Quantcast
Mustafa Kemal Ataturk - Bizarpedia, bilgi kaynağı
aç/kapa artema

  MUSTAFA KEMAL ATATURK

  1. ulu önder.
    (sacmasapan, 01 Agustos 2005 Pazartesi, 20:44:58)
  2. mustafa kemal ataturk, turkiye cumhuriyeti'nin kurucusu, milli kurtulus savasinin kumandani, basogretmen
    (gulhan, 03 Agustos 2005 Çarşamba, 17:41:53)
  3. ata turk adli basliktan daha az entry icerdigini gordugum de sasirmadigim ve akabinde derhal birseyler yazmak zorunda hissettigim,tarihin yetistirdigi en buyuk liderlerden biridir.devrimcidir,halkcidir,devletcidir,cumhuriyetcidir,laiktir...kazanimlari,kazandirdiklari yipratilan kemikleri sizlatilan yuce lider,ulu onder...tv5 gibi ecnebi kanallarinda hergun diktator ilan edilen kisi...
    (cormanthor, 20 Eylül 2005 Salı, 00:05:56)
  4. "eger olmasaydi su anda bu entryleri bile yaziyor olamazdik" dedigim ozel kisi...
    (beelzebub, 20 Eylül 2005 Salı, 00:09:59)
  5. mustafa kemal ataturk 1881 yilinda selanik'te kocakasim mahallesi, islahhane caddesi'ndeki uc katli pembe bir evde dogdu. babasi ali riza efendi, annesi zubeyde hanim'dir. baba tarafindan dedesi hafiz ahmet efendi xiv-xv. yuzyillarda konya ve aydin'dan makedonya'ya yerlestirilmis kocacik yoruklerindendir. annesi zubeyde hanim ise selanik yakinlarindaki langaza kasabasina yerlesmis eski bir turk ailesinin kizidir. milis subayligi, evkaf katipligi ve kereste ticareti yapan ali riza efendi, 1871 yilinda zubeyde hanim'la evlendi. ataturk'un bes kardesinden dordu kucuk yaslarda oldu, sadece makbule (atadan) 1956 yilina degin yasadi.

    kucuk mustafa ogrenim cagina gelince hafiz mehmet efendi'nin mahalle mektebinde ogrenime basladi, sonra babasinin istegiyle semsi efendi mektebi'ne gecti. bu sirada babasini kaybetti (1888). bir sure rapla ciftligi'nde dayisinin yaninda kaldiktan sonra selanik'e donup okulunu bitirdi. selanik mulkiye rustiyesi'ne kaydoldu. kisa bir sure sonra 1893 yilinda askeri rustiye'ye girdi. bu okulda matematik ogretmeni mustafa bey adina "kemal" i ilave etti. 1896-1899 yillarinda manastir askeri idadi'sini bitirip, istanbul'da harp okulu'nda ogrenime basladi. 1902 yilinda tegmen rutbesiyle mezun oldu., harp akademisi'ne devam etti. 11 ocak 1905'te yuzbasi rutbesiyle akademi'yi tamamladi. 1905-1907 yillari arasinda sam'da 5. ordu emrinde gorev yapti. 1907'de kolagasi (kidemli yuzbasi) oldu. manastir'a iii. ordu'ya atandi. 19 nisan 1909'da istanbul'a giren hareket ordusu'nda kurmay baskani olarak gorev aldi. 1910 yilinda fransa'ya gonderildi. picardie manevralari'na katildi. 1911 yilinda istanbul'da genelkurmay baskanligi emrinde calismaya basladi.

    1911 yilinda italyanlarin trablusgarp'a hucumu ile baslayan trablusgarp savasi'nda, mustafa kemal bir grup arkadasiyla birlikte tobruk ve derne bolgesinde gorev aldi. 22 aralik 1911'de italyanlara karsi tobruk savasini kazandi. 6 mart 1912'de derne komutanligina getirilmistir.

    ekim 1912'de balkan savasi baslayinca mustafa kemal gelibolu ve bolayir'daki birliklerle savasa katildi. dimetoka ve edirne'nin geri alinisinda buyuk hizmetleri goruldu. 1913 yilinda sofya atesemiliterligine atandi. bu gorevde iken 1914 yilinda yarbayliga yukseldi. atesemiliterlik gorevi ocak 1915'te sona erdi. bu sirada i. dunya savasi baslamis, osmanli imparatorlugu savasa girmek zorunda kalmisti. mustafa kemal 19. tumeni kurmak uzere tekirdag'da gorevlendirildi.

