Quantcast
Bilderberg - Bizarpedia, bilgi kaynağı
aç/kapa artema

  BILDERBERG

  1. bilderberg,cfr(dis iliskiler konseyi) nin avrupa ayagi olarak 1954 te hollanda da oosterbeek sehrinde bilderberg oteli nde kurulmustur.bu otelin sahibi hollanda kralidir.grup daha sonra bu otelin ismini alir ve uyeleri ayni zamanda cfr uyeleridir.bilderberg grubu nun kuruculari arasinda hollanda prensi bernhard ve polonyali sosyolog dr. joseph hieronim retinger de vardir. retinger, bilderberg in fikir babasi olarak bilinir. ayni zamanda cfr uyesidir. bilderberg in kurulusunda, abd istihbarat orgutlerinin, ozellikle cia nin rolu oldugu bilinmektedir. prens bernhard ise eski bir nazi ss uyesidir.

    bilderberg, dunyanin yonetimi ve kuresellesme konusunda her yil farkli ulkelerde toplantilar yapar. toplantilar son derece gizli sartlarda ve ozel ortamlarda yapilir. toplantilari genellikle her yilin mayis ayina denk gelmektedir. katilanlar yaklasik uc gunluk toplanti suresince dis dunya ile baglantilarini koparmak zorunda kalirlar.orgutun uyesi olanlarin disinda hicbir gazeteci veya yazar toplantiya alinmaz. uye olanlar da disariya bir sey sizdirmazlar. dolayisiyla medyanin toplantilarin icerigi hakkinda herhangi bir bilgi edinmesi mumkun degildir.orgut spotlight adli bir dergi yayimlar tek kaynak budur.toplantilara kayit cihazi,kalem,kagit dahi getirmek yasaktir.

    bilderberg toplantilarinin ana amaci dunya siyaseti uzerinde onceden programlamalar yapmak ve projeler gelistirmektir. konusulacak ve tartisilacak konular onceden tespit edilir. ama bu tespiti orgut hiyerarsisinin ust kademesinde yer alanlar yapar. katilanlar ise sadece gorus beyan ederler.bilderberg grubu nun kendi ic hiyerarsisi acisindan daimi uyelik, uyelik ve herhangi bir toplantiya katilma arasinda fark oldugunu hatirlatalim. bununla birlikte toplantilara katilmak da grupla bir bag kurmayi ve siyasi sahnede grubun kararlarina ters dusecek tutumdan kacinmayi beraberinde getirir.

    (cormanthor, 19 Agustos 2005 Cuma, 16:22:56)
  2. 1954 yılından bu yana, insanlığın geleceği hakkında kararlar vermek için her yıl lüks bir otelde bir araya geliyorlar.

    Yeni Dünya Düzeni nin küresel kolu olan Bilderberg, 32 yıl aradan sonra yeniden Türkiye de toplanıyor. Türkiye de, 18 20 Eylül 1959 da İstanbul Yeşilköy de ve 25 27 Nisan 1975 te Çeşme de Hotel Altın Yunus ta yapılan toplantıların ardından 31 Mayıs 3 Haziran 2007 arasında İstanbul da gerçekleştirilecek. Türkiye ve dünyadan önemli isimlerin davet edildiği Bilderberg de gündemin İran a olası operasyon, enerji politikaları ve Türkiye nin AB süreci olacağı ifade ediliyor.

    Bilderberg in İstanbul daki oturumlarını Milli İstihbarat Teşkilatı ve CIA ortak çalışma planıyla koruyacak.

    bu yılki toplantıya katılacak olan bazı isimler:
    Mustafa Koç (Koç Holding)
    Güler Sabancı (Sabancı Holding)
    Fehmi Koru (Yeni Şsafak Gazetesi)
    Ali Babacan (T.C. Devlet Bakanı)
    Hikmet Çetin (Meclis Eski Başkanı)
    Prof. Dr. Şserif Mardin (Akademisyen)
    Cem Boyner (Boyner Holding)
    Emre Gönensay (Eski Bakan)
    Gazi Erçel (Merkez Bankası Eski Başkanı)
    Vahit Halefoğlu (Eski Bakan)
    Dinç Bilgin (Sabah Grubu Eski Patronu)
    Sinan Tara (Enka Holding)
    Prof. Dr. Üstün Ergüder (Boğaziçi Üniv. Rektörü)
    Meral Gezgin Eriş (İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı)
    Rahmi Koç (Koç Holding)
    Suna Kıraç (Koç Holding)
    Uğur Bayar (Özelleştirme İdaresi Başkanı)
    Gürbüz Aktan (Emekli Büyükelçi)
    Sedat Ergin (Hürriyet Ankara Temsilcisi)
    Erkut Yüceoğlu (Tüsiad Eski Başkanı)
    Nuri Çolakoğlu (NTV Yöneticisi)
    Muharrem Kayhan (Tüsiad Üyesi)
    Özdem Sanberk (Tesev Başkanı)
    Kemal Derviş
    Bülend Özaydınlı (Koç Holding)
    Mehmet Ali Bayar
    Hasan Cemal (Milliyet)
    Mustafa Koç (Koç Holding)
    Soli Özel (Öğretim Görevlisi, Bilgi Üniversitesi)
    Kemal Köprülü (Kurucu, Arı Hareketi)
    Ümit N. Boyner (Boyner Holding)
    Lord Carrington (NATO Eski Genel Sekreteri)
    Peter D. Sutherland (Goldmann Sachs başkanı)
    Giovanni Agnelli (FİAT Başkanı)
    Mario Monti (AB Komisyonu eski Rekabetten sorumlu üye)
    Queen Beatrix (Hollanda Kraliçesi)
    Gordon Brown (İngiltere Maliye Bakanı)
    Henry Kissinger (ABD Eski Dışişleri Bakanı)
    Victor Halberstadt (ekonomi profesörü)
    Fransisco Pinto Balsaemao (Portekiz eski başbakanı)
    Carl Bildt (İsveç eski başbakanı)
    Patrick Divedjian[Deveciyan](Fransız milletvekili)
    Egemen Bağış (AKP milletvekili)
    Gordon Brown (İngiliz Maliye Bakanı)
    Tony Blair (İngiltere Başbakanı)
    Bill Clinton (ABD Eski Başkanı)

    (01 fb 1907, 30 Mayis 2007 Çarşamba, 19:20:47)
  3. Aşağıda Bilderberg Konferansları ile ilgili bir tarihçe aktarılmaktadır. Bilderberg Konferanslarını (BBK) daha iyi anlayabilmek için önce Council on Foreign Relations (CFR) namıyla maruf dış ilişkiler için oluşturulmuş Amerikan Konseyi ne bakmakta fayda var, zira Bilderberg Konferansları nın bütün Amerikan katılımcıları bu yabancıları kabul etmeyen kurula üyeler.

