giderilerek miras paylari arasinda denklestirme saglanir.

    paylasmanin derhal yapilmasi, paylasim konusu malin veya terekenin degerini onemli olcude azaltacaksa; sulh hakimi, mirascilardan birinin istemi uzerine bu malin veya terekenin paylasilmasinin ertelenmesine karar verebilir.

    c. cenin nedeniyle erteleme

    madde 643.- mirasin acildigi tarihte, mirasci olabilecek bir cenin varsa paylasma dogumuna kadar ertelenir.

    ana muhtac ise, doguma kadar gecim giderlerinin terekeden saglanmasini isteyebilir.

    d. elbirligi mulkiyetinin payli mulkiyete donusturulmesi

    madde 644.- bir mirasci, terekeye dahil mallarin tamami veya bir kismi uzerindeki elbirligi mulkiyetinin payli mulkiyete donusturulmesi isteminde bulundugu takdirde sulh hakimi, diger mirascilara cagrida bulunarak belirleyecegi sure icinde varsa itirazlarini bildirmeye davet eder.

    elbirligi mulkiyetinin devamini hakli kilacak bir itiraz ileri surulmedigi veya mirascilardan biri belirlenen sure icinde paylasma davasi acmadigi takdirde, istem konusu mal uzerindeki elbirligi mulkiyetinin payli mulkiyete donusturulmesine karar verilir.

    terekeye dahil diger haklarin ve alacaklarin paylar oraninda bolunmesi hususunda da yukaridaki hukumler uygulanir.

    e. birlikte yasayanlarin hakki

    madde 645.- mirasbirakanin olumunde onunla birlikte yasayan ve onun tarafindan bakilan kimseler, olum tarihinden baslayarak uc aylik bakim ve gecim giderlerinin terekeden saglanmasini isteyebilirler.

    ikinci ayirim

    paylasmanin nasi
    yapilacagi


    a. genel olarak

    madde 646.- yasal mirascilar, gerek kendi aralarinda, gerek atanmis mirascilarla birlikte mirasi ayni kurallara gore paylasirlar.

    aksine duzenleme olmadikca mirascilar, paylasmanin nasil yapilacagini serbestce kararlastirirlar.

    tereke mallarina zilyet olan veya mirasbirakana borclu bulunan mirascilar, paylasma sirasinda bu konuda eksiksiz bilgi vermekle yukumludurler.

    b. paylasma kurallari

    i. mirasbirakanin tasarrufu

    madde 647.- mirasbirakan, olume bagli tasarrufuyla paylasmanin nasil yapilacagi ve paylarin nasil olusturulacagi hakkinda kurallar koyabilir.

    bu kurallar, mirasbirakan tarafindan kastedilmemis olan bir esitsizlik halinde paylarin denklestirilmesi olanagi sakli kalmak kaydiyla, mirascilar icin baglayicidir.

    aksini arzu ettigi tasarruftan anlasilmadikca, mirasbirakanin tereke malini bir mirasciya ozgulemesi, vasiyet olmayip sadece paylastirma kurali sayilir.

    ii. paylasmaya kayyimin katilmasi

    madde 648.- acilmis mirasta bir mirascinin payini devralmis veya haczettirmis olan ya da elinde mirasciya karsi alinmis borc odemeden aciz belgesi bulunan alacakli, sulh hakiminden bu mirascinin yerine paylasmaya katilmak uzere bir kayyim atanmasini isteyebilir.

    c. paylasmanin gerceklesmesi
    i. mirascilarin esitligi

    madde 649.- kanunda aksine bir hukum bulunmadikca mirascilar, paylasmada terekenin butun mallari uzerinde esit hakka sahiptirler.

    mirascilar, mirasbirakan ile aralarindaki iliskiler hakkinda paylasmanin esitlige ve adalete uygun olmasi icin goz onune alinmasi gereken butun bilgileri birbirlerine vermekle yukumludurler.

    mirascilardan her biri, tereke borclarinin paylasmadan once odenmesini veya guvenceye baglanmasini isteyebilir.

    ii. paylarin olusturulmasi

    madde 650.- mirascilar, tereke mallarindan mirasci veya ortak kok sayisinca pay olustururlar.

    anlasma olmazsa, mirascilardan her biri, paylarin olusturulmasini sulh mahkemesinden isteyebilir. paylarin olusturulmasinda hakim, yerel adetleri, mirascilarin kisisel durumlarini ve cogunlugun arzusunu goz onunde bulundurur.

    paylarin ozgulenmesi mirascilarin anlasmasi uyarinca yapilir. buna olanak bulunmazsa kur'a cekilir.


    devamı :

    (beelzebub, 18 Eylül 2005 Pazar, 06:13:15)
  5. iii. bazi mallarin ozgulenmesi veya satilmasi
    madde 651.- degerinde onemli azalma olmadan bolunemeyen tereke mali, butun olarak mirascilardan birine ozgulenir.

    mirascilar bir tereke malinin bolunmesi veya ozgulenmesi konusunda anlasamazlarsa, o mal satilir ve bedeli bolusturulur.

    mirascilardan biri istemde bulunursa satis artirma yoluyla yapilir. mirascilar artirmanin sekli konusunda anlasamazlarsa sulh hakimi, artirmanin mirascilar arasinda veya herkese acik yapilmasina karar verir.

    d. aile konutu ve ev esyasinin sag kalan ese ozgulenmesi

    madde 652.- eslerden birinin olumu halinde tereke mallari arasinda ev esyasi veya eslerin birlikte yasadiklari konut varsa; sag kalan es, bunlar uzerinde kendisine miras hakkina mahsuben mulkiyet hakki taninmasini isteyebilir.

    hakli sebeplerin varligi halinde, sag kalan esin veya mirasbirakanin diger yasal mirascilarindan birinin istemi uzerine, mulkiyet yerine intifa veya oturma hakki taninmasina da karar verilebilir.

    mirasbirakanin bir meslek veya sanat icra ettigi ve altsoyundan birinin ayni meslek ve sanati icra etmesi icin gerekli olan bolumlerde, sag kalan es bu haklari kullanamaz. tarimsal tasinmazlara iliskin miras hukuku hukumleri saklidir.

    e. ozellikleri olan esya

    i. butunluk olusturan veya aile belgeleri ile ozel ani degeri olan esya

    madde 653.- mirascilardan birinin karsi cikmasi halinde, nitelikleri veya ozgulendikleri amac geregi bir butunluk olusturan esya birbirinden ayrilamaz.

    aile belgeleri ile aile icin ozel ani degeri olan esya, mirascilardan birinin karsi cikmasi halinde satilamaz. mirascilar arasinda anlasmazlik cikarsa sulh hakimi,yerel adetleri, adet yoksa kisisel durumlari goz onunde tutarak bu esyanin, payina mahsup edilmek veya edilmemek suretiyle mirascilardan birine ozgulenmesine ya da satilmasina karar verir.

    ozel kanun hukumleri saklidir.

    ii. mirasbirakanin mirascilardaki alacaklari

    madde 654.- mirasbirakanin bir mirascidaki alacagi, paylasma sirasinda o mirascinin payina mahsup edilir.

    iii. rehnedilmis tereke mallari
    madde 655.- paylasmada kendisine mirasbirakanin borclari icin rehnedilmis bir tereke mali dusen mirasci, o malin guvence altina aldigi borcu ustlenmis olur.

    iv. tasinmazlar
    1. bolunme

    madde 656.- tasinmazlarin bolunmelerine iliskin kanun hukumleri saklidir.

    2. ozgulenme

    a. ozgulenmeye esas olan deger

    madde 657.- tasinmazlar, paylasmanin yapildigi zamandaki gercek degerleri esas alinarak mirascilara ozgulenir.

    tarimsal tasinmazlar gelir degerine, diger tasinmazlar surum degerine gore ozgulenir.

    b. degerin belirlenmesi

    madde 658.- mirascilar ozgulenme degeri uzerinde uyusamazlarsa, bu deger sulh hakimi tarafindan belirlenir.

    v. tarimsal isletmeler

    1. paylastirma disinda birakma

    a. kosullari

    madde 659.- terekede bulunan, ekonomik butunluge ve yeterli tarimsal varliga sahip bir tarimsal isletme, isletmeye ehil mirascilardan birinin istemde bulunmasi halinde bu mirasciya gelir degeri uzerinden bolunmeksizin ozgulenir.

    bir isletme, degerinde azalma olmaksizin birden cok yeterli tarimsal varliga sahip isletmeye bolunebilecek nitelikte ise, sulh hakimi bunlari, istemde bulunan ve isletmeye ehil olan birden cok mirasciya ayri ayri ozguleyebilir.

    isletmenin yeterli tarimsal varliga sahip olup olmadigi, tarim bolgeleriyle tarim turlerinin ozellikleri goz onunde tutularak ilgili bakanlikca cikarilacak yonetmelikle belirlenir.

    b. tasinirlarin ozgulenmesi

    madde 660.- mirasci, isletme icin gerekli olan arac, gerec ve hayvanlarin isletme icin tasidigi deger uzerinden kendisine ozgulenmesini isteyebilir.

    c. ozgulenmenin hangi mirasciya yapilacagi

    madde 661.- mirascilardan birinin ozguleme istemine itiraz etmesi veya isteklilerin birden cok olmasi halinde, sulh hakimi, kisisel yetenek ve durumlari goz onunde tutmak suretiyle isletmenin hangi mirasciya ozgulenecegine karar verir.

    isletmeyi kendisi isletmek isteyen ve bunun icin ehil oldugu anlasilan mirasciya ozgulemede oncelik taninir.

    isletmeye ehil olmanin belirlenmesinde, ozgulenme isteyen mirascinin esinin yetenekleri de goz onunde tutulur.

    d. olume bagli tasarruf ile duzenleme

    madde 662.- isletmenin kendisine ozgulenmesini isteyen ve buna ehil oldugu anlasilan mirascinin bu konudaki istem hakki, olume bagli tasarrufla ortadan kaldirilamaz.

    mirasciliktan cikarma ve mirastan feragat halleri saklidir.

    birden cok mirascida ozgulenme kosullarinin bulunmasi halinde, kendisine ozgulenme yapilacak mirasci olume bagli tasarrufla belirlenebilir.

    e. ergin olmayan mirascilar

    madde 663.- mirascilar arasinda ergin olmayan ayirt etme gucune sahip altsoy varsa; paylasma, bunlar ergin oluncaya kadar ertelenebilir veya mirascilar arasinda ozgulemeye karar verilebilecek tarihe kadar aile mallari ortakligi kurulur.

    2. aile mallari ortakligi

    a. istem hakki

    madde 664.- kendisine isletme ozgulenen mirascinin, diger mirascilarin paylari karsiliginda odemesi gereken miktar ile daha once isletme uzerinde kurulmus bulunan rehinlerle guvence altina alinmis olan borclarin toplami, isletmenin gelir degerinin dortte ucunu asarsa, kendisine ozguleme yapilan mirascinin istemi uzerine ozgulenen isletmenin paylasilmasi uygun bir sure ertelenebilir.

    bu takdirde mirascilar arasinda kazanc payli aile mallari ortakligi kurulmus olur.

    b. ortakligin sona erdirilmesi

    madde 665.- kendisine isletme ozgulenen mirasci, asiri borclanma zorunda kalmaksizin diger mirascilarin paylarinin karsiligini odeyecek duruma gelirse; mirascilardan her biri, ortakliktan ciktigini bildirerek payinin karsiliginin kendisine odenmesini isteyebilir.

    aksi kararlastirilmis olmadikca, kendisine ozgulenme yapilan mirasci ortakligin sona erdirilmesini her zaman isteyebilir.

    3. diger mirascilarin paylarinin mirasci irat senediyle karsilanmasi

    madde 666.- kendisine isletme ozgulenen mirasci paylasmanin ertelenmesini isterse, diger mirascilardan her biri, kazanc payli ortakliga girme yerine, payinin tarimsal isletmeye ait tasinmazlarla guvence altina alinan bir alacak hakkina donusturulmesini isteyebilir.

    bu alacaklar karsiligi olarak mirascilara bes yildan once paraya cevrilemeyen ve en fazla irat senetleri icin gecerli oran uzerinden faizlendirilerek bir mirasci irat senedi verilir.

    irat senetlerindeki yukun ust sinirina ve devletin sorumluluguna iliskin kurallar mirasci irat senetlerinde uygulanmaz.

    4. yan sinai isletme

    madde 667.- tarimsal isletmeye siki sekilde bagli bir yan sinai isletme bulunur ve bunlar birlikte yeterli ekonomik varliga sahip olurlarsa, ikisi bir butun olarak istekli olan ve ehil gorulen mirasciya ozgulenir.

    bu durumda tarimsal isletme gelir degeriyle, sinai isletme surum degeriyle ozgulenir.

    mirascilardan birinin itiraz etmesi veya birden cok mirascinin ozgulenme istemesi halinde, sulh hakimi her iki isletmenin ekonomik varliklarini surdurme olanaklarini ve mirascilarin kisisel durumlarini goz onunde bulundurarak yan isletmenin birlikte veya ayri olarak ozgulenmesine ya da satisina karar verir.

    5. isletmenin satilmasi

    madde 668.- mirascilardan hic biri tarimsal isletmenin bir butun olarak kendisine ozgulenmesini istemez veya ozgulenme istemi reddedilirse, mirascilardan her biri isletmenin bir butun olarak satilmasini isteyebilir.


    ucuncu ayirim

    mirasta denklestirme
    a. mirascilar arasinda

    madde 669.- yasal mirascilar, mirasbirakandan miras paylarina mahsuben elde ettikleri saglararasi karsiliksiz kazandirmalari, denklestirmeyi saglamak icin terekeye geri vermekle birbirlerine karsi yukumludurler.

    mirasbirakanin ceyiz veya kurulus sermayesi vermek ya da bir malvarligini devretmek veya borctan kurtarmak ve benzerleri gibi karsilik almaksizin altsoyuna yapmis oldugu kazandirmalar, aksi mirasbirakan tarafindan acikca belirtilmis olmadikca, denklestirmeye tabidir.

    b. mirascilik sifatinin kaybi halinde

    madde 670.- mirasin acilmasindan once veya sonra mirascilik sifatini kaybeden mirasciya ait geri verme yukumlulugu, onun yerini alan mirascilara, miras paylarinda meydana gelen artis oraninda gecer.

    c. denklestirme sekli
    i. geri verme veya mahsup

    madde 671.- geri vermekle yukumlu olan mirasci, dilerse aldigini aynen geri verir; dilerse payindan fazla olsa bile degerini miras payina mahsup ettirir.

    mirasbirakanin bu kurala aykiri tasarruflari ve mirascilarin tenkise iliskin haklari saklidir.

    ii. miras payini asan kazandirmalar

    madde 672.- yapilan kazandirma miras payini astigi takdirde mirasci, mirasbirakanin bunu kendisine birakmak istedigini ispat ederse, bu fazlalik denklestirmeye tabi olmaz. diger mirascilarin tenkise iliskin haklari saklidir.

    iii. denklestirme degeri

    madde 673.- denklestirme, kazandirmanin denklestirme anindaki degerine gore yapilir.

    yarar ve zarar ile gelir ve giderler hakkinda mirascilar arasinda sebepsiz zenginlesme hukumleri uygulanir.

    d. egitim ve ogrenim giderleri

    madde 674.- cocuklarin egitim ve ogrenimi icin yapilan giderler sebebiyle geri verme yukumlulugu, mirasbirakanin aksini arzu ettigi ispat edilmedikce, ancak alisilmis olculeri asan kisim icin mevcuttur.

    egitim ve ogrenimini tamamlamamis olan veya sakatliklari bulunan cocuklara, paylasmada hakkaniyete uygun bir odeme yapilir.

    e. hediyeler ve evlenme giderleri

    madde 675.- olagan hediyeler ile evlenme sirasinda yapilan gelenege uygun giderler denklestirmeye tabi degildir.

    altsoy hisimlarinin evlenmelerinde, alisilmis olculer icinde yapilan ceyiz giderleri hakkinda denklestirmeye tabi tutmama arzusunun bulundugu asildir.


    dorduncu ayirim

    paylasmanin tamamlanmasi

    ve sonucu


    a. paylasmanin sonuclandirilmasi

    i. paylasma sozlesmesi

    madde 676.- mirascilar arasinda paylarin olusturulmasi ve fiilen alinmasi veya aralarinda yapacaklari paylasma sozlesmesi mirascilari baglar.

    paylasma sozlesmesiyle mirascilar, tereke mallarinin tamami veya bir kismi uzerindeki elbirligi mulkiyetinin miras paylari oraninda payli mulkiyete donusturulmesini de kabul edebilirler.

    paylasma sozlesmesinin gecerliligi yazili sekilde yapilmasina baglidir.

    ii. miras payi uzerinde sozlesme
    madde 677.- terekenin tamami veya bir kismi uzerinde miras payinin devri konusunda mirascilar arasinda yapilan sozlesmelerin gecerliligi yazili sekle baglidir.

    bir mirascinin ucuncu kisiyle yapacagi boyle bir sozlesmenin gecerliligi, noterlikce duzenlenmesine baglidir. sozlesme bu kisiye paylasmaya katilma yetkisi vermez; sadece paylasma sonunda mirasciya ozgulenen payin kendisine verilmesini isteme hakkini saglar.

    iii. mirasin acilmasindan once yapilan sozlesmeler

    madde 678.- mirasbirakanin katilmasi veya izni olmaksizin bir mirascinin henuz acilmamis bir miras hakkinda diger mirascilar veya ucuncu bir kisi ile yapacagi sozlesmeler gecerli degildir.

    boyle bir sozlesme geregince yerine getirilmis olan edimlerin geri verilmesi istenebilir.

    b. mirascilarin birbirine karsi sorumlulugu

    i. garanti borcu

    madde 679.- paylasmanin tamamlanmasindan sonra mirascilar, paylarina dusen mallar icin birbirlerine karsi satim hukumlerine gore sorumludurlar.

    mirascilar, paylasmada her birine ozgulenmis olan alacaklarin varligini birbirlerine karsi garanti ettikleri gibi; borsaya kayitli olan kiymetli evrak disinda, alacagin mirascinin hakkina mahsup edilen miktari icin borclunun odeme gucunden adi kefil gibi sorumludurlar.

    garantiye ve kefalete dayanan dava, paylasma tarihinin veya daha sonra yerine getirilecek alacaklarda muacceliyet tarihinin uzerinden bir yil gecmekle zamanasimina ugrar.

    ii. paylasma sozlesmesinin gecersizligi

    madde 680.- borclar kanununun gecersizlige iliskin genel hukumleri, paylasma sozlesmeleri hakkinda da uygulanir.

    c. mirascilarin ucuncu kisilere karsi sorumlulugu

    i. muteselsil sorumluluk

    madde 681.- mirascilar, bolunmesine veya nakline alacakli tarafindan acik veya ortulu olarak riza gosterilmemis olan tereke borclarindan dolayi, paylasmadan sonra da butun malvarliklariyla muteselsilen sorumludurlar.

    paylasmanin gerceklestigi tarihin veya daha sonra yerine getirilecek borclarda muacceliyet tarihinin uzerinden bes yil gecmekle teselsul sona erer.

    ii. mirascilara rucu

    madde 682.- paylasma sozlesmesinde odenmesi kendisine yukletilmemis olan bir tereke borcunu veya uzerine aldigi miktardan fazlasini odeyen mirasci, diger mirascilara rucu edebilir.

    rucu hakki, ilk once, odenmis olan borcu paylasma sozlesmesiyle ustlenmis bulunan mirasciya karsi kullanilir.

    diger hallerde, aksi kararlastirilmis olmadikca, mirascilardan her biri terekedeki borclari miras payi oraninda odemekle yukumludur.


    dorduncu kitap

    esya hukuku

    birinci kisim

    mulkiyet

    birinci bolum

    genel hukumler


    a. mulkiyet hakkinin icerigi

    madde 683.- bir seye malik olan kimse, hukuk duzeninin sinirlari icinde, o sey uzerinde diledigi gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.

    malik, malini haksiz olarak elinde bulunduran kimseye karsi istihkak davasi acabilecegi gibi, her turlu haksiz elatmanin onlenmesini de dava edebilir.

    b. mulkiyet hakkinin kapsami

    i. butunleyici parca

    madde 684.- bir seye malik olan kimse, o seyin butunleyici parcalarina da malik olur.

    butunleyici parca, yerel adetlere gore asil seyin temel unsuru olan ve o sey yok edilmedikce, zarara ugratilmadikca veya yapisi degistirilmedikce ondan ayrilmasina olanak bulunmayan parcadir.

    ii. dogal urunler

    madde 685.- bir seyin maliki, onun urunlerinin de maliki olur.

    urunler, donemsel olarak elde edilen dogal veya hukuki urunler ile bir seyin ozgulendigi amaca gore adetler geregi ondan elde edilmesi uygun gorulen diger verimlerdir.

    dogal urunler asil seyden ayrilincaya kadar onun butunleyici parcasidir.

    iii. eklenti

    1. tanim

    madde 686.- bir seye iliskin tasarruflar, aksi belirtilmedikce onun eklentisini de kapsar.

    eklenti, asil sey malikinin anlasilabilen arzusuna veya yerel adetlere gore, isletilmesi, korunmasi veya yarar saglamasi icin asil seye surekli olarak ozgulenen ve kullanilmasinda birlestirme, takma veya baska bir bicimde asil seye bagli kilinan tasinir maldir.

    eklenti, asil seyden gecici olarak ayrilmakla bu niteligini kaybetmez.

    2. eklenti sayilmayanlar

    madde 687.- asil seye zilyet olan kimsenin sadece gecici olarak kullanmasi veya tuketmesi icin ozgulenen ya da asil seyin ozel niteligi ile herhangi bir iliskisi bulunmadan sadece korunmak, satilmak veya kiraya verilmek uzere onunla birlestirilen seyler eklenti sayilmaz.

    c. birlikte mulkiyet
    i. payli mulkiyet

    1. genel kurallar

    madde 688.- payli mulkiyette birden cok kimse, maddi olarak bolunmus olmayan bir seyin tamamina belli paylarla maliktir.

    baska turlu belirlenmedikce, paylar esit sayilir.

    paydaslardan her biri kendi payi bakimindan malik hak ve yukumluluklerine sahip olur. pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklilar tarafindan haczettirilebilir.