    1914 yilinda baslayan i. dunya savasi'nda, mustafa kemal canakkale'de bir kahramanlik destani yazip itilaf devletlerine "canakkale gecilmez! " dedirtti. 18 mart 1915'te canakkale bogazini gecmeye kalkan ingiliz ve fransiz donanmasi agir kayiplar verince gelibolu yarimadasi'na asker cikarmaya karar verdiler. 25 nisan 1915'te ariburnu'na cikan dusman kuvvetlerini, mustafa kemal'in komuta ettigi 19. tumen conkbayiri'nda durdurdu. mustafa kemal, bu basari uzerine albayliga yukseldi. ingilizler 6-7 agustos 1915'te ariburnu'nda tekrar taarruza gecti. anafartalar grubu komutani mustafa kemal 9-10 agustos'ta anafartalar zaferini kazandi. bu zaferi 17 agustos'ta kirectepe, 21 agustos'ta ii. anafartalar zaferleri takip etti. canakkale savaslarinda yaklasik 253.000 sehit veren turk ulusu onurunu itilaf devletlerine karsi korumasini bilmistir. mustafa kemal'in askerlerine "ben size taarruz emretmiyorum, olmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini degistirmistir.

    mustafa kemal canakkale savaslari'dan sonra 1916'da edirne ve diyarbakir'da gorev aldi. 1 nisan 1916'da tumgenerallige yukseldi. rus kuvvetleriyle savasarak mus ve bitlis'in geri alinmasini sagladi. sam ve halep'teki kisa sureli gorevlerinden sonra 1917'de istanbul'a geldi. velihat vahidettin efendi'yle almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. bu seyehatten sonra hastalandi. viyana ve karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 agustos 1918'de halep'e 7. ordu komutani olarak dondu. bu cephede ingiliz kuvvetlerine karsi basarili savunma savaslari yapti. mondros mutarekesi'nin imzalanmasindan bir gun sonra, 31 ekim 1918'de yildirim ordulari grubu komutanligina getirildi. bu ordunun kaldirilmasi uzerine 13 kasim 1918'de istanbul'a gelip harbiye nezareti'nde (bakanliginda) goreve basladi.

    mondros mutarekesi'nden sonra itilaf devletleri'nin osmanli ordularini isgale baslamalari uzerine; mustafa kemal 9. ordu mufettisi olarak 19 mayis 1919'da samsun'a cikti. 22 haziran 1919'da amasya'da yayimladigi genelgeyle "milletin istiklalini yine milletin azim ve kararinin kurtaracagini" ilan edip sivas kongresi'ni toplantiya cagirdi. 23 temmuz - 7 agustos 1919 tarihleri arasinda erzurum, 4 - 11 eylul 1919 tarihleri arasinda da sivas kongresi'ni toplayarak vatanin kurtulusu icin izlenecek yolun belirlenmesini sagladi. 27 aralik 1919'da ankara'da heyecanla karsilandi. 23 nisan 1920'de turkiye buyuk millet meclisi'nin acilmasiyla turkiye cumhuriyeti'nin kurulmasi yolunda onemli bir adim atilmis oldu. meclis ve hukumet baskanligina mustafa kemal secildi turkiye buyuk millet meclisi, kurtulus savasi'nin basariyla sonuclanmasi icin gerekli yasalari kabul edip uygulamaya basladi.

    turk kurtulus savasi 15 mayis 1919'da yunanlilarin izmir'i isgali sirasinda dusmana ilk kursunun atilmasiyla basladi. 10 agustos 1920 tarihinde sevr antlasmasi'ni imzalayarak aralarinda osmanli imparatorlugu'nu paylasan i. dunya savasi'nin galip devletlerine karsi once kuva-yi milliye adi verilen milis kuvvetleriyle savasildi. turkiye buyuk millet meclisi duzenli orduyu kurdu, kuva-yi milliye - ordu butunlesmesini saglayarak savasi zaferle sonuclandirdi.

