Quantcast
Izmir - Bizarpedia, bilgi kaynağı
aç/kapa artema

  IZMIR

  1. kizlariyla unlu, 35 plakali ilimiz..
    (mr diablo, 03 Agustos 2005 Çarşamba, 02:40:45)
  2. bes adet universitesi bulunan
    (bkz: ege universitesi)
    (bkz: 9 eylul universitesi)
    (bkz: izmir yuksek teknoloji enstitüsü)
    (bkz: yasar universitesi)
    (bkz: ekonomi universitesi)
    turkiyenin 5 buyuk sehrinden hem modern,hem guzel,hem temiz kalabilmeyi basarmis,universite ogrencileri icin ogrencilik hayatini doyulmaz kilabilecek ege sehri.

    (noktalivirgul, 13 Agustos 2005 Cumartesi, 15:59:39)
  3. 2004 haluk levent ac pencereni albumundeki sarki ismi
    (dares, 27 Agustos 2005 Cumartesi, 13:23:57)
  4. ve sozkonusu sarkinin sozleri,

    her yerinde gozyaslarim var bu kentin
    sahilinde, korfezinda zamanlarim
    guz gelince yalnizlik sarar bu sehri
    yollarinda yapraklar dala hasret
    ben onu burda sevdim burda yitirdim
    kendimden oldum onunla degistim
    kac kere inandim basa cikti sevincim
    soldurdu yar gonlumu ne hale geldim
    ya askimi ver geri
    yada denizinde bog beni
    raziyim izmir oldur beni
    onu bana ver geri
    yada denizinde bog beni
    raziyim izmir oldur beni

    (dares, 27 Agustos 2005 Cumartesi, 13:25:17)
  5. ilçeleri:
    aliağa
    foça
    menemen
    balçova
    gaziemir
    narlıdere
    bayındır
    güzelbahçe
    Ödemiş
    bergama
    karaburun
    seferihisar
    beydağ
    karşıyaka
    selçuk
    bornova
    kemalpaşa
    tire
    buca
    kınık
    torbalı
    Çeşme
    kiraz
    urla
    Çiğli
    konak
    dikili
    menderes

    (kedimi7ler, 23 Kasim 2005 Çarşamba, 00:38:41)
  6. başbakanımızın gaflarından birine daha vesile olmus sehrimizdir.

    başbakan erdoğan ın "İzmir e yakıştırılan bazı ifadeler vardır" sözleri tartışma yarattı. muhalefet, bu sözleri, "gavur İzmir imasında bulundu" diye kınarken; akp, "chp lilerin iktidar İzmir i cezalandırıyor sözlerine karşı sahiplenme olarak sarfetti" şeklinde savundu.

    baŞsbakan recep tayyip erdoğan ın geçen pazar İzmir de partililere konuşurken "İzmir e yakıştırılan bazı ifadeler vardır" sözleri; bazı kesimler tarafından gavur İzmir iması olarak değerlendirildi. bu yorumu yapanlar erdoğan a tepki gösterirken, bu sözleri İzmir chp nin kalesi olarak değerlendirenler de oldu. böylece yeni bir polemik başladı.

    başbakan erdoğan, önceki gün buca gölet de partililerin katıldığı akşam yemeğinin basına kapalı bölümünde şöyle konuşmuştu:

    "İzmir in üzerindeki o zaman zaman yakıştırılan bazı ifadeler vardır ya, bu ifadelerin olmadığı görülecektir. Çünkü İzmir in aslı bu değildir. o yakıştırmalar değildir. İnşallah bu yakıştırmaları da ilk seçimde silip atacaktır üzerinden. ben buna inanıyorum, yarın da inanacağız."

    bu sÖzler İzmİr İ sahİplenme İfadesİ

    ali aşlık (akp İzmir İl başkanı): benim başbakan ın söylediklerinden anladığım şudur; chp liler sürekli İzmir i sosyal demokratların kalesi olarak gördüklerini söyleyip iktidarın İzmir i cezalandırdığını savunuyorlar. başbakan bu cümleleri İzmir i sahiplenme şeklinde sarfetti.

    gavur deĞİl, bati ya aÇilan penceredİr

    canan arıtman (chp İzmir milletvekili): İzmir tarihin hiçbir döneminde gavur olmadı. İzmir kahramandır. tarih bunun örnekleriyle doludur. ancak İzmir batı ya açılan penceredir. yobazlara geçit vermez.

    erdoĞan in kirdiĞi potlar bİnİ aŞsti

    sedat uzunbay (chp İzmir milletvekili): başbakan erdoğan ağzındaki baklayı çıkarsın. gerek İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı yaptığı dönemde gerekse şu anda kırdığı potlar bini aştı. bizler başbakan ın beyninin içinde neler olduğunu, ülkeyi çok farklı durumlara getirmek istediğini biliyoruz.