    2. yonetim ve tasarruf

    a. anlasmalar

    madde 689.- paydaslar, kendi aralarinda oybirligiyle anlasarak yararlanma, kullanma ve yonetime iliskin konularda kanun hukumlerinden farkli bir duzenleme yapabilirler. ancak, boyle bir anlasmayla paydaslarin asagidaki hak ve yetkileri kaldirilamaz ve sinirlandirilamaz:

    1. payli mulkiyet konusu esyanin kullanilabilirliginin ve degerinin korunmasi icin zorunlu olan yonetim islerini yapmak ve gerektiginde mahkemeden buna iliskin onlemlerin alinmasini istemek,

    2. esyayi bir zarar tehlikesinden veya zararin artmasindan korumak icin derhal alinmasi gereken onlemleri butun paydaslar hesabina almak.

    tasinmazlarla ilgili anlasmalar imzalarinin noterlikce onaylanmasi kosuluyla paydaslardan birinin basvurusu uzerine tapu kutugune serh verilebilir.

    b. olagan yonetim isleri

    madde 690.- paydaslardan her biri olagan yonetim islerini yapmaya, ozellikle kucuk onarimlari yaptirmaya ve tarimsal isleri yurutmeye yetkilidir.

    zorunlu ve ivedi islerin yapilmasina iliskin kanun hukumleri sakli kalmak kaydiyla, paydaslarin cogunlukla alacagi kararla olagan yonetim islerinde yetkiyle ilgili farkli duzenleme getirilebilir.

    c. onemli yonetim isleri

    madde 691.- isletme usulunun veya tarim turunun degistirilmesi, adi kiraya veya urun kirasina iliskin sozlesmelerin yapilmasi veya feshi, topragin islahi gibi onemli yonetim isleri icin pay ve paydas cogunluguyla karar verilmesi gerekir.

    olagan yonetim sinirlarini asan ve payli malin degerinin veya yarar saglamaya elverisliliginin korunmasi icin gerekli bakim, onarim ve yapi islerinde de ayni cogunluk aranir.

    pay ve paydaslarin esitligi halinde hakim, paydaslardan birinin istemi uzerine butun paydaslarin menfaatini gozeterek hakkaniyete uygun bir karar verir; gerekli gordugu islerin yapilmasi icin paydaslar arasindan veya disaridan bir kayyim atayabilir.

    d. olaganustu yonetim isleri ve tasarruflar

    madde 692.- payli malin ozgulendigi amacin degistirilmesi, korumanin veya olagan sekilde kullanmanin gerekli kildigi olcuyu asan yapi islerine girisilmesi veya payli malin tamami uzerinde tasarruf islemlerinin yapilmasi, oybirligiyle aksi kararlastirilmis olmadikca, butun paydaslarin kabulune baglidir.

    paylar uzerinde tasinmaz rehni veya tasinmaz yuku kurulmussa, paydaslar malin tamamini benzer haklarla kayitlayamazlar.

    3. yararlanma, kullanma ve koruma

    madde 693.- paydaslardan her biri, digerlerinin haklari ile bagdastigi olcude payli maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.

    uyusmazlik halinde yararlanma ve kullanma seklini hakim belirler. bu belirleme, payli malin kullanilmasinin zaman veya yer itibariyla paydaslar arasinda bolunmesi biciminde de olabilir.

    paydaslardan her biri, bolunemeyen ortak menfaatlerin korunmasini diger paydaslari temsilen saglayabilir.

    4. giderler ve yukumlulukler

    madde 694.- payli mulkiyetten dogan veya payli mali ilgilendiren yonetim giderleri, vergiler ve diger yukumlulukler, aksine bir hukum bulunmadikca, paydaslar tarafindan paylari oraninda karsilanir.

    payina dusenden fazlasini odemis bulunan paydas, digerlerine paylari oraninda rucu edebilir.

    5. kararlarin baglayiciligi

    madde 695.- yararlanma, kullanma ve yonetime iliskin konularda paydaslarin yaptiklari duzenleme ve aldiklari kararlar ile mahkemece verilen kararlar, sonradan paydas olan veya pay uzerinde ayni hak kazanan kimseleri de baglar.

    tasinmazlarda yararlanma, kullanma ve yonetime iliskin kararlarin sonradan paydas olan veya pay uzerinde ayni hak kazananlari baglamasi icin, bunlarin tapu kutugune serh edilmesi gerekir.

    6. paydasliktan cikarma

    a. paydasin cikarilmasi

    madde 696.- kendi tutum ve davranislariyla veya malin kullanilmasini biraktigi ya da fiillerinden sorumlu oldugu kisilerin tutum ve davranislariyla diger paydaslarin tamamina veya bir kismina karsi olan yukumluluklerini agir bicimde cigneyen paydas, bu yuzden onlar icin payli mulkiyet iliskisinin devamini cekilmez hale getirmisse, mahkeme karariyla paydasliktan cikarilabilir.

    davanin acilmasi, aksi kararlastirilmis olmadikca, pay ve paydas cogunluguyla karar verilmesine baglidir.

    hakim, cikarma istemini hakli gordugu takdirde, cikarilacak paydasin payini karsilayacak kismi maldan ayirmaya olanak varsa, bu ayirmayi yaparak ayrilan parcanin payli mulkiyetten cikarilana ozgulenmesine karar verir.

    aynen ayrilmasina olanak bulunmayan maldaki payin dava tarihindeki degeriyle kendilerine devrini isteyen paydas veya paydaslar bu istemlerini paydasliktan cikarma istemi ile birlikte ileri surmek zorundadirlar. hakim, hukum vermeden once re'sen belirleyecegi uygun bir sure icinde pay degerinin odenmesine veya tevdiine karar verir. davanin kabulu halinde payin istemde bulunan adina tesciline hukmolunur.

    payi karsilayacak kisim maldan aynen ayrilamaz ve bu payi isteyen paydas da bulunmazsa hakim, davaliya payini devretmesi icin bir sure belirler ve bu sure icinde devredilmeyen payin acik artirmayla satisina karar verir. satis karari, cebri icra yoluyla paraya cevirmeye iliskin hukumler uyarinca yerine getirilir.

    b. diger hak sahiplerinin cikarilmasi

    madde 697.- bir paydasin cikarilmasina iliskin hukumler, kiyas yoluyla, pay uzerinde intifa veya diger bir ayni ya da tapuya serh edilmis kisisel yararlanma hakki sahipleri hakkinda da uygulanir. ancak, devri caiz olmayan bir hakkin uygun bir tazminat karsiliginda sona ermesine karar verilir.

    7. payli mulkiyetin sona ermesi

    a. paylasma istemi

    madde 698.- hukuki bir islem geregince veya payli malin surekli bir amaca ozgulenmis olmasi sebebiyle payli mulkiyeti devam ettirme yukumlulugu bulunmadikca, paydaslardan her biri malin paylasilmasini isteyebilir.

    paylasmayi isteme hakki, hukuki bir islemle en cok on yillik sure ile sinirlandirilabilir. tasinmazlarda payli mulkiyetin devamina iliskin sozlesmeler, resmi sekle baglidir ve tapu kutugune serh verilebilir.

    uygun olmayan zamanda paylasma isteminde bulunulamaz.

    b. paylasma bicimi

    madde 699.- paylasma, malin aynen bolusulmesi veya pazarlik ya da artirmayla satilarak bedelinin bolusulmesi biciminde gerceklestirilir.

    paylasma biciminde uyusma saglanamazsa, paydaslardan birinin istemi uzerine hakim, malin aynen bolunerek paylastirilmasina, bolunen parcalarin degerlerinin birbirine denk dusmemesi halinde eksik degerdeki parcaya para eklenerek denklestirme saglanmasina karar verir.

    bolme istemi durum ve kosullara uygun gorulmezse ve ozellikle payli malin onemli bir deger kaybina ugramadan bolunmesine olanak yoksa, acik artirmayla satisa hukmolunur. satisin paydaslar arasinda artirmayla yapilmasina karar verilmesi, butun paydaslarin rizasina baglidir.

    c. intifa hakki sahibinin durumu

    madde 700.- bir paydasin kendi payi uzerinde intifa hakki kurmasi halinde, diger paydaslardan biri intifa hakkinin kuruldugunun kendisine tebliginden baslayarak uc ay icinde paylasma isteminde bulunursa; satis yoluyla paylasmada intifa hakki, buna iliskin paya dusecek bedel uzerinde devam eder.

    ii. elbirligi mulkiyeti

    1. kaynaklari ve niteligi

    madde 701.- kanun veya kanunda ongorulen sozlesmeler uyarinca olusan topluluk dolayisiyla mallara birlikte malik olanlarin mulkiyeti, elbirligi mulkiyetidir.

    elbirligi mulkiyetinde ortaklarin belirlenmis paylari olmayip her birinin hakki, ortakliga giren mallarin tamamina yaygindir.

    2. hukumleri

    madde 702.- ortaklarin haklari ve yukumlulukleri, toplulugu doguran kanun veya sozlesme hukumleri ile belirlenir.

    kanunda veya sozlesmede aksine bir hukum bulunmadikca, gerek yonetim, gerek tasarruf islemleri icin ortaklarin oybirligiyle karar vermeleri gerekir.

    sozlesmeden dogan topluluk devam ettigi surece, paylasma yapilamaz ve bir pay uzerinde tasarrufta bulunulamaz.

    ortaklardan her biri, topluluga giren haklarin korunmasini saglayabilir. bu korumadan butun ortaklar yararlanir.

    3. sona ermesi

    madde 703.- elbirligi mulkiyeti, malin devri, toplulugun dagilmasi veya payli mulkiyete gecilmesiyle sona erer.

    paylastirma, aksine bir hukum bulunmadikca, payli mulkiyet hukumlerine gore yapilir.

    ikinci bolum
    tasinmaz mulkiyeti

    birinci ayirim

    tasinmaz mulkiyetinin

    konusu, kazanilmasi ve kaybi


    a. tasinmaz mulkiyetinin konusu

    madde 704.- tasinmaz mulkiyetinin konusu sunlardir:

    1. arazi,

    2. tapu kutugunde ayri sayfaya kaydedilen bagimsiz ve surekli haklar,

    3. kat mulkiyeti kutugune kayitli bagimsiz bolumler.

    b. tasinmaz mulkiyetinin kazanilmasi

    i. tescil
    madde 705.- tasinmaz mulkiyetinin kazanilmasi, tescille olur.

    miras, mahkeme karari, cebri icra, isgal, kamulastirma halleri ile kanunda ongorulen diger hallerde, mulkiyet tescilden once kazanilir. ancak, bu hallerde malikin tasarruf islemleri yapabilmesi, mulkiyetin tapu kutugune tescil edilmis olmasina baglidir.

    ii. kazanma yollari

    1. hukuki islem

    madde 706.- tasinmaz mulkiyetinin devrini amaclayan sozlesmelerin gecerli olmasi, resmi sekilde duzenlenmis bulunmalarina baglidir.

    olume bagli tasarruflar ve mal rejimi sozlesmeleri, kendilerine ozgu sekillere tabidir.

    2. isgal

    madde 707.- tapu kutugune kayitli bir tasinmazin mulkiyetinin isgal yoluyla kazanilmasi, ancak kaydinin malikin istemiyle terkin edilmis olmasina baglidir.

    tapuya kayitli olmayan tasinmazlar uzerinde isgal yoluyla mulkiyet kazanilamaz.

    3. yeni arazi olusmasi

    madde 708.- birikme, dolma, toprak kaymasi veya kamuya ait sularin yataginda ya da seviyesinde degisme gibi sebeplerle sahipsiz yerlerde yeniden olusan yararlanmaya elverisli arazi devlete ait olur.

    devlet, bu araziyi kamusal bir sakinca bulunmadigi takdirde oncelikle arazisi kayba ugrayana veya bitisik arazi malikine devredebilir.

    toprak parcalarinin kendi arazisinden koptugunu ispat eden malik, bunlari, durumu ogrendigi tarihten baslayarak bir ve her halde olusumun gerceklestigi tarihten baslayarak on yil icinde geri alabilir.

    4. arazi kaymasi

    a. genel olarak

    madde 709.- arazi kaymasi sinir degisikligini gerektirmez.

    arazi kaymasi sebebiyle bir tasinmazdan digerine gecmis olan arazi parcalari ve diger cisimler hakkinda suruklenen seylere ve karismaya iliskin hukumler uygulanir.

    b. heyelan

    madde 710.- arazi kaymasinin sinir degisikligine yol acmayacagi ilkesi, yetkili makamlarca heyelan bolgesi oldugu belirlenen yorelerde uygulanmaz.

    bu yorelerin belirlenmesi sirasinda yoredeki arazinin yapisi goz onunde tutulur.

    bir tasinmazin boyle bir yorede bulundugu, ilgililere uygun bicimde bildirilir ve tapu kutugunun beyanlar sutununa yazilir.

    c. sinirin yeniden belirlenmesi

    madde 711.- sinir, arazi kaymasi sebebiyle gercegi yansitmiyorsa; ilgili tasinmaz maliki, sinirin yeniden belirlenmesini isteyebilir.

    fazlalik ve eksiklikler denklestirilir.

    5. kazandirici zamanasimi

    a. olagan zamanasimi

    madde 712.- gecerli bir hukuki sebep olmaksizin tapu kutugune malik olarak yazilan kisi, tasinmaz uzerindeki zilyetligini davasiz ve araliksiz olarak on yil sureyle ve iyiniyetle surdururse, onun bu yolla kazanmis oldugu mulkiyet hakkina itiraz edilemez.

    b. olaganustu zamanasimi

    madde 713.- tapu kutugunde kayitli olmayan bir tasinmazi davasiz ve araliksiz olarak yirmi yil sureyle ve malik sifatiyla zilyetliginde bulunduran kisi, o tasinmazin tamami, bir parcasi veya bir payi uzerindeki mulkiyet hakkinin tapu kutugune tesciline karar verilmesini isteyebilir.

    ayni kosullar altinda, maliki tapu kutugunden anlasilamayan veya yirmi yil once olmus ya da hakkinda gaiplik karari verilmis bir kimse adina kayitli bulunan tasinmazin tamaminin veya bolunmesinde sakinca olmayan bir parcasinin zilyedi de, o tasinmazin tamami, bir parcasi veya bir payi uzerindeki mulkiyet hakkinin tapu kutugune tesciline karar verilmesini isteyebilir.

    tescil davasi, hazineye ve ilgili kamu tuzel kisilerine veya varsa tapuda malik gozuken kisinin mirascilarina karsi acilir.

    davanin konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrica tasinmazin bulundugu yerde uygun arac ve araliklarla en az uc defa ilan olunur.

    son ilandan baslayarak uc ay icinde yukaridaki kosullarin gerceklesmedigini ileri surerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde gorulmez ve davacinin iddiasi ispatlanmis olursa, hakim tescile karar verir. mulkiyet, birinci fikrada ongorulen kosullarin gerceklestigi anda kazanilmis olur.

    davalilar ve itiraz edenler, ayni davada kendi adlarina tescile karar verilmesini isteyebilirler.

    kararda, tescili istenilen tasinmazin niteligi, yeri, sinirlari ve yuzolcumu belirtilir ve karara, uzmanlarca duzenlenen teknik bilgileri iceren krokisi de eklenir.

    ozel kanun hukumleri saklidir.

    c. surelerin hesabi

    madde 714.- kazandirici zamanasimi surelerinin hesaplanmasinda, kesilmesinde ve durmasinda, borclar kanununun zamanasimina iliskin hukumleri kiyas yoluyla uygulanir.

    6. sahipsiz yerler ve yarari kamuya ait mallar

    madde 715.- sahipsiz yerler ile yarari kamuya ait mallar, devletin hukum ve tasarrufu altindadir.

    aksi ispatlanmadikca, yarari kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, daglar, buzullar gibi tarima elverisli olmayan yerler ve bunlardan cikan kaynaklar, kimsenin mulkiyetinde degildir ve hicbir sekilde ozel mulkiyete konu olamaz.

    sahipsiz yerler ile yarari kamuya ait mallarin kazanilmasi, bakimi, korunmasi, isletilmesi ve kullanilmasi ozel kanun hukumlerine tabidir.

    iii. tescili isteme hakki

    madde 716.- mulkiyetin kazanilmasina esas olacak bir hukuki sebebe dayanarak malikten mulkiyetin kendi adina tescilini istemek hususunda kisisel hakka sahip olan kimse, malikin kacinmasi halinde hakimden, mulkiyetin hukmen gecirilmesini isteyebilir.

    bir tasinmazin mulkiyetini isgal, miras, kamulastirma, cebri icra veya mahkeme kararina dayanarak kazanan kisi tescili dogrudan dogruya yaptirabilir.

    bir tasinmazin mulkiyetinde esler arasindaki mal rejimi dolayisiyla meydana gelen degisiklikler, eslerden birinin istemiyle tapu kutugune dogrudan tescil olunur.

    c. tasinmaz mulkiyetinin kaybi

    madde 717.- tasinmaz mulkiyeti, terkin veya tasinmazin tamamen yok olmasiyla sona erer.

    kamulastirma halinde mulkiyetin ne zaman sona erecegi ozel kanunla belirlenir


    ikinci ayirim

    tasinmaz mulkiyetinin icerigi
    ve kisitlamalari

    a. tasinmaz mulkiyetinin icerigi

    i. kapsam

    madde 718.- arazi uzerindeki mulkiyet, kullanilmasinda yarar oldugu olcude, ustundeki hava ve altindaki arz katmanlarini kapsar.

    bu mulkiyetin kapsamina, yasal sinirlamalar sakli kalmak uzere yapilar, bitkiler ve kaynaklar da girer.

    ii. sinirlar

    1. sinirlarin belirlenmesi

    madde 719.- tasinmazin sinirlari, tapu planlari ve arz uzerindeki sinir isaretleriyle belirlenir.

    tapu planlari ile arz uzerindeki isaretler birbirini tutmazsa, asil olan plandaki sinirdir. bu kural, yetkili makamlarca heyelan bolgesi oldugu belirlenen yorelerde uygulanmaz.

    2. sinir belirleme yukumlulugu

    madde 720.- her arazi maliki, komsusunun istemi uzerine belli olmayan sinirlarin belirlenmesi icin tapu planlarinin duzeltilmesine veya arz uzerine sinir isaretleri konulmasina katkida bulunmakla yukumludur.

    3. sinirliklar uzerinde payli mulkiyet

    madde 721.- iki tasinmazi birbirinden ayirmaya yarayan duvar, parmaklik, cit gibi sinirliklar, aksi ispat edilmedikce, her iki komsunun payli mali sayilir.

    iii. arazideki yapilar

    1. arazi ve yapi malzemesi

    a. mulkiyet iliskisi

    madde 722.- bir kimse kendi arazisindeki yapida baskasinin malzemesini ya da baskasinin arazisindeki yapida kendisinin veya bir baskasinin malzemesini kullanirsa, bu malzeme arazinin butunleyici parcasi olur.

    ancak, sahibinin rizasi olmaksizin kullanilmis olan malzemenin sokulmesi asiri zarara yol acmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapiyi yaptirana ait olmak uzere bunlarin sokulup kendisine verilmesini isteyebilir.

    ayni kosullar altinda arazinin maliki de, rizasi olmaksizin yapilan yapida kullanilan malzemenin, gideri yapiyi yaptirana ait olmak uzere sokulup kaldirilmasini isteyebilir.

    b. tazminat

    madde 723.- malzeme sokulup alinmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat odemekle yukumludur.

    yapiyi yaptiran arazi maliki iyiniyetli degilse hakim, malzeme sahibinin ugradigi zararin tamaminin tazmin edilmesine karar verebilir.

    yapiyi yaptiran malzeme sahibi iyiniyetli degilse, hakimin hukmedecegi miktar bu malzemenin arazi maliki icin tasidigi en az degeri gecmeyebilir.

    c. arazinin mulkiyetinin malzeme sahibine verilmesi

    madde 724.- yapinin degeri acikca arazinin degerinden fazlaysa, iyiniyetli taraf uygun bir bedel karsiliginda yapinin ve arazinin tamaminin veya yeterli bir kisminin mulkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir.

    2. taskin yapilar

    madde 725.- bir yapinin baskasina ait araziye tasirilan kismi, eger yapiyi yapan malik tasirilan arazi uzerinde bir irtifak hakkina sahip bulunuyorsa, ona ait tasinmazin butunleyici parcasi olur.

    boyle bir irtifak hakki yoksa, zarar goren malik tasmayi ogrendigi tarihten baslayarak onbes gun icinde itiraz etmedigi, ayni zamanda durum ve kosullar da hakli gosterdigi takdirde, taskin yapiyi iyiniyetle yapan kimse, uygun bir bedel karsiliginda tasan kisim icin bir irtifak hakki kurulmasini veya bu kismin bulundugu arazi parcasinin mulkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir.

    3. ust hakki

    madde 726.- bir ust irtifakina dayali olarak baskasina ait bir arazinin altinda veya ustunde surekli kalmak uzere insa edilen yapilarin mulkiyeti, irtifak hakki sahibine ait olur.

    bir binanin basli basina kullanilmaya elverisli bagimsiz bolumleri uzerinde kat mulkiyeti veya kat irtifaki kurulmasi, kat mulkiyeti kanununa tabidir.

    bagimsiz bolumler uzerinde ayrica ust hakki kurulamaz.

    4. mecralar

    madde 727.- su, gaz, elektrik ve benzerlerinin mecralari, isletmenin bulundugu tasinmazin disinda olsalar bile, aksine bir duzenleme olmadikca o isletmenin eklentisi ve isletme malikinin mali sayilir.

    komsuluk hukukunun gerektirdigi haller disinda bir tasinmazin boyle bir mecra ile ayni hak olarak yuklenmesi, ancak bir irtifak hakki kurulmasi suretiyle olabilir.

    irtifak hakki, mecra disaridan gorulmuyorsa tapu kutugune tesciliyle, disaridan goruluyorsa noterce duzenlenecek sozlesmeye dayanilarak mecranin yapilmasiyla dogar.