    Council on Foreign Relations hem sağcı hem de solcu tenkitçileri tarafından kuşku ile karşılanmaktadır. Sağcı tenkitçiler CFRyi komünizmin aracı olarak görürlerken, sol liberal kanattan onun nüfuzu aynı derecede değerlendiriliyor, fakat bunlar başka tehlike noktaları görmektedirler. Onlar Council on Foreign Relations ı Amerikan dış politikası ile toplumsal üst tabaka arasındaki merkezi kesişme noktası olarak görüyorlar. Amerikan siyaset bilimcisi William Domhoff 1975′de Alman haber magazini Der Spiegel e: Council büyük konsernler ile hükümet arasındaki asıl bağlantı organıdır. diye ifade ediyor ve bu kuruluşun Amerikan dünya politikasının temel motifleri ve temel çizgilerinin anlaşılması açısından önemini ne kadar çok vurgularsak o kadar iyi tespitini yapmaktaydı, her ne kadar bu ülkenin çoğu vatandaşı kendilerini bütün zamanların en iyi bilgilendirilmiş topluluğu olarak görmelerine rağmen, böyle özel bir heyetten hiç haberleri bulunmasa bile.

    Merkezi New York City de bulunan Council on Foreign Relations (dış ilişkiler konseyi) 1921 yılında kuruldu. Kuruluşundan beri dış politikayla ilgili tedbirlerin formüle edilme sürecinde kendisine mümtaz bir fonksiyon atfedilmektedir. Daha çok arka planda ve dışarıdan kontrol edilmeksizin CFR, aktivitelerinin ayrıntılı bir şekilde yayınlanmasını reddediyor. New York City de bakılabilecek kaynak materyali kabaca üç guruba bölünebilir: Records of Groups , Records of Meetings ve Records of Conferences , bunun yanısıra elbette heryerde alınabilen aylık yayınlanan Foreign Affairs dergisi. CFR içindeki daha enteresan tartışmaların hepsi off-the record gerçekleşti, yani ya hiç kayıtlar alınmadan ya da materyaller bilinçli olarak geri tutuldu.

    CFR nin görevleri tartışma ve araştırma gruplarında çalışmak, ikinci olarak kamuoyu çalışmalarında ABD için uluslararası bir dış politikayı teşvik etmek ve nihayet Amerikan dış politikasının formüle edilme sürecinde çalışmalar yapmak. Özellikle bu üçüncü noktada tarihçi Laurence H. Shoup ve sosyolog William Minter demokrat olmayan süreci teşhis ediyorlar ve toplantıların sonucunu, hükümet sorumluları ile finans devleri arasındaki paslaşma belirlediğinden dolayı, Amerikan dış politikasının tedbirlerinin Amerikan halkının çoğunluğunun çıkarlarına karşı ve dünyadaki halklara karşı eskiden olduğu gibi bugün de halen olmasından dolayı bir tehlike olarak görmektedirler.
    Bir dizi Alman politikacısı ve yöneticisi de son on yıllarda Council on Foreign Relations önünde konuşmalar yaptılar, örnek olarak Helmut Kohl, Klaus Kinkel, Willy Brandt, Fritz Erler, Heinrich von Brentano, Hermann Abs, Fritz Berg, Theodor Heuss, Erich Ollenhauer vd

    CFR üyelerine ve konuşma halkalarına davet edilen misafirlerine off-the-record toplantıları hakkında sır vermeme tembih edilmektedir, böylece onlar hakkında dışarıya çok az bilgi ulaşmaktadır. Karar alma süreçleri ve yapıları bundan dolayı büyük çapta arka planda kalmaktadır.

    1960 yılında yayınlanmış Seçmenin Zarureti isimli kitabına sonraki Amerikan Dışişleri Bakanı Henry Kissinger Dış İlişkiler Konseyi hakkında, CFRnin kendisine Dış politikanın problemleri hakkında sistematik olarak çalışmak için ilk imkanı bahşettiğini yazmaktaydı. Benim bu Kurulla ilgili ilişkilerim hep sıkı kaldı ve ona karşı hayranlığım sadece büyüdü. Araştırma gruplarındaki pratik tecrübe ile bilimsel seviye arasındaki kombinasyon benim için eşsizdir. (Kissinger)

    20′li yılların başında iş adamları tarafından uluslararası ticari ilişkileri geliştirmek maksadıyla kurulan bu kulübün terkibi de eşsizdir. Bu sermaye açısından güçlü kadro kendi toplantılarının akademisyenler ve yürütme erki ile birlikte yürütülmediği takdirde boşa çıkacağını çok hızlı bir şekilde farketti. Bu saikle iş dünyası geleneksel olarak üyelerin çoğunluğunu, yüzde 30 ile teşkil etmektedir, hemen arkasından hükümete çalışanlar ve elit üniversiteleri ve kolejlerin akademisyenleri yüzde 20′lik bir pay ile gelmektedirler. Yüzde 10′u gazeteciler daha doğrusu yayın ve medya sektöründe ağırlıklı pozisyonları bulunan kişiler teşkil etmektedir. Geri kalan diğer üyeler kamu yararına çalışan organizasyonlar ve vakıflara başkanlık ediyorlar ya da büyük sendikalarda yüksek pozisyonları bulunmaktadır.

    Halen William Domhoff ve Carrol Quigley in kitapları Council on Foreign Relations konusuyla ilgili en sağlam bilgileri ihtiva eden kitaplar olarak kabul edilmektedir. Robert Gaylon Ross yazdığı Who s who of the Elite kitabıyla bu dizi önemli bir kitaba daha kavuşmuş oldu. Şsu kitapları da bu cümleden olarak zikretmekte fayda: Holly Sklar Trilaterism , Boston 1980 ve Michael Walla Winning the peace , Nürnberg/ Fürth 1991.