    mustafa kemal yonetimindeki turk kurtulus savasinin onemli asamalari sunlardir:

    sarikamis (20 eylul 1920), kars (30 ekim 1920) ve gumru'nun (7 kasim 1920) kurtarilisi.
    cukurova, gaziantep, kahramanmaras ve sanliurfa savunmalari (1919- 1921)
    i. inonu zaferi (6 -10 ocak 1921)
    ii. inonu zaferi (23 mart-1 nisan 1921)
    kutahya-eskisehir muharebeleri
    sakarya zaferi (23 agustos-13 eylul 1921)
    buyuk taarruz, baskomutanlik meydan muhaberesi ve buyuk zafer (26 agustos - 9 eylul 1922)
    sakarya zaferinden sonra 19 eylul 1921'de turkiye buyuk millet meclisi mustafa kemal'e maresal rutbesi ve gazi unvanini verdi. kurtulus savasi, 24 temmuz 1923'te imzalanan lozan antlasmasi'yla sonuclandi. boylece sevr antlasmasi'yla paramparca edilen, turklere 5-6 il buyuklugunde vatan birakilan turkiye topraklari uzerinde ulusal birlige dayali yeni turk devletinin kurulmasi icin hicbir engel kalmadi.

    23 nisan 1920'de ankara'da tbmm'nin acilmasiyla turkiye cumhuriyeti'nin kurulusu mujdelenmistir. meclisin turk kurtulus savasi'ni basariyla yonetmesi, yeni turk devletinin kurulusunu hizlandirdi. 1 kasim 1922'de hilafet ve saltanat birbirinden ayrildi, saltanat kaldirildi. boylece osmanli imparatorlugu'yla yonetim baglari koparildi. 13 ekim 1923'te cumhuriyet idaresi kabul edildi, ataturk oybirligiyle ilk cumhurbaskani secildi. 30 ekim 1923 gunu ismet inonu tarafindan cumhuriyet'in ilk hukumeti kuruldu. turkiye cumhuriyeti, "egemenlik kayitsiz sartsiz milletindir" ve "yurtta baris, dunyada baris" temelleri uzerinde yukselmeye basladi.

    ataturk, 24 nisan 1920 ve 13 agustos 1923 tarihlerinde tbmm baskanligina secildi. bu baskanlik gorevi, devlet-hukumet baskanligi duzeyindeydi. 29 ekim 1923 yilinda cumhuriyet ilan edildi ve ataturk ilk cumhurbaskani secildi. anayasa geregince dort yilda bir cumhurbaskanligi secimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yillarinda tbmm ataturk'u yeniden cumhurbaskanligina secti.

    ataturk sik sik yurt gezilerine cikarak devlet calismalarini yerinde denetledi. ilgililere aksayan yonlerle ilgili emirler verdi. cumhurbaskani sifatiyla turkiye'yi ziyaret eden yabanci ulke devlet baskanlarini, basbakanlarini, bakanlarini komutanlarini agirladi.

    15-20 ekim 1927 tarihinde kurtulus savasi'ni ve cumhuriyet'in kurulusunu anlatan buyuk nutkunu, 29 ekim 1933 tarihinde de 10. yil nutku'nu okudu.

    ataturk ozel yasaminda sadelik icinde yasadi. 29 ocak 1923'de latife hanimla evlendi. bircok yurt gezisine birlikte ciktilar. bu evlilik 5 agustos 1925 tarihine dek surdu. cocuklari cok seven ataturk afet (inan), sabiha (gokcen), fikriye, ulku, nebile, rukiye, zehra adli kizlari ve mustafa adli cobani manevi evlat edindi. abdurrahim ve ihsan adli cocuklari himayesine aldi. yasayanlarina iyi bir gelecek hazirladi.

    soyadi kanunu geregince, 24 kasim 1934'de tbmm'nce mustafa kemal'e "ataturk" soyadi verildi.