    5. tasinir yapilar

    madde 728.- baskasinin arazisi uzerinde kalici olmasi amaclanmaksizin yapilan kulube, bufe, cardak, baraka ve benzeri hafif yapilar, bunlarin malikine aittir.

    bu tur yapilar, tasinir mal hukumlerine tabi olur ve tapu kutugunde gosterilmez.

    iv. araziye dikilen fidanlar

    madde 729.- bir kimse baskasinin fidanini kendi arazisine ya da kendisinin veya bir ucuncu kisinin fidanini baskasinin arazisine dikerse, baskasinin malzemesini kullanarak yapilan yapilara veya tasinir yapilara iliskin hukumler bunlar hakkinda da uygulanir.

    agaclar ve ormanlar ust hakkina konu olamaz.

    v. tasinmaz malikinin sorumlulugu

    madde 730.- bir tasinmaz malikinin mulkiyet hakkini bu hakkin yasal kisitlamalarina aykiri kullanmasi sonucunda zarar goren veya zarar tehlikesi ile karsilasan kimse, durumun eski haline getirilmesini, tehlikenin ve ugradigi zararin giderilmesini dava edebilir.

    hakim, yerel adete uygun ve kacinilmaz taskinliklardan dogan zararlarin uygun bir bedelle denklestirilmesine karar verebilir.

    b. tasinmaz mulkiyetinin kisitlamalari

    i. genel olarak

    madde 731.-tasinmaz mulkiyetinin kanundan dogan kisitlamalari, tapu siciline tescil edilmeksizin etkili olur.

    bu kisitlamalarin ortadan kaldirilmasi veya degistirilmesi, buna iliskin sozlesmenin resmi sekilde duzenlenmesine ve tapu kutugune serh verilmesine baglidir.

    kamu yarari icin konulan kisitlamalar kaldirilamaz ve degistirilemez.

    ii. devir hakkinin kisitlamalari

    1. yasal onalim hakki

    a. onalim hakki sahibi

    madde 732.- payli mulkiyette bir paydasin tasinmaz uzerindeki payini tamamen veya kismen ucuncu kisiye satmasi halinde, diger paydaslar onalim hakkini kullanabilirler.

    b. kullanma yasagi, feragat ve hak dusurucu sure

    madde 733.- cebri artirmayla satislarda onalim hakki kullanilamaz.

    onalim hakkindan feragatin resmi sekilde yapilmasi ve tapu kutugune serh verilmesi gerekir. belirli bir satista onalim hakkini kullanmaktan vazgecme, yazili sekle tabidir ve satistan once veya sonra yapilabilir.

    yapilan satis, alici veya satici tarafindan diger paydaslara noter araciligiyla bildirilir.

    onalim hakki, satisin hak sahibine bildirildigi tarihin uzerinden uc ay ve her halde satisin uzerinden iki yil gecmekle duser.

    c. kullanilmasi

    madde 734.- onalim hakki, aliciya karsi dava acilarak kullanilir.

    onalim hakki sahibi, adina payin tesciline karar verilmeden once, satis bedeli ile aliciya dusen tapu giderlerini, hakim tarafindan belirlenen sure icinde hakimin belirleyecegi yere nakden yatirmakla yukumludur.

    2. sozlesmeden dogan onalim hakki

    madde 735.- tapu kutugune serh verilen sozlesmeden dogan onalim hakki, serhte belirtilen surede ve belirtilen kosullara gore her malike karsi kullanilabilir. kutukte kosullar belirtilmemisse tasinmazin ucuncu kisiye satisindaki kosullar esas alinir.

    serhin etkisi her durumda, serhin verildigi tarihin uzerinden on yil gecmekle sona erer.

    yasal onalim hakkinin kullanilmasina ve vazgecmeye iliskin hukumler sozlesmeden dogan onalim hakkinda da uygulanir.

    3. alim ve geri alim haklari

    madde 736.- tapu kutugune serh verilen alim ve geri alim haklari, serhde belirtilen sure icinde her malike karsi kullanilabilir.

    serhin etkisi, her durumda, serhin verildigi tarihin uzerinden on yil gecmekle sona erer.

    iii. komsu hakki

    1. kullanma bicimi

    madde 737.- herkes, tasinmaz mulkiyetinden dogan yetkileri kullanirken ve ozellikle isletme faaliyetini surdururken, komsularini olumsuz sekilde etkileyecek taskinliktan kacinmakla yukumludur.

    ozellikle, tasinmazin durumuna, niteligine ve yerel adete gore komsular arasinda hos gorulebilecek dereceyi asan duman, bugu, kurum, toz, koku cikartarak, gurultu veya sarsinti yaparak rahatsizlik vermek yasaktir.

    yerel adete uygun ve kacinilmaz taskinliklardan dogan denklestirmeye iliskin haklar saklidir.

    2. kazi ve yapilar

    a. kural

    madde 738.- malik, kazi ve yapi yaparken komsu tasinmazlara, onlarin topraklarini sarsmak veya tehlikeye dusurmek ya da uzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kacinmak zorundadir.

    komsuluk hukuku kurallarina aykiri yapilar hakkinda taskin yapilara iliskin hukumler uygulanir.

    b. ozel kurallar

    madde 739.- kazi ve yapilarda uyulmasi gerekli kurallar ozel kanunlarla belirlenir.

    3. bitkiler

    a. kural

    madde 740.- komsunun arazisine tasarak zarar veren dal ve kokler, onun istemi uzerine uygun bir sure icinde kaldirilmazsa, komsu bu dal ve kokleri kesip kendi mulkiyetine gecirebilir.

    ekilmis veya uzerine yapi yapilmis arazisine dallarin tasmasina katlanan komsu, bu dallarda yetisen meyvalari toplama hakkina sahip olur.

    komsu ormanlar hakkinda bu hukumler uygulanmaz.

    b. ozel kurallar

    madde 741.- komsu tasinmaz maliklerinin bitki dikerken uymak zorunda olduklari kurallar ozel kanunlarla belirlenir.

    4. dogal olarak akan su

    madde 742.- tasinmaz maliki, ust taraftaki araziden kendi arazisine dogal olarak akan sularin ve ozellikle yagmur, kar ve tutulmamis kaynak sularinin akisina katlanmak zorundadir.

    komsulardan hicbiri bu sularin akisini digerinin zararina degistiremez.

    ustteki arazi maliki, alt taraftaki tasinmaza gerekli olan suyu, ancak kendi tasinmazi icin zorunlu oldugu olcude tutabilir.

    5. fazla suyun akitilmasi

    madde 743.- bir arazinin suyu oteden beri alt taraftaki araziye dogal bir sekilde akmakta ise, alt taraftaki arazi maliki, ust taraftaki araziden fazla suyun bosaltilmasi sirasinda da bu sulari tazminat isteme hakki olmaksizin kabul etmek zorundadir.

    alt taraftaki arazi maliki bosaltma dolayisiyla akan sulardan zarar gormekte ise, gideri ustteki arazi malikine ait olmak uzere, kendi arazisinde yapilacak mecrayla suyun akitilmasini isteyebilir.

    batakliklarin kurutulmasi hakkindaki ozel kanun hukumleri saklidir.

    6. mecra gecirilmesi

    a. katlanma yukumlulugu

    madde 744.- her tasinmaz maliki, ugrayacagi zararin tamaminin onceden odenmesi kosuluyla, su yolu, kurutma kanali, gaz ve benzerlerine ait borularin, elektrik hat ve kablolarinin, baska yerden gecirilmesi olanaksiz veya asiri olcude masrafli oldugu takdirde, kendi arazisinin altindan veya ustunden gecirilmesine katlanmakla yukumludur.

    mecra gecirilmesinin kamulastirma kurallarina bagli olmasi halinde, bu kanunun mecralara iliskin komsuluk hukumleri uygulanmaz.

    mecrayi gecirme hakki, hak sahibinin istemi uzerine ve giderleri odemesi kosuluyla tapu kutugune tescil edilir.

    b. yukumlu tasinmaz malikinin menfaatinin korunmasi

    madde 745.- yukumlu tasinmaz maliki, kendi menfaatinin hakkaniyete uygun bir bicimde gozetilmesini isteyebilir.

    arazinin uzerinden gececek mecralarda olaganustu durumlar varsa malik, bu mecralarin uzerinden gecirilecegi arazi parcasinin uygun bir kisminin, zararini tam olarak karsilayacak bir bedelle satin alinmasini isteyebilir.

    c. durumun degismesi

    madde 746.- durum degisirse, yukumlu tasinmaz maliki, mecranin kendi yararina olarak baska bir yere nakledilmesini isteyebilir.

    yer degistirme giderleri, kural olarak mecra hakki sahibine aittir.

    ozel durumlar hakli gosterdigi takdirde, tasinmaz maliki de giderlerin uygun bir kismina katilmakla yukumlu tutulabilir.

    7. gecit haklari

    a. zorunlu gecit

    madde 747.- tasinmazindan genel yola cikmak icin yeterli gecidi bulunmayan malik, tam bir bedel karsiliginda bir gecit hakki taninmasini komsularindan isteyebilir.

    bu hak, ilk once kendisinden bu gecidin istenmesi onceki mulkiyet ve yol durumuna gore en uygun dusen komsuya karsi ve daha sonra bundan en az zarar gorecek olana karsi kullanilir.

    zorunlu gecit iki tarafin menfaati gozetilerek belirlenir.

    b. diger gecit haklari

    madde 748.- tasinmaz malikinin tasinmazini isletme veya iyilestirme ya da tasinmazi uzerinde yapi yapma amaciyla komsu tasinmaza gecici olarak girme hakki ile tarla yolu, hayvan sulama yolu, kis gecidi, tomruk kaydirma yolu ve olugu ve bunlara benzer diger gecitler ozel kanun hukumlerine tabidir.

    ozel kanun hukmu yoksa yerel adet uygulanir.

    dogrudan dogruya kanundan kaynaklanan gecit haklari, tapu kutugune tescil edilmeksizin dogar. ancak, bunlardan surekli nitelikte olanlar beyanlar sutununda gosterilir.

    8. sinirliklar

    madde 749.- sinirliklar uzerinde payli mulkiyete iliskin hukumler sakli kalmak uzere; her arazi maliki, tasinmazinin sinirinin cit veya duvar gibi sinirliklarla cevrilmesi icin yapilan giderleri karsilar.

    arazinin sinirliklarla cevrilmesi yukumlulugu ve bicimine iliskin ozel kanun hukumleri saklidir.

    9. katilma yukumlulugu

    madde 750.- her tasinmaz maliki, komsuluk hukukundan dogan yetkilerin kullanilmasi icin gerekli islere ve bunlarin giderlerine, kendi yararlanmasi oraninda katilmakla yukumludur.

    iv. baskasinin arazisine girme hakki

    1. orman ve mer'aya girme

    madde 751.- yetkili makamlar tarafindan bitki ortusunu korumak amaciyla yasaklanmadikca, herkes baskasinin orman ve mer'asina girebilir ve oralarda yetisen yabani meyve, mantar ve benzeri seyleri, yerel adetlerin izin verdigi olcude toplayip alabilir.

    avlanmak ve balik tutmak icin baskasinin arazisine girme, ozel kanun hukumlerine tabidir.

    2. suruklenen seyler ile benzerlerinin alinmasi

    madde 752.- su, ruzgar, cig veya diger dogal guclerin etkisiyle ya da rastlanti sonucunda baskasinin arazisine suruklenen veya dusen seyler ile buraya giren buyuk ve kucuk bas hayvan, ari ogulu, kanatli hayvan ve balik gibi hayvanlarin hak sahipleri tarafindan aranip alinmasina, arazi maliki izin vermek zorundadir.

    arazi maliki, bu yuzden ugradigi zararin denklestirilmesini istemek ve denklestirme bedeli kendisine odeninceye kadar o seyleri hapsetmek hakkina sahiptir.

    3. zorunluluk halinde

    madde 753.- bir kimse kendisini veya baskasini tehdit eden bir zarari veya o anda mevcut bir tehlikeyi ancak baskasinin tasinmazina mudahale ile onleyebilecek ve bu zarar ya da tehlike tasinmaza mudahaleden dogacak zarardan onemli olcude buyuk ise, malik buna katlanmak zorundadir.

    malik, bu yuzden ugradigi zarar icin hakkaniyete uygun bir denklestirme bedeli isteyebilir.

    v. kamu hukuku kisitlamalari
    1. genel olarak

    madde 754.- tasinmaz mulkiyeti hakkinin kamu yarari icin kisitlanmasi, ozellikle yapi, yangin, dogal afetler ve saglikla ilgili kolluk hizmetlerine; orman ve yollara, deniz ve gol kiyilarindaki ana ve tali yollara sinir isaretleri ve nirengi noktalari konulmasina; topragin iyilestirilmesine veya bolunmesine, tarim topraklarinin veya yapiya ozgu arsalarin birlestirilmesine; eski eserler, dogal guzellikler, manzaralar, seyirlik noktalari ve ender doga anitlari ile icmeler, ilicalar, maden ve kaynak sularinin korunmasina iliskin mulkiyet kisitlamalari, ozel kanun hukumlerine tabidir.

    2. topragin iyilestirilmesi

    madde 755.- su yollarini duzeltme, sulama, bataklik yerlerini kurutma, yol acma, orman yetistirme, arazileri toplulastirma gibi iyilestirme isleri, ancak ilgili maliklerin ortak girisimleriyle yapilabilecekse, arazinin yarisindan fazlasina sahip bulunmak kosuluyla maliklerin ucte ikisinin bu yolda karar vermeleri gerekir. diger malikler de bu karara uymak zorundadir. alinan karar, tapu kutugunun beyanlar sutununda gosterilir.

    bu konulara iliskin ozel kanun hukumleri saklidir.

    c. kaynak ve yeralti sulari

    i. mulkiyet ve irtifak hakki

    madde 756.- kaynaklar, arazinin butunleyici parcasi olup, bunlarin mulkiyeti ancak kaynadiklari arazinin mulkiyeti ile birlikte kazanilabilir.

    baskasinin arazisinde bulunan kaynaklar uzerindeki hak, bir irtifak hakki olarak tapu kutugune tescil ile kurulur.

    yeralti sulari, kamu yararina ait sulardandir. arza malik olmak, onun altindaki yeralti sularina da malik olmak sonucunu dogurmaz.

    arazi maliklerinin yeralti sularindan yararlanma bicimi ve olcusune iliskin ozel kanun hukumleri saklidir.

    ii. kaynaklara zarar verilmesi

    1. tazminat

    madde 757.- onemli olcude yararlanilan veya yararlanmak amaciyla suyu biriktirilen kaynaklari veya kuyulari kazi, yapi veya benzeri faaliyetler yuzunden kismen olsun keserek ya da kirleterek malikine veya onda hak sahibi olana zarar veren kimse, bu zarari gidermekle yukumludur.

    zarar kasten veya ihmal yoluyla verilmemisse ya da zarar gorenin de kusuru varsa hakim, tazminatin gerekip gerekmedigini, gerekiyorsa miktar ve turunu takdir eder.

    2. eski duruma getirme

    madde 758.- bir tasinmazda oturmak, onu isletmek veya bir yerin icme ya da kullanma suyunu saglamak icin gerekli olan kaynaklar kesilir ve kirletilirse, kaynagin olabildigi olcude eski duruma getirilmesi istenebilir.

    bunlar disinda eski duruma getirme, ancak ozel haller hakli gosterdigi takdirde istenebilir.

    iii. ayni yataktan beslenen kaynaklar

    madde 759.- degisik maliklere ait komsu kaynaklar, ortak bir ana kaynaktan beslenmekte ise maliklerden her biri, bu kaynaklarin birlikte tutulmasini ve suyun hak sahiplerine o zamana kadarki yararlanmalari oraninda dagitilmasini isteyebilir.

    hak sahipleri, ortak tesis masraflarini yararlanmalari oraninda ustlenirler.

    birinin karsi cikmasi halinde, hak sahiplerinden her biri, diger kaynaklardaki su azalacak olsa bile, kendi kaynagindaki suyun tutulup akitilmasi icin gerekli isleri yapabilir ve kendi kaynagina gelen suyun miktari bu isler sonunda cogaldigi takdirde, ancak bu cogalma oraninda bir bedel vermekle yukumlu olur.

    iv. ozel kanun hukumleri ve yerel adet

    madde 760.- ozel mulkiyete tabi arazide bulunan kaynak, kuyu veya derelerden komsularin ve diger kisilerin su icme, su alma veya hayvan sulama ya da benzer yollarla yararlanmalari ozel kanun hukumlerine tabidir. ozel kanun hukmu yoksa yerel adet uygulanir.

    v. zorunlu su
    madde 761.- evi, arazisi veya isletmesi icin gerekli sudan yoksun olup, bunu asiri zahmet ve gidere katlanmaksizin baska yoldan saglayamayan tasinmaz maliki, komsusundan, onun ihtiyacindan fazla olan suyu tam bir bedel karsiliginda almasini saglayacak bir irtifak kurulmasini isteyebilir.

    zorunlu su irtifakinin kurulmasinda oncelikle kaynak sahibinin menfaati gozetilir.

    durum degisirse, kurulmus irtifak hakkinin degistirilmesi veya kaldirilmasi istenebilir.


    ucuncu bolum

    tasinir mulkiyeti

    a. konusu

    madde 762.- tasinir mulkiyetinin konusu, nitelikleri itibariyla tasinabilen maddi seyler ile edinmeye elverisli olan ve tasinmaz mulkiyetinin kapsamina girmeyen dogal guclerdir.

    b. kazanilmasi

    i. mulkiyetin nakli

    1. zilyetligin devri

    madde 763.- tasinir mulkiyetinin nakli icin zilyetligin devri gerekir.

    bir tasinirin zilyetligini iyiniyetle ve malik olmak uzere devralan kimse, devredenin mulkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hukumlerine gore kazanmanin korundugu hallerde o seyin maliki olur.

    2. mulkiyetin sakli tutulmasi

    a. genel olarak

    madde 764.- baskasina devredilen bir malin mulkiyetinin sakli tutulmasi kaydi, ancak resmi sekilde yapilacak sozlesmenin devralanin yerlesim yeri noterliginde ozel siciline kaydedilmesiyle gecerli olur.

    hayvan satislarinda mulkiyeti sakli tutma sozlesmesi yapilamaz.

    b. taksitle satis

    madde 765.- taksitle mal satan kimse, bu satimlara iliskin ozel hukumlere uymak kosuluyla, mulkiyeti sakli tutma sozlesmesine dayanarak, sattigi malin geri verilmesini isteyebilir.

    3. hukmen teslim

    madde 766.- bir tasinirin mulkiyetini nakleden kimse ozel bir hukuki iliskiye dayanarak o seyin zilyetligini korursa, mulkiyet teslimsiz gecmis olur. ancak, bu islem ucuncu kisileri zarara sokmak veya tasinir rehni kurallarindan kurtulmak icin yapilmissa, mulkiyetin nakli sonuc dogurmaz.

    boyle bir amac gudulup gudulmedigini hakim takdir eder.

    ii. sahiplenme

    1. sahipsiz seyler

    madde 767.- sahipsiz bir tasiniri malik olmak iradesiyle zilyetligine geciren kimse, onun maliki olur.

    2. sahipsiz duruma gelen hayvanlar

    madde 768.- tutulan av hayvanlari, yeniden serbest kalir ve sahipleri onlari gecikmeksizin ve ara vermeksizin aramaz ve tekrar tutmak icin ugrasmazsa, sahipsiz duruma gelirler.

    ehlilestirilmis hayvanlar tekrar vahsilesir ve sahiplerine donmezlerse, sahipsiz duruma gelirler.

    ari ogulu baskasinin tasinmazina ucmus olmakla sahipsiz duruma gelmez.

    iii. bulunmus esya

    1. arama ve ilan

    madde 769.- kaybedilmis bir seyi bulan kimse, malin sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine, koylerde muhtara bildirmek veya arastirma yapmak ve gerektiginde ilan etmek zorundadir.

    bulunan sey onemli olcude degerli ise, her halde kolluk kuvvetlerine veya muhtara bildirmek gerekir.

    oturulan bir evde veya isyerinde ya da kamu hizmeti gorulen yerde bir sey bulan kimse, bunu o yer sahibine veya kiraciya ya da kamu hizmeti gorulen yerde denetim ve gozetim ile gorevli olanlara teslim etmek zorundadir.

    2. koruma ve satma

    madde 770.- bulunan seyin ozenle korunmasi gerekir.

    korunmasi asiri gideri gerektirir veya cabuk bozulabilir bir nitelik tasir ya da kolluk kuvvetleri veya kamu kurumu tarafindan bir yildan fazla saklanmis olursa, bulunan sey satilabilir. satis, gerektiginde onceden ilan edilerek acik artirma yoluyla yapilir.

    satis bedeli, bulunan seyin yerine gecer.

    3. mulkiyetin kazanilmasi, geri verme

    madde 771.- bulunan seyin maliki, ilan veya kolluk kuvvetlerine ya da muhtara bildirme tarihinden baslayarak bes yil icinde ortaya cikmazsa; bulan kimse, yukumluluklerini yerine getirmis olmak kosuluyla o seyin mulkiyetini kazanir.

    bulunan sey malikine geri verilirse, bulan kimse yaptigi giderlerin odenmesini ve uygun bir odul verilmesini isteyebilir.

    kaybedilmis sey oturulan bir evde veya isyerinde ya da kamu hizmeti gorulen yerde bulunmussa; o yerin sahibi, kiraci veya kurum, o seyi bulan sayilir. ancak bunlar odul isteyemezler.

    4. define

    madde 772.- bulunmalarindan cok zaman once gomulmus veya saklanmis oldugu ve duruma gore artik malikinin bulunmadigi kesin olarak anlasilan degerli seyler, define sayilir.

    bilimsel deger tasiyan esyaya iliskin hukumler sakli kalmak uzere define, icinde bulundugu tasinmaz veya tasinir malin malikinin olur.

    defineyi bulan kimse, degerinin yarisini asmamak uzere uygun bir odul isteyebilir.