    Bilderberg Konferansları nın oluşumunun arefesindeki önemli tarihi veriler şunlardır:
    23 Temmuz 1944 Uluslararası Para Fonu (IWF) ve Dünya Bankası nın (IBRD) kuruluşu
    9 Mayıs 1945 II. Dünya Savaşının Avrupada bitişi
    24 Ekim 1945 Birleşmiş Milletleri nin (BM) kuruluşu
    5 Haziran 1947 Amerikan Dışişleri Bakanı Marshall Avrupa için yeniden inşa programını ilan etti
    4 Nisan 1949 Waşingtonda Kuzey Atlantik Paktının oluşumu (NATO - North Atlantic Treaty Organisation)
    5 Mayıs 1949 Avrupa Konseyinin kuruluşu
    23 Mayıs 1949 Federal Almanyanın Anayasasının İlanı
    7 Ekim 1949 Doğu Almanya Cumhuriyeti nin kuruluşu
    25 Haziran 1950 Kore Şsavaşının başlangıcı (27. Temmuz 1953′e kadar)
    18 Nisan 1951 Avrupa Kömür ve Çelik Birliği
    26 Mayıs 1952 Üç Batı gücü (Fransa, İngiltere ve ABD) ile Almanyanın, bağımsızlığını geri iade eden Almanya Anlaşması
    Bilderberg Konferansları nın kuruluşu ve organizasyonu ile ilgili veriler:
    - Joseph Hieronim Retinger (1888-1960) - Bilderberg-gurubunun öncülüğünü yaptı, Avrupanın siyasi çevrelerinin mühim rol oynayan müşaviri
    - Hollanda Prensi Bernhard - Bilderberg Konferansları nın ilk Başkanı
    - Paul van Zeeland (Belçika Başbakanı) ve Paul Rijkens (Unilever/ Hollanda Başkanı) ta başından beri işin içindeler
    - Max Brauer (Hamburg Büyük Belediye Başkanı), Hugh Gaitskell (İngiltere Avam Kamarası Üyesi), Alcide de Gasperi (İtalyan Millet Meclisi Üyesi), Sir Colin Gubbins (Tümgeneral/İngiltere), Ole Bjorn Kraft (Danimarka Dışişleri Bakanı), Guy Mollet (Fransa Millet Meclisi Üyesi), Rudolf Mueller (avukat), Antoine Pinay (Fransa Başbakanı), Panayotis Pipinelis (Yunanistan eski Dışişleri Bakanı) ve Pietro Quaroni (İtalyanın Fransa Elçisi) ilk büyük Bilderberg-Konferansının hazırlık aşamasındaki Avrupalı çekirdek grubu oluşturmaktadırlar.
    - 25 Eylül 1952′de Avrupalı çekirdek ilk sefer Paris te toplanıyor. Amerika da eşi olan grupla ilgili ilk düşünceler şekilleniyor ve grup tarafından geliştiriliyor.
    - Charles D. Jackson (Amerikan Başkanının danışmanı), John S. Coleman (Burroughs Corporation Başkanı, Detroit), Joseph E. Johnson (Carnegie Endowment for International Peace), Dean Rusk (Rockefeller Foundation direktörü), David Rockefeller (Chase National Bank ın ikinci başkanı) und H.J. Heinz II. (H.J. Heinz Corporation Başkanı) Amerikan çekirdek grubunu oluşturmaktadır.
    - İlk büyük toplantı 29-31 Mayıs 1954 tarihlerinde Otel de Bilderberg de Arnheim daki (Hollanda) Oosterbeek kasabasında gerçekleşti. Otelin ismi her sene bir iki kere yapılan bu toplantıların ismi oldu.
    - Bilderberg Konferansları nın katılımcıları politika, sanayi (örnek: Exxon), Uluslararası Organizasyonlar (İMF, Dünya Bankası), askeriye (NATO), Sendikalar (Alman Sendika Birliği), Üniversiteler, Medya (Economist, Burda, Bertelsmann), Gizli servisler (CİA), yüksek finans (Rockefeller) ve kraliyet aileleri (Biritanya Kraliyet Mensupları) arasından gelmektedir.
    - Katılımcılar konferanslara resmi fonksiyonlarıyla değil, kişisel olaral katılmaktadırlar (resmi açıklama)
    - Konferanslar hakkında katı bir ketum davranış sözkonusu, konferansla ilgili bütün evraklar özel olarak saklanmakta, medya toplantıların dışında tutulmaktadır. Medyaya her toplantıdan sonra kısa bir bilgi verilmekte, fakat bunun içinde içeriklerin detayları ve bütün katılımcılarla ilgili bilgi bulunmamaktadır.
    - Konferansın Başkanı (şu an [2001] eski NATO Genelsekreteri Lord Peter Carrington) çalışmasında Avrupa/Kanada nın gönüllü Genel Sekreteri (şu an Victor Halberstadt, Uni Leiden de Halk Ekonomisi Profesörü) ve Amerikanın gönüllü Genel Sekreteri (şu an Casimir A. Yost, Diplomasi Araştırmaları Enstitüsü direktörü, Washington) tarafından desteklenmektedir.
    - Bilderberg Konferansları nın katı kuralları yok. Tecrübeye göre kişi başına en fazla 5 dakika konuşma hakkı tanınmaktadır.
    - Bilderberg Konferansları na 1954 yılından itibaren yaklaşık 28 devletten ve yaklaşık 15 tane uluslararası organizasyondan yaklaşık 2000 kişi katıldı. Sadece nüfuzlu ve genel olarak saygı duyulan kişiler davet edilmektedir, zira sadece bu insan gurubunun kişisel, ulusal ve uluslararası ilişkileri, grup tarafından belirlenen hedeflere, ulaştırabilir. (Resmi açıklama). Mümkün mertebe çok ve önemli alanlardan kişiler konferanslara davet edilmeye çalışılmaktadır. Şsimdiye kadar bir konferansta 39 ila 120 kişi katıldılar.
    - Bilderberg Konferansları siyaset oluşturacak bir organ olmak istemiyor, fakat sorumlu pozisyonlarda oturan kişilerin konferanslardan ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda algılarını keskinleştirmeyi gaye ediniyor, her ne kadar bütün konularla ilgili oylama yapılmaksızın sonuçlar çıkartılsa da. (Resmi açıklama)
    - 1960 yılında Bilderberg Grubu ismi Bilderberg Konferansı şeklinde değiştirildi.
    - Her dördüncü konferans Amerikalı ve Kanadalı katılımcılara kolaylık olması için Kuzey Amerika da yapılmaktadır.
    - Bilderberg Buluşmaları hem emniyeti hem de ünsiyeti garantilemek için sadece tenha otellerde yapılmaktadır.
    - Konular siyasi, ekonomik ve askeri sorunlardan oluşmaktadır. Tek tek konular uzmanlar tarafından önceden hazırlanıyor ve Amsterdam daki veya New York taki büroya çoğaltılması için önceden ulaştırılmaktadır.
    - Her konferanstan sonra bütün katılımcılara ve bunlarla birlikte o zamana kadar herhangi bir Bilderberg Konferansına katılmış bütün katılımcılara buluşmaların protokolü gönderilmektedir.. Bu tutanaklar söz tutanakları değil, fakat belli bir katılımcının ismini zikretmeksizin, sadece geldiği ülkeyle ilgili kısa bir not olan, konuşmaların özeti mahiyetindedir. Bu konuda farklı görüşler olsa da tutanaklar bulunmaktadır! 1961 yılından itibaren katılımcılar ek olarak böyle bir konferansla ilgili tabloyu tamamlamak için açıklayıcı bir yazı almaktadırlar. Bu dokümanların oldukça özel dairede tutulması gerektiği belirtilmektedir. (Resmi açıklama)