    İzmİr gavur deĞİl kahramandir

    emin dinleten (dyp genel İdare kurulu Üyesi): İzmir gavur diye anılacak bir şehir değil. hasan tahsin in ilk kurşunu attığı, düşmanın denize döküldüğü anadolu nun avrupa ya en yakın kenti. başbakan erdoğan ın ima yoluyla bile olsa böyle bir söylemde bulunması bizi çok yaraladı. İlk seçimde kurtulacak şeklindeki sözler de doğru değil. başbakan gündemi saptırıyor. İzmir in geri kalmışlığını, yarım kalan yatırımlarını tartışmak yerine, böyle sorunlarını gündeme getirmesini doğru bulmuyoruz.

    kiniyorum, bÖyle bİr konuŞsma Çok yanliŞs

    Özdemir sökmen (dsp İl başkanı): erdoğan ın bu sözlerini nefretle kınıyorum. bir başbakan ın böyle bir yakıştırmayı ima etmesi ve benimser gibi konuşması çok yanlış. İzmir halkı neye, kime oy vereceğini çok iyi bilir. İktidara kim gelirse gelsin İzmir e hakettiği değeri vermek zorundadır. başbakan ın kafasısın ardında neler olduğunu biz az çok biliyoruz. amacının İzmir i cezalandırmak olduğunu da biliyoruz.

    kaynak: hürriyet

    (elsa, 21 Aralik 2005 Çarşamba, 01:46:20)
  7. (bkz: izmir valileri)
    (01 fb 1907, 27 Agustos 2006 Pazar, 04:30:19)
  8. tanıtım filmi:
    http://www.youtube.com/watch?v=ACCEiumSSiE

    (01 fb 1907, 17 Ocak 2007 Çarşamba, 15:16:38)
  9. Ege Bölgesi'nde il ve bu ilin merkezi olan kent.