    5. bilimsel degeri olan esya

    madde 773.- bilimsel degeri olan sahipsiz dogal seyler ile eski eserlerin bulunmasi halinde ozel kanun hukumleri uygulanir.

    iv. dusen veya suruklenen seyler
    madde 774.- su, ruzgar, cig veya diger dogal guclerin etkisiyle veya rastlanti sonucunda tasinir mallar veya hayvanlar kimin egemenlik alanina girerse, o kimse kaybolan esyayi bulanin haklarina sahip ve yukumluluklerine tabi olur.

    baskasinin kovanina gocen ari ogulu, bir bedel odenmesi gerekmeksizin kovan malikinin olur.

    v. isleme

    madde 775.- bir kimse baskasina ait bir seyi isler veya baska bir sekle sokarsa, emegin degerinin o seyin degerinden fazla olmasi halinde, yeni sey isleyenin, aksi halde malikin olur.

    isleyen iyiniyetli degilse, emegin degeri islenen seyin degerinden daha fazla olsa bile hakim, yeni seyi malike birakabilir.

    tazminat ve sebepsiz zenginlesmeden dogan istem haklari saklidir.

    vi. karisma ve birlesme

    madde 776.- birden cok kisinin tasinir mallari onemli bir zarara ugratilmadan veya asiri bir emek ve para harcanmadan ayrilmayacak sekilde birbiriyle birlesmis veya karismissa o kisiler, yeni sey uzerinde kendi tasinirlarinin birlesme veya karisma zamanindaki degerleri oraninda payli mulkiyete sahip olurlar.

    bir tasinir diger bir tasinirla onun ikincil nitelikte butunleyici parcasi olacak sekilde karisir veya birlesirse; esyanin tamami, ana parcanin malikine ait olur.

    tazminat ve sebepsiz zenginlesmeden dogan istem haklari saklidir.

    vii. kazandirici zamanasimi

    madde 777.- baskasinin tasinir bir malini davasiz ve araliksiz bes yil iyiniyetle ve malik sifatiyla zilyetliginde bulunduran kimse, zamanasimi yoluyla o tasinirin maliki olur.

    zilyetligin irade disi kaybedilmesi halinde zilyet, bir yil icinde esyayi ele gecirir veya acacagi bir dava yoluyla onu yeniden elde ederse kazandirici zamanasimi kesilmis olmaz.

    kazandirici zamanasimi suresinin hesaplanmasinda, kesilmesinde ve durmasinda borclar kanununun zamanasimina iliskin hukumleri kiyas yoluyla uygulanir.

    c. kaybedilmesi
    madde 778.- tasinir mulkiyeti, malik tarafindan terk edilmedikce veya baskasi tarafindan kazanilmadikca yalniz zilyetligin kaybiyla sona ermez.


    ikinci kisim

    sinirli ayni haklar

    birinci bolum

    irtifak haklari ve tasinmaz yuku

    birinci ayirim

    tasinmaz lehine irtifak hakki

    a. konusu

    madde 779.- tasinmaz lehine irtifak hakki, bir tasinmaz uzerinde diger bir tasinmaz lehine konulmus bir yuk olup, yuklu tasinmazin malikini mulkiyet hakkinin sagladigi bazi yetkileri kullanmaktan kacinmaya veya yararlanan tasinmaz malikinin yuklu tasinmazi belirli sekilde kullanmasina katlanmaya mecbur kilar.

    yapma borclari, irtifaka basli basina konu olamaz; ona ancak yan edim olarak baglanabilir.

    b. kurulmasi ve sona ermesi

    i. kurulmasi
    1. tescil

    madde 780.- irtifak hakkinin kurulmasi icin tapu kutugune tescil sarttir.

    irtifak hakkinin kazanilmasinda ve tescilinde, aksi ongorulmus olmadikca tasinmaz mulkiyetine iliskin hukumler uygulanir.

    irtifak hakkinin zamanasimi yoluyla kazanilmasi, ancak mulkiyeti bu yolla elde edilebilecek tasinmazlarda mumkundur.

    2. sozlesme

    madde 781.- irtifak hakkinin kurulmasina iliskin sozlesmenin gecerli olmasi, resmi sekilde duzenlenmesine baglidir.

    3. kendi tasinmazi uzerinde irtifak hakki

    madde 782.- malik kendisine ait iki tasinmazdan biri uzerinde digerinin lehine irtifak hakki kurabilir.

    ii. sona ermesi
    1. genel olarak

    madde 783.- irtifak hakki, tescilin terkini veya yuklu ya da yararlanan tasinmazin yok olmasiyla sona erer.

    2. her iki tasinmaza ayni kimsenin malik olmasi

    madde 784.- yuklu ve yararlanan tasinmazlara ayni kimse malik olursa, bu kisi, irtifak hakkini terkin ettirebilir.

    terkin edilmedikce irtifak, ayni hak olarak varligini surdurur.

    3. mahkeme karari

    madde 785.- lehine irtifak kurulan tasinmaz icin bu hakkin sagladigi hic bir yarar kalmamissa, yuklu tasinmazin maliki bu hakkin terkinini isteyebilir.

    yukune oranla cok az yarar saglayan bir irtifak hakkinin, bedel karsiliginda kismen veya tamamen terkini istenebilir.

    c. hukumleri

    i. kapsami

    1. genel olarak

    madde 786.- irtifak hakki sahibi, hakkinin korunmasi ve kullanilmasi icin gerekli olan onlemleri alabilir; ancak, hakkini yuklu tasinmazin malikine en az zarar verecek bicimde kullanmak zorundadir.

    yuklu tasinmazin maliki, irtifak hakkinin kullanilmasini engelleyecek ya da zorlastiracak davranislarda bulunamaz.

    2. tescile gore

    madde 787.- irtifaktan dogan yetki ve yukumlulukleri acikca belirledigi olcude tescil, irtifakin kapsamini belirlemede esas olusturur.

    tescilden acikca anlasilmadigi hallerde kapsam, tescilin sinirlari icinde, irtifak hakkinin kazanilma sebebine veya uzun sureden beri davasiz ve iyiniyetle kullanilis bicimine gore belirlenir.

    3. ihtiyaclarin degismesi

    madde 788.- yararlanan tasinmazin ihtiyaclarindaki degisiklik, yuklu tasinmazin irtifaktan dogan yukunu agirlastiramaz.

    4. ozel kanun hukumleri ve yerel adet

    madde 789.- tarla yolu, yaya veya araba gecidi gibi gecit haklari ile hayvan otlatma, hayvan sulama, tarlalara veya arklara su alma haklari ve benzeri haklarin kapsamini belirlemede taraflar arasindaki anlasma veya ozel kanun hukumleri, yoksa yerel adet uygulanir.

    ii. bakim giderleri
    madde 790.- irtifak hakkinin kullanilmasi icin gerekli tesislerin bakimi, yararlanan tasinmaz malikine aittir.

    tesisler yuklu tasinmazin malikine de yararli ise, bunlarin bakim giderlerine her iki malik yararlari oraninda katilir.

    iii. degisiklikler

    1. irtifak hakkinin iliskin oldugu yerin degistirilmesi

    madde 791.- irtifak hakki yuklu tasinmazin yalniz belli bir kisminin kullanilmasi kosuluyla kurulmussa, bu tasinmazin maliki, menfaatini ispat etmek ve giderleri ustlenmek kaydiyla; irtifakin, hakkin kullanilmasini guclestirmeyecek bicimde tasinmazin baska bir yerine naklini isteyebilir.

    irtifak hakkinin kullanilacagi yer tapu kutugunde belirtilmis olsa bile yuklu tasinmaz maliki bu yetkiyi kullanabilir.

    mecralarin bir yerden baska bir yere naklinde komsuluk hukuku kurallari da goz onunde tutulur.

    2. bolunme

    a. yararlanan tasinmazin bolunmesi

    madde 792.- yararlanan tasinmazin parsellere bolunmesi halinde kural, irtifak hakkinin her parsel yararina devam etmesidir.

    ancak, durum ve kosullara gore irtifak hakki yalniz bir parselin yararina kullanilabiliyorsa, yuklu tasinmazin maliki diger parseller icin irtifak hakkinin terkinini isteyebilir.

    tapu sicil memuru, bu istemi irtifak hakki sahibine bildirir ve onun bir ay icinde itiraz etmemesi halinde irtifak hakkini terkin eder.

    b. yuklu tasinmazin bolunmesi

    madde 793.- yuklu tasinmazin parsellere bolunmesi halinde kural, irtifak hakkinin her parsel uzerinde devam etmesidir.

    ancak, irtifak hakki belirli parseller uzerinde kullanilmiyorsa, durum ve kosullara gore de kullanilamayacaksa, bu parsellerin maliklerinden her biri, kendi tasinmazi uzerindeki irtifak hakkinin terkinini isteyebilir.

    tapu sicil memuru, bu istemi irtifak hakki sahibine bildirir ve onun bir ay icinde itiraz etmemesi halinde irtifak hakkini terkin eder.


    ikinci ayirim

    intifa hakki ve diger irtifak

    haklari


    a. intifa hakki

    i. konusu

    madde 794.- intifa hakki, tasinirlar, tasinmazlar, haklar veya bir malvarligi uzerinde kurulabilir.

    aksine duzenleme olmadikca bu hak, sahibine, konusu uzerinde tam yararlanma yetkisi saglar.

    ii. kurulmasi

    madde 795.- intifa hakki, tasinirlarda zilyetligin devri, alacaklarda alacagin devri, tasinmazlarda tapu kutugune tescil ile kurulur.

    tasinir ve tasinmazlarda intifa hakkinin kazanilmasi ve tescilinde, aksine duzenleme olmadikca, mulkiyete iliskin hukumler uygulanir.

    tasinmaz uzerindeki yasal intifa hakki tapu kutugune tescil edilmemis olsa bile, durumu bilenlere karsi ileri surulebilir. tescil edilmis ise, herkese karsi ileri surulebilir.

    iii. sona ermesi

    1. sona erme sebepleri

    madde 796.- intifa hakki, konusunun tamamen yok olmasi ve tasinmazlarda tescilin terkini; yasal intifa hakki, sebebinin ortadan kalkmasiyla sona erer.

    surenin dolmasi veya hak sahibinin vazgecmesi ya da olumu gibi diger sona erme sebepleri, tasinmazlarda malike terkini isteme yetkisi verir.

    2. suresi

    madde 797.- intifa hakki, gercek kisilerde hak sahibinin olumu; tuzel kisilerde kararlastirilan surenin dolmasi, sure kararlastirilmamissa kisiligin ortadan kalkmasiyla sona erer.

    tuzel kisilerin intifa hakki, en cok yuz yil devam edebilir.

    3. harap olma veya kamulastirma

    madde 798.- malik, yararlanilamayacak derecede harap olan intifa konusu mali yararlanilacak hale getirmekle yukumlu degildir; getirirse intifa hakki yeniden kurulmus olur.

    sigorta ve kamulastirma gibi durumlarda intifa hakki, hakkin konusu yerine gecen karsilik uzerinde devam eder.

    4. geri verme

    a. yukumluluk

    madde 799.- intifa hakki sona erince hak sahibi, hakkin konusu olan mali malike geri vermekle yukumludur.

    b. sorumluluk

    madde 800.- intifa hakki sahibi, zararin kendi kusurundan ileri gelmedigini ispat etmedikce, malin yok olmasindan veya degerinin azalmasindan sorumludur.

    intifa hakki sahibi, yararlanmasi icin gerekli olmadigi halde tukettigi seyleri tazmin etmekle yukumludur.

    intifa hakki sahibi, malin olagan kullanilmasi sonucunda meydana gelen deger azalmalarindan sorumlu degildir.

    c. giderler

    madde 801.- intifa hakki sahibi, yukumlu olmadigi halde yaptigi giderler, yenilemeler ve eklemeler icin, hak sona erdiginde, vekaletsiz is gorme hukumleri uyarinca tazminat isteyebilir.

    malikin tazminat vermekten kacinmasi halinde intifa hakki sahibi, yaptigi eklemeleri, mali eski haline getirmek kaydiyla sokup alabilir.

    5. zamanasimi

    madde 802.- geri verme aninda malik ve intifa hakki sahibi tarafindan ileri surulebilecek butun istem haklari, bu andan baslayarak bir yil gecmekle zamanasimina ugrar.

    iv. intifa hakkinin hukumleri

    1. intifa hakki sahibinin haklari

    a. genel olarak

    madde 803.- intifa hakki sahibi, hakkin konusu olan mali zilyetliginde bulundurma, yonetme, kullanma ve ondan yararlanma yetkilerine sahiptir.

    intifa hakki sahibi, bu yetkilerini kullanirken iyi bir yonetici gibi ozen gostermek zorundadir.

    b. dogal urunler

    madde 804.- intifa hakki suresi icinde olgunlasan dogal urunler, intifa hakki sahibine aittir.

    ekimi veya dikimi yapan malik veya intifa hakki sahibi, olgunlasan urunleri toplayan diger taraftan, yaptigi giderler icin urunun degerini asmamak uzere uygun bir bedel isteyebilir.

    nitelikleri itibariyla malin dogal verimi veya urunu sayilmayan butunleyici parcalari malike aittir.

    c. faizler

    madde 805.- intifa hakkina konu olan sermayenin faizleri ve diger donemsel gelirleri, daha gec muaccel olsalar bile, intifa hakkinin basladigi tarihten sona erdigi tarihe kadar intifa hakki sahibine ait olur.

    d. hakkin kullanilmasinin devri

    madde 806.- sozlesmede aksine hukum yoksa veya durum ve kosullardan hak sahibince sahsen kullanilmasi gerektigi anlasilmiyorsa, intifa hakkinin kullanilmasi baskasina devredilebilir.

    bu takdirde malik, haklarini, devralana karsi dogrudan dogruya ileri surebilir.

    2. malikin haklari

    a. gozetim

    madde 807.- malik, hakkin konusu olan malin hukuka aykiri ya da niteligine uygun dusmeyen kullanilis bicimine itiraz edebilir.

    b. guvence isteme

    madde 808.- haklarinin tehlikeye dustugunu ispat eden malik, intifa hakki sahibinden guvence isteyebilir.

    intifa hakkinin konusu tuketilebilen sey veya kiymetli evrak ise, malik tehlikenin ispatina gerek olmaksizin teslimden once de guvence isteyebilir.

    kiymetli evrakin guvenilir bir yere tevdi edilmesi guvence yerine gecer.

    c. bagislamada guv
    nce

    madde 809.- intifa hakki kendisinde kalmak uzere yapilan bagislamalarda bagislayandan guvence istenemez.

    d. guvence verilmemesinin sonuclari

    madde 810.- intifa hakki sahibi, kendisine taninan uygun sure icinde guvence gostermez veya hakkin konusu olan mali malikin itiraz etmesine ragmen hukuka aykiri sekilde kullanmaya devam ederse; sulh hakimi, yeni bir karara kadar intifa hakki sahibinin zilyetligini kaldirarak hakkin konusunu atayacagi bir kayyima tevdi eder.

    3. defter tutma

    madde 811.- malik veya intifa hakki sahibi, digerinden giderleri paylasmak uzere intifa hakkina konu olan mallarin noterlikce resmen defterinin tutulmasini her zaman isteyebilir.

    4. intifa hakki sahibinin yukumlulukleri

    a. malin korunmasi

    madde 812.- intifa hakki sahibi, hakkin konusu olan malin muhafazasi ve olagan bakimi icin gerekli onarim ve yenilemeleri yapmakla yukumludur.

    malin muhafazasi, daha onemli islerin yapilmasini veya onlemlerin alinmasini gerektiriyorsa; intifa hakki sahibi, durumu malike bildirmek ve bunlarin gerceklestirilmesine izin vermek zorundadir.

    malikin gereken isleri yapmaktan kacinmasi halinde intifa hakki sahibi, bunlari onun hesabina kendisi yapabilir.

    b. bakim ve isletme giderleri

    madde 813.- intifa hakki konusu olan malin olagan bakim ve isletme giderleri, guvencesini olusturdugu borclarin faizleri, vergi ve resimleri, intifa suresince intifa hakki sahibine aittir.

    vergi ve resimleri malik odemisse, intifa hakki sahibi, yukarida belirtilen esasa gore bunlari malike tazmin etmek zorundadir.

    diger butun yukumlulukler malike aittir. ancak, intifa hakki sahibi bunlarin yerine getirilmesi icin gereken parayi, istemi uzerine malike karsiliksiz olarak saglamazsa; malik, intifa hakki konusu mali bu yukumluluklerin yerine getirilmesi icin kismen veya tamamen paraya cevirebilir.


    devamı :

    (beelzebub, 18 Eylül 2005 Pazar, 06:15:15)
  6. c. malvarligi intifainda borclarin faizi

    madde 814.- malvarligi intifainda, intifa hakki sahibi bu malvarligindaki borclarin faizlerini odemekle yukumludur. ancak, durum ve kosullar hakli gosteriyorsa, intifa hakki sahibi bu yukumlulukten kurtarilmasini isteyebilir. bu takdirde intifa hakki, borclarin odenmesinden sonra kalan kisim uzerinde devam eder.

    d. sigorta ettirme

    madde 815.- yerel adetlere gore iyi bir yonetimin geregi oldugu takdirde intifa hakki sahibi, malikin lehine mali yangina ve diger tehlikelere karsi sigorta ettirmekle yukumludur.

    bu durumda veya intifa hakkinin sigortali bir mal uzerinde kurulmus olmasi halinde intifa hakki sahibi, hakkinin devami suresince sigorta primlerini odemekle yukumludur.

    v. ozel haller

    1. tasinmazlar

    a. urunler

    madde 816.- bir tasinmaz uzerinde intifa hakkina sahip olan kimse, yararlanmanin olagan sinirlar icerisinde kalmasina ozen gostermekle yukumludur.

    bu olcu asilarak elde edilen urunler malike ait olur.

    b. ozgulenme yonu

    madde 817.- intifa hakki sahibi, intifa konusu tasinmazin ekonomik ozgulenme yonunu malike onemli zarar verecek sekilde degistiremez; ozellikle onu yeni bir sekle donusturemeyecegi gibi, onda onemli bir degisiklik de yapamaz.

    intifa hakki sahibi, malike onceden haber vermek ve tasinmazin ekonomik ozgulenme yonunde onemli degisiklik yapmamak kosuluyla tas, kirec, mermer ve turba ocaklari ile benzerlerini acabilir.

    c. ormanlar

    madde 818.- bir orman uzerinde intifa hakkina sahip olan kimse, ondan ozel kanun hukumlerine uygun bir isletme plani cercevesinde yararlanabilir.

    malik ile intifa hakki sahibi, isletme plani yapilirken kendi haklarinin gozetilmesini isteyebilirler.

    firtina, kar, yangin, sel, zararli bocek akini veya diger sebepler yuzunden olagan yararlanma onemli olcude asilmissa orman, bu kaybi giderek azaltacak sekilde isletilir veya isletme plani yeni duruma uygun hale getirilir. asiri yararlanma dolayisiyla elde edilen bedel, faiz getirecek sekilde yatirilir ve verim noksanini gidermeye ayrilir.

    2. tuketilebilen ve degeri bicilen seyler

    madde 819.- tuketilebilen seylerin mulkiyeti, aksi kararlastirilmadikca, intifa hakki sahibine gecer; ancak, intifa hakki sahibi geri verme sirasinda bu seylerin o gunku degerini odemekle yukumlu olur.

    intifa hakki sahibi, degeri bicilerek kendisine teslim olunan diger tasinirlar uzerinde, aksi kararlastirilmadikca, serbestce tasarrufta bulunabilir; ancak, bu yetkisini kullandigi takdirde bu seylerin bicilen degerlerini geri verme sirasinda odemekle yukumlu olur. bu odeme, tarim isletmesi gerecleri, hayvan suruleri, ticari mallar veya benzeri seylerde ayni cins ve nitelikte esya verilmesi suretiyle yerine getirilebilir.

    3. alacaklar

    a. yararlanmanin kapsami

    madde 820.- bir alacak uzerindeki intifa hakki, onun getirisini edinme yetkisi verir.

    borcluya karsi yapilacak odeme isteminin ve kiymetli evrak uzerindeki tasarruflarin alacakli ve intifa hakki sahibi tarafindan birlikte yapilmasi, borcunu odemek uzere borclu tarafindan yapilacak bildirimin de bunlarin her ikisine yoneltilmesi gerekir.

    alacak tehlikeye duserse, alacakli ve intifa hakki sahibinden her biri, digerinden iyi bir yonetimin gerektirdigi onlemleri almaya katilmasini isteyebilir.

    b. odeme ve isletme

    madde 821.- alacakli ve intifa hakki sahibinden birine odemeye yetkili kilinmamis olan borclu, borcunu ikisine birlikte odemek veya hakimin belirleyecegi yere tevdi etmek zorundadir.

    yerine getirilen edimin konusu ve ozellikle geri odenecek ana para, intifa hakkina tabi olur.

    alacakli veya intifa hakki sahibi, ana paranin guvenilir ve getiri saglayan bir yere yatirilmasini isteyebilir.

    c. devir isteme hakki

    madde 822.- intifa hakki sahibi, intifain baslangicini izleyen uc ay icinde, hakkin konusu olan alacagin ve kiymetli evrakin kendisine devrini isteyebilir.

    intifa hakki sahibi, alacagin ve kiymetli evrakin devri sirasindaki degeri tutarinda devredene karsi bunlarin bedelini odeme borcu altina girer ve feragat edilmedikce bu borc icin ayrica guvence gostermekle yukumlu olur.

    guvence istemekten feragat edilmemis ise devir, ancak guvence gosterildikten sonra hukum ifade eder.

    b. oturma hakki

    i. genel olarak

    madde 823.- oturma hakki, bir binadan veya onun bir bolumunden konut olarak yararlanma yetkisi verir.

    oturma hakki, baskasina devredilemez ve mirascilara gecmez.

    kanunda aksine hukum bulunmadikca, intifa hakkina iliskin hukumler oturma hakkina da uygulanir.

    ii. oturma hakkinin kapsami

    madde 824.- oturma hakkinin kapsami, genel olarak hak sahibinin kisisel ihtiyaclarina gore belirlenir.

    oturma hakki sahibi, hakkin sahsina ozgulendigi acikca belirtilmedikce, bina veya onun bir bolumunde ailesi ve ev halki ile birlikte oturabilir.

    binanin bir bolumu uzerinde oturma hakkina sahip olan kimse, ortaklasa kullanmaya ozgulenen yerlerden de yararlanabilir.

    iii. giderler

    madde 825.- oturma hakki, binanin veya bir bolumunun tamamindan yararlanma yetkisi veriyorsa; bina veya bolumun muhafazasi ve olagan bakimi icin gerekli onarim ve yenileme giderleri, oturma hakki sahibine aittir.

    oturma hakki sahibi bina veya onun bir bolumunu malik ile birlikte kullaniyorsa, bakim ve onarim giderleri malike ait olur.

    c. ust hakki
    i. konu ve tapu kutugune kayit

    madde 826.- bir tasinmaz maliki, ucuncu kisi lehine arazisinin altinda veya ustunde yapi yapmak veya mevcut bir yapiyi muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifak hakki kurabilir.

    aksi kararlastirilmis olmadikca bu hak, devredilebilir ve mirascilara gecer.

    ust hakki, bagimsiz ve surekli nitelikte ise ust hakki sahibinin istemi uzerine tapu kutugune tasinmaz olarak kaydedilebilir. en az otuz yil icin kurulan ust hakki, surekli niteliktedir.

    ii. icerik ve kapsam

    madde 827.- ust hakkinin icerik ve kapsamiyla ilgili olarak resmi senette yer alan, ozellikle yapinin konumuna, sekline, niteligine, boyutlarina, ozgulenme amacina ve uzerinde yapi bulunmayan alandan faydalanmaya iliskin sozlesme kayitlari herkes icin baglayicidir.

    iii. sona ermenin sonuclari

    1. yapi mulkiyetinin malike gecmesi

    madde 828.- ust hakki sona erince yapilar, arazi malikine kalir ve arazinin butunleyici parcasi olur.

    bagimsiz ve surekli ust hakki tapu kutugune tasinmaz olarak kaydedilmisse, ust hakki sona erince bu sayfa kapatilir. tasinmaz olarak kaydedilmis olan ust hakki uzerindeki rehin haklari, diger butun hak, kisitlama ve yukumlulukler de sayfanin kapatilmasiyla birlikte sona erer. bedele iliskin hukumler saklidir.