    - 1956 yılında bir Yönlendirici Kurul tesis edildi. Şsu an Hilmar Kopper (Deutsche Bank Yönetim Kurulu Başkanı, Frankfurt) ve Mathias Nass/Christoph Bertram ( DIE ZEIT , Hamburg diplomatik muhabiri) Almanya için bu dairede görev yapmaktadırlar. Yönlendirici Kurul üyeleri her konferansa ve diğer bütün buluşmalara katılabilirler.
    - 1959 yılında bir Danışma Kurulu oluşturuldu. Bu heyet eğer gerekli görülürse , çoğu zaman Soestdijk Palace da, Hollanda Prensi Bernhardın asıl ikametgahında buluşmaktadırlar. Otto Wolf von Amerongen bu heyette Almanya yı temsil etmektedir.
    - Sekreterlik bir New York City de C.W. Müller (Sekr.) ve bir de Amsterdam da/Maja Nack-Polderman (Sekr.) bulunmaktadır.
    - Her Bilderberg Konferası nın masraflarını ev sahipliği yapan ülke karşılamaktadır. Yolculuk ve yiyecek masraflarını katılımcılar kendileri karşılamaktadırlar. Grubun hizmetine verilen özel vakıflar, senelik planlamaları oldukça kolaylaştırmaktadırlar (1966 yılında Wiesbaden deki 3 günlük konferasın sırf otel masrafları 150.000 Alman markı tutmuştu). Gerçi birçok Alman siyasetçisi kendi masraflarının eyalet ya da federal meclis tarafından finanse edilmesi hakkını kendilerinde gördüler, bazı durumlarda bu toplantılara gayri resmi araştırma gezileri de eklediler ve vergi paralarıyla bunları hesaplattılar).

    Soğuk Savaşı sırasında Batı Avrupa, ABD ve Kanada kendilerini şayanı dikkat bir dayanışma içinde olan bir ittifaka doğru geliştirdiler. Özellikle dış politikaları komünist devletler, Üçüncü Dünyanın kolonileri ve neokolonilerine karşın oldukça koordineliydi ve daha önce barış zamanlarında işbirliği açısından bu dereceye hiçbir zaman ulaşmamıştı.
    Amerika nın liderliğinde bir dizi uluslararası ekonomik, politik ve stratejik kurumlar inşa edildi, onlardan bazıları evrensel karektere sahip: BM, IMF, Dünya Bankası, OECD ve tabi NATO.

    Fakat başlangıçta güçlü Batı Avrupalı ve Kuzey Amerikalı insanların gizli müzakereleri belli bir ölçüde Batının transnasyonal sistemini koordine etme ihtiyacını tatmin edebildi, bunun için çerçeveyi Bilderberg Konferansları oluşturmuştu.
    Son 47 senenin katılımcıları Batı Avrupa nın ve Kuzey Amerika nın savaş sonrası döneminin mümtaz şahsiyetlerinden oluşmaktaydı, en yüksek düzeyde müzakerede bulunan bir konferanstı .

    Hollanda Prensi Bernhard, Lockheed rüşvet skandalına karışana kadar başkanlığını sürdürdü. Bütün Bilderberg aktiviteleri gibi Bernhard ın yüz kızartıcı eylemi oldukça mahrem tutuldu. Böylece 22 ila 25 Nisan 1976 yılında kararlaştırılan Hot Springs, Virginia (ABD)deki buluşma iptal edildi, onun başkanlığındaki toplantıya kamuoyunun dikkatini celbetmemek için. Bernhard aynı yılın Ağustos ayında görevinden istifa etti. Nisan 1977′de buluşmalar, bu sefer Lord Home of the Hirsel in başkanlığında yeniden başlatıldı ve bugüne kadar devam ettirildi.

    Bu Bilderberg Konferansları nın rolleri hakkında elbette tartışmak mümkün. Bunlar kesinlikle bazı komplo teorisyenlerinin iddia ettiği gibi bir dünya hükümeti değildir, fakat yine kesinlikle senelik kendi meslekleri üzerinde mütemadiyen konuşanların tartışma zemini de değildir. Çünkü en büyük çokuluslu konsernlerin ve bankaların temsilcileri devletlerin en önemli ulusal temsilcileriyle birlikte Batı dünyasının karşı karşıya olduğu kısa ve uzun vadeli sorunları tahkik etmek için buluşuyorlar. Bilderberg in kendisi icra ve yürütme organı değildir. Gerçi eğer katılımcılar arasında uzlaşma sağlanırsa çıkarlarını uygun bir formda gerçekleştirmek için güçlü ulusları aşan ve ulusal araçlara sahipler. Her zaman görüş birliğinin sağlanamamasının çeşitli sebepleri bulunmaktadır, bunlar hem hakim kapitalist sınıfın ötesinde aranması gerektiği gibi, kendisinde de içkindir.