    Batısında yer alan Ege Denizi kıyıları Altınova yakınından, güneyde Kuşadası Körfezi'ne kadar uzanır. Bu kıyılar, Ege'nin her yanında olduğu gibi, çok girintili çıkıntılıdır. Bu girinti çıkıntıların en önemlileri kuzeyden başlayarak, Karadağ ve Şaphane Dağı çıkıntıları arasında Çandarlı Körfezi, İzmir Körfezi, geniş Karaburun Yarımadası ve Kuşadası Körfezi'dir. İzmir ili, kuzeyde Balıkesir, doğuda Manisa, güneyde Aydın illeriyle sınırlanır. 28 ilçesiyle yüzölçümü 11.973 km2, toplam nüfusu 3.066.902 (1997). Fiziki coğrafya: Ege Bölgesi yer şekillerinin tanıtıcı özelliğini meydana getiren doğu-batı doğrultulu ve oluk biçimli akarsu vadileri ile bunları kuzey ve güneyden izleyen dağ sıraları en tipik şeklini İzmir ili topraklarında bulur. Kuzeyde Madra Kitlesi'nin güney etekleriyle başlayan il toprakları farklı yörelerle güneye doğru yayılır. Kuzey kenarında Bergama ve güney kenarında da Kınık ilçe merkezlerinin yer aldığı bu ova, ana ırmağı Bakırçay ile birlikte Çandarlı Körfezi'nin kuzey kıyılarına açılır. Dikili ile Çandarlı arasında dağlık bir yöre ovayı ikiye bölmüştür. Kuzeyde Bakırçay, güneyde Gediz ovaları arasında Yund Kitlesi ve bu kitlenin güney uzantısı olan Dumanlı Dağı yer alır. Bu kitle, dar bir kıyı ovasının doğusunda Çandarlı Körfezi'ni çevirir. Batı Anadolu'nun başlıca akarsularından biri olan Gediz Vadisi'nin en geniş kısmı Manisa ilinde kalır; ancak aşağı çığırı İzmir ili sınırları içindedir. Gediz Vadisi, kuzeyde Dumanlı Dağı ile güneyde Yamanlar Dağı arasında daralır ve Emiralem'in kuzeyinde bir boğaz biçimini alır. Sonra, Menemen Ovası'nı meydana getirmek üzere yeniden genişler. Irmak bu ovadan geçtikten sonra, İzmir Körfezi'nin kuzeydoğusunda denize ulaşır. Ova ortasında âdeta bir ada gibi yükselen Yamanlar ve doğu uzantısı Manisa Dağları'nın güneyinde, genel adını en yüksek doruğundan alan Bozdağlar yayılır. Doğuda Alaşehir dolaylarında başlayan bu dağların en geniş bölümü İzmir ilinde kalır. Araya giren küçük ova düzlükleriyle yer yer kesintiye uğrarsa da, Bozdağlar, İzmir Körfezi'nin güney kıyılarından Bozburun Yarımadası'na kadar başka isimlerle uzanırlar. Bozdağlar'ın güneyinde kalan Küçükmenderes Ovası ilin en geniş düzlüğüdür. Kenarlarında Bayındır, Ödemiş, Adagide (Ovakent), Tire, Torbalı gibi kentler sıralanır. Küçük Menderes Irmağı, Torbalı yakınında güneye döner, Selçuk yakınından geçerek, Kuşadası Körfezi'ne dökülür. Küçükmenderes Ovası'nın güneyinde de, kuzey etekleri İzmir ili sınırları içinde kalan Aydın Dağları bulunmaktadır. İklim: İzmir ili iklimi, genel karakteriyle Akdeniz ikliminin özelliklerini taşır. Türkiye'nin güney kıyılarına, yani asıl Akdeniz iklimine göre şu küçük ayrılıkları gösterir. Kışlar daha az ılık, yazlar daha az sıcak ve yaz kuraklığı, hafif de olsa, daha az belirlidir. Doğal bitki örtüsü ve kültür ürünlerinin durumu da değişmez; yani Akdeniz iklimi koşullarına uygundur. Ancak, bu iklimin en tanıtıcı bitkisel örtüsü olan makiler, İzmir ilinin kuzeyine doğru gidildikçe azalır ve özellikle ulaşabileceği yükseklik düşer. Nüfus: Genel nüfusun büyük bölümü (%64) kentsel nüfustur. İstanbul ve Ankara'dan sonra Türkiye'nin üçüncü kalabalık kentidir. Ekonomi: İzmir, ekonomik hayatı bakımından Türkiye'nin gelişmiş illerinden biridir. Birçok ilde, örneğin fazla nüfuslu illerden Ankara ve Konya'da ekonominin ağır basan kesimi tarım ve hayvancılık; İstanbul'da ise endüstri olduğu hâlde, İzmir ilinde ekonominin bütün kesimleri; tarım, endüstri, ulaştırma ve ticaret birbirine eşit düzeylerdedir. Bu durum, İzmir ili ekonomisinin başlıca özelliğidir. Tarımda Akdeniz Bölgesi türleri başta gelir, tarım ürünlerinin çeşitliliği dikkati çeker. Fakat üretim miktarları genel olarak Türkiye çapında önem taşımaz. Başlıca toprak ürünleriyle bunların yaklaşık üretim miktarları şöyledir (bin ton olarak): Tahıl 218, (buğday 128), tütün 33, pamuk 53, çiğit 84,5, zeytin 216,6, turunçgillerden mandalina 39,5, üzüm 188, çeşitli sebzeler 569. Hayvanlardan en çok koyun ve kılkeçisi beslenir: Sırasıyla 646.000 ve 235.500 baş. İnek sayısı ise 108.000'dir. Madencilik ve endüstri: İşletilen ve üretimiyle Türkiye ölçüsünde önem taşıyan iki maden, cıva (Karaburun ve Ödemiş'te) ve tuzdur (Menemen yakınında Çamaltı Tuzlası). Endüstri kuruluşlarının çoğu İzmir ve yakın çevresinde toplanmıştır. Özel ve kamu kesimine ait olmak üzere, başlıca endüstri kolları ve fabrikalar, Aliağa petrol ürünleri kuruluşu, Alaybey Tersanesi, yem, basma, teneke, tütün, şarap, rakı, bira, süt mamulleri, konserve, zeytinyağı, sabun, beton direk, iplik, deri ve kösele, boya, vernik, ilâç, deterjan, şişe, oto parçaları, tarım ve elektrik araçları. Ulaştırma: Karayolları bakımından Türkiye'nin en yoğun ve kaliteli ağa sahip illerinden biridir. Bütün ilçelerine düzenli şoselerle bağlıdır. Başlıca anayollar şunlardır:
    a) Çanakkale'den gelerek, il topraklarını kuzeyden güneye kesen kıyı yolu,
    b) İzmir'i Salihli-Kula-Uşak üzerinden İç Anadolu'ya bağlayan yol,
    c) İzmir'i Torbalı-Selçuk-Aydın-Denizli-Dinar üzerinden İç Anadolu ve Akdeniz kıyılarına (Antalya) bağlayan yol,
    ç) İzmir'i Selçuk-Söke-Milas üzerinden Bodrum-Marmaris ve Fethiye'ye bağlayan ve özellikle turizm bakımından önem taşıyan yol.