    2. bedel

    madde 829.- tasinmaz maliki, aksi kararlastirilmadikca, kendisine kalan yapilar icin ust hakki sahibine bir bedel odemez. uygun bir bedel odenmesi kararlastirilmissa, miktari ve hesaplanis bicimi belirlenir. odenmesi kararlastirilan bedel, ust hakki kendileri icin rehnedilmis olan alacaklilarin henuz odenmemis alacaklarinin guvencesini olusturur ve rizalari olmaksizin ust hakki sahibine odenmez.

    kararlastirilan bedel odenmez veya guvence altina alinmazsa, ust hakki sahibi veya bu hak kendisine rehnedilmis olan alacakli, bedel alacagina guvence olmak uzere, terkin edilen ust hakki yerine ayni derecede ve sirada bir ipotegin tescilini isteyebilir.

    bu ipotek, ust hakkinin sona ermesinden baslayarak uc ay icinde tescil edilir.

    3. diger hukumler

    madde 830.- tasinmaz malikine kalan yapilar icin ust hakki sahibine odenmesi kararlastirilan bedelin miktari ve bunun hesaplanis bicimi ile bu bedel borcunun kaldirilmasina ve arazinin ilk haline getirilmesine iliskin anlasmalar, ust hakkinin kurulmasi icin gerekli olan resmi sekle tabidir ve tapu kutugune serh verilebilir.

    iv. suresinden once devir istemi

    1. kosullari

    madde 831.- ust hakki sahibi, bu haktan dogan yetkilerinin sinirini agir sekilde asar veya sozlesmeden dogan yukumluluklerine onemli olcude aykiri davranirsa; malik, ust hakkinin ona bagli butun hak ve yukumlulukleri ile birlikte suresinden once kendisine devrini isteyebilir.

    2. hakkin kullanilmasi

    madde 832.- malik, ust hakkinin devrini, kendisine gececek yapilar icin uygun bir bedel odemek kaydiyla isteyebilir. ust hakki sahibinin kusuru, bedelin belirlenmesinde indirim sebebi olarak goz onune alinabilir.

    ust hakkinin malike devri, bedelin odenmesine veya guvence altina alinmis olmasina baglidir.

    3. diger haller

    madde 833.- ust hakki sahibinin yukumluluklerine aykiri davranmasi halinde sozlesmede malik lehine sakli tutulan, ust hakkini suresinden once sona erdirme veya devrini isteme yetkisi, suresinden once devir istemine iliskin hukumlere tabidir.

    v. ust hakki iradinin guvencesi

    1. ipotek kurulmasini isteme hakki

    madde 834.- malik, ust hakki karsiligi olarak irat biciminde borclanilan edimleri guvence altina almak amaciyla, o tarihteki ust hakki sahibinden en cok uc yillik irat icin tapu kutugune tasinmaz olarak kaydedilmis ust hakkinin ipotek edilmesini isteyebilir.

    irat, her yil icin esit edimler biciminde belirlenmemis ise; bu kanuni ipotegin tescili, iradin esit olarak dagitilmasinda uc yila dusecek miktari icin istenebilir.

    2. tescil

    madde 835.- ipotek, ust hakki devam ettigi surece, her zaman tescil edilebilir ve icra yoluyla satista terkin olunmaz.

    yapi alacaklilari ipoteginin kurulmasina iliskin hukumler kiyas yoluyla uygulanir.

    vi. surenin ust siniri

    madde 836.- ust hakki, bagimsiz bir hak olarak en cok yuz yil icin kurulabilir.

    ust hakki, suresinin dortte ucu dolduktan sonra, kurulmasi icin ongorulen sekle uyularak her zaman en cok yuz yillik yeni bir sure icin uzatilabilir. bu konuda onceden yapilan taahhut baglayici degildir.

    d. kaynak hakki
    madde 837.- baskasinin arazisinde bulunan kaynak uzerinde irtifak hakki, bu arazinin malikini suyun alinmasina ve akitilmasina katlanmakla yukumlu kilar.

    bu hak, aksi kararlastirilmis olmadikca, baskasina devredilebilir ve mirasciya gecer.

    kaynak hakki, bagimsiz nitelikte ve en az otuz yil icin kurulmus ise tapu kutugune tasinmaz olarak kaydedilebilir.

    e. diger irtifak haklari
    madde 838.- malik, tasinmazi uzerinde herhangi bir kisi veya topluluk lehine atis egitimi veya spor alani ya da gecit olarak kullanilmak gibi belirli bir yararlanmaya hizmet etmek uzere baska irtifak haklari da kurabilir.

    bu haklar, aksi kararlastirilmis olmadikca, baskasina devredilemez ve mirascilara gecmez. bu haklarin kapsami, hak sahibinin olagan ihtiyaclarina gore belirlenir.

    tasinmaz lehine irtifaklara iliskin hukumler, bu tur irtifak haklarina da uygulanir.


    ucuncu ayirim

    tasinmaz yuku


    a. konusu

    madde 839.- tasinmaz yuku, bir tasinmazin malikini yalniz o tasinmazla sorumlu olmak uzere diger bir kimseye bir sey vermek veya yapmakla yukumlu kilar.

    hak sahibi olarak, bir baska tasinmazin maliki de gosterilebilir.

    irat senedi ve kamu hukukuna iliskin tasinmaz yukleri sakli kalmak kaydiyla, tasinmaz yukunun konusu ancak yuklu tasinmazin ekonomik niteliginden dogan veya yararlanan tasinmazin ekonomik ihtiyaclarini karsilayan bir edim olabilir.

    b. kurulmasi ve sona ermesi

    i. kurulmasi

    1. tescil ve kazanma

    madde 840.- tasinmaz yukunun kurulmasi icin tapu kutugune tescil sarttir.

    tescilde, tasinmaz yukunun degeri olarak turk parasi veya yabanci para ile belirlenmis bir miktar gosterilir. donemsel edimlerde sicilde gosterilecek miktar, aksi kararlastirilmis degilse, yillik edimlerin yirmi katidir.

    aksine bir hukum yoksa, tasinmaz yukunun kazanilmasinda ve tescilinde tasinmaz mulkiyetine iliskin hukumler uygulanir.

    2. kamu hukukuna iliskin tasinmaz yuku

    madde 841.- aksine hukum yoksa, kamu hukukuna iliskin tasinmaz yukunun tapu kutugune tescili gerekli degildir.

    kanunun alacakliya yalnizca tasinmaz yukunun kurulmasini isteme yetkisini tanidigi hallerde tasinmaz yuku ancak tescille dogar.

    3. guvence amaciyla kurulma

    madde 842.- bir para alacagini guvence altina almak amaciyla kurulan tasinmaz yuku hakkinda irat senedine iliskin hukumler uygulanir.

    ii. sona ermesi

    1. genel olarak

    madde 843.- tasinmaz yuku tescilin terkini veya yuklu tasinmazin tamamen yok olmasiyla sona erer.

    feragat, yukten kurtarma ve diger sona erme sebepleri, yuklu tasinmaz malikine, hak sahibinden terkini isteme yetkisi verir.

    2. yukten kurtarma

    a. alacaklinin yetkisi

    madde 844.- alacakli, sozlesmeyle yetkili kilinmis oldugu takdirde veya asagidaki durumlarda, malikten tasinmazin yukten kurtarilmasini isteyebilir:

    1. yuklu tasinmaz, alacaklinin haklarini onemli olcude tehlikeye dusurecek sekilde bolunmusse;

    2. malik, yuklu tasinmazin degerini dusurur ve yerine baska bir guvence gostermezse;

    3. malik, birbiri ardina uc yilin edimlerini yerine getirmemisse.

    b. yukumlunun yetkisi

    madde 845.- yukumlu, sozlesmeyle yetkili kilinmis oldugu takdirde veya asagidaki durumlarda, tasinmazin yukten kurtarilmasini isteyebilir:

    1. alacakli, tasinmaz yukunu kuran sozlesmeye uymuyorsa;

    2. satin alinmamak kaydiyla veya otuz yildan fazla bir sure icin kurulmus olsa bile yukun kurulmasinin uzerinden otuz yil gecmis ise.

    otuz yil gectikten sonra yukumlunun satin alma yetkisini kullanabilmesi, alacakliya bunu bir yil onceden bildirmesine baglidir.

    irtifak tasinmaz lehine sona erdirilmeyen bicimde kurulmussa, yuklu tasinmazin bu yukten kurtarilmasi istenemez.

    c. yukten kurtarma bedeli

    madde 846.- gercek degerinin daha dusuk oldugunu ispat etme hakki sakli kalmak kaydiyla, yukten kurtarma, tasinmaz yukunun degeri olarak tapu kutugunde gosterilen miktar uzerinden gerceklestirilir.

    3. zamanasimi

    madde 847.- tasinmaz yuku zamanasimina tabi degildir.

    muaccel olan edimler, borclunun kisisel borcu haline geldigi tarihten baslayarak zamanasimina tabi olur.

    c. hukumleri

    i. alacaklinin hakkinin niteligi

    madde 848.- tasinmaz yuku, alacakliya yukumluye karsi hicbir kisisel alacak hakki saglamaz; sadece alacagini yuklu tasinmazin degerinden elde etme yetkisi verir.

    her edim, muaccel olmasindan baslayarak uc yil sonra kisisel borc haline gelir ve tasinmaz bu borcun guvencesi olmaktan cikar.

    ii. yukun niteligi

    madde 849.- tasinmaz maliki degisirse yeni malik, baska bir isleme gerek bulunmaksizin tasinmaz yukunun yukumlusu olur.

    yuklu tasinmazin bolunmesinin tasinmaz yukune etkisi hakkinda irat senedine iliskin hukumler uygulanir.

    ikinci bolum

    tasinmaz rehni

    birinci ayirim

    genel hukumler

    a. kosullar

    i. tasinmaz rehninin turleri

    madde 850.- tasinmaz rehni, ancak ipotek, ipotekli borc senedi veya irat senedi seklinde kurulabilir.

    ii. guvence altina alinan alacak

    1. ana para

    madde 851.- tasinmaz rehni, miktari turk parasi ile gosterilen belli bir alacak icin kurulabilir. alacagin miktarinin belli olmamasi halinde, alacaklinin butun istemlerini karsilayacak sekilde tasinmazin guvence altina alacagi ust sinir taraflarca belirtilir.

    yurt icinde veya disinda faaliyette bulunan kredi kuruluslarinca yabanci para uzerinden veya yabanci para olcusu ile verilen kredileri guvence altina almak icin yabanci para uzerinden tasinmaz rehni kurulabilir. bu halde her derecenin ifade ettigi miktar, rehin konusu alacagin tespit edildigi para turu uzerinden gosterilir. ancak, ayni derecede birden fazla para turu kullanilarak rehin kurulamaz.

    yabanci para uzerinden kurulan rehne ait bir derecenin bosalmasi halinde, yerine, tescil edilecegi tarihteki karsiligi turk parasi veya yabanci para uzerinden rehin kurulabilir. turk parasi ile kurulmus bir rehne ait derecenin bosalmasi halinde ise, yerine tescil edilecegi tarihteki karsiligi yabanci para uzerinden rehin kurulabilir.

    yabanci veya turk parasi karsiliklarinin hesabinda hesap gunundeki turkiye cumhuriyet merkez bankasinin doviz alis kuru esas alinir. rehin haklarinin hangi yabanci paralar uzerinden kurulabilecegi bakanlar kurulunca belirlenir.

    2. faiz

    madde 852.- sinirlayici hukumler sakli kalmak kaydiyla, taraflar faiz oranini diledikleri gibi kararlastirabilirler.

    iii. tasinmaz
    1. rehne konu olabilme

    madde 853.- rehin hakki, ancak tapuya kayitli tasinmazlar uzerinde kurulabilir.

    2.belirli olma

    a. tasinmaz tek ise

    madde 854.- rehin kurulurken, konusu olan tasinmazin belirtilmesi gerekir.

    bolunen tasinmazin parselleri tapu kutugune ayri ayri kaydedilmedikce rehne konu olamaz.

    b. tasinmaz birden cok ise

    madde 855.- birden cok tasinmazin ayni borc icin rehnedilmesi, tasinmazlarin ayni malike veya borctan muteselsilen sorumlu olan maliklere ait olmalarina baglidir.

    ayni alacak icin birden cok tasinmazin rehnedildigi diger hallerde, her tasinmazin alacagin ne miktari icin guvence olusturdugu rehin kurulurken belirtilir.

    aksine bir anlasma bulunmadikca, tapu idaresi, re'sen guvenceyi tasinmazlarin her birine degeri oraninda dagitir.

    b. rehnin kurulmasi ve sona ermesi

    i. rehnin kurulmasi

    1. tescil

    madde 856.- tasinmaz rehni tapu kutugune tescil ile kurulur. kanunda ongorulen ayrik durumlar saklidir.

    tasinmaz rehninin kurulmasina iliskin sozlesmenin gecerliligi, resmi sekilde yapilmis olmasina baglidir.

    2. birden cok kisiye ait tasinmazlarda

    madde 857.- payli mulkiyette paydas kendi payini rehnedebilir.

    pay uzerinde rehin kurulduktan sonra paydaslar malin tamamini rehnedemezler.

    elbirligi mulkiyetine tabi tasinmaz, ancak butun olarak ve maliklerin tamami adina rehnolunabilir.

    ii. rehnin sona ermesi

    madde 858.- tasinmaz rehni, tescilin terkini veya tasinmazin tamamen yok olmasiyla sona erer.

    kamulastirmaya iliskin kanun hukumleri saklidir.

    iii. tasinmazlarin birlestirilmesi

    1. rehnin baska tasinmaz uzerine gecmesi

    madde 859.- yetkili kamu kurum veya kurulusu tarafindan gerceklestirilen parsel birlestirilmesi ve dagitimi islemi sonucunda birlestirilen parsel uzerindeki rehinler, siralarini koruyarak o parselin yerine verilen tasinmaz uzerine gecer.

    birlestirme sonucunda meydana gelen tasinmaz, degisik alacaklar icin rehinli veya bazilari rehinsiz birden cok parselin yerini alirsa; bu tasinmaz uzerine gecen rehin haklari, tasinmazi butun olarak kapsar ve olanak olcusunde siralarini korurlar.

    2. borclunun tasinmazi rehinden kurtarmasi

    madde 860.- birlestirilen tasinmazlardan biri ile guvence altina alinmis olan alacagin borclusu, uc ay once bildirmek kosuluyla birlestirme sirasinda karsiligini odeyerek tasinmazi rehinden kurtarabilir.

    3. bedel olarak odenen para

    madde 861.- rehinli bir tasinmaz icin bedel olarak odenen para, alacaklilar arasinda siralarina gore, ayni sirada iseler alacaklarinin miktarlariyla orantili olarak bolusturulur.

    bu bedel, rehinle guvenceye baglanmis olan alacak miktarinin yirmide birinden fazla oldugu veya yeni tasinmaz, alacak icin yeterli guvence olusturmadigi takdirde, alacaklinin rizasi olmadan borcluya odenemez.

    c. hukmu

    i. rehnin kapsami

    madde 862.- rehin, tasinmazi butunleyici parcalari ve eklentileri ile birlikte yukumlu kilar.

    rehnin kurulusu sirasinda makine, otel doseme esyasi gibi acikca eklenti olarak gosterilen ve tapu kutugunde beyanlar sutununa yazilan seyler, kanuna gore bu nitelikte olamayacaklari ispat edilmedikce eklenti sayilir.

    ucuncu kisilerin eklentiler uzerindeki haklari saklidir.

    ii. kira bedelleri

    madde 863.- kiraya verilmis tasinmaz uzerindeki rehnin kapsamina, borcluya karsi rehnin paraya cevrilmesi yoluyla takibe baslanmasindan veya borclunun iflasinin ilanindan baslayarak rehnin paraya cevrilmesi anina kadar isleyen kira bedelleri de girer.

    rehin hakki, kiracilara karsi ancak cebri icra yoluyla takibin kendilerine bildirilmesi veya iflas kararinin ilanindan sonra ileri surulebilir.

    rehinli tasinmaz malikinin henuz muaccel olmamis kira bedelleri uzerinde yaptigi hukuki islemler ile diger alacaklilar tarafindan koydurulan hacizler, kira alacaklarinin muaccel olmalarindan once rehnin paraya cevrilmesi yoluyla takibe baslamis olan rehinli alacaklilara karsi gecerli degildir.

    iii. zamanasimi

    madde 864.- rehnin tapu kutugune tescil edilmesinden sonra alacak icin zamanasimi islemez.

    iv. onlem alma yetkisi

    1. deger dusmelerine karsi

    a. koruma onlemleri

    madde 865.- malik, rehinli tasinmazin degerini dusuren davranislarda bulunursa; alacakli, hakimden bu gibi davranislari yasaklamasini isteyebilir.

    alacakliya, gerekli onlemleri almak uzere hakim tarafindan yetki verilebilecegi gibi; gecikmesinde tehlike bulunan hallerde alacakli, boyle bir yetki verilmeden de gerekli onlemleri kendiliginden alabilir.

    alacakli, onlem icin yapmis oldugu giderleri malikten isteyebilir ve bu alacaklari icin tasinmaz uzerinde, tescile gerek olmaksizin ve tescil edilmis olan diger yuklerden once gelen bir rehin hakkina sahip olur.

    b. guvence, eski hale getirme, kismi odeme isteme

    madde 866.- rehinli tasinmazin degerinde dusme meydana gelmisse alacakli, alacagi icin baska guvence gostermesini veya rehinli tasinmazin eski hale getirilmesini borcludan isteyebilir.

    alacakli, rehinli tasinmazin degerinin dusmesi tehlikesinin mevcut olmasi halinde de guvence isteyebilir.

    yeterli guvence hakim tarafindan belirlenen sure icinde verilmedigi takdirde alacakli, guvence eksigini karsilayacak miktardaki alacak kisminin odenmesini isteyebilir.

    2. degerin kusur olmadan dusmesi

    madde 867.- deger dusmesi malikin kusuru olmadan meydana gelmisse alacakli, ancak malikin zarardan oturu aldigi tazminat miktarini asmayacak olcude borcludan guvence vermesini veya kismi odeme yapmasini isteyebilir.

    bununla birlikte alacakli, deger dusmesinin onlenmesi veya giderilmesi icin gerekli onlemleri kendiliginden alabilir. alacakli, bu amacla yaptigi masraflardan dolayi rehinli tasinmaz uzerinde tescile gerek olmaksizin ve tescil edilmis olan diger yuklerden once gelen bir rehin hakkina sahip olur. malik, bu masraflardan kisisel olarak sorumlu degildir.

    3. rehinli tasinmazin kismen devri

    madde 868.- malik, rehinli tasinmazin guvence altina aldigi alacagin yirmide birinden az degeri olan bir parcasini baskasina devrederse; alacakli, kendisine bu parca ile orantili bir odeme yapildigi veya tasinmazin geri kalan kismi yeterli guvence olusturdugu takdirde, devredilen parca uzerindeki rehni kaldirmaktan kacinamaz.

    v. rehinden sonra kurulan ayni haklar

    madde 869.- malikin rehinli tasinmaz uzerinde yeni sinirli ayni haklar kurmayacagini taahhut etmesi gecerli degildir.

    tarihi daha eski olan rehin hakki, ayni tasinmaz uzerinde alacaklinin izni olmadan daha sonra kurulan irtifak haklarindan veya tasinmaz yuklerinden once gelir. sonradan kurulan ve rehnin paraya cevrilmesi sirasinda daha eski tarihli rehinli alacaklilara zarar veren irtifaklar ve tasinmaz yukleri terkin edilir.

    onceki rehinli alacaklinin istemiyle irtifak haklari veya tasinmaz yukleri terkin edilen kimselerin, rehinli tasinmazin paraya cevrilmesinde, haklari sonradan tescil edilenlere karsi, satis bedelinden haklarinin degerini karsilayan miktari almak hususunda oncelikleri vardir.

    vi. rehin derecesi

    1. rehin derecesinin hukumleri

    madde 870.- rehnin sagladigi guvence, tescilde belirtilen rehin derecesi ile sinirlidir.

    tasinmaz rehni, sirada kendisinden once gelecek olanin miktarinin tescilde belirtilmesi kaydiyla ikinci veya daha sonraki derecede de kurulabilir.