    Bilderberg katiyen Batı sistemi içerisinde dünya düzenini birlikte yönetmek için var olan tek organizasyon değildir. O su geçmez sıkı bir sistemin ulusları aşan koordinasyonunun bir parçasıdır. Ulusal devletlerin dış politikaları, özellikle ekonomik ve para politikaları oldum olası hep yüksek elit meseleleriydi. Batılı demokrasilerin içinde dış politikaya demokratik müdaheleler mümkün mertebe engellenmektedir.

    Amerikan Council on Foreign Relations , Alman Dış Politika Topluluğu, British Royal Institute on International Affairs ve onların Bilderberg ya da Trilateral Komisyon gibi transnasyonal karşılıkları Establishment (elitlerin) Uzlaşmasını şekillendiriyorlar ve hatta muhtemel muhalefet tutumlarını test ediyorlar. Bu kurumlar siyasi sonuçlarının propagandasını otorize edilmiş kanallardan oluşan ağlarıyla gerçekleştirmekte ve dış politika tartışmalarının müsade edilen sınırlarını çizmektedirler. Elitlerin bu aygıtlarının ne kadar iyi çalıştığını ABD nin Avrupa ya karşı uyguladığı savaş sonrası politikadan okumak mümkün ve Bilderberg in birbirine daha fazla kenetlenmiş Avrupa ile ABD ve Kanada arasındaki derinleştirilen ittifakta oynadığı rolü değerlendirmekle tespit etmek mümkündür.

    Bilderberg in kuruluşu Dr. Joseph Hieronim Retinger in parlak beyninden neşet etti Avrupa yı oradan oraya süratle dolaşan ve bütün komünist olmayan Avrupa nın hür uluslarının lider ve kendini lider sanan kişilikleriyle başbakanlarından, sendika liderlerine, sanayi babalarından, devrimci ve entellektüellerine kadar güvene dayalı ilişkiler kuran sıra dışı bir şahsiyetti.

    İkinci Dünya Savaşı sırasında Retinger Londrada yerleşik olan Polonya nın sürgündeki hükümetin Başkanı ve Polonya ordusunun Başkomutanı olan General Sikorski ile sıkı bir siyasi ilişki içerisindeydi. O burada diğer sürgün hükümetlerle aracılık yapıyor ve kıta Avrupası nın devletlerinin Dışişleri Bakanları arasında düzenli buluşmalar organize etmekteydi. Ekim 1942 ile Ağustos 1944 arasında gerçekleşen bu konferanslarda Benelux Devletleri (Hollanda, Belçika, Lüksemburg) arasındaki savaş sonrası Gümrük Anlaşması doğdu, Avrupai birlik için ilk adım. En heyecan verici eylemini S.O.E. (çok gizli Special Operations Executive) için Ağustos 1944′de 56 yaşında paraşütle Varşova nın batısında Nazilerin işgalinde bulunan bölgeye atlayıp Polonyalı partizanlara birkaç milyon Amerikan doları ulaştırdığı gizli bir misyon ile gerçekleştirdi. Böylece Polonyalı sürgün hükümet için hükümete sadakat içinde olan askeri birlikleri garanti altına almak ve onların Almanya nın geri çekilmesinden Sovyetlerin komünist bir rejim yerleştirmelerini engellemelerini sağlamak istemişti.

    Savaştan sonra Retinger Chatham House daki bir toplantıda Avrupai bir birleşme ile ilgili kendi pozisyonunu ortaya koymuştu: Aktiviteleri dünyanın her yerine yayılan batılı insan bu dönemin sonunda Kıta nın içsel bir karışıklığa doğru gittiğini gördü.
    İki Dünya Savaşı nın sonunda Kıta Avrupası nda halklarının herşeye rağmen bu dünyanın en değerli insani unsurunu temsil ettikleri büyük güçler kalmadı. Retinger e gore Avrupalılar, Hitlerin Yeni Düzeni ni de Komünizmi de reddettiler; fakat Avrupai zaafın uzun vadeli çözümü ise komşuluk ilişkileri içinde yaşayan Avrupalı devletlerin federal bir birliğine doğru yol almaları ve bunun içinde kendi egemenliklerinin bir kısmından vazgeçmeleriyle mümkündü.

    Bu sıralarda Retinger, Belçika nın Başbakanı Paul van Zeelandın yönetiminde bulunan Economic League for European Cooperation (ELEC) in Genel Sekreteriydi. Bu kuruluştan daha sonraları Avrupai Hareket neşet etti. Londradaki konuşmasından hemen sonra ABD nin İngiltere elçisi W. Averell Harriman ile tanıştı. Harriman Retinger için bir Amerikan gezisi ayarladı, Retinger böylece Yeni Dünya nın ELEC için desteğini garanti altına almak istiyordu. Burada da Adolf Berle Jr. ve daha sonra Avrupai Hareketi büyük çapta destekleyecek olan John Foster Dulles ile tanıştı.

    Avrupai birleşme çabalarının Amerikan politikası için öneminden dolayı hem Amerikan hükümeti hem de özel kaynaklar tarafından American Committee for a United Europe (ACUE) ve diğer kurumlar kanalıyla Avrupai Hareket için dev finansal yardımlar akıtıldı.
    Soğuk Savaş, Batı dünyasında ahlaki ve etik değerlerini, demokratik kurumlarını ve hatta büyüyen komünist tehdide karşı bağımsızlıklarını korumak için daha sıkı bir işbirliği duygusunu oluşturdu. Marshall planı ve NATO nun kuruluşuyla ABD, sağlamlaşan bu sistem tezadında liderliği üstlendi. Kore Krizi Haziran 1950′de başladı ve Almanya nın da silahlanmasını içine alan bir yeniden silahlanma programını gerçekleştirebilmek için Avrupalıları korkutmak için kullanıldı. Bu kriz daha sıkı bir işbirliği kararını veren ABD ve Avrupadaki devlet adamlarının ne kadar basiretli olduğunu göstermektedir. Retinger Asyadaki hadiseleri şöyle yorumluyordu: Bu çaptaki siyasi kararlar kamuoyu tarafından çok nadir anlaşılmaktadır.