    1937 yilinda ciftliklerini hazineye, bir kisim tasinmazlarini da ankara ve bursa belediyelerine bagisladi. mirasindan kizkardesine, manevi evlatlarina, turk dil ve tarih kurumlarina pay ayirdi. kitap okumayi, muzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yuzmeyi cok severdi. zeybek oyunlarina, gurese, rumeli turkulerine asiri ilgisi vardi. tavla ve bilardo oynamaktan buyuk keyif alirdi. sakarya adli atiyla, kopegi foks'a cok deger verirdi. zengin bir kitaplik olusturmustu. aksam yemeklerine devlet ve bilim adamlarini, sanatcilari davet eder, ulkenin sorunlarini tartisirdi. temiz ve duzenli giyinmeye ozen gosterirdi. dogayi cok severdi. sik sik ataturk orman ciftligi'ne gider, calismalara bizzat katilirdi.

    fransizca ve almanca biliyordu. 10 kasim 1938 saat 9.05'te yakalandigi siroz hastaligindan kurtulamayarak istanbul'da dolmabahce sarayi'nda hayata gozlerini yumdu. cenazesi 21 kasim 1938 gunu torenle gecici istirahatgahi olan ankara etnografya muzesi'nde topraga verildi. anitkabir yapildiktan sonra nasi gorkemli bir torenle 10 kasim 1953 gunu ebedi istirahatgahina gomuldu. buyuk turk ulusu ulu onderini asla unutmayacaktir.

    inkilaplari ve reformlari
    ataturk, turkiye'yi "cagdas uygarlik duzeyine cikarmak" amaciyla bir dizi inkilap ve reform yapti. bu yapilanlar bes ana baslik altinda toplanabilir:

    siyasal alandakiler
    saltanatin kaldirilmasi (1 kasim 1922)
    cumhuriyetin ilani (29 ekim 1923)
    halifeligin kaldirilmasi (3 mart 1924)

    toplumsal alandakiler
    kadinlara ve erkeklerle esit haklar verilmesi (1926-1934)
    sapka ve kiyafet devrimi (25 kasim 1925)
    tekke zaviye ve turbelerin kapatilmasi (30 kasim 1925)
    soyadi kanunu (21 haziran 1934)
    lakap ve unvanlarin kaldirilmasi (26 kasim 1934)
    uluslararasi saat, takvim ve uzunluk olculerinin kabulu (1925-1931)

    hukuk alanindakiler
    mecellenin kaldirilmasi (1924-1937)

    egitim ve kultur alanindakiler
    ogretimin birlestirilmesi (3 mart 1924)
    yeni turk harflerinin kabulu (1 kasim 1928)
    turk dil ve tarih kurumlarinin kurulmasi (1931-1932)
    universite ogreniminin duzenlenmesi (31 mayis 1933)

    guzel sanatlarda yenilikler
    ekonomi alanindakiler
    asarin kaldirilmasi
    ciftcinin ozendirilmesi
    ornek ciftliklerin kurulmasi
    sanayiyi tesvik kanunu'nun cikarilarak sanayi kuruluslarinin kurulmasi
    i. ve ii. kalkinma planlari'nin (1933-1938) uygulamaya konulmasi, yurdun yeni yollarla donatilmasi

    eserleri
    tabiye meselesinin halli ve emirlerin sureti tahririne dair nesayih
    takimin muharebe talimi (almanca'dan ceviri - 1908)
    cumali ordugahi - suvari: boluk, alay, liva talim ve manevralari (1909)
    tabiye ve tatbikat seyahati (1911)
    bolugun muharebe talimi (almanca'dan ceviri - 1912)
    zabit ve kumandan ile hasbihal (1918)
    nutuk (1927)
    vatandas icin medeni bilgiler (1930)
    geometri (1937)
    ataturk'un ayrica, 1915-1918 yillari arasinda anafartalar, dogu cephesi ve karlsbad'daki hatiralarini yazdigi gunlukleri de bulunmaktadir. bunlardan anafartalar muharebati'na ait tarihce, turk tarih kurumu tarafindan kitap olarak basilmistir..

    kaynak: http://tr.wikipedia.org

    (kedimi7ler, 24 Eylül 2005 Cumartesi, 14:00:51)
  6. hakkın da yazılmıs 30 özel şey...

