Quantcast
Televizyon - Bizarpedia, bilgi kaynağı
aç/kapa artema

  TELEVIZYON

  1. bilgisayar gibi teknolojik kitle iletisim araci..
    (hangar 18, 07 Agustos 2005 Pazar, 19:05:01)
  2. kisa yazilisi tv 'dir.
    (punisher, 07 Agustos 2005 Pazar, 19:05:47)
  3. insan benynini organize bicimde siradan hale getirmek icin yapilan yayinlari izlememizi saglayan aparat.

    kullanmayi bilmek gerekmektedir asinda kullanani kendine mahkum eder
    siradanlik malumunuz kendinin disindaki yasama herseyinde dahil olmak
    icindeki isyanin sesini duyamam halidir.

    (tedirgin zebra, 07 Agustos 2005 Pazar, 19:07:59)
  4. İskocyalı john logie baird icat etmiştir.
    (beelzebub, 06 Ekim 2005 Persembe, 20:44:44)
  5. boş kutu.
    (hurriyet, 06 Ekim 2005 Persembe, 20:49:06)
  6. akıllı insanların yaptığı; akıllı insanların izlediği, aptal bir şeydir.
    (bkz: okan bayülgen vecizeleri)

    (eso2001, 14 Ocak 2006 Cumartesi, 15:14:31)
  7. (bkz: beyaz cam)
    (kedimi7ler, 14 Ocak 2006 Cumartesi, 17:23:51)
  8. kanımca insanları aynılaştırmak için yapılabilecek en iyi icattır.çok başarılı olmuştur.kapitalizmin en önemli buluşudur ve en değerli yardımcısıdır günümüzde.
    (boyfromtripolis, 14 Ocak 2006 Cumartesi, 20:49:08)
  9. televizyonun icadı, İskoçyalı john logie baird, 1920 lerde baird Çorapaltı Çorap icadının (çorabın altına giyilen bu çorabın ne işe yaradığı hiçbir zaman anlaşılamadı) patentini almak için uğraşırken aklına görüntü ve sesi elektronik olarak bir yerden bir yere aktarma fikri gelir. aldığı yok artık, daha da neler tepkilerine, dönemin zor şartlarına ve parasızlığa rağmen hiç yılmadan çalışır. İlk yaptığı model, şimdiki televizyonlara pek benzemez: birkaç dikiş iğnesi, birkaç şapka kutusu, büyükçe bir bisküvi tenekesi, bir bisiklet lambası ve biraz mühür mumu. ortaya çıkan alet baird in tam olarak istediği şey değildir, ama bir sonraki aşama için önemli bir deneyim olur. durumdan fena halde heyecanlanan baird teknolojik imkanların daha elverişli olduğu soho ya yerleşir ve içi garip hurda ve ıvır zıvırla dolu olan ilk ciddi laboratuvarını kurar.
    1926 yılında, ilk kez insan yüzünün görüntüsünü televizyonda elde ediyor. baird laboratuvarındaki dev ışıkların ısısına dayanması için ilk tv çekimlerinde özel vantrolog kuklaları kullanır. bir süre sonra bazı deneyleri için gerçek insan gerekince, parayla genç bir ofis boy tutmak zorunda kalır ve 1924 te tarihin ilk televizyonun patenti alınır: televisor. oldukça ilkel koşullarda üretilen ve eski bir çay kutusunun üzerine monte edilen televisor ün motoru, ev yapımı bir nipkow diskten oluşmaktadır - disk tekeri olarak şapka kutusundan kesilen yuvarlak karton, lambayı yerleştirmek için bir bisküvi kutusu, mil yerine bir dikiş iğnesi bu motor için ideal malzemelerdir. baird ın bulduğu ilk anten enfes bir iletken olan bir malta haçıydı.
    baird icadını kraliyet enstitüsü ne resmi olarak ilk kez 26 ocak 1926 da tanıtır, 1928 de ise ilk görüntüler atlas okyanusu nun öbür yakasına, yani londra dan new york a ulaşmıştır bile (fazla bir şey görmek mümkün olmasa da). böylece baird ilk televizyon istasyonunu kurar ve bbc için ilk televizyon yayınlarını yapmaya başlar. hatta ilk tv oyunu da bbc tarafından yapılan http://www.tvdawn.com/mwfihm.htm dur.
    1930 ların ortasında ise televizyon yayınları hem İngiltere de, hem amerika birleşik devletleri nde az sayıdaki zengin kişilerin evlerinde izlenmeye başlanıyor. alıcıların pahalılığı yüzünden hızlı bir yayılmadan bahsedilemez elbette, ancak bu dönemde her şeyini satarak bütün parasını tv alıcısına yatıran bir İngiliz köylüsünün söyledikleri çok anlamlı: hayatım boyunca en büyük hayalim londra yı görmek oldu, bunu alınca artık gitmeme gerek kalmayacak, ne zaman istersem londra bana gelecek.

    ama şimdi merak ediyorum,mucit john baird televizyonu icat ettiğine pişman olmuş mudur

    (frozen hopes, 14 Ocak 2006 Cumartesi, 20:56:49)
  10. Teorik olarak televizyon mümkün ancak bence kitleselleşmesi imkansız, bununla vakit kaybetmemeliyiz.
    - Lee de Forest, 1926 (Katot ışın tüpünün mucidi)

    (01 fb 1907, 06 Ekim 2008 Pazartesi, 22:28:28)
  11. Telli bir sistemle ya da radyo sistemi aracılığıyla hareketli resimlerin uzak mesafelere iletilmesi.