    Fakat Avrupanın birleşmesine giden yol taşlıydı. 1952 yılında Avrupa ve ABD arasındaki gerilimler büyüyordu. ABD ye karşı şüpheler yayılmaktaydı ve ulusal ya da izolasyonist görüşler daha sesli ifade edilmeye başlanıyordu, benzeri şeyler ABD tarafında da dile getirilmekteydi. Retinger bu tandansların ta baştan giderilmemesi durumunda Batının felaketvari bir zayıflamasıyla sonuçlanacağını gören nadir adamlardan birisiydi. Retinger harekete geçme kararı aldı ve Avrupai Hareketin Genel Sekreterliği nden istifa etti. Retinger hep kamuoyunun, nüfuzlu kişiliklerin öncülüğüne tabi olduğu görüşündeydi. O, özenle seçilmiş kişiler üzerinden kamuoyunu etkileyecek şekilde çalışmayı tercih ediyordu. Ve Retinger birçok nüfuz sahibi insanı dostları arasında sayıyordu.
    O, dönemin OEEC nin başkanı olan eski Belçikalı Başbakanı Paul van Zeeland a ve o dönemde Unilever in Başkanı ve Londra daki Hollanda nın sürgün hükümetinin danışmanlığını da yapmış olan Paul Rykens e danıştı. Her ikisi de Retinger in mülahazalarına katıldılar, fakat her ülke ve parti bir taraf durumunda oldukları için, herhangi bir tarafın hareketi önemli bir ülkenin ya da siyasi partinin inisiyatifi olarak gözükeceğinden şüpheyle karşılanma problemi mevzubahisti. İşin zorluğu herhangi bir kuşkuya mahal bırakmadan kimin liderlik rolünü üstleneceğinin tespit edilmesinde yatıyordu. Retinger Hollanda Prensi Bernhard ı istiyordu; o siyasete ilgi duyuyor, Avrupanın birleşme sürecini destekliyor, her tarafta değerli görülüyordu ve ABD de çok popülerdi.

    Her ne kadar prens olarak resmi statüsü eylem hürriyetini kısıtlamış olsa bile, önemli gördüğü her işte destek vermeye hazırdı. Prense çok yakın olan Rykens ilk buluşmayı ayarlamıştı. Retingerin planı Amerika ve Avrupa nın barışması için, en önemli Avrupalı devletlerinin görüş liderlerini Amerikalılarla ilgili hangi noktalarda yanlış bir değerlendirme yapmış olabilecekleriyle ilgili bir istişarede bulunmalarını sağlamak ve akabinde iki kıtanın zirve insanlarıyla tamamen özel bir buluşmada serbest bir konuşma atmosferinde bu eleştiri noktalarını aktarmak ve Amerikalılara bu konularla ilgili kendilerini savunma imkanı tanımaktı.

    En önemli Avrupalı devletlerden hem muhafazakar hem de liberal açıyı ortaya koymak için iki kişi bulma düşüncesi vardı. Bernhard ın konumu ve Retinger in bağlantılarıyla kısa zamanda on kişi bulundu.

    Antoine Pinay (Başbakan/Fransa), Panayotis Pipinelis (eski Dışişleri Bakanı/Yunanistan), Alcide de Gasperi (Başbakan/İtalya), Sir Colin Gubbins (Tümgeneral/Britanya), Hugh Gaitskell (Meclis Üyesi/Britanya), Pietro Quaroni (Fransa da İtalya nın Elçisi), Ole Bjorn Kraft (Dışişleri Bakanı/Danimarka), Guy Mollet (Meclis Üyesi/Fransa), Max Brauer (Belediye Başkanı, Hamburg), Rudolf Mueller (Avukat/Almanya).

    Avrupalı devletlerin ABD ye karşı itirazları ve çekincelerinin hangi konularda olduğu Avrupai çekirdeğin 25 Eylül 1952 yılındaki ilk konferansında tartışılıp tespit edildi. Bunun bir özeti Amerikalılara iletilecekti. Bu görevi Prens Bernhard üstlendi.

    Güvenilir yoldan bu doküman ABD ye götürüldü, fakat 1952 yılındaki Başkanlık seçimlerinin kargaşası içinde Prens Bernhard ın teşebbüsü için bir boş alan yoktu, böylece seçimler sonrası bir yeniden teşebbüs anlamlı olarak görüldü. Fakat yine Bernhard, Bedell Smith e başvuramadan bu fikir geri çevrildi. Smith o dönemde CIA direktörüydü. O kendi tarafından konuyla ilgili C.D. Jackson u (Başkanın Özel Asistanı) bilgilendirdi ve ancak şimdi Bilderberg girişimi hareketlilik kazandı.

    John S. Coleman ve Commitee for a National Trade Policy ile işbirliği yapılarak bir cevabi yazı formüle edildi. Başka kişiler de işin içine çekildi, örnek olarak Joseph E. Johnson (Carnegie Endowment for International Peace), Dean Rusk (Rockefeller Vakfının direktörü) David Rockefeller ve H.J. Heinz II.. Yine de organizeyle ilgili bütün sorunların halledilmesi 1954 yılına kadar sürdü.

    Max Brauer ve Rudolf Müller herhangi bir organizasyon olmayacak ya da Avrupai Hareket ya da devletler üstü bir organizasyonla muhalif bulunmayacak bu özel oturum için Almanya dan yedi katılımcı belirleme görevini üstlendiler. 1954 yılının Mayıs ayının başında kişilerin belirlenmesiyle ilgili sorunlar çözülebildiğinden, buluşmadan önceki son haftalar içerik olarak daha yoğun hazırlanma işi için kullanıldı. 28 Mayıs ikindi vakti grupun mensupları Soestdyke Palace da son toplantıları için biraraya geldiler.
    Konferans ertesi sabah saat 10.00′da başkanlığı yürüten Prens Bernhard tarafından açıldığında ABD nin Avrupa daki popülaritesi en düşük noktada bulunuyordu. Kişisel olarak büyük itibar gören Amerikan Başkanı Eisenhower bile bu tablonun gözükmesine engel olamıyordu. Batı Avrupa açısından Beyaz Saray da onunla birlikte en militanı olmasa bile, bir asker oturuyordu. Sonra ABD hükümeti 20 yıldan sonra ilk sefer muhafazakar Cumhuriyetçilerin eline geçmişti ve en kötüsü, senatör Joseph McCarthy bütün ABD de komünist avına düşmüştü. Bu şartlar altında Otel de Bilderberg de ateşli oturumlar beklenmekteydi. Toplantıda Komünizm ve Sovyetler Birliği , Koloniler ve onların halkları , Ekonomik politikalar ve bunlarla ilgili sorunlar , artı Avrupai entegrasyon ve Avrupai Savunma topluluğu konularıyla ilgili görüşler tartışıldı. Bunlar sonraki yılların toplantılarında da ağırlığı oluşturan siyasi alanlardı.
    Bu konular için çözümler bulunmayacaktı , fakat study the effect which these problems have on public opinion, and the ways in which it can be favourably influenced . Kamu düşencesi üzerinde bu problemlerin etkisi ve bu etkinin uygun yolla yapılması üzerine çalışılacaktı.