    1."ata" lafini sevmezdİ

    "atatürk" hitabını ilk kez donemin türk dil kurumu başkanı bir konuşmasında kullanmış, mustafa kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı.kendisine "ata" diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

    2.en sevdİĞİ yemek

    manastır askeri lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayatı boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. tatlıya düşkün değildi ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.

    3.en bÜyÜk hayalİ dÜnya turuna Çikmakti

    Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

    4.baŞsucu kİtabi "ÇalikuŞsu"ydu

    binlerce kitabi vardı. ama bunların arasında bir tanesini hayatı boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. reşat nuri güntekin'in ünlü "Çalıkuşu" romanını hep yanında taşır, her gün rast gele bir yerinden acar, birkaç sayfa okurdu.

    5.kabul salonundaki at yavrusu

    atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. "fox" adını verdiği köpeği, gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin cankaya kosku kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.

    6.tam bİr salon adami

    en sevdiği dans valsti. müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu.klasik bati müziği dışında anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

    7.gÖmleklerİnİn tÜmÜ beyazdi

    gömleklerinin hepsi beyazdı. bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasına öncülük edebilmek için beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.

    8.dolabinda lacİiverte yer yoktu

    takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. lacivert takım giymeyi sevmezdi.

    9.ÖlÇÜlerİ

    boyu 1.74 idi. hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46'ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.

    10.rumelİ Şsİvesİ

    Özenli ve temiz bir türkçe konuşurdu. ancak bazı kelimeleri rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.

    11.hazİn bİr hİkaye

    hayatında bir donem çok önemli yer tutan mustafa kemal`in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren fikriye hanim`in mezarının nerede olduğu bilinmiyor.

    12.cumhurbaŞskanliĞindan sikiliyordu.

    hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.

    13.papa`nin temsİlcİsİne elbİse

    kıyafet kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa çıkmaları yasaklanınca, monsenyör roncalli`ye kendi terzisi kemal milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.

    14.kendİsİ tiraŞs olmazdi

    sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi.yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanin üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini sigarasını içerdi. bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.

    15.dÜzen takintisi vardi

    evinde, çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.

    16.hoŞsgÖrÜlÜ lİder

    köylünün birinin gazete kağıdına sardığı tutunu içmeye çalışırken eli yanmış, "alin bunu kendi içsin" diyerek atatürk`e küfretmişti. mahkemeye çıkarılacaktı. atatürk olayı dinledikten sonra "onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.

    17.sİgara pazarliĞi

    hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden dr.fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş, atatürk "sekiz" demişti. doktor bunu günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti: "ben zaten bir paket içiyorum. bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım".

    18."bu nasil halkÇilik "

    bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. kondüktörün milletvekillerinden bilet parası almamasına sasırmış nedenini sormuştu.trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey sinirlenmiş, "ne de güzel halkçılık ama" demişti.

    19."laİklİk adam olmaktir!"

    İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya geldiğini anlamadığını söyleyince gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: "adam olmak demektir hocam, adam olmak!"

    20.kurbanlari baĞiŞslardi

    gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.

    21.yabanci dİle meraki

    askeri lisede öğrenmeye başladığı fransızca'yı sonraki yıllarda geliştirdi. zengin bir kelime bilgisi vardı. konuşurken araya fransızca sözcükler de eklerdi.

    22.fasulyesİne poker

    kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı. oyun sonunda kazandıklarını iade ederdi.

    23.kan gÖrmeye dayanamazdi

    cephelerde düşmanla göğüs göğüse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

    24.kulaklari duyan tek kİŞsİ

    fransız tarihçisi herriot ankara`ya geldiğinde gazi`nin kulaklarının duyuyor olmasına sasırmış anılarında bunu esprili bir dille anlatmıştı: "t.c`de bir tane kulakları duyan kişi var onu da cumhurbaşkanı yapmışlar".

    25.bİr rİcasi baŞs tacidir

    bir gün halk arasında dolaşırken çarşaflı bir kadına rastlamış, "hafız hanim benim hatırım için başındaki örtüyü acar mısın " diye sormuştu. kadın bas örtüsünü açarak, atatürk`ün önünde eğildi ve ellerini öptü.

    26.bİlardo ve yÜzme

    sportmen kişiliği vardı. her gün at biner, yüzmeye gider ve bilardo oynardı.