    2. rehin dereceleri arasindaki iliski

    madde 871.- ayni tasinmaz uzerinde farkli siralarda kurulmus bulunan rehin haklarindan birinin terkin edilmis olmasi, sonraki sirada yer alan rehinli alacakliya bosalan dereceye gecme hakki vermez.

    terkin edilen rehin hakki yerine yeni bir rehin hakki kurulabilir.

    sonraki sirada yer alan rehinli alacaklilara bosalan dereceye gecme hakki veren sozlesmelerin gecerliligi, resmi sekilde yapilmalarina; ayni etki saglamalari, tapu kutugune serh verilmelerine baglidir.

    3. bos dereceler

    madde 872.- sonraki siralarda kurulmus bir rehin hakkindan once gelen bir rehin mevcut degilse veya borclu onceki bir rehin senedi uzerinde tasarruf etmemisse ya da onceki sirada bulunan rehinli alacak, o derece icin tescilde belirtilen miktardan az ise; tasinmazin paraya cevrilmesinde satis bedeli, bos derece hesaba katilmaksizin sonraki alacaklilara siralarina gore dagitilir.

    vii. rehnin paraya cevrilmesi

    1. paraya cevirme sekli

    madde 873.- borc odenmezse alacakli, alacagini rehinli tasinmazin satis bedelinden elde etme hakkina sahiptir.

    borcun odenmemesi halinde rehinli tasinmazin mulkiyetinin alacakliya gececegine iliskin sozlesme hukmu gecersizdir.

    ayni alacak icin birden cok tasinmazin rehnedilmis olmasi halinde, rehnin paraya cevrilmesi istemi, tasinmazlarin tamami hakkinda yapilir. bununla birlikte, icra dairesi onlardan ancak gerektigi kadarini paraya cevirir.

    2. satis bedelinin dagitilmasi

    madde 874.- rehinli tasinmazin satis bedeli, alacaklilar arasinda siralarina gore dagitilir.

    ayni sirada olan alacaklilar arasinda o siraya dusen satis bedeli alacaklari oraninda dagitilir.

    3. guvencenin kapsami

    madde 875.- tasinmaz rehninin alacakliya sagladigi guvencenin kapsamina sunlar girer:

    1. ana para,

    2. takip giderleri ve gecikme faizi,

    3. iflasin acildigi veya rehnin paraya cevrilmesinin istendigi tarihe kadar muaccel olmus uc yillik faiz ile son vadeden baslayarak isleyen faiz.

    daha once belirlenmis olan faiz orani, sonradan gelen alacaklilarin zararina olarak artirilamaz.

    4. zorunlu masraflarin guvencesi

    madde 876.- alacakli, rehinli tasinmazin korunmasi icin zorunlu masraf yapmissa ve ozellikle malikin borclu oldugu sigorta primlerini odemisse, bundan dogan alacaklari tescile gerek olmaksizin aynen rehinli alacagi gibi guvenceden yararlanir.

    viii. arazinin iyilestirilmesi halinde rehin hakki

    1. oncelik

    madde 877.- bir kamu kurum veya kurulusunun katkisiyla iyilestirilen arazinin degerinde bir artma meydana gelirse malik, iyilestirme giderlerinden payina duseni karsilamak uzere kendisine odunc veren alacakli lehine tescil suretiyle rehin hakki kurabilir. kurulan rehin, tasinmaz uzerindeki diger butun yuklerden once gelir.

    iyilestirme, kamu kurum veya kurulusunun katkisi olmaksizin yapilmis ise, malik tasinmazi uzerinde en cok masraflarin ucte ikisi icin rehin kurabilir.

    2. borcun odenmesi ve rehnin sona ermesi

    madde 878.- iyilestirme, kamu kurum veya kurulusunun katkisi olmaksizin yapilmis ise, rehinli alacagin en cok bes yil icinde esit taksitlerle odenmesi gerekir.

    alacagin veya yillik taksitlerin muaccel olmasindan bes yil sonra rehin hakki sona erer ve sonraki alacaklilar siralarina gore ilerlerler.

    ix. sigorta tazminati uzerinde hak
    madde 879.- muaccel olan sigorta tazminati, malike ancak butun rehinli alacaklilarin rizasiyla odenebilir.

    sigorta tazminati tasinmazin eski hale getirilmesi icin harcanacaksa, malik tarafindan yeterli bir guvence gosterilmesi kosuluyla kendisine odenir.

    x. alacaklinin temsili

    madde 880.- acele karar alinmasi gereken hallerde, borclunun veya diger bir ilgilinin istemesi uzerine, sahsen hareket etmesi kanun hukmu geregi olup da adi veya nerede oldugu bilinmeyen alacakliya, rehinli tasinmazin bulundugu yer sulh hakimi tarafindan bir kayyim atanir.


    ikinci ayirim

    ipotek


    a. amac ve nitelik

    madde 881.- halen mevcut olan veya henuz dogmamis olmakla beraber dogmasi kesin veya olasi bulunan herhangi bir alacak, ipotekle guvence altina alinabilir.

    ipotege konu olacak tasinmazin, borclunun mulkiyetinde bulunmasi gerekmez.

    b. kurulmasi ve sona ermesi

    i. kurulus
    madde 882.- miktari belirli olmayan veya degisebilen alacaklar da, belli rehin derecesine yerlestirilir ve tescilden sonra alacak miktarinda meydana gelecek degismelere bakilmaksizin sirasini korur.

    tapu memuru istem uzerine alacakliya ipotegi gosteren bir belge verir. sadece tescilin yapildigini ispata yarayan bu belge kiymetli evrak niteligi tasimaz.

    tescilin yapildiginin sozlesme uzerine yazilip onaylanmasi, ipotek belgesi yerine gecer.

    ii. sona erme

    1. ipotegin terkinini isteme hakki

    madde 883.- alacak sona erince ipotekli tasinmazin maliki, alacaklidan ipotegi terkin ettirmesini isteyebilir.

    2. borctan sorumlu olmayan malikin hakki

    madde 884.- borctan sahsen sorumlu olmayan rehinli tasinmaz maliki, borcluya ait kosullar icinde borcu odeyerek tasinmazin uzerindeki ipotegin kaldirilmasini isteyebilir.

    alacak, borcu odeyen malike gecer.

    3. ipotekten kurtarma

    a. kosullari ve usulu

    madde 885.- degerini asan bir borc icin ipotek edilmis olan bir tasinmazi edinen kimse, borctan sahsen sorumlu degilse, icra takibine baslanmadan once, satin alma bedelini odeyerek tasinmazi ipotekten kurtarabilir. tasinmazi karsiliksiz olarak edinen kimse de, takdir edecegi bedeli odeyerek bu hakki kullanabilir.

    ipotekten kurtarma hakki, alacaklilara alti ay once yapilacak yazili ihbarla kullanilabilir.

    ipotekten kurtarma bedeli alacaklilar arasinda siralarina gore dagitilir.

    b. acik artirma

    madde 886.- ipotekten kurtarma ihbarina karsi alacaklilar, ihbarin tebliginden baslayarak bir ay icinde giderleri pesin odemek suretiyle, ipotekli tasinmazin acik artirma yoluyla satilmasini isteyebilirler.

    satis, icra dairesince icra ve iflas kanunu hukumlerine gore yapilir.

    acik artirmada elde edilen miktarin satis bedelinden veya malik tarafindan takdir edilen bedelden fazla olmasi halinde, bu miktar ipotekten kurtarma bedeli sayilir. artirma bedelinin fazla oldugu hallerde acik artirma giderleri malike, aksi halde acik artirmayi isteyen alacakliya ait olur.

    4. odeme istemi

    madde 887.- ipotekli tasinmazin maliki borctan sahsen sorumlu degilse, alacaklinin odeme isteminin ona karsi etkili olmasi, bu istemin hem borcluya, hem kendisine karsi yapilmis olmasina baglidir.

    c. hukmu

    i. mulkiyet ve borcluluk

    1. tasinmazin devri

    madde 888.- ipotekli tasinmazin devri, aksi kararlastirilmis olmadikca, borclunun sorumlulugunda ve guvencede bir degisiklik meydana getirmez.

    yeni malik borcu yuklendigi takdirde alacakli, kendisine basvurma hakkini sakli tuttugunu bir yil icinde yazili olarak onceki borcluya bildirmezse, borclu borcundan kurtulur.

    2. tasinmazin bolunmesi

    madde 889.- ipotekli tasinmazin bir kisminin veya ayni malike ait bulunan ipotekli tasinmazlardan birinin baskasina devredilmesi ya da ipotekli tasinmazin bolunmesi halinde, aksine bir anlasma yoksa, rehin tasinmazlara degerleri oraninda tapu idaresince re'sen dagitilir.

    bu dagitimi kabul etmeyen alacakli, dagitimin kesinlestiginin kendisine tebliginden baslayarak bir ay icinde yazili bildirimde bulunmak suretiyle alacagin bir yil icinde odenmesini borcludan isteyebilir.

    yeni malikler, kendilerine ait tasinmaza dusen borcu yuklendikleri takdirde alacakli, kendisine basvurma hakkini sakli tuttugunu onceki borcluya bir yil icinde yazili olarak bildirmezse, borclu borcundan kurtulur.

    3. borcu yuklenmenin bildirilmesi

    madde 890.- tasinmazin yeni maliki borcu yuklenirse, tapu idaresi bunu alacakliya bildirir.

    alacakliya taninan hakkini sakli tuttuguna iliskin bir yillik beyan suresi, tapu idaresince yapilan bildirimin tebligi tarihinden islemeye baslar.
    ii. alacagin devri
    madde 891.- ipotekle guvence altina alinmis bir alacagin devrinin gecerli olmasi, devrin tapu kutugune tescil edilmesine bagli degildir.

    d. kanuni ipotek
    i. tescile tabi olmayan kanuni ipotek

    madde 892.- kanuni ipotek haklarinin dogumu, aksi kanunda ongorulmus olmadikca, tapu kutugune tescil edilmelerine bagli degildir.

    ii. tescile tabi kanuni ipotekler

    1. haller

    madde 893.- asagidaki alacaklilar, kanuni ipotek hakkinin tescilini isteyebilirler:

    1. satistan dogan alacagi icin satilan tasinmaz uzerinde satici,

    2. elbirligi ortakligina giren tasinmazlarda paylasmadan dogan alacaklari icin birlikte mirasci olanlar veya diger elbirligi ortaklari,

    3. bir tasinmaz uzerinde yapilan yapi veya diger islerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri icin malzeme ve emek karsiligi olarak malik veya yukleniciden alacakli olan alt yuklenici veya zanaatkarlar.

    alacaklilarin, bu kanuni ipotek hakkindan onceden feragat etmeleri gecerli degildir.

    2. saticilar, mirascilar ve diger elbirligi ortaklari bakimindan

    madde 894.- saticilarin, mirascilarin ve diger elbirligi ortaklarinin kanuni ipotek haklarinin, mulkiyetin naklini izleyen uc ay icinde tapu kutugune tescil edilmis olmasi gerekir.

    3. zanaatkar ve yukleniciler bakimindan

    a. tescil

    madde 895.- zanaatkarlarin ve yuklenicilerin kanuni ipotek haklari, calismayi veya malzeme vermeyi yuklendikleri andan baslayarak tapu kutugune tescil olunabilir.

    tescilin yuklenilen isin tamamlanmasindan baslayarak uc ay icinde yapilmis olmasi gerekir.

    tescilin yapilmasi icin alacagin malik tarafindan kabul edilmis veya mahkemece karara baglanmis olmasi sarttir.

    malik yeterli guvence gosterirse tescil istenemez.

    b. sira

    madde 896.- haklari degisik tarihlerde tescil edilmis olsa bile zanaatkarlar ve yukleniciler, kanuni ipotekten yararlanma bakimindan kendi aralarinda ayni sirada sayilirlar.

    c. oncelik

    madde 897.- satis bedeli zanaatkarlar ve yuklenicilerin alacaklarinin tamamini karsilamadigi takdirde kalan kisim, ipotek hakki elde eden onceki siradaki alacaklilarin payina dusen satis bedelinden arsa degeri cikarildiktan sonra artan para ile karsilanir. ancak bu, tasinmaz uzerindeki yuklerin zanaatkarlar ve yuklenicilerin zararina olacaginin alacaklilar tarafindan bilinebilir olmasina baglidir.

    onceki sirada bulunan alacaklilar, rehin senetlerini devrederlerse, bu devir yuzunden zanaatkarlar ve yuklenicilerin elde edemedikleri alacak miktarini tazmin etmekle yukumlu olurlar.

    ise baslandigi, hak sahibi, zanaatkarlar veya yuklenicilerden birinin bildirimi uzerine tapu kutugunun beyanlar sutununa yazildiktan sonra, tescilin yapilabilecegi surenin sonuna kadar tasinmaz uzerinde ipotekten baska turde rehin tescil edilemez.


    ucuncu ayirim

    ipotekli borc senedi ve

    irat senedi

    a. ipotekli borc senedi

    i. amac ve nitelik

    madde 898.- ipotekli borc senedi, tasinmaz rehniyle guvence altina alinmis kisisel bir alacak meydana getirir.

    ii. deger bicilmesi
    madde 899.- ipotekli borc senedi yoluyla rehin kurulmasi icin tapu idaresince tasinmaza resmen deger bicilir.

    bicilmis degeri asan miktar icin ipotekli borc senedi yoluyla rehin kurulamaz.

    iii. muacceliyet bildirimi

    madde 900.- ipotekli borc senedindeki alacak, aksi kararlastirilmis olmadikca, faizlerin odenmesi gereken tarihte, bu tarihten en az alti ay once alacakli veya borclu tarafindan diger tarafa yapilacak bildirimle muaccel olur.

    iv. malikin durumu

    madde 901.- ipotekli borc senedindeki borctan kisisel olarak sorumlu olmayan rehinli tasinmaz maliki hakkinda ipotege iliskin hukumler uygulanir.

    tasinmaz maliki, alacakliya karsi borcluya ait butun def'ileri ileri surebilir.

    v. devir ve bolunme
    madde 902.- ipotekli borc senedinin guvencesi olan tasinmazin devrine veya bolunmesine iliskin sonuclar hakkinda ipotek hukumleri uygulanir.

    b. irat senedi

    i. amac ve nitelik

    madde 903.- irat senedi, bir tasinmaz uzerinde tasinmaz yuku seklinde kurulmus bir alacak hakki meydana getirir.

    irat senedinin guvencesini ancak tarim arazisi, konutlar ve uzerinde bina yapilabilecek arsalar olusturabilir.

    irat senedi, kisisel borc dogurmaz ve borcun sebebini de gostermez.

    ii. sorumlulugun siniri

    madde 904.- irat senetlerindeki alacak miktari, tarim arazisinde arazinin gelir degerinin, diger tasinmazlarda tasinmazin gelir degeri ile bina ve arsa degerleri ortalamasinin beste ucunu asamaz.

    degerlendirmeler tapu idaresince resmen yapilir.

    iii. devletin sorumlulugu

    madde 905.- deger bicilmesinde gereken ozenin gosterilmemesinden devlet sorumludur.

    devlet, kusuru olan memurlara rucu edebilir.

    iv. yukten kurtarma
    madde 906.- irat senedi ile yuklu olan tasinmazin maliki, sozlesmeyle daha uzun bir bildirim suresi kabul edilmis olsa bile, her alti yillik donemin sonu icin bir yil once bildirmek ve bedelini odemek kosuluyla tasinmazin yukten kurtarilmasini isteyebilir.

    kanunda ongorulen haller disinda alacakli, ancak her on yillik donemin sonu icin bir yil once bildirmek suretiyle borcun odenmesini isteyebilir.

    v. borc ve mulkiyet
    madde 907.- irat senedinin borclusu yuklu tasinmazin malikidir.

    yuklu tasinmazi edinen kimse irat senedinin borclusu olur ve eski malik baska bir isleme gerek kalmaksizin borcundan kurtulur.

    faiz borclari, tasinmazla guvenceye bagli olmaktan ciktigi tarihten baslayarak malikin kisisel borcu olur.

    vi. bolunme
    madde 908.- irat senediyle yuklu tasinmazin bolunmesi halinde, parsellerin malikleri irat senedinin borclusu olurlar.

    irat senedi borcunun parsellere dagitilmasinda, ipotekle yuklu tasinmazin bolunmesine iliskin hukumler uygulanir.

    alacakli, borcun parsellere dagitiminin kesinlesmesinden baslayarak bir ay icinde yapacagi bildirimle bir yil icinde irat senedinin satin alinmasini isteyebilir.

    c. ortak hukumler

    i. kurulmasi

    1. alacagin niteligi

    madde 909.- ipotekli borc senedi ve irat senedi kosul ve karsi edim kaydi iceremez.

    2. senedin dayanagi borc ile iliskisi

    madde 910.- ipotekli borc senedinin veya irat senedinin duzenlenmesiyle birlikte dayanagi olan borc iliskisi yenileme yoluyla sona erer.

    bunun aksine yapilan sozlesme, sadece taraflari ve iyiniyetli olmayan ucuncu kisileri etkiler.

    3. tescil ve rehin senedi

    a. rehin senedini duzenleme geregi

    madde 911.- ipotekli borc senedi veya irat senedi icin tapu kutugune yapilacak tescilden baska rehin senedi de duzenlenir.

    senet daha sonra duzenlenmis olsa bile, hukuki sonuclarini tescil tarihinden baslayarak dogurur.

    b. rehin senedinin duzenlenmesi

    madde 912.- ipotekli borc senedi ve irat senedi, tapu memuru tarafindan duzenlenir.

    senetler uzerinde tapu memuru ile yetkili hazine temsilcisinin imzalari bulunur.

    bu senetler, alacakli veya temsilcisine ancak borclunun ve yuklu tasinmazin malikinin yazili rizalari uzerine verilebilir.

    c. rehin senedinin sekli

    madde 913.- ipotekli borc senedi ve irat senedinin sekilleri tuzukle belirlenir.

    4. alacaklinin belirlenmesi

    a. duzenleme sirasinda

    madde 914.- ipotekli borc senedi ve irat senedi nama veya hamile yazili duzenlenebilir.

    bu senetler, yuklu tasinmazin maliki adina da duzenlenebilir.

    b. ortak temsilci

    madde 915.- ipotekli borc senedi veya irat senedi duzenlenirken, gerekli odemeleri yapmak ve odenecek paralari tahsil etmek, yapilacak tebligleri almak, guvence azalmalarina riza gostermek ve genel olarak alacaklinin, borclunun ve malikin haklarini tam bir ozen ve tarafsizlikla korumak uzere bunlar tarafindan bir temsilci atanabilir.

    temsilcinin adi tapu kutugune ve rehin senedine yazilir.

    temsilcinin yetkisinin sona ermesi halinde ilgililer anlasamazlarsa, sulh hakimi gerekli onlemleri alir.

    5. odeme yeri

    madde 916.- rehin senedinden aksi anlasilmadikca, senet hamile yazili olsa bile borclu, butun odemelerini alacaklinin yerlesim yerinde yapmak zorundadir.

    alacaklinin yerlesim yeri bilinmedigi veya alacakli yerlesim yerini borclunun zararina degistirdigi takdirde borclu, borcunu kendi yerlesim yerindeki veya alacaklinin eski yerlesim yerindeki hakimin belirleyecegi yere tevdi ederek borcundan kurtulabilir.

    senedin faiz kuponlari varsa faiz odemesi, kuponlari ibraz edene yapilir.

    6. alacagin devrinden sonra odeme

    madde 917.- alacagin devri halinde borclu, kendisine bildirilmis olmadikca kupona bagli olmayan faiz ve yillik edimleri, senet hamile yazili olsa bile, eski alacakliya odeyebilir.

    ana paranin tamamen veya kismen odenmesi, ancak odeme zamaninda kendisinin alacakli oldugunu ispat eden kimseye yapilmis ise gecerlidir.

    ii. sona erme

    1.alacaklinin olmamasi

    madde 918.- alacakli yoksa veya rehin hakkindan feragat ederse borclu, tapu kutugundeki tescili terkin ettirip ettirmemekte serbesttir.

    borclu, zilyetligine gecmis olan senedi yeniden tedavule cikartabilir.

    2. terkin

    madde 919.- ipotekli borc senedi veya irat senedine iliskin tescil, ancak taraflarin veya mahkemenin rehin senedini iptal etmesi uzerine terkin edilebilir.

    iii. alacaklinin haklari

    1. iyiniyetin korunmasi

    a. tescil bakimindan

    madde 920.- ipotekli borc senedinden veya irat senedinden dogan alacak, tapu kutugune iyiniyetle dayanan herkes icin kutukteki tescile gore gecerlidir.

    b. senet bakimindan

    madde 921.- usulune gore duzenlenmis olan ipotekli borc senedi veya irat senedi, ona iyiniyetle dayanan herkes hakkinda, icinde yazili olanlara gore gecerlidir.

    c. senet ile tescilin iliskisi

    madde 922.- ipotekli borc senedi veya irat senedi metninde yazili olanlar tapu kutugundeki tescile uymazsa veya tapu kutugunde tescil yoksa, kutuk esas alinir.

    bununla birlikte senedi iyiniyetle edinen kimse, tapu kutugune iliskin hukumler uyarinca tazminat isteyebilir.

    2. hakkin ileri surulmesi

    madde 923.- nama veya hamile yazili ipotekli borc senedi veya irat senedindeki alacak, ancak senet uzerindeki zilyetlikle birlikte devir veya rehin edilebilir veya baska bir tasarrufa konu olabilir.

    senetlerin henuz duzenlenmemis olmasi veya mahkeme tarafindan iptal edilmesi halinde alacagi ileri surme hakki saklidir.

    3. alacagin devri

    madde 924.- ipotekli borc senedindeki veya irat senedindeki alacagin devri, rehin senedinin teslim edilmesine baglidir.

    rehin senedinin nama yazili olmasi halinde devralanin adi ve devir islemi senet uzerine yazilir.

    iv. iptal

    1. senedin kaybedilmesi

    madde 925.- rehin senedi irade disinda elden cikmis veya borcu sona erdirme kasti olmaksizin yok edilmis ise alacakli, rehin senedini ve kuponu mahkeme karariyla iptal ettirerek borcludan borcunu odemesini ve eger alacak henuz muaccel degilse yeni bir rehin senedi veya kupon duzenlenmesini isteyebilir.

    iptal karari, hamile yazili kiymetli evrakin iptaline iliskin hukumler geregince verilir; ancak, ibraz suresi bir yildir.

    borclu da odenmis olmasina ragmen geri verilmemis olan senet icin ayni hukumler uyarinca senedin iptalini isteyebilir.