    Televizyon yayını genellikle merkezi bir istasyondan, çok sayıda alıcıya yönelik olarak yapılır. Ancak sanayide ve eğitimde kapalı devre televizyonlar da kullanılır. Hareketli resmin yanı sıra televizyonda bir ses sinyali de iletilir. Yalın kaynağında kameranın sağladığı optik görüntü elektrik sinyallerine dönüştürülür. Bu sinyaller güçlendirilerek ya doğrudan doğruya kablo aracılığıyla ya da radyo dalgalarıyla alıcıya gönderilir. Alıcıda sinyaller bir katot tüpü ekranında yeniden görüntüye dönüşür. Günümüz televizyon kameraları ortikon ya da vidikon türündedir. Bunlar daha önce kullanılan ikonoskopların yerini almıştır. Görüntünün tümü aynı anda iletilemediğinden kameranın mercek sistemince oluşturulan optik görüntü 525 yatay çizgi halinde taranır. Her birindeki değişken ışık değeri bir elektrik sinyaline dönüştürülür ve tüm tarama saniyede 30 kez tekrarlanarak gözle fark edilir bir titreklik meydana gelmeden hareket izlenimi uyandırılmış olur. Televizyon seyircisi bu denli hızlı seyreden bir taramayı gözün fark etmemesi nedeniyle görüntüyü bir bütün olarak görür. Renkli televizyonda kameraya giren ışık kırmızı, yeşil ve mavi bileşenlerine ayrılır. Her renkle ilgili elektriksel sinyal normal monokrom (tek renkli) parlaklık sinyali üzerine bindirilir. Renkli televizyon alıcısında bu sinyaller üç ayrı elektron demetini kontrol eder ve üzerinde gayet duyarlı biçimde yerleştirilmiş 200.000 küçücük delik bulunan bir perdeden geçen bu demetler ekran üzerindeki kırmızı, yeşil ve mavi fosforları uyararak renkli bir görüntü oluşturur.

    Televizyon konusundaki ilk umutlar telgrafın bulunuşuyla başladı. Ancak televizyona gelinceye dek başka aşamaların gerçekleşmesi gerekiyordu. Selenyumun fotoiletken özelliğinin bulunması, katot tüpünün (1897) ve elektron tüpünün (1904) geliştirilmesi, bu aşamalardan en önemlileridir. İlk pratik televizyon sistemi 1926'da J. John Logie Baird tarafından Londra'da tanıtıldı. Bu televizyon Paul Nipkow tarafından 1884'te geliştirilen mekanik bir tarama yöntemine dayanıyordu. Elektronik tarama ise Vladimir Kosma Zworykine'in bulduğu (1923) ikonoskopla gerçekleşti. Televizyon yayını 1936'da Londra'da 405 tarama çizgisi standardıyla başladı. Bunu hızla öteki ülkeler izledi.

    Türkiye'de de televizyon yayını Ankara ve İstanbul'da birkaç yıllık deneme yayını sonunda 1970'li yılların başında gerçekleştirildi. Radyolink istasyonlarının yaygınlaştırılmasıyla Ankara'da gerçekleştirilen merkezi yayın izlenebilir duruma geldi. 1984'te TV yayınları tümüyle renkli oldu. 1987 yılında ikinci kanal (TV-2) yayınları başladı, 1989'da ise Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) gerçekleştirildiği bölgede kültürel açıdan da desteklenmesi amacıyla GAP Kanalı, ayrıca üçüncü kanal (TV-3), dördüncü kanal (TV-4) ve Avrupa'ya yayın yapan INT 5 yayınlarına başlandı.

    (gecekusu, 21 Şubat 2011 Pazartesi, 10:35:18)



Bu başlığın linki: BU KONUDA BİLGİ EKLEMEK İSTİYORUM



27/07/2005 - 24/05/2012

tamamen eglence amaciyla yapilmi$ olan bizarpedia.com'da yer alan tum icerik bilgi amaclıdır. Bu bilgiler, doğru, guncel ve tam olarak duşunulmemelidir. Hukuki yada tıbbi acıdan yada diğer profesyonel hizmetlerden biri tarafından verilen danışmanlık yada tavsiye niteliğindeki bilgiler ile bir tutulmamalıdır.Bu sitede yer alan bilgilerin sorumluluğu yazarlarına aittir. Telif hakkı ihlali yapıldığını duşunduğunuz bilgi varsa, bu ihlali, admin@bizarpedia.com adresini kullanarak site editorlerine iletebilirsiniz.
tum haklari saklidir
copyright©biz@rpedia.com
haber altın fiyatları canlı maç skorları sitemap
Add to Google

hit tracker

Derlenme Süresi: 0.51513 sn.