    27.en baŞsarili ders

    eğitim hayatı boyunca en başarılı dersi matematikti. pozitif bilimlere ilgisi hayatı boyunca sürdü.

    28.yagcilara gecit yok

    yağcılara çok kızardı bir aksam sofrasında kendisine gereksiz şekilde iltifat eden abdülhak hamit`e müdahale etti.

    29.son yilbasi gecesi

    1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini dışişleri bakanı tevfik rüştü aras ile bas basa geçirmişti. o gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.

    30.koskteki guvercinlik

    kuşları çok severdi.Çankaya köşkü`nde özel bir bakicinin ilgilendiği güvercinliği vardı.



    (cormanthor, 22 Kasim 2005 Salı, 19:56:50)
  7. atam İzİndeyİz azız ama yeteriz...
    (legolas, 30 Kasim 2005 Çarşamba, 20:20:09)
  8. bir gemi yanaştı samsun'a sabaha karşı
    sel'am durdu kayığı, çapari, takası
    selam durdu tayfası.
    bir duman tüterdi bu geminin bacasından, bir duman
    duman değildi bu!
    memleketin uçup giden kaygılarıydı.

    samsun limanına bu gemiden atılan
    demir değil!
    sarılan anayurda
    kemal paşanın kollarıydı.

    selam vererek anadolu çocuklarına
    Çıkarken yüce komutan
    karadeniz'in halini bir görmeliydi.
    kalkıp ayağa ardı sıra baktı dalgalar
    kalktı takalar,
    İzin verseydi kemal paşa
    ardından gürleyip giderlerdi
    erzurum'a kadar.

    cahit külebi

    (kedimi7ler, 26 Mart 2006 Pazar, 00:08:27)
  9. Çanakkale savaşlarından sonra 1934'te ölülerini ziyarete gelen yabancı ailelere hitap etmek üzere kaleme aldığı şu dizeleri okuyup da insanın gözlerinin dolmaması imkansız:

    "bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar,burada bir dost vatanın toprağındasınız,huzur ve sükun içinde uyuyunuz. sizler mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız. uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar,göz yaşlarınızı dindiriniz,evlatlarınız bizim bağrımızdadır,huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır. "

    (01 fb 1907, 18 Haziran 2006 Pazar, 02:57:05)
  10. matematikle ilgili çok önemli sözü:

    "bilim deyince, onda hakikat diye öne sürdüğü önermelerin pekin olmasını ister; pekinlik ise en mükemmel şekliyle matematikte bulunur. o halde bilim o disiplindir ki; önermeleri matematikle ifade edilir. o zaman matematiği kullanmayan disiplinler bilimin dışında kalacaklardır."

    (01 fb 1907, 17 Agustos 2006 Persembe, 16:22:01)
  11. 1938 eylül ayı sonunda hastalığı iyice artan atatürk isyan edercesine ankara ya gidelim. ne olacaksam orada olayım diyor, doktorların izin vermemelerinin sebepleri açıklanınca hiddetleniyordu.

    yapılan tüm tedavilere rağmen atatürk günden güne kötüleşiyor, karın bölgesinde su toplanmaya devam ediyordu. viyana dan eppinger, almanya dan bergmann adında iki profesör gelmişti. bunların koydukları teşhis ve tedavi aynı idi siroz . atatürk 17 ekim 1938 de ilk ağır komaya girdi ve 20 ekim gününe kadar komada kaldı.

    (01 fb 1907, 17 Ekim 2006 Salı, 14:24:59)
  12. 19 mayıs 1919'da istanbul'dan ayrıldıktan sonra tam 8 yıl bu kente ayak basmadı. İstanbulluların büyük özlemle beklediği ata sonunda 1 temmuz 1927'de gelmeye karar verdi.

    amasya'ya ilk gelişi, 19 mayıs 1919'da samsun'a çıktıktan hemen sonra, milli mücadeleyi başlatmak üzere 12 haziran 1919'dadır. en son ziyareti ise kayseri'den başlattığı yurt gezisi'nde 22 kasım 1930'dadır.