    Zira demokratik devletler ülkelerinin düşüncelerine önderlik yapabilirler fakat aynı trendleri takip etmeleri gerekir, ve bu yüzden bugün inanıyoruz ki batı devletleri tarafından birliğin korunması gerektiğinde, bireyler açısından uygulanacak en makul yöntem kendi ülkelerindeki kamu düşüncesini batılı ortakların halklarının sahip olduğu düşüncelere olabildiğince yakınlaştırmaya çalışmaktır.

    Oturumların konuları önceden belirlendiği halde, Avrupalılar konferans esnasında sürekli senatör Joseph McCarthy konusunu açtılar. Bazıları onun eylemlerinde ABD nin Faşist bir diktatörlük yönünde ilerleme tehlikesini görüyorlardı. Böylece Prens Bernhard üçüncü oturum gününde C.D. Jackson a Amerika nın bu noktaya nasıl baktığını ondan dinlemek için başvurdu. Jackson Avrupa tarafını rahatlattı, Amerikan hükümet sisteminin kısa bir açıklamasını yaptı ve biz bu aşırı durumlar ve zaman zaman oluşan garip heyecanlar konusunda çok eminiz diyerek dikkatleri çekti.

    Eğer bir Amerikan senatörü kudurma nöbeti geçirirse parti disiplini artık yoktur ve onu frenlemek için de imkan bulunmamaktadır. Gerçi Avrupalılara bu konuyla ilgilenmelerine hak vermişti, fakat McCarthy nin kesinlikle faşist bir devlet için ilk adım olmadığını vurgulamaktaydı.

    Sonuç olarak Jackson şunları ifade ediyordu: Ya McCarthy bir suikastçının kurşunuyla ölür ya da o alışık Amerikan yoluyla, kamburları siyasetin vücudundan uzaklaştırma ile ölecek. Ben gelecek toplantımıza kadar Amerikan sahnesini terkedeceği kehanetinde bulunuyorum. McCarthy kısa bir zaman sonra Senato tarafından büyük bir çoğunlukla meslek tekdiri -çok nadir bir tedbir- aldığında Avrupalılar ABD hakkında duyduklarının hakikat olduğunu hissettiler.

    Ve Amerikan Dışişleri Bakanlığından McGhee bu durumu şöyle yorumluyor: Avrupalılar ve Amerikalılar arasındaki gerçekten problemli olan yanlış anlamalar ilk Bilderberg toplantısında giderilmişti. O gün bugündür bizimle Avrupalılar arasında bir açık bölünme olmadı.

    Ta başından beri Bilderberg küçük bir çekirdek grup tarafından organize edildi. 1956 yılında Prens Bernhard a gelecekteki Bilderberg Konferanslarını hazırlamada destekçi olması amacıyla Yönlendirici Kurul - Inner Circle adıyla meşhur- oluşturuldu. Gerçi bu komisyon seçilmiş bir kurul değil, üyeleri Konferansın başkanı tarafından belirleniyor. Bu üyelerle görüştükten sonra yapılacak olan Konferansın katılımcıları tespit edilmektedir. Yönlendirici Kurulun üyeleri Bilderberg gurubu haricinde mesleklerini de icra ettiklerinden dolayı senelik büyük Bilderberg Konferansları arasında sadece önemli durumlarda Inner Circle buluşmasını tertip etmektedirler. Daimi çekirdek grup Konferans ın Başkanı, gönüllü Amerikan Genel Sekreteri, gönüllü Avrupa Genel Sekreteri ve Kanada Genel Sekreteri, Avrupa ve Amerikan Sekreterliği ve finansların gönüllü yöneticisinden oluşmaktadır.

    Retinger e gore Apaçık ki, senelik yapılacak Bilderberg Konferansları na katılacak olanlar nüfuz sahibi ve genel olarak saygın kişilikler olmalı ve özel bilgi ya da zengin tecrübe sahibi olmalılar ki, kişisel ilişkileriyle ve ulusal ya da uluslararası çevrelerde nüfuzlarını kullanarak Bilderberg tarafından konulan hedeflere ulaşabilsinler Katılımcılar büyük bir açıklık içinde olmalı, ulusal kanaatleri temsil etmemeli, önyargı içinde olmamalı ve Batılı kültürel ve etik değerleri paylaşmalılar. Bu şekilde çok çeşitli çevrelerden mümkün mertebe çok insana ulaşabilmek hedefine uygun davranılmış mümkün. Organizatörler parti politikası açısından da bir denge kurmaya çalışıyorlar, zira Bu Konferans çerçevesinde bile tartışmaların kutupsal olarak sürdürülmesi zarar vermez. Her buluşmanın terkibi için Retinger e göre mümkün mertebe ilgili ülkenin belirlenmiş konularla ilgili hakim görüşünü yansıtacak bir denge hedefleniyor.
    Katılımcıların üçte biri siyasetçi ve devlet adamlarıdır, dörtte biri ila beşte biri iş adamları, geri kalanları uzmanlar, entellektüeller, sendikacılar, diplomatlar ve kanaat liderlerinden -mesela medya temsilcileri- oluşmaktadır.