    2. ilan yoluyla duyuru

    madde 926.- ipotekli borc senedi veya irat senedinin alacaklisinin kim oldugu on yildan beri bilinmiyor ve bu sure icinde faiz odenmesi de istenmemis bulunuyorsa, rehinli tasinmazin maliki, alacaklinin ortaya cikmasi icin gaiplige iliskin hukumlere gore ilan yapilmasini hakimden isteyebilir.

    alacakli ortaya cikmaz ve yapilan arastirma sonunda buyuk bir olasilikla alacagin artik mevcut olmadigi anlasilirsa, hakim tarafindan senedin iptaline karar verilir; bu kararla rehin derecesi bosalmis olur.

    v. borclunun def'ileri

    madde 927.- borclu yalniz tescilden veya senetten dogan def'ileri ve istemde bulunan alacakliya karsi sahip oldugu kisisel def'ileri ileri surebilir.

    vi. odenen senedin geri verilmesi

    madde 928.- borcun tamamini odeyen borclu, alacaklidan senedin iptal edilmemis olarak geri verilmesini isteyebilir.

    vii. hukuki iliskide degisiklik

    madde 929.- borclu borcun kismen odenmesi veya borc yukunun hafifletilmesi ya da guvencenin azaltilmasi gibi hukuki iliskide meydana gelen degisiklikleri tapu kutugune tescil ettirme hakkina sahiptir.

    tapu memuru, bu tur degisiklikleri senet uzerine de yazar.

    meydana gelen degisikliklerin tescil edilmemis olmasi halinde, senette yazili yillik edimlerin odenmis olmasi disindaki degisiklikler senedi iyiniyetle kazanan kimseye karsi ileri surulemez.


    dorduncu ayirim

    tasinmaz rehniyle guvence

    altina alinan

    odunc senetleri

    a. rehinli tahviller

    madde 930.- nama veya hamile yazili tahviller, asagidaki hallerde tasinmaz rehniyle guvence altina alinabilir:

    1. oduncun tamami icin ipotek veya ipotekli borc senedi yoluyla rehin kurulmasi ve alacaklilar ile borclu icin ortak bir temsilcinin atanmasi,

    2. tahvil cikarmayi uzerine alan kurum yararina oduncun tamami icin tasinmaz rehni kurulmasi ve bu rehinli alacagin da tahvil alacaklilari yararina rehnedilmesi.

    b. seri halinde rehin senedi cikarilmasi

    i. genel olarak
    madde 931.- seri halinde cikarilan ipotekli borc senetleri ile irat senetleri hakkinda, asagidaki hukumler sakli kalmak kaydiyla, ipotekli borc senedi ve irat senedine iliskin genel hukumler uygulanir.

    ii. duzenlenmesi

    madde 932.- seri halinde cikarilan senetler, her birinin degeri yuz milyon lira veya yuz milyon liranin katlari olarak duzenlenir.

    bir serideki butun senetlerin seklinin ayni olmasi ve numaralarinin birbirini izlemesi gerekir.

    senetlerin rehinli tasinmaz maliki tarafindan cikarilmamis olmasi halinde araci kurumun, alacaklilar ve borclunun temsilcisi oldugu senetlerde belirtilir.

    iii. borcun kisim kisim odenmesi

    madde 933.- borclu, belirli zamanlarda faizle birlikte anaparanin bir kismini da odemeyi ustlenebilir.

    taksit olarak her yil odenecek paranin, senetlerin belli bir bolumunu karsilamasi zorunludur.

    iv. tescil

    madde 934.- senetler, sayilari gosterilmek suretiyle tapu kutugune tescil olunur; oduncun tamami icin bir tescil yapilir.

    senet sayisi az ise, her senet ayri tescil edilebilir.

    v. hukmu

    1. senedi cikaran araci kurum

    madde 935.- senedi cikaran araci kurum, alacaklilarin ve borclunun temsilcisi olsa bile, senetlerin cikarilmasi sirasinda kendisine ayrica yetki verilmis olmadikca, borcun kapsaminda ve kosullarinda bir degisiklik yapamaz.

    2.senetlerin geri odenmesi

    a. odeme plani

    madde 936.- senetlerin geri odenmesi, cikarma sirasinda yapilan veya o sirada verilen yetkiye dayanarak araci kurumun duzenleyecegi plana gore gerceklestirilir. sirasi gelen senedin karsiligi alacakliya odenmekle senedin hukmu kalmaz.

    aksi kararlastirilmadikca tescilin terkini, ancak borclunun tescilde belirtilen yukumluluklerini tamamen yerine getirmis ve senetlerin butun kuponlari ile birlikte geri verilmis olmasina veya geri verilmemis kuponlar varsa bunlari karsilayacak miktarin hakimin belirleyecegi yere tevdi edilmesine baglidir.

    b. denetleme

    madde 937.- rehinli tasinmazin maliki veya araci kurum, odeme planina gore kur'a cekmek ve karsiligi odenen senetleri iptal etmekle yukumludur.

    irat senetlerinde bu islemler devletce denetlenir.

    c. geri odemelerin ozgulenmesi

    madde 938.- rehinli tasinmazlar yerine elde edilen paralar, ilk kur'a cekiminde belli olacak senetlerin odenmesinde kullanilir.

    ucuncu bolum

    tasinir rehni
    birinci ayirim

    teslime bagli rehin ve hapis hakki

    a. teslime bagli rehin

    i. kurulmasi

    1. alacaklinin zilyetligi

    madde 939.- kanunda ongorulen ayrik durumlar disinda tasinirlar, ancak zilyetligin alacakliya devri suretiyle rehnedilebilir.

    rehnedende tasarrufta bulunma yetkisi olmasa bile, rehin konusu tasinira iyiniyetle zilyet olan kimse, zilyetlik hukumlerine gore edinimi korundugu olcude rehin hakki kazanir. ucuncu kisilerin onceki zilyetlikten dogan haklari saklidir.

    tasinir, fiilen yalniz rehnedenin hakimiyetinde kaldigi surece rehin hakki dogmaz.

    2. ayrik durumlar

    madde 940.- yetkili makamlar tarafindan izin verilen kuruluslar ile kooperatiflerin alacaklarinin guvence altina alinmasi icin, zilyetlik devredilmeden de, icra dairesinde tutulacak ozel sicile yazilmak suretiyle hayvanlar uzerinde rehin kurulabilir. bu amacla tutulacak sicil tuzukle belirlenir.

    gercek veya tuzel kisilerin alacaklarinin guvence altina alinmasi icin, kanun geregince bir sicile tescili zorunlu olan tasinir mallar uzerinde, zilyetlik devredilmeden de, tasinir malin kayitli bulundugu sicile yazilmak suretiyle rehin kurulabilir. rehnin kurulmasina iliskin diger hususlar tuzukle belirlenir.

    3. art rehin

    madde 941.- rehnedilen tasinirin maliki, onun uzerinde bir art rehin kurabilir. bunun icin, alacagi odenince rehnedilen tasinirin sonraki alacakliya teslim edilmesinin rehinli alacakliya yazili olarak bildirilmesi gerekir.

    4. alt rehin

    madde 942.- alacakli, rehinli tasiniri ancak rehnedenin rizasiyla bir baskasina rehnedebilir.

    ii. rehnin sona ermesi
    1. zilyetligin kaybi

    madde 943.- tasinir rehni, alacaklinin zilyet olmaktan cikmasi ve onu zilyet olan ucuncu kisiden geri alamaz hale gelmesiyle son bulur.

    tasinir, alacaklinin rizasiyla fiilen yalniz rehnedenin hakimiyeti altinda bulundugu surece rehnin hukumleri askida kalir.

    2. geri verme borcu

    madde 944.- alacagin odenmesi suretiyle veya baska bir sebeple rehin hakki sona erince alacakli, rehinli tasiniri hak sahibine geri vermekle yukumludur.

    alacakli, alacaginin tamamini almadikca rehinli tasiniri veya onun bir kismini geri vermek zorunda degildir.

    3. alacaklinin sorumlulugu

    madde 945.- alacakli, rehinli tasinirin kaybolmasi, yok olmasi veya degerinin azalmasi yuzunden meydana gelen zararlardan, bunlarin kendi kusuru olmaksizin dogdugunu ispat etmedikce sorumludur.

    rehinli tasiniri kendiliginden baskasina devir veya rehneden alacakli, bundan dogan butun zararlardan sorumlu olur.

    iii. rehnin hukumleri
    1. alacaklinin hakki

    madde 946.- alacakli, odenmeyen alacaginin rehnin paraya cevrilmesi yoluyla odenmesini isteyebilir.

    rehin hakki, alacakliya asil alacak ile birlikte sozlesme faizlerinin, takip giderlerinin ve gecikme faizinin guvencesini saglar.

    2. rehnin kapsami

    madde 947.- rehin, tasiniri eklentileriyle birlikte kapsar.

    aksi kararlastirilmis olmadikca alacakli, rehinli tasinirin dogal urunlerini, butunleyici parcasi olmaktan cikinca malike vermekle yukumludur.

    rehin, paraya cevirme sirasinda butunleyici parca niteligindeki dogal urunleri de kapsar.

    3. rehnin sirasi

    madde 948.- ayni tasinir uzerinde birden cok rehin hakki bulundugu takdirde, alacaklilara rehin haklarinin sirasina gore odeme yapilir.

    rehin hakkinin sirasi kurulus tarihine gore belirlenir.

    4. mulkiyetin gecememesi

    madde 949.- borcun odenmemesi halinde rehinli tasinirin mulkiyetinin alacakliya gecmesini ongoren sozlesme hukmu gecersizdir.

    b. hapis hakki

    i. kosullari

    madde 950.- alacakli, borcluya ait olup onun rizasiyla zilyedi bulundugu tasiniri veya kiymetli evraki, borcun muaccel olmasi ve niteligi itibariyla bu esyanin alacak ile baglantisi bulunmasi halinde, borc odeninceye kadar hapsedebilir.

    zilyetlik ve alacak ticari iliskiden dogmussa, tacirler arasinda bu baglanti var sayilir.

    alacakli, borcluya ait olmayan tasinirlar uzerinde de zilyetligin iyiniyetle kazanilmasinin korundugu olcude hapis hakkina sahip olur.

    ii. ayrik durumlar

    madde 951.- nitelikleri itibariyla paraya cevrilmeye elverisli olmayan tasinirlar uzerinde hapis hakki kullanilamaz.

    alacaklinin ustlendigi yukumlulukle veya borclunun teslim sirasinda ya da daha once verdigi talimatla veya kamu duzeniyle bagdasmayan hallerde de hapis hakki kullanilamaz.

    iii. borc odemeden aciz

    madde 952.- alacakli, borclunun odemeden acze dusmesi halinde, alacagi muaccel olmasa bile, hapis hakkini kullanabilir.

    borc odemeden aciz, tasinirin tesliminden sonra meydana gelmis veya daha once meydana gelmis olmakla beraber alacakli bu durumu teslimden sonra ogrenmis ise; o seyin belli bir yonde kullanilacagi konusunda alacakli tarafindan yuklenilmis bir yukumluluk veya borclunun teslim sirasinda ya da daha once verdigi talimatla bagdasmasa bile, alacakli hapis hakkini kullanabilir.

    iv. hukumleri
    madde 953.- borc yerine getirilmez ve yeterli guvence de gosterilmezse alacakli, borcluya daha once bildirimde bulunarak, hapsettigi seylerin teslime bagli rehin hukumleri uyarinca paraya cevrilmesini isteyebilir.

    uzerinde hapis hakki bulunan nama yazili kiymetli evrakin paraya cevrilmesi icin icra dairesi, borclu yerine gerekli islemleri yapar.


    ikinci ayirim

    alacaklar ve diger haklar uzerinde rehin


    a. genel olarak

    madde 954.- baskasina devredilebilen alacaklar ve diger haklar rehnedilebilir.

    aksine bir hukum bulunmadikca, bunlarin rehni hakkinda da teslime bagli rehin hukumleri uygulanir.

    b. kurulmasi
    i. senede bagli olan veya olmayan alacaklarda

    madde 955.- senede baglanmis olan veya olmayan alacaklarin rehni icin rehin sozlesmesinin yazili sekilde yapilmasi ve senede bagli alacaklarda senedin teslim edilmesi gerekir.

    alacakli veya rehneden, rehni borcluya ihbar edebilir.

    diger haklarin rehninde, yazili rehin sozlesmesiyle birlikte, bu haklarin devri icin ongorulen sekle uyulmasi gerekir.

    ii. kiymetli evrakta

    madde 956.- hamile yazili senetlerin rehni icin senetlerin rehin alacaklisina teslimi yeterlidir.

    diger kiymetli evrakin rehni icin senedin ciro edilmis veya yazili devir beyani yapilmis olarak teslimi gerekir.

    iii. emtiayi temsil eden senetlerde

    madde 957.- emtiayi temsil eden kiymetli evrakin rehnedilmesiyle emtia uzerinde rehin hakki dogar.

    emtiayi temsil eden senetten baska ozel bir rehin senedi (varant) duzenlenmisse, rehinli alacak miktarinin ve muaccel oldugu tarihin senet uzerine yazilmis olmasi kosuluyla, rehin senedinin rehnedilmis olmasi yeterlidir.

    iv. art rehin

    madde 958.- rehinli bir alacak uzerinde sonra gelen bir rehnin kurulmasi, ancak rehnedenin veya sonra gelen rehin alacaklisinin durumu once gelen rehin alacaklisina yazili olarak bildirmesi halinde gecerlidir.

    c. hukumleri
    i. rehnin kapsami

    madde 959.- faiz veya kar payi gibi donemsel gelir getiren alacaklarin rehnedilmis olmasi halinde, aksi kararlastirilmis olmadikca, bunlardan yalniz vadeleri henuz gelmemis olanlar rehnin kapsamina girer ve rehin, vadeleri gecmis olan edimleri kapsamaz.

    bu tur yan edimler icin ozel senetler duzenlenmis ise, aksi kararlastirilmis olmadikca, bunlarin rehin kapsamina girmesi, sekil kosullarina uygun olarak rehnedilmelerine baglidir.

    ii. rehinli pay senetlerinin temsili

    madde 960.- ortaklik genel kurulunda rehinli pay senetlerini temsil etmek yetkisi, rehin alacaklisina degil, pay sahibine aittir.

    iii. yonetim ve odeme
    madde 961.- ozenli bir yonetim, rehnedilmis alacagin muacceliyetinin ihbarini ve tahsil edilmesini gerekli kiliyorsa alacakli bu islemleri yapabilir; rehin alacaklisi da alacakliyi bu islemlerin yapilmasina zorlayabilir.

    rehin kendisine ihbar edilmis olan borclu, borcunu asil alacakliya veya rehin alacaklisina ancak digerinin rizasiyla odeyebilir.

    bu rizanin bulunmamasi halinde borclu, borcunu tevdi etmekle yukumludur.


    ucuncu ayirim

    rehin karsiliginda odunc verme

    isi ile ugrasanlar


    a. odunc verenler

    i. isletme izni alma

    madde 962.- isletme olarak tasinir rehni karsiliginda odunc verme isiyle ugrasmak isteyenler, yetkili makamdan izin almak zorundadirlar.

    ii. sure
    madde 963.- ozel isletmelere ancak belli sure icin izin verilebilir. surenin bitiminde bu izin yenilenebilir.

    gerekli kurallara uyulmamasi halinde, verilen izin her zaman geri alinabilir.

    b. tasinir rehni karsiligi odunc

    i. kurulmasi

    madde 964.- rehnedilen tasinirin isletmeye teslim edilmesi ve karsiliginda bir makbuzun alinmasiyla rehin kurulmus olur.

    ii. hukumleri

    1. rehnin paraya cevrilmesi

    madde 965.- borc vadesinde odenmezse, odunc veren, borcluya onceden noter araciligi ile borcunu odemesini ihtar ettikten sonra rehni icra yoluyla paraya cevirtebilir.

    borclu, odunc verene karsi kisisel olarak sorumlu degildir.

    2. arta kalan para uzerindeki hak

    madde 966.- satis bedelinin rehinli alacak miktarindan fazla olmasi halinde, arta kalan para hak sahibine odenir.

    isletmenin ayni borcludan birden fazla alacagi varsa, bunlar arta kalan para hesaplanirken bir butun olarak goz onunde tutulur.

    arta kalan miktari isteme hakki, rehnedilen tasinirin paraya cevrilmesinin uzerinden bes yil gecmekle zamanasimina ugrar.

    iii. rehnin sona ermesi

    1. rehinden kurtarmayi isteme hakki

    madde 967.- rehnedilen tasinir, satilincaya kadar rehin makbuzunun geri verilmesi suretiyle rehinden kurtarilabilir.

    rehin makbuzu geri verilmezse, alacagin muaccel olmasindan sonra hak sahibi oldugunu ispat eden kimse tasiniri rehinden kurtarabilir.

    odunc veren, rehnedilen tasiniri makbuzun teslimi karsiligi geri verme hakkini acikca sakli tutmus olsa bile; alacagin muaccel olmasinin uzerinden alti ay gectikten sonra hakkini ispat eden kimse, tasiniri rehinden kurtarabilir.

    2. odunc verenin haklari

    madde 968.- odunc veren, tasinirin rehinden kurtarildigi aya ait faizin tamaminin odenmesini isteyebilir.

    odunc veren, makbuzu kim getirirse tasiniri ona geri verme hakkini acikca sakli tutmussa, makbuzun hamilinin bunu haksiz olarak ele gecirdigini bilmedikce ve bilmesi gerekmedikce bu yetkisini kullanabilir.

    c. geri alim hakki taniyarak satim

    madde 969.- geri alim hakki taniyarak satin almayi meslek edinenler hakkinda da, tasinir rehni karsiliginda odunc verenlere iliskin hukumler uygulanir.

    dorduncu ayirim

    rehinli tahvil

    a. niteligi

    madde 970.- isletme olarak tasinmaz rehni karsiliginda odunc verme isiyle ugrasmak uzere yetkili makamdan izin alanlar, ozel bir rehin sozlesmesi ve teslim yukumlulugu olmasa bile, tasinmaz rehniyle guvence altina alinmis alacaklari ile cari islerinden dogan alacaklarini karsilik gostererek rehinli tahvil cikarabilirler.

    b. sekli
    madde 971.- alacaklilar, rehinli tahvillerin ongorulen zamandan once odenmesini isteyemezler.

    tahviller hamile veya nama yazili olarak cikarilir ve hamile yazili kuponlari bulunur.

    c. duzenlenmesi

    madde 972.- tahvil cikaracaklar ile tahvil cikarmaya iliskin kosullar ve cikarma izni vermeye yetkili makam ozel kanunla belirlenir.


    ucuncu kisim

    zilyetlik ve tapu sicili

    birinci bolum

    zilyetlik

    a. zilyetlik kavrami ve turleri

    i. kavram

    madde 973.- bir sey uzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir.

    tasinmaz uzerindeki irtifak haklarinda ve tasinmaz yuklerinde hakkin fiilen kullanilmasi zilyetlik sayilir.

    ii. turleri
    1. asli ve fer'i zilyetlik

    madde 974.- zilyet, bir sinirli ayni hak veya bir kisisel hakkin kurulmasini ya da kullanilmasini saglamak icin seyi baskasina teslim ederse, bunlarin ikisi de zilyet olur.

    bir seyde malik sifatiyla zilyet olan asli zilyet, digeri fer'i zilyettir.

    2. dolayli ve dolaysiz zilyetlik

    madde 975.- bir seyde fiili hakimiyetini dogrudan dogruya surduren kimse dolaysiz zilyet, baska bir kisi araciligi ile surduren kimse dolayli zilyettir.

    iii. gecici olarak kesilme

    madde 976.- fiili hakimiyetin gecici nitelikteki sebeplerle kullanilmamasi veya kullanma olanaginin ortadan kalkmasi zilyetligi sona erdirmez.

    b. zilyetligin devri

    i. hazirlar arasinda
    madde 977.- zilyetlik, seyin veya sey uzerinde hakimiyeti saglayacak araclarin, edinene teslimi veya edinenin onceki zilyedin rizasiyla sey uzerinde hakimiyeti kullanacak duruma gelmesi halinde devredilmis olur.

    ii. hazir olmayanlar arasinda
    madde 978.- temsilciye yapilan teslim, temsil edilene yapilmis gibi zilyetligi gecirir.

    iii. teslimsiz devir

    madde 979.- bir ucuncu kisi veya zilyetligi devreden, ozel bir hukuki iliskiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerceklesmeksizin kazanilmis olur.

    zilyetligin bu yolla devri, zilyet olmakta devam eden ucuncu kisiye karsi, ancak durumun devreden tarafindan kendisine bildirildigi andan baslayarak hukum dogurur.

    ucuncu kisi, zilyetligi devredene karsi ileri surebilecegi sebeplerle seyi edinene vermekten kacinabilir.

    iv. emtiayi temsil eden senetlerin teslimi

    madde 980.- bir tasiyiciya veya umumi magazaya birakilmis emtiayi temsil eden kiymetli evrakin teslimi, emtianin teslimi gibi sonuc dogurur.

    kiymetli evraki iyiniyetle teslim alan kimse ile emtiayi iyiniyetle teslim alan kimse arasinda uyusmazlik cikarsa emtiayi teslim alan tercih olunur.

    c. zilyetligin hukumleri

    i. korunmasi

    1. savunma hakki

    madde 981.- zilyet, her turlu gasp veya saldiriyi kuvvet kullanarak defedebilir.

    zilyet, rizasi disinda kendisinden alinan seyi tasinmazlarda el koyani kovarak, tasinirlarda ise eylem sirasinda veya kacarken yakalananin elinden alarak zilyetligini koruyabilir. ancak, zilyet durumun hakli gostermedigi derecede kuvvet kullanmaktan kacinmak zorundadir.