    (01 fb 1907, 29 Ekim 2006 Pazar, 11:00:15)
  13. uzun süre karaciğer rahatsızlığıyla boğuşan büyük önder atatürk 10 kasım 1938 günü saat 9.05 te öldü. atatürk ün naaşı, tahnit edilerek dolmabahçe sarayı salonunda özel bir katafalka yerleştirildi. türk bayrağına sarılı ve başında silah arkadaşlarının nöbet tuttuğu tabutu,
    ata'nın naaşı halkın ziyaretinde

    üç gün süreyle milletin ziyaretine bırakıldı.
    ata'nın naaşı halkın ziyaretinde


    naaşı, 20 kasım da ankara ya getirildi. 21 kasım da büyük törenle etnoğrafya müzesi ndeki geçici kabrine kondu. cenaze törenine bütün dünya devletleri özel temsilciler gönderdi. Çanakkale de ve diğer muharebelerde ona karşı savaşmış yabancı generaller törende bilhassa dikkati çekiyordu.10 kasım 1953 te naaşı, etnografya müzesinden alınarak anıtkabir e nakledildi.

    (01 fb 1907, 10 Kasim 2006 Cuma, 09:08:18)
  14. İstanbul da mütehassısların yaptığı konsültasyon ile hastalığın siroz olduğu anlaşıldı. temmuz sonlarına kadar savarona yatı ile boğaz da, florya da gezintiler yapan atatürk ün sağlık durumu kendisinin dolmabahçe ye naklini gerektiren bir hal almıştı. gösterilen bütün ihtimamlara karşın hastalığın fena bir akıbete doğru gittiği görülüyordu. İlk kriz 16 ekim günü geldi. bu krizi atlatan atatürk, cumhuriyetin onbeşinci yıldönümü bayramını kutlamayı tasarlıyordu. fakat ağır bir hastalık geçiren atatürk ün ankara ya gitmesine doktorlar izin vermediler.

    kasım ayından itibaren hastalık, normal seyrinden çıkarak yeni bir krizle şiddetlenmişti. tekrar rapor yayımına başlandı. bu sefer memleketi derin bir acı kapladı. 8 kasım günü atatürk ün sağlık durumu bütün kurtuluş umutlarını söndürecek bir şekil almıştı. artık atatürk koma haline girmişti. gece yarısı gözlerini açarak yavaşça:
    saat kaç
    bu onun son sözü olmuştu. gözlerini kapadı ve bir daha da konuşmadı. 10 kasım 1938 perşembe günü saat 9 u beş geçe büyük kurtarıcı hayata veda etti. hükümet bu acı haberi bir bildiri ile millete duyurdu. gazeteler de bu ölüm haberini yayınlandılar:
    reisicumhur atatürk ün umumi hallerindeki vehamet dün gece saat 24 de neşredilen tebliğden sonra her an artarak bugün 10 kasım 1938 perşembe saat 9 u beş geçe büyük şefimiz derin koma içinde terki hayat etmiştir.
    bu kara haber türk milletini derin bir üzüntüye düşürdü. 16 kasım 1938 de tabutu, türk bayrağının örttüğü bir katafalk üzerinde dolmabahçe sarayının büyük tören salonuna konuldu. halkın ziyareti için sarayın kapıları açıldı. bütün İstanbul halkı büyük kurtarıcısına son saygı görevini yapmak için saraya koştu. atatürk ün naşı, anıtkabir yapılıncaya kadar on beş yıl geçici kabirde kaldı. 10 kasım 1953 de büyük bir törenle sonsuzluğa dek dinleneceği anıtkabir e götürüldü.