    Egon Bahr (Almanya eski Başbakanı Willy Brandt ın danışmanı) Zu meiner Zeit/Benim Zamanımda isimli otobiyografisinde terkibi daha realist bir şekilde tasvir ediyor: Eğer binlerce milyar dolar kantarlarla hesaplanmış olsaydı, kendi konumları ya da beyinleri sayesinde Rockefeller, Giovanni Agnelli, Ford, Rothschild, Heinz, Wolff von Amerongen gibi daha küçük milyonerler, bankaların efendileri, bakanlar, başbakanlar ve cumhurbaşkanları ve diğer otorite sahiplerinin yürüdüğü zemin çökme tehlikesi ile karşı karşıya kalırdı.

    Ve uzun yıllar Retinger in sekreterliğini yapmış olan John Pomian şunları tespit etmektedir: İlk üç, dört senedeki katılımcıların herşeyi belirleyen seçimi en hassas ve zor bir görevdi. Bu özellikle siyasetçiler için geçerliydi. Yüksek pozisyondaki insanları katılıma ikna etmek kolay değildi Fakat Retinger büyük bir maharet sergiledi ve birkaç yıl sonra ülkelerinde zirve pozisyonlara gelecek olan kişileri seçmede ürkütücü bir kabiliyet ortaya koydu.. Bugün Atlantik in her iki tarafında hükümetlerin içinde toplantılara en azından bir kere katılmamış olan çok az kişi bulunmaktadır.. Her katılımcı bir davetiye almakla hoşnut olmaktadır.

    Fritz Erler dönemin Avusturya Başbakan Yardımcısı olan Bruno Pitterman a gönderdiği davetiyede bir Bilderberg Konferansı nın nasıl organize edildiği ve kullanıldığını şöyle formüle ediyordu: Steering Committee (Yönlendirici Kurul) Roma daki son toplantısında, oraya ben de katılmıştım, Avusturya nın sadece teklif edilen muhabiri Portitsch ile temsil edilmesinin doğru olmadığı görüşüne vardı. Bu nedenle bana seni aleni olmayan ve tamamen kişisel bir karekteri bulunan ve böylece tamamen baskısız ve bundan dolayı da değerli ifadeleri garanti altına alan bu toplantıya davet etmem istendi. Senin katılımının devletsel ve siyasi fonksiyonundan dolayı Konferans için oldukça önemli olduğu konusunda oybirliğine varılmıştı. Yine de bu toplantıya katılmakla ne kendi Sosyal Demokrat Parti ni ne de Avusturya Cumhuriyeti ni temsil edersin, fakat sadece kendi kişisel görüşünü söylersin. Hiç kimsenin orada söyledikleri dışarıda iktibas edilmiyor. Bu gelenek faydasından dolayı oldukça yerleşti. Sınırlı katılımcı sayısında Avusturya nın bir tane temsilci göndereceğinden yola çıkılmıştı (Federal Almanya beş tane). Şsimdi ikinci bir Avusturyalı katılımcıyı senin şahsında diğer ülkelere tanınan kontenjanı yükseltmeksizin davet edebilmek için, seni Sosyalist Enternasyonal in Başkanı sıfatıyla davet etmem isteniliyor. Bilderberg Konferansları nın, uluslararası alandan özel tecrübelerinden dolayı, belli bir ülkenin temsilcisi olarak sayılmayan kişilikleri davet etmek daimi bir pratiğidir.

    Avrupa Topluluğu/AB içinde Bilderbergliler anahtar roller oynadılar. Örnek olarak, bugün 1959′da kurulmuş olan Bilderberg Grubu nun Danışma Kurulu üyesi uluslararası olarak tasnif edilerek asıl söz sahipleri arasında yerini alan Max Kohnstamm. Danışma Kurulu zorunlu görülürse biraraya geliyor ve bugün sekiz üyeden oluşmaktadır. AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu)nin ilk Başkanı Walter Hallstein da Bilderberg içindeydi. Ve Prens Bernhardın biyografı eski Steering Committee (Yönlendirici Kurul) üyesi George McGhee ye Bilderberg Konferanları nın gücü hakkında sorduğunda aldığı şu cevap şaşırtıcı değildir: Ben inanıyorum ki, siz, 1957 yılındaki Ortak Pazarı başlatan Roma Anlaşmaları nın bu toplantılarda doğduğunu söyleyebilirsiniz.
    Elit lerin Trilateral Komisyonu, Council on Foreign Relations ve diğer kurumları gibi Bilderberg de Kapitalist Dünyanın kendisini karşı karşıya gördüğü sorunları araştırıp çözmeye çalışıyor, hangi tarzda yapıyor olursa olsun.

    Retinger bunu şöyle formüle etmişti: Sevkedici aktivitelerde bulunmak hiçbir zaman hedeflenmemişti, fakat Bilderberg de geliştirilen bazı fikirler somut aksiyonlara götürdü, bunlardan hiçbiri Bilderberg le direk bağlı değillerdir. ABD nin, Kanada ve Batı Avrupa nın sorunları hakkında karar veren kişilerin, bu sorumlu kişilerin kesinkes Bilderberg in güvenilir ve dostça atmosferini anımsadıklarını ve katıldıkları tartışmaların tesirinde kaldıkları tahmin edilebilir.

    kaynak:
    iktibas dergisi

    (01 fb 1907, 30 Mayis 2007 Çarşamba, 19:39:15)



Bu başlığın linki: BU KONUDA BİLGİ EKLEMEK İSTİYORUM



27/07/2005 - 23/09/2018

tamamen eglence amaciyla yapilmi$ olan bizarpedia.com'da yer alan tum icerik bilgi amaclıdır. Bu bilgiler, doğru, guncel ve tam olarak duşunulmemelidir. Hukuki yada tıbbi acıdan yada diğer profesyonel hizmetlerden biri tarafından verilen danışmanlık yada tavsiye niteliğindeki bilgiler ile bir tutulmamalıdır.Bu sitede yer alan bilgilerin sorumluluğu yazarlarına aittir. Telif hakkı ihlali yapıldığını duşunduğunuz bilgi varsa, bu ihlali, admin@bizarpedia.com adresini kullanarak site editorlerine iletebilirsiniz.
tum haklari saklidir
copyright©biz@rpedia.com
firma rehberi Altın, Gümüş ve Döviz haber canlı maç skorları canlı tv izle Commodity sitemap
Add to Google

hit tracker

Derlenme Süresi: 0.28653 sn.