    2. zilyetligin gasbinda dava hakki

    madde 982.- baskasinin zilyet bulundugu bir seyi gasbeden kimse, o sey uzerinde ustun bir hakka sahip oldugunu iddia etse bile onu geri vermekle yukumludur.

    davali, o seyi davacidan geri almasini gerektirecek ustun bir hakka sahip oldugunu derhal ispat ederse onu geri vermekten kacinabilir.

    dava, seyin geri verilmesine ve zararin giderilmesine yonelik olur.

    3. zilyetlige saldiriya dava hakki

    madde 983.- saldirida bulunan, sey uzerinde bir hak iddia etse bile; zilyetligi saldiriya ugrayan, ona karsi dava acabilir.

    dava, saldirinin sona erdirilmesine, sebebinin onlenmesine ve zararin giderilmesine yonelik olur.

    4. dava hakkinin dusmesi

    madde 984.- gasp ve saldiridan dolayi dava hakki, zilyedin fiili ve failini ogrenmesinden baslayarak iki ay ve her halde fiilin uzerinden bir yil gecmekle duser.

    ii. zilyetlik dolayisiyla hakkin korunmasi

    1. mulkiyet karinesi

    madde 985.- tasinirin zilyedi onun maliki sayilir.

    onceki zilyetler de zilyetlikleri suresince o tasinirin maliki sayilirlar.

    2. fer'i zilyetlikte karine

    madde 986.- bir tasinira malik olma iradesi bulunmaksizin zilyet olan kimse, tasiniri kendisinden iyiniyetle aldigi kisinin mulkiyet karinesine dayanabilir.

    tasinira bir sinirli ayni hak veya kisisel hak iddiasiyla zilyet bulunan kimsenin iddia ettigi hakkin varligi karine olarak kabul edilir. ancak, zilyet bu karineyi seyi kendisine vermis olan kisiye karsi ileri suremez.

    3. davaya karsi savunma

    madde 987.- bir tasinirin zilyedi, kendisine karsi acilan her davada ustun hakka sahip oldugu karinesine dayanabilir.

    gasp veya saldiriya iliskin hukumler saklidir.

    4. tasarruf yetkisi ve tasinir davasi

    a. emin sifatiyla zilyetten edinme bakimindan

    madde 988.- bir tasinirin emin sifatiyla zilyedinden o sey uzerinde iyiniyetle mulkiyet veya sinirli ayni hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tur tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur.

    b. kaybedilen veya calinan esya bakimindan

    madde 989.- tasiniri calinan, kaybolan ya da iradesi disinda baska herhangi bir sekilde elinden cikan zilyet, o seyi elinde bulunduran herkese karsi bes yil icinde tasinir davasi acabilir.

    bu tasinir, acik artirmadan veya pazardan ya da benzeri esya satanlardan iyiniyetle edinilmis ise; iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karsi tasinir davasi, ancak odenen bedelin geri verilmesi kosuluyla acilabilir.

    diger konularda iyiniyetli zilyedin haklarina iliskin hukumler uygulanir.

    c. para ve hamile yazili senetlerde

    madde 990.- zilyet, iradesi disinda elinden cikmis olsa bile, para ve hamile yazili senetleri iyiniyetle edinmis olan kimseye karsi tasinir davasi acamaz.

    d. iyiniyetli olmama halinde

    madde 991.- bir tasinirin zilyetligini iyiniyetle edinmemis olan kimseye karsi onceki zilyet, her zaman tasi
    ir davasi acabilir.

    eger onceki zilyet de, zilyetligi iyiniyetle edinmemis ise sonraki zilyede karsi tasinir davasi acamaz.

    5. tasinmazlarda karine

    madde 992.- tapuya kayitli tasinmazlarda, hak karinesinden ve zilyetlikten dogan dava acma hakkindan yalniz adina tescil bulunan kimse yararlanir.

    bununla birlikte tasinmaz uzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse, gasp veya saldiri sebebiyle dava acabilir.

    iii. sorumluluk

    1. iyiniyetli zilyet bakimindan

    a. yararlanma

    madde 993.- iyiniyetle zilyedi bulundugu seyi, karineyle mevcut hakkina uygun sekilde kullanan veya ondan yararlanan zilyet, o seyi geri vermekle yukumlu oldugu kimseye karsi bu yuzden herhangi bir tazminat odemek zorunda degildir.

    iyiniyetli zilyet, seyin kaybedilmesinden, yok olmasindan veya hasara ugramasindan sorumlu olmaz.

    b. tazminat

    madde 994.- iyiniyetli zilyet, geri vermeyi isteyen kimseden sey icin yapmis oldugu zorunlu ve yararli giderleri tazmin etmesini isteyebilir ve bu tazminat odeninceye kadar seyi geri vermekten kacinabilir.

    iyiniyetli zilyet, diger giderler icin tazminat isteyemez. ancak, seyin geri verilmesinden once kendisine bu giderler icin bir tazminat onerilmezse, kendisi tarafindan o seyle birlestirilen ve zararsizca ayrilmasi mumkun bulunan eklemeleri o seyi geri vermeden once ayirip alabilir.

    zilyedin elde ettigi urunler, yaptigi giderler sebebiyle dogan alacaklarina mahsup edilir.

    2. iyiniyetli olmayan zilyet bakimindan

    madde 995.- iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yukumlu oldugu seyi haksiz alikoymus olmasi yuzunden hak sahibine verdigi zararlar ve elde ettigi veya elde etmeyi ihmal eyledigi urunler karsiliginda tazminat odemek zorundadir.

    iyiniyetli olmayan zilyet, yaptigi giderlerden ancak hak sahibi icin de zorunlu olanlarin tazmin edilmesini isteyebilir.

    iyiniyetli olmayan zilyet, seyi kime geri verecegini bilmedigi surece ancak kusuruyla verdigi zararlardan sorumlu olur.

    iv. kazandirici zamanasimindan yararlanma

    madde 996.- kazandirici zamanasimindan yararlanma hakkina sahip olan zilyet, zilyetligi kendisine devreden ayni yetkiye sahip idiyse onun zilyetlik suresini kendi suresine ekleyebilir.


    ikinci bolum

    tapu sicili

    a. kurulmasi
    i. sicil bakimindan


    devamı :

    (beelzebub, 18 Eylül 2005 Pazar, 06:17:33)
  7. 1. genel olarak

    madde 997.- tasinmazlar uzerindeki haklari gostermek uzere tapu sicili tutulur.

    tapu sicili, tapu kutugu ve kat mulkiyeti kutugu ile bunlari tamamlayan yevmiye defteri ve belgeler ile planlardan olusur.

    sicilin ornegi, nasil tutulacagi ve yardimci siciller tuzukle belirlenir.

    2. tasinmazlarin kaydedilmesi

    a. kaydedilecek tasinmazlar

    madde 998.- tapu siciline tasinmaz olarak sunlar kaydedilir:

    1. arazi,

    2. tasinmazlar uzerindeki bagimsiz ve surekli haklar,

    3. kat mulkiyetine konu olan bagimsiz bolumler.

    arazinin tapu siciline kaydi, ozel kanun hukumlerine tabidir.

    bagimsiz ve surekli haklarin kaydedilmesi icin gerekli kosullar ve usul tuzukle belirlenir. sureklilik kosulunun gerceklesmesi icin hakkin suresiz veya en az otuz yil sureli olmasi gerekir.

    kat mulkiyetine konu olan bagimsiz bolumlerin tasinmaz olarak kaydi, ozel kanun hukumlerine tabidir.

    b. kaydedilmeyecek tasinmazlar

    madde 999.- ozel mulkiyete tabi olmayan ve kamunun yararlanmasina ayrilan tasinmazlar, bunlara iliskin tescili gerekli bir ayni hakkin kurulmasi soz konusu olmadikca kutuge kaydolunmaz.

    tapuya kayitli bir tasinmaz, kayda tabi olmayan bir tasinmaza donusurse, tapu sicilinden cikarilir.

    3. sicilin unsurlari

    a. tapu kutugu

    madde 1000.- her tasinmaza kutukte bir sayfa ayrilir ve sayfa numaralari birbirini izler.

    bir tasinmazin bolunmesi veya birden cok tasinmazin birlestirilmesi halinde uyulacak usul tuzukle belirlenir.

    kutugun her sayfasindaki ozel sutunlara sunlar tescil edilir:

    1. mulkiyet,

    2. tasinmaz uzerinde kurulmus olan veya o tasinmaz lehine baska tasinmaz uzerinde kurulmus bulunan irtifak haklari ile tasinmaz yuku,

    3. tasinmaz uzerindeki rehin haklari.

    eklentiler, malikin istegi uzerine beyanlar sutununa kaydedilir. yapilan bu kayit, ancak kutukte hak sahibi olarak gorunenlerin rizasiyla kutukten silinebilir.

    ayni malike ait olan birden cok tasinmaz, sinirlari birbirine bitisik olmasa bile, malikin istemiyle kutukte ortak bir sayfaya kaydedilebilir. bu sayfaya yapilan rehin tescilleri, o sayfada kayitli bulunan butun tasinmazlari baglar; ayni sayfada kayitli bu gibi tasinmazlardan bir kismi malikin istemi uzerine veya mahkeme karariyla o sayfadan cikarilirsa, cikarilan tasinmazlar uzerinde tescil edilmis bulunan haklar sakli kalir.

    b. kat mulkiyeti kutugu

    madde 1001.- kat mulkiyetine konu olan bagimsiz bolumler, ayrica tutulacak kat mulkiyeti kutugune yazilir.

    ozel kanun hukumleri sakli kalmak uzere, kutukte yapilacak islemler hakkinda tapu kutugune iliskin hukumler uygulanir.

    c. yevmiye defteri ve belgeler

    madde 1002.- tapu kutugune tescil istemleri, isteyenin kimligi ve istemin konusu belirtilerek istem sirasina gore derhal yevmiye defterine yazilir.

    bu islemlerin dayanagi olan belgeler, ozenle siraya konulur ve saklanir.

    d. plan

    madde 1003.- bir tasinmazin kutuge kaydi ve belirlenmesinde resmi bir olcume dayanan plan esas alinir.

    planlarin nasil hazirlanacagi tuzukle belirlenir.

    ii. tapu sicilinin tutulmasi

    1. bir bolgede

    madde 1004.- tasinmazlar, bulunduklari bolgenin tapu siciline kaydedilir.

    2. birden cok bolgede

    madde 1005.- birden cok bolgede bulunan tasinmaz, diger bolge sicillerine kayitli oldugu belirtilmek suretiyle her bolgedeki sicile ayri ayri kaydedilir.

    boyle bir tasinmaza iliskin tescil istemleri ve tescil islemleri tasinmazin buyuk kisminin bulundugu bolgede yapilir ve yapilan tescil kutuge islenmek uzere diger bolgelerdeki tapu idarelerine bildirilir.

    iii. tapu idareleri
    1. kurulus

    madde 1006.- tapu idarelerinin kurulus, isleyis ve hizmetlerinin yurutulmesi, ozel kanun hukumlerine tabidir.

    2. sorumluluk

    madde 1007.- tapu sicilinin tutulmasindan dogan butun zararlardan devlet sorumludur.

    devlet, zararin dogmasinda kusuru bulunan gorevlilere rucu eder.

    devletin sorumluluguna iliskin davalar, tapu sicilinin bulundugu yer mahkemesinde gorulur.

    b. islemler
    i. islemlerin konusu

    1. tescil

    madde 1008.- tasinmaza iliskin asagidaki haklar, tapu kutugune tescil edilir:

    1. mulkiyet,

    2. irtifak haklari ve tasinmaz yukleri,

    3. rehin haklari.

    2. serhler

    a. kisisel haklarda

    madde 1009.- arsa payi karsiligi insaat, tasinmaz satis vaadi, kira, alim, onalim, gerialim sozlesmelerinden dogan haklar ile serhedilebilecegi kanunlarda acikca ongorulen diger haklar tapu kutugune serhedilebilir.

    bunlar serh verilmekle o tasinmaz uzerinde sonradan kazanilan haklarin sahiplerine karsi ileri surulebilir.

    b. tasarruf yetkisinin kisitlanmasinda

    madde 1010.- asagidaki sebeplere dayanan tasarruf yetkisi kisitlamalari, tapu kutugune serh verilebilir:

    1. cekismeli haklarin korunmasina iliskin mahkeme kararlari,

    2. haciz, iflas karari veya konkordato ile verilen sure,

    3. aile yurdu kurulmasi, artmirasci atanmasi gibi serh verilmesi kanunen ongorulen islemler.

    tasarruf yetkisi kisitlamalari, serh verilmekle tasinmaz uzerinde sonradan kazanilan haklarin sahiplerine karsi ileri surulebilir.

    c. gecici tescil serhi

    madde 1011.- asagidaki hallerde gecici tescil serhi verilebilir:

    1. iddia edilen bir ayni hakkin guvence altina alinmasi gerekiyorsa,

    2. tasarruf yetkisini belirleyen belgelerdeki noksanliklarin sonradan tamamlanmasina kanun olanak taniyorsa.

    gecici tescil serhi, butun ilgililerin razi olmasina veya hakimin karar vermesine baglidir. serhin konusu olan hak sonradan gerceklesirse, serh tarihinden baslayarak ucuncu kisilere karsi ileri surulebilir.

    gecici tescil serhi verilmesi istemi uzerine hakim, taraflari dinleyerek veya dosya uzerinde inceleme yaparak serhe konu olan hakkin varliginin kabul edilebilecegi kanaatina varirsa, serh karari verir. kararda serhin etki bakimindan suresi ve icerigi belirlenir; gerektiginde mahkemeye basvurulmasi icin bir sure verilir.

    3. beyanlar

    madde 1012.- bir tasinmazin eklentileri, malikin istemi uzerine kutukteki beyanlar sutununa yazilir. bu kaydin terkini, kutukte hak sahibi gorunen butun ilgililerin rizasina baglidir.

    tasinmaz mulkiyetine iliskin kamu hukuku kisitlamalarinin beyanlar sutununa yazilmasi ve bu sutuna yazilabilecek diger hususlar tuzukle belirlenir.

    ozel kanun hukumleri saklidir.

    ii. tescilin ve terkinin kosullari

    1. istem

    a. tescil icin

    madde 1013.- tescil, tasarrufa konu olan tasinmaz malikinin yazili beyani uzerine yapilir.

    edinen kimse, kanun hukmune, kesinlesmis mahkeme kararina veya buna esdeger bir belgeye dayaniyorsa, bu beyana gerek yoktur.

    bir ayni hakki tescilden once kazanan kimse, gerekli belgeleri ibraz ederek tescili isteyebilir.

    b. terkin ve degisiklik icin

    madde 1014.- bir tescilin terkin edilmesi veya degistirilmesi, ancak bu kaydin kendilerine hak sagladigi kimselerin yazili beyani uzerine yapilabilir.

    2. yetkinin ve sebebin belirlenmesi

    madde 1015.- tescil, terkin ve degisiklik gibi tasarruf islemlerinin yapilabilmesi, istemde bulunanin, tasarruf yetkisini ve hukuki sebebi belgelemis olmasina baglidir.

    istemde bulunan kimse, kendisinin, sicilde hak sahibi gorunen kisi veya bu kisinin temsilcisi oldugunu ispat etmek suretiyle tasarruf yetkisini belgelemis olur.

    hukuki sebebin belgelenmesi, bu sebebin gecerliligi icin gerekli sekle uyuldugunun ispati suretiyle olur.

    3. belgelerin tamamlanmasi

    madde 1016.- tasarruf yetkisine ve hukuki sebebe iliskin belgeler tamam degilse istem reddedilir.

    bununla birlikte, hukuki sebebe iliskin belgeler tamam olmasina ragmen, tasarruf yetkisini belirten belgenin tamamlanmasi gereken hallerde, malikin rizasi veya hakimin karariyla gecici tescil serhi verilebilir.

    iii. tescilin bicimi

    1. genel olarak

    madde 1017.- kutuge tesciller, istem tarihine ve sirasina gore yapilir.

    sicildeki kaydin bir ornegi isteyen ilgiliye verilir.

    tescil ve terkin ile verilecek orneklerin sekli tuzukle belirlenir.

    2. tasinmaz lehine irtifaklarda

    madde 1018.- tasinmaz lehine irtifaklarin tescil ve terkini hem yuklu, hem yararlanan tasinmazlarin sayfalarina kaydedilir.

    iv. teblig zorunlulugu

    madde 1019.- tapu memuru, ilgililerin bilgisi disinda yaptigi islemleri onlara teblig etmekle yukumludur.

    ilgililerin bu islemlere karsi itiraz suresi, kendilerine yapilan teblig tarihinden islemeye baslar.

    c. tapu sicilinin acikligi

    madde 1020.- tapu sicili herkese aciktir.

    ilgisini inanilir kilan herkes, tapu kutugundeki ilgili sayfanin ve belgelerin tapu memuru onunde kendisine gosterilmesini veya bunlarin orneklerinin verilmesini isteyebilir.

    kimse tapu sicilindeki bir kaydi bilmedigini ileri suremez.

    d. tescilin etkileri

    i. tescilin yapilmamasinin sonuclari

    madde 1021.- kurulmasi kanunen tescile tabi ayni haklar, tescil edilmedikce varlik kazanamaz.

    ii. tescilin sonuclari

    1. genel olarak

    madde 1022.- ayni haklar, kutuge tescil ile dogar; siralarini ve tarihlerini tescile gore alir.

    tescilin etkisi, kanunen ongorulen belgeler isteme eklenmis veya gecici tescil halinde belgelerin uygun zamanda tamamlanmis olmasi kosuluyla yevmiye defterine yapilan kayit tarihinden baslar.

    bir hakkin icerigi, tescilin sinirlari icinde, dayandigi belgelere gore veya diger herhangi bir yolla belirlenir.

    2. iyiniyetli ucuncu kisilere karsi

    madde 1023.- tapu kutugundeki tescile iyiniyetle dayanarak mulkiyet veya bir baska ayni hak kazanan ucuncu kisinin bu kazanimi korunur.

    3. iyiniyetli olmayan ucuncu kisilere karsi

    madde 1024.- bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmis ise, bunu bilen veya bilmesi gereken ucuncu kisi bu tescile dayanamaz.

    baglayici olmayan bir hukuki isleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.

    boyle bir tescil yuzunden ayni hakki zedelenen kimse, tescilin yolsuz oldugunu iyiniyetli olmayan ucuncu kisilere karsi dogrudan dogruya ileri surebilir.

    e. terkin ve degistirme

    i. yolsuz tescilde
    madde 1025.- bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmis veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmus ya da degistirilmis ise, bu yuzden ayni hakki zedelenen kimse tapu sicilinin duzeltilmesini dava edebilir.

    iyiniyetli ucuncu kisilerin bu tescile dayanarak kazandiklari ayni haklar ve her turlu tazminat istemi saklidir.

    ii. ayni haklarin sona ermesi
    madde 1026.- bir ayni hakkin sona ermesiyle tescil her turlu hukuki degerini kaybettigi takdirde, yuklu tasinmaz maliki, terkini isteyebilir.

    tapu memuru bu istemi yerine getirirse, her ilgili, bu islemin kendisine tebligi tarihinden baslayarak otuz gun icinde terkine karsi dava acabilir.

    tapu memuru, re'sen hakime basvurarak ayni hakkin sona erdiginin belirlenmesine iliskin karar verilmesini istemeye ve hakimin verecegi karara dayanarak terkin islemini yapmaya yetkilidir.

    iii. duzeltme

    madde 1027.- ilgililerin yazili rizalari olmadikca, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlisligi ancak mahkeme karariyla duzeltebilir.

    duzeltme, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapilmasi biciminde de olabilir.

    tapu memuru, basit yazi yanlisliklarini, tuzuk kurallari uyarinca re'sen duzeltir.

    yururlukten kaldirilan kanun
    madde 1028.- 17 subat 1926 tarihli ve 743 sayili turk kanunu medenisi yururlukten kaldirilmistir.

    yururluk

    madde 1029.- bu kanun 1 ocak 2002 tarihinde yururluge girer.

    yurutme
    madde 1030.- bu kanun hukumlerini bakanlar kurulu yurutur.



    (bkz: the end)

    (beelzebub, 18 Eylül 2005 Pazar, 06:18:11)
  8. 4 ekim 1926 tarihinde yururluge girmiştir.
    (kedimi7ler, 04 Ekim 2005 Salı, 07:25:40)
  9. kişi hak ve özgürlüklerine önem veren, aile hukukunda kadın ve erkek eşitliğini sağlayan kanun
    (kedimi7ler, 07 Aralik 2005 Çarşamba, 04:01:14)
  10. medeni kanun ile ilgili haber ertesi günkü* milliyet gazetesinde şöyle duyuruldu: türkiye dün medeni ve içtimai inkılabını fiilen yaptı ve medeni kanunun tatbikatına başlandı. bundan sonra, ne bir saniyelik sinirin verdiği cinnet nöbetiyle benden boşsun demekle karı boşanabilecek, ne de aile işlerimiz sarığın tasallutu altında kalabilecektir. Şsimdi her türk kayıtsız şartsız kendi medeni hakkına sahiptir.
    (01 fb 1907, 04 Ekim 2006 Çarşamba, 14:32:04)



Bu başlığın linki: BU KONUDA BİLGİ EKLEMEK İSTİYORUM



27/07/2005 - 02/09/2014

tamamen eglence amaciyla yapilmi$ olan bizarpedia.com'da yer alan tum icerik bilgi amaclıdır. Bu bilgiler, doğru, guncel ve tam olarak duşunulmemelidir. Hukuki yada tıbbi acıdan yada diğer profesyonel hizmetlerden biri tarafından verilen danışmanlık yada tavsiye niteliğindeki bilgiler ile bir tutulmamalıdır.Bu sitede yer alan bilgilerin sorumluluğu yazarlarına aittir. Telif hakkı ihlali yapıldığını duşunduğunuz bilgi varsa, bu ihlali, admin@bizarpedia.com adresini kullanarak site editorlerine iletebilirsiniz.
tum haklari saklidir
copyright©biz@rpedia.com
firma rehberi Altın, Gümüş ve Döviz haber canlı maç skorları canlı tv izle Commodity sitemap
Add to Google

hit tracker

Derlenme Süresi: 1.13702 sn.