    İç Anadolu ve Marmara'dan gelen iki demiryolu il topraklarından geçer ve İzmir Limanı'nda son bulur. Bunlardan Afyon-Uşak-Alaşehir-Salihli üzerinden gelen demiryolu, Bandırma-Balıkesir-Akhisar üzerinden gelen yolla Manisa'da birleşir ve İzmir'de Basmane Garı'nda; güneyde, Dinar-Denizli-Aydın-Torbalı üzerinden gelen öteki demiryolu da, İzmir'de, liman yakınında Alsancak Garı'nda son bulur. Bu son demiryolu Söke'ye, Torbalı'da da Bayındır, Ödemiş ve Tire'ye banliyö hatları ile bağlıdır. İzmir-Aydın demiryolu Türkiye'de işletmeye açılan ilk yoldur (1864). İlin başlıca uluslararası havalimanı, İzmir yakınındaki Menderes Havaalanı'dır. İzmir, İstanbul'dan sonra, kent içi deniz ulaşımı yapılan ikinci limandır. Körfezin Karşıyaka semti ile kentin merkezinde Alsancak ve Pasaport iskeleleri arasında düzenli körfez seferleri yapılır; yılda taşınan yolcu miktarı 10 milyonun üstündedir. İzmir, Türkiye'nin üç büyük limanından biridir. İzmir, yüklenen (yani ihraç edilen) eşya bakımından birinci, boşaltılan eşya bakımından ise üçüncü sırayı almaktadır.

    Turizm: İzmir ili turizm bakımından Türkiye'nin en iyi örgütlenmiş, en hareketli yörelerinden biridir. Bu durumun başlıca iki nedeni:
    a) Ulaştırma kolaylığına sahip bulunması; otel, plaj, kamp ve dinlenme yerleri sayısının fazlalığı;
    b) Ege'nin öteki yörelerinde de olduğu gibi, İlk Çağ uygarlığına ait, iyi muhafaza edilmiş onarılmış birçok eski kent kalıntılarına, arkeolojik yörelere sahip olmasıdır. Bunlar içinde Selçuk, Efes, Meryemana, Bergama, Kadifekale en çok yabancı turist çeken yerlerdir.