    (01 fb 1907, 10 Kasim 2006 Cuma, 09:10:52)
  15. 7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı. 8 yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı...
    10 yaşında yüzü kanlar içinde kalacak şekilde, yeni okulundaki hocasından dayak yedi. ailesi onu okuldan aldı.
    17 yaşında hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı.
    24 yaşında tutuklandı, günlerce sorguya çekildi ve 2 ay tek başına bir hücrede hapis yattı.
    25 yaşında sürgüne gönderildi...
    27 yaşında kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisinin de üyesi bulduğu derneğin çalışmalarıyla kahraman ilan edilirken, kendisi hiç önemsenmiyordu.
    30 yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken, doğduğu şehir düşmanların eline geçti.
    30 yaşında amiri, onu kendisinden uzaklaştırmak için başka göreve atanmasını sağladı. yeni görevinde fiilen işsiz bırakıldı. aylarca boş kaldı.
    37 yaşında böbrek hastalığından viyana'da 2 ay hasta ve yalnız halde yattı.
    37 yaşında komutan olarak yeni atandığı ordu, dağıtıldı.
    38 yaşında savunma bakanı tarafından görevinden atıldı.
    38 yaşında bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi bile yoktu ve başkasından bir redingot ödünç aldı. ayrıca cebinde sadece 80 lirası vardı. 38 yaşında kendisi için tutuklama kararı çıkarıldı.
    39 yaşında idam cezasına çarptırıldı.
    sonra ne mi oldu 42 yaşında türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı oldu!
    bu öykü efsanevi lider mustafa kemal atatürk'e aittir.
    mümin sekman, bu öyküyü, insanoğlunun azmine örnek olarak yazmış. diyor ki:
    - başarınızın önündeki engel ne paranız mı yok atatürk'ün de yoktu! sağlığınız mı bozuk atatürk'ün de bozuktu! Çevrenizde sizi çekemeyenler mi var atatürk'ün de vardı! bazı yakın arkadaşlarınız sizi arkadan mı vurdu atatürk'ün de başına geldi! aileniz çok zengin değil miydi atatürk'ünki de değildi! amirleriniz hakkınızı mı yiyor atatürk'ünkini de yemişlerdi! vs..vs...vs..
    Özeti: Çaresizlikten yakınmayın.. Çare sizsiniz..

    kaynak:
    melih aşık
    milliyet

    (01 fb 1907, 10 Kasim 2006 Cuma, 09:30:35)
  16. http://www.milliyet.com.tr/con.....leriid=628
    http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=174852

    (01 fb 1907, 10 Kasim 2006 Cuma, 16:07:36)
  17. 'benim naçiz vücudum elbet birgün toprak olacaktır, fakat türk milleti ilelebet payidar kalacaktır' sözünü izmir suikastinden sonra söylemiştir.
    (elsa, 04 Ocak 2007 Persembe, 15:38:47)
  18. Gafil, hangi üç asır, hangi asır,
    Tuna ezelden Türk diyarıdır.
    Bilinen tarih söylememiş bunu,
    Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
    Dinleyin sesini doğan tarihin,
    Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak.
    Yaşanan tarihi gömüp doğru tarihe gidin.
    Asya nın ortasında Oğuz oğulları, Avrupa nın Alpler inde Oğuz torunları,
    Doğudan çıkan biz, batıda yine biz;
    Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
    Hep insanlar kendini bilseler,
    Bilinir o zaman ki hep biriz.
    Türk sadece bir milletin adı değil Türk bütün adamların birliğidir.
    Ey birbirine diş bileyen yığınlar!
    Ey yığın yığın insan gafletleri!
    Yırtılsın gökteki gafletten perde,
    Hakikat nerede

    Mustafa Kemal Ataturk

    (elsa, 05 Agustos 2007 Pazar, 03:57:01)



Bu başlığın linki: BU KONUDA BİLGİ EKLEMEK İSTİYORUM



27/07/2005 - 26/04/2018

tamamen eglence amaciyla yapilmi$ olan bizarpedia.com'da yer alan tum icerik bilgi amaclıdır. Bu bilgiler, doğru, guncel ve tam olarak duşunulmemelidir. Hukuki yada tıbbi acıdan yada diğer profesyonel hizmetlerden biri tarafından verilen danışmanlık yada tavsiye niteliğindeki bilgiler ile bir tutulmamalıdır.Bu sitede yer alan bilgilerin sorumluluğu yazarlarına aittir. Telif hakkı ihlali yapıldığını duşunduğunuz bilgi varsa, bu ihlali, admin@bizarpedia.com adresini kullanarak site editorlerine iletebilirsiniz.
tum haklari saklidir
copyright©biz@rpedia.com
firma rehberi Altın, Gümüş ve Döviz haber canlı maç skorları canlı tv izle Commodity sitemap
Add to Google

hit tracker

Derlenme Süresi: 0.26524 sn.