    Körfezin nihayetinde, kıyı ile gerideki tepeler arasında kurulmuş bulunan il merkezi İzmir, iki bölümden oluşur: Körfezin kuzeybatısında Karşıyaka ile Körfezin güneydoğusunda kentin asıl merkezini ve büyük kısmını meydana getiren asıl İzmir. Bu iki kısım arasında, körfezin kuzey ucunu meydana getiren Bayraklı, Halkapınar gibi semtler, son yıllarda özellikle endüstri kuruluşları ve arka plandaki tepeleri dolduran işçi mahalleleriyle kentleşmiş, bu kentleşme de iki İzmir'i birbirine bağlamıştır. Büyük İzmir bugün, körfezi dolaşarak, Karşıyaka'dan Alsancak liman ve garına gelmekte, buradan Kordonboyu, Pasaport İskelesi, Rıhtımlar ve Konak'ta kentin merkezine ulaştıktan sonra, Karantina, Göztepe ve Güzelyalı üzerinden İnciraltı'na kadar uzanmaktadır. Bu semtlerin ardında da, Varyant yoluyla ulaşılan kentin yüksek mahallelerine çıkılır (Eşrefpaşa, Kadifekale ve yeni kurulan ve kente daha modern bir görünüş sağlayan Hatay Caddesi ve çevresi). İzmir, müzeleri, üniversiteleri, yüksekokulları ve 1932'den beri her yıl açılan uluslararası fuarı ile Türkiye ve Ege kıyılarının en önemli merkezlerinden biridir.

    İzmir'in ilk adının Smyrna olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte kentin ilk olarak ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu hakkında kesin bilgiler yoktur. Strabon'a göre Smyrna, kenti kuran Amazon'un adıdır. Buradan yola çıkarak kenti kuranların Hititler olduğu söylenebilir. Başka araştırıcılar Smyrna ile Myrine sözcüklerinin aynı olduğunu söylemişlerdir. Kesin olan nokta Smyrna sözcüğünün bugün kaybolmuş Anadolu kökenli bir dile ait olduğudur. İlk kurulan kent, Bayraklı'da idi. İzmir'in kesin olarak bilinebilen ilk halkı Leleglerdir (Batı Anadolu'nun yerli halklarından biri). İ.Ö. 1150-1000 yıllarında bölgeye Yunanistan'dan gelen İyonlar yerleştiler. Bununla birlikte kent, İ.Ö. 546'ya kadar Lidyalıların egemenliğindeydi. Bu tarihte Perslere geçti. İ.Ö. 334'te bütün Batı Anadolu ile birlikte Büyük İskender'in egemenliğine girdi. Bir söylentiye göre, bugünkü kentin kurucusu da İskender'dir. Onun ölümünden sonra kent bir süre generalleri arasında el değiştirdi. Karışıklıklar Romalılar'ın bölgeye hâkim olmalarına kadar sürdü. İ.S. 178'de kent büyük bir deprem felâketi geçirdi, birçok yapı yerle bir oldu. 11. yüzyılın ikinci yarısına kadar önce Roma, sonra Bizans egemenliğinde yaşayan İzmir, 1076'da Selçuklular tarafından alındı. 1086'da Çaka Bey'in eline geçti. Onun öldürülmesinden sonra kent bir süre karışık bir dönem yaşadı. Zaman zaman Bizanslıların ve Türk beyliklerinin eline geçti. 1424'te II. Murat zamanında da kesin olarak Osmanlı topraklarına katıldı. Osmanlı yönetimine girdikten sonra kent gelişmeye başladı ve büyük bir ticaret merkezi oldu. I. Dünya Savaşı sonrasında İzmir, 15 Mayıs 1919'da Yunanlılar tarafından işgal edildi. Üç yıldan fazla süren bir işgalden sonra da 9 eylül 1922'de geri alındı.

    (gecekusu, 25 Nisan 2012 Çarşamba, 21:41:45)



Bu başlığın linki: BU KONUDA BİLGİ EKLEMEK İSTİYORUM



27/07/2005 - 19/10/2018

tamamen eglence amaciyla yapilmi$ olan bizarpedia.com'da yer alan tum icerik bilgi amaclıdır. Bu bilgiler, doğru, guncel ve tam olarak duşunulmemelidir. Hukuki yada tıbbi acıdan yada diğer profesyonel hizmetlerden biri tarafından verilen danışmanlık yada tavsiye niteliğindeki bilgiler ile bir tutulmamalıdır.Bu sitede yer alan bilgilerin sorumluluğu yazarlarına aittir. Telif hakkı ihlali yapıldığını duşunduğunuz bilgi varsa, bu ihlali, admin@bizarpedia.com adresini kullanarak site editorlerine iletebilirsiniz.
tum haklari saklidir
copyright©biz@rpedia.com
firma rehberi Altın, Gümüş ve Döviz haber canlı maç skorları canlı tv izle Commodity sitemap
Add to Google

hit tracker

Derlenme Süresi: 0.26372